11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/1078 E. , 2023/7716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
1.... vekili Avukat ...
2....
3....
2.T. ... A.Ş. (Siteler şubesine izafeten)
vekili Avukat ...
BİRLEŞEN ANKARA 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2012/625 ESAS
SAYILI DOSYASI
TEREKE TEMSİLCİSİ : Avukat ... vekili Avukat ...
... vekili
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada tereke temsilcisi, asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 1929 doğumlu olan müvekkilinin bunama alametleri gösterdiğini, idrak ve tepki yeteneğini yitirdiğini, kolaylıkla aldatılabilecek halde olduğunu, unutkanlığının bulunduğunu, davalılardan ...'un müvekkilinin oğlu olduğunu, müvekkiline ait iki adet taşınmazın ... tarafından 10.594.707,54 TL'ye kamulaştırıldığını, davalı ...'un müvekkilini kandırarak, davalı banka personeli ile de birlikte hareket ... müvekkili adına teselsüllü müşterek mevduat hesabı açtırdığını, müvekkilinin, hesabın bu mahiyetini bilmediğini, bu şekilde bir hesap açmak yönünde iradesinin olmadığını, hesap cüzdanı üzerinde teselsüle ilişkin bir açıklamanın bulunmadığını, hesap cüzdanının sadece ... bir kişi adına açılmış gibi düzenlendiğini, bankanın bilerek ve isteyerek hesap cüzdanına teselsüllü müşterek mevduat hesabı olduğunu yazmadığını, Karayolları'nın toplam 10.594.707,54 TL'yi kamulaştırma bedeli açıklamasıyla müvekkilinin anılan hesabına gönderdiğini, grafolog bilirkişi raporu ile de ... olduğu üzere kamulaştırma bedelinin hesaba aktarılmasına ilişkin talimattaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çerçeve sözleşmesinin de müvekkilince imzalanmadığını, aksi bile olsa okuma yazma yeteneğini kaybeden müvekkiline okunmadığını, ayırtım gücü yönünden rapor alınması gerektiğini, paranın teselsüllü hesaptan 9.050.000 TL olarak çekildiğini, paranın davalı ...'a ödenmesinin batıl olduğunu, davalı ...'un hile ile müvekkilini aldattığını, dolandırıcılık ve sahtecilik yaptığını ileri sürerek 9.050.000 TL'nin 23.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacının vasisi vekili, asıl davadaki iddialarına ilaveten, müvekkili hakkında 26.03.2012 tarihinde tam demans tanısı konulup mahkemece kısıtlama kararı verildiğini, olay tarihinde de tam ehliyetsiz olan müvekkilinin, davalının yönlendirmesi ile hareket ederek 1.000.000 TL'yi davalının hesabına gönderdiğini, işlem esnasında tam ehliyetsiz olan müvekkilinin işlemlerinin hükümsüz olduğunu ileri sürerek 1.000.000 TL'nin haksız fiil tarihi olan 27.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı banka vekili cevap dilekçesinde, davacı ve davalı ...'un bizzat bankaya gelip sözleşmeyi imzalayarak hesap açtırdıklarını, hesabın öncelikle davacı adına açıldığını, diğer davalının ise hesabın ortağı olarak tanımlandığını, hesabın her ortağın ... başına işlem yapabilecek şekilde olmasını istediklerini, davacının, davaya konu işlemden sonra da hesapta işlem yaptığını, bunun önceki işlemlere icazet anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının Karayolları Genel Müdürlüğüne hitaben yazdığı, kamulaştırma bedelinin hesaba yatırılmasına ilişkin dilekçenin bizzat kendisi tarafından imzalandığını, ayırt etme gücüne sahip bulunan davacının kabulü ile teselsüllü hesap açıldığını, hesapta her bir ortağın münferiden işlem yapamaya yetkisinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı vekili, 9.050.000 TL'nin asıl davanın davalısı ... hesabına aktarılmasından sonra bakiye paranın korunması maksadıyla bizzat davacı tarafından kendi isteğiyle 1.000.000 TL'nin müvekkiline gönderildiğini, bu paranın da davacı adına kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 07.04.2016 tarih, 2012/484 E. ve 2016/137 K. sayılı kararı ile yargılama sürecinde önce kendisine vasi atanan ardından vefat eden ve terekesine temsilci atanan davacının, adına davalı bankada teselsüllü müşterek hesabın açıldığı tarihte fiil ehliyeti olmadığının belirlendiği, Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırma bedelinin yatırıldığı bu hesaptan 9.050.000 TL'nin asıl davanın davalısına, 1.000.000 TL'nin birleşen davanın davalısına ödendiği, bu durumda hem hesap açma, hem de bu hesaptan anılan davalılara para ödeme işlemlerinin hükümsüz olduğu, davalı bankanın, davalı ... ile birlikte hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın davalı banka yönünden reddine, 9.050.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile tereke hesabına ödenmesine, birleşen davanın kabulüne, 1.000.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tereke hesabına ödenmesine karar verilmiş, karar, davacı tereke temsilcisi, asıl davanın davalısı ... vekili, birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairenin 21.05.2018 tarih, 2016/11000 E. ve 2018/3742 K. sayılı kararıyla, davacının 14.11.2011 işlem tarihindeki genel görünümü, konuşma ve cümle kurabilme yeteneği gibi verilerden, davacının dış görünüşünden fiil ehliyetinin bulunmadığının aşikar şekilde anlaşılabilip anlaşılamayacağı hususunda 29.12.2014 tarihli Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ve bu rapora dayanak alınan tıbbî dökümanlar eklenerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınıp davalı bankanın sorumluluğunun belirlenmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılama sürecinde önce kendisine vasi atanan ardından vefat eden ve terekesine temsilci atanan davacının, adına davalı bankada teselsüllü müşterek hesabın açıldığı tarihte fiil ehliyeti olmadığının belirlendiği, Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırma bedelinin yatırıldığı bu hesaptan 9.050.000 TL'nin asıl davanın davalısına, 1.000.000 TL'nin birleşen davanın davalısına ödendiği, bu durumda hem hesap açma, hem de bu hesaptan anılan davalılara para ödeme işlemlerinin hükümsüz olduğu, bozma ilamı kapsamında dosya da alınan Adli Tıp Raporları uyarınca ...'un 14.11.2011 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığı ve işlem tarihinde genel görünümü, konuşma ve cümle kurma gibi verilerden, dış görünüşünden fiil ehliyetinin bulunmadığının aşikar şekilde anlaşılamayabileceği belirtilmiş olduğundan, davalı Garanti Bankasının hesapların açılmasında davalı ... ile birlikte hareket ettiği, bankanın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafından iddia edilmiş ise de; bu hususun davacı tarafça ispatlanamadığı, davaya konu edilen taleplerin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle birleşen davada verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, asıl davada davalı ... A.Ş. yönünden davanın reddine, asıl davada davalı ... yönünden davanın kabulü ile 9.050.000,00 TL'nin 9.000.000,00 TL kısmına 23.12.2011 tarihinden, 50.000,00 TL kısmına 26.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'dan alınarak tereke hesabına ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı tereke temsilci ve asıl davada davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle, Adli Tıp raporu ile davacının 14.11.2011 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının belirtildiği, buna karşın işlem tarihinde genel görünümü konuşma ve cümle kurma gibi verilerden, dış görünüşünden fiil ehliyetinin bulunmadığının aşikar şekilde anlaşılamayabileceğinin belirtildiğini, bu sonuca nasıl varıldığına ilişkin hiçbir açıklama bulunmadığını, hükme esas alınamayacak belirleme olduğunu, banka yönünden de davanın kabulü gerektiği, davalı bankanın müteselsilen sorumlu olması gerektiği yönündeki temyiz itirazı haklı görülmezse, ... A.Ş. lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması sebebiyle kararın bozulmasını veya düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapılan işlemler sırasında fiil ehliyetini haiz olduğunu düşündüğü babası ile yapmış olduğu tüm işlemleri iyi niyetle yaptığını, davacı müteveffanın 14.11.2011 tarihindeki genel görünümü itibari ile dış görünüşünün, cümle kurabilme yeteneği gibi verilerden fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı bu itibarla, bankanın sorumluluğunun belirlenmeden, salt davalı müvekkili aleyhine hüküm kurulmuş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemece müvekkiline düşen miras payına ilişkin olarak dosyanın uzman bir bilirkişiye tevdii edilerek hesaplama yapılması gerekirken, bu yönde bir ara karar verilmeden ve herhangi bir inceleme yapılmadan 9.050.000,00 TL’nin müvekkilden tahsili yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 15 ... maddesi.
3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı tereke temsilcisi ve asıl davada davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı tereke temsilci ve asıl davada davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.