Esas No
E. 2021/607
Karar No
K. 2024/326
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/607

KARAR NO: 2024/326
KARAR TARİHİ: 04/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/09/2020

NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI: ... -...

...

VEKİLİ: Av. ...:...
DAVALI: ... ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 04/03/2024
YAZIM TARİHİ: 04/03/2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... tarafından davalı borçlu şirketin hesabına havale edilen/gönderilen/yatırılan borçlar nedeniyle, müvekkilinin davalı borçludan alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından davalı borçlunun hesabına havale edilen/gönderilen/yatırılan paraların borç olarak verildiği banka dekontlarına açıklama olarak girildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen mailde de müvekkilin cari hesap gereğince alacaklı olduğu sabit olduğunu, bu nedenle alacağının sağlanması amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, takbibe haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle itirazın iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı müvekkili şirketin %29.90 payında hissedarı olduğunu, ödediği bedellerin aslında şirketten almış olduğu avanslara karşılık borç ödemesi olduğunu, mahkemenin şirkete ait defterlerini incelediğinde bu hususun ortaya çıkacağını, yapılan avans ve borç ödemelerinin banka yoluyla yapıldığını, bu ödemelere karşılık aslında davacının müvekkiline 405.465,00.TL borçlu olduğunu, davacının 26.04.2018 tarihinde şirketteki hissesini noter yoluyla tüm aktif ve pasiflerine karşılık devrettiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddi ile davacının % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; dava konusu alacağın ticari nitelikte olduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun tespit edilmesi, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda 149.100,00.TL alacağın tespit olunması, bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğuna takdir getirilip bilirkişi raporu hükme esas alınarak alacak likid olduğundan davalının icra inkar tazminatı ödemesine, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile borçlu davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas saylı dosyasındaki borca İtirazının iptali ile takibin takip talebi şartlarında devamına dair karar verilmiştir.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf talebi ile; bilirkişi raporu ve ek raporunda davacının borç niteliğinde yaptığı ödemelerin karşılığında davalı tarafın bu borcun ödendiğini gösterir belge sunması gerektiği kanaatinde olduklarını belirttiğini, davalı şirketin ticari defterleri ve dosyaya sunmuş oldukları evrakların dikkatlice incelendiğinde de gelen paralar ortaklara borçlar, yapılan ödemeler ise ortaklardan alacaklar hesaplarında takip edildiği ve bunlara ilişkin dekontların da sunulduğunun açıkça görüldüğünü, yapılmış olan tüm ödemelere ilişkin dekontların sunulmuş olmasına rağmen bilirkişinin yazılı belge ile belgelemesi gerektiği kanaatinde oldukları yönündeki beyanı bilirkişinin dosyayı incelemeden rapor düzenlediği yönündeki beyanların doğruladığını, bilirkişi raporundaki en büyük tutarsızlıklardan diğeri de bilirkişinin raporundaki sonuç kısmında, davalı müvekkil şirketi borçlu gösterip, rapordaki bir başka beyanında da; ‘davalı şirket ticari defterleri incelendiğinde, davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığı anlaşılmaktadır’ şeklindeki beyanı davalı şirketin davacı ... ... ’a herhangi bir borcu bulunmadığı yönündeki iddialarını destekler nitelikte olduğunu, bu hususun da yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bilirkişi raporundaki çelişkilerin sorgulanmadığını, bilirkişi raporuna göre, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde sonuca varıldığını, bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilmiş olan bilirkişinin; ‘davalı şirket ticari defterleri incelendiğinde davacı ... ... tarafından yapılan ödemeler toplamının 356.225,00.TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 207.125,00.TL olduğu tespit edilmiştir.

Davalının yaptığı ödemeler mahsup edildiğinde, davacının 149.100,00.TL bakiye alacağı tespit edilmiştir’ şeklindeki beyanı, davalı müvekkil şirketin resmi kayıtlarıyla kesinlikle uyum göstermemiş olduğu gibi, tamamen davacının iddiasını yansıttığını, davalı şirketin bilirkişinin de doğruladığı üzere noter onaylı olduğunu ticari defterlerindeki resmi kayıtlar dikkatlice ve gerekli özen gösterilerek incelendiğinde; davacı yanın alacaklı olmadığı, bilhassa; davalı müvekkil şirkete 253.931,71.TL borçlu olduğunun açıkça görüleceğini, dosyayı alanında uzman yeni bir bilirkişiye göndermek yerine; dosyayı bir kez bile incelemediğinden emin olduğumuz aynı bilirkişiden ek rapor talep edip, itirazlarını ve raporların çelişkilerini dikkate almadan, hukuka aykırı bir şekilde düzenlenmiş her iki rapora göre davanın kabulüne karar veren yerel mahkeme'nin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı dosyası

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali davasıdır.

Davacı tarafından, davalı borçlu şirketin hesabına borç olarak çeşitli tarihlerde para havale edildiğini ancak davalının bu borcu geri ödemediğini, .... İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise şirket hesabına gönderilen paraların davacı tarafından borç olarak gönderilmediğini gerçekte davalı şirketin davacıya borç verdiğini davacının ise havale dekontlarıyla şirkete olan borcunu ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince hesap incelemesi yönünden şirketler alanında hesaplamaya haiz nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ile mali müşavir bilirkişi aracılığıyla davalı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, yapılan incelemeye göre; davalı şirket defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu , defter incelemesinde davacının şirkete yaptığı ödemeler toplamının 356.225,00.TL olduğunu, davalının davacıya yaptığı ödemelerin ise 207.125,00.TL olduğunu, aradaki bakiye alacağının 149.100,00.TL olarak gözüktüğünü ve bu bakiye alacağın ise davalı defterlerinde 26.04.2018 tarihli yevmiye maddesinde hisse devir sözleşmesi denilerek kayıt kapatıldığını, bu hususun davalı tarafından izah edilmesi ve belge sunulması gerektiği belirtilerek rapor ibraz edilmiştir.

Rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davalı tarafın kök rapordaki tespitlere itiraz ettiğini ancak kök raporda davalı defterlerinde hisse devir sözleşmesi açıklamasıyla davacı alacağının kapatılmış olduğunu, bunun davalı tarafından izah edilmesi ve belge sunulmadığını, davalı şirketin 2017 ve 2018 yılı defterlerinin incelendiğini, incelenen yevmiye defterlerinin TTK'nun 64.maddesine göre kapanış tasdiki yapılmış olduğunu, genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile mevzuata uygun tutulduğunun tespit edildiğini, davalı şirket ticari defterli incelendiğinde davacı ... Bahçıvan tarafından yahılan ödemeler toplamının 356.225,00 olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 207.125,00.TL olduğunu tespit edildiğini, davalının yaptığı ödemeler mahsup edildiğinde davacının alacağının 149.100,00.TL bakiye alacağı tespit edildiğine dair rapor düzenlenmiştir.

İlk derece mahkemesince bilirkişi kök ve ek raporu hükme esas alınarak davalı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafın alacağını ispat ettiği, davalı tarafın ticari defterlerindeki ödeme kaydına ilişkin belge sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından davalı şirkete borç para verildiği ancak ödenmediği iddiası, davalı şirketin ise gerçekte davacıya borç verdiği ve davacı tarafından gönderilen ödemelerin bu borcun ödemeleri olduğu savunması ve bu savunmaya ilişkin bir kısım banka dekontlarının ibraz edilmesi karşısında, davalı tarafından ibraz edilen bu dekontların mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenmediği ve mahkemece davalı tarafın bu savunması üzerinde durulmadığı, yine davacı tarafın davalı tarafından sunulan dekontların şirket tarafından kendisine ödenen maaş ödeme dekontları olduğu yönündeki iddiası üzerinde durulmadığı, ayrıca bilirkişiler tarafından hazırlanan rapor ve ek raporda, davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının 207.125,00.TL olduğunu tespit edilmiş ise de, bu tespitin davacı tarafından icra takibine dayanak yapılan hesap dökümüne göre hesaplanmış olduğu anlaşılarak bu haliyle bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak nitelikte olmadığı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.Bu sebeple davalı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenle mahkemece davalı şirket kayıtları ve her iki tarafın ibraz ettiği banka havale dekontları incelenerek davacının davalı şirkete yaptığı ödemeler, davalı tarafın davacıya yaptığı ödemeler, davacı tarafa ödenen maaş kayıtları ve davacı tarafın dava dışı 3.kişiyle yaptığı hisse devir sözleşmesi de incelenerek bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 gereği kaldırılmasına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1.-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2.-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3.-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

4.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 2,547,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,

5.-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,

6.-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,

7.-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

8.-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 362/1-a maddesi gereği kesin olmak üzere 04/03/2024 tarihinde karar verildi. ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog