Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4413 E. , 2023/1956 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
1.… Bakanlığı
2.… Bakanlığı
3.… Bakanlığı
4.… Bakanlığı
5.… Belediye Başkanlığı
1.Okul servis aracı sürücüsü olarak faaliyet gösteren davacı tarafından, hakkında tesis edildiği belirtilen güzergahtan çıkarılma işlemi ile servis şoförlüğü yapmasına engel teşkil eden diğer işlemlerin geri alınması istemiyle Çorum Belediye Başkanlığı'na yapılan 04/05/2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı davalı belediye işlemi ile;
2.Bu işleme dayanak teşkil eden Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9/1-b-2. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI:
Servis şoförlüğü yaparak geçimini sürdüren davacı hakkında 2015 yılına kadar herhangi bir şikayetin vaki olmadığı, 2015 yılında servis şoförlüğünü yaptığı bir öğrencinin asılsız ithamları üzerine başlatılan soruşturma sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığı, Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 2. maddesinde dayanak hükümler belirtilmiş olmakla birlikte Kanun'da düzenlenmemiş bir hususun Yönetmelik ile düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, mülga Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği'nde hüküm giymemiş olmak şartı aranırken, dava konusu Yönetmelik'te hakkında devam eden kovuşturma bulunmaması şartı aranmasının Anayasa'nın 48. maddesinde belirtilen çalışma hürriyetini ihlal ettiği gibi masumiyet karinesine de aykırılık teşkil ettiği; Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olan dava konusu mevzuat hükmünün ve bu hükme dayanarak davacının başvurusunun reddi yolunda tesis edilen işlemin iptali gerektiği iddia edilmektedir. DAVALILARIN SAVUNMALARI:
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Okul servis araçlarıyla taşıma faaliyetinin daha güvenli hale getirilmesi, taşıma sürecinin ve okul servis araçlarının standartları ile taşıma faaliyetinde görev alanların niteliklerinin ayrıntılı olarak belirlenmesi ve denetimde etkinliğin artırılması amacıyla 28/08/2007 tarihli Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılarak diğer paydaş bakanlıklarla birlikte yeni bir Yönetmelik hazırlandığı, bu süreçte Ülkemizin taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'de yer alan çocuk yararının üstün tutulması ilkesi ile Anayasa'nın amir hükümlerinin dikkate alındığı, ilgili yönetmelikte sayılan suç unsurları gözetildiğinde her ne kadar dava süreci devam eden ve henüz kesinleşmemiş bir yargı kararı bulunmakta ise de telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmaması için önleyici mahiyette bir kısıtlamayı makul karşılamak gerektiği, çocukların korunmasına yönelik bir düzenleme yapılarak çocuklar için pozitif ayrımcılık yapılmasının gerektiğinin düşünüldüğü, yapılan düzenlemenin genel kapsayıcı bir düzenleme olmayıp, Ülkenin geleceğini teşkil eden çocukların güvenli bir şekilde eğitim kurumlarına gidip gelmelerini sağlamaya yönelik olduğu ve sadece okul servis araçlarını kapsadığı, haksız olarak açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Okul Servis Araçları Yönetmeliği ile okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetini düzenli ve güvenli hale getirilmesinin, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesinin amaçlandığı, Yönetmeliğin hedef kitlesine bakıldığında çoğunluk itibariyle muhakeme gücünden yoksun ve savunmasız bireylerden oluştuğu, bu bireylerin okullarına ulaşımında muhatap olacakları tüm kişilerin Yönetmeliğin 9. maddesinde yer alan suçlardan ötürü haklarında kovuşturma bulunması halinde bu kişilerin taşıma faaliyetinde çalıştırılmamasının gerektiği, iptali istenen Yönetmelik hükmünün mevzuat hükümlerine uygun olarak hizmet gerekleri ve kamu yararı gözetilerek hazırlandığı savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9. maddesi ile getirilen hükmün Ülkemizin Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ile çocuklara karşı üstlendiği yükümlülükleri yerine getirebilmesi amacıyla konulduğu, düzenlemenin şoför adayının çalışma hakkının özüne müdahale etmediği, ilgili hakkında verilecek olan kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya beraat kararı ile sona ereceğinden ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı, ceza soruşturması veya kovuşturmasına bağlı olarak tesis edildiği için hukuk devleti ilkesine de uygun olduğu, belirtilen sebeplerle davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Okul servis araçlarıyla ilgili olarak gerek yazılı gerekse görsel medyada, servisle taşınan öğrencilerin yaşadıkları olumsuzlukların yer alması ve daha önceki Yönetmelik ile ilgili olarak resmi kurumların yanı sıra vatandaşlardan da talepler gelmesi üzerine yeni bir düzenleme yapılma ihtiyacının hasıl olduğu, paydaş bakanlıkların çalışması sonucunda ilgili Yönetmeliğin 25/10/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Yönetmelik düzenlenirken Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin dikkate alındığı ve çocukların yararının üstün tutulduğu, davaya konu Yönetmelik hükmüyle ilgili olarak, medyada yer alan olumsuz hadiselerin tekrarlanmasının önüne geçilmesi amacıyla, okul servis aracını kullanacak kişilere ilişkin bir kısım şartların öngörüldüğü, çocukların Ülkemizin en değerli varlıkları ve geleceği olduğu, onların korunmasında daha hassas olunması gerektiği, bu nedenle çocukları taşıyacak okul servis şoförlerinin bu konuda deneyimli, taşıdıkları çocukların değerini bilen ve Yönetmelik'te tanımlanmış suçlarla ilgisi bulunmayan kişilerden seçilmesi gerektiği, dava konusu Yönetmeliğin hukukun genel hükümlerine uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından idarelerine gönderilen yazıda davacı hakkında Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9. maddesi (b) fıkrası 1. ve 2. bentlerinde belirtilen suçlardan işlem yapıldığının bildirildiği, davacı hakkında yapılan araştırma sonucunda anılan yönetmeliğin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca güzergah izin belgesinin iptal edildiği, davacı hakkında çocuğa karşı cinsel istismar suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin … esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve hapis cezasına hükmedildiği, davacının başvurunun Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. bendine istinaden reddedildiği, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; okul servisi sürücüsü olarak çalışan davacının, hakkında tesis edildiği belirtilen güzergahtan silme işlemi ve davacının servis şoförlüğü yapmasına engel teşkil eden diğer işlemlerin geri alınması istemi ile davalı Çorum Belediye Başkanlığı'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlem ile bu işleme dayanak teşkil eden Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 9/1-b-2. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; okul servis şoförü olarak çalışan davacının, yargılanması sonucunda, üzerine atılı "çocuğa karşı cinsel taciz" suçunun işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle TCK 105. maddenin 1. ve 2. fıkraları uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, artırım hükümleri uygulanmak suretiyle … Asliye Ceza Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararıyla 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldıği ve dosyanın halen Yargıtay'da olduğu anlaşılmıştır.
Anayasa'nın 10. maddesinde, "(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz."; 41. maddesinde, "(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." hükümleri getirilmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen ve Ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990'da imzalanarak 09/12/1994 tarihli ve 4058 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 27 Ocak 1995'te Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesinde, "Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik,sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.";
34.maddesinde, "Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruma güvencesi verirler. Bu amaçla Taraf Devletler özellikle:
1.Çocuğun yasadışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılması veya zorlanmasını;
2.Çocukların, fuhuş, ya da diğer yasadışı cinsel faaliyette bulundurularak sömürülmesini;
3.Çocukların pornografik nitelikli gösterilerde ve malzemede kullanılarak sömürülmesini, önlemek amacıyla ulusal düzeyde ve ikili ile çok taraflı ilişkilerde gerekli her türlü önlemi alırlar.";
35.maddesinde, "Taraf Devletler, her ne nedenle ve hangi biçimde olursa olsun, çocukların kaçırılmaları, satılmaları veya fuhuşa konu olmalarını önlemek için ulusal düzeyde ve ikili ve çok yanlı ilişkilerde gereken her türlü önlemleri alırlar." hükümlerine yer verilmiştir
Dava konusu Okul Servis Araçları Yönetmeliği; okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarılmış; gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşıma faaliyetlerini ve bu faaliyetlerde kullanılacak okul servis araçlarını, taşımacıları ve bu taşıma işlerinde çalışanları düzenleme kapsamına almıştır. 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin, "Taşıma işlerinde çalışanların şartları, görev ve sorumlulukları" başlıklı" 9. maddesinin 1. fıkrasında, okul servis araçlarını kullanan şoförlerin diğer şartlar yanında; "Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
2.Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak şartına haiz olmaları gerektiği kuralına yer verilmiş olup aynı şartlar 5. madde ile taşımacıya yani araç şoförünün işverenine de getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri çerçevesinde, diğer bireylere nazaran daha çok korunmaya muhtaç olan çocuklar ve öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılarak okullarına güvenli bir şekilde gidip gelmelerini sağlamaya yönelik dava konusu Yönetmelik hükümlerinin getirildiği görülmektedir.
Yönetmeliğin sözü edilen maddelerinde Türk Ceza Kanunu'na göre hangi kişilerin servis şoförü olamayacağına yönelik düzenleme yapıldığı görülmektedir. Çocuk ve öğrencilerin taşınması ile ilgili her türlü faaliyetin hassasiyet ve duyarlılık içinde yürütülerek taşıma güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığı kuşkusuzdur. Anılan düzenlemelere, okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla kamu yararı gözetilerek yer verildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda da; şoförlerin göreve uygun olup olmadığına dair kontrol mekanizmasını kuran dava konusu düzenlemenin genel kapsayıcı olmayıp, sadece okul servis araçlarını kapsadığı konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır.
Bu durumda; okul servis aracında taşınan öğrencilerin yaş grubu dikkate alındığında güvenli ve düzenli taşıma faaliyeti yapılabilmesi için okul servis aracı şoförlüğü yönünden özel ve istisnai düzenlemeler getirilirken kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetildiği ve anılan düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesinde, "Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz." hükmüne;
41.maddesinde ise, "Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiş;
90.maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinde ise, usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu ifade edilmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen ve Ülkemiz tarafından 14 Eylül 1990'da imzalanarak 4058 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 27 Ocak 1995'te Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve iç hukukumuzun bir parçası haline gelen Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesinde, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşlarının, mahkemelerin, idari makamların veya yasama organlarının yaptığı ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararının temel düşünce olduğu; taraf devletlerin çocuğun ana-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstleneceği ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alacağı ve taraf devletlerin, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların hizmet ve faaliyetlerinin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt edeceği belirtilmektedir. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Yönetmelik" başlıklı 34. maddesinde, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde, taşımacılık faaliyeti yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak şartlar, verilecek yetki belgeleri, mesleki yeterlilik belgeleri ve taşıt kartları ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam, tür ve şekilleri, her belge türü için gerekli olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal hizmetlerinde öngörülecek hususları, belgelerin geçerlilik süreleri, geri alınması ve uygulanacak idarî müeyyideleri, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapacakların yükümlülükleri, bagaj ve taşımanın yardımcı hizmetleri, zaman ve fiyat tarifelerinin düzenlenmesi, yolcu bileti ve taşıma senedinin şekil ve muhtevasını, taşıma işlerinde çalışan şoför ve diğer görevlilerde aranacak şartlar ve nitelikleri, taşıma hizmetlerinin denetimi ve belge taleplerinin incelenmesi ile ilgili esasları, ücretsiz ve tarife altı uygulama esasları ve Kanunun uygulanmasıyla ilgili diğer esas ve usulleri düzenleyen yönetmeliklerin Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan 25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu düzenlemeleri içeren Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında bulunan öğrenciler ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocukların taşıma faaliyetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartları ile denetim işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Bu Yönetmelik gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşıma faaliyetlerini, bu faaliyetlerde kullanılacak okul servis araçlarını, taşımacıları ve bu taşıma işlerinde çalışanları kapsar." hükmüne, 2. maddesinde "Bu Yönetmelik, 14/2/1985 tarihli ve 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma,Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa, 1/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendine, 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde ise; "(b) Çocuk: 0-24 ay yaş grubu kreşe devam eden çocuklar, 25-66 ay yaş grubu gündüz bakımevine devam eden çocuklar ile çocuk kulübüne kayıtlı ilkokul ve ortaokul eğitimine devam eden çocukları, ..., f) Okul servis aracı: Genel olarak okul öncesi eğitim ve zorunlu eğitim kapsamında öğrenciler ile çocukların taşınmalarında kullanılan ve bu Yönetmelikle belirlenen şartları haiz ticari tescilli yolcu taşımaya mahsus taşıtı, ...j) Şoför: Karayolunda ticari olarak tescil edilmiş bir motorlu taşıtı süren kişiyi, k) Taşıma: Bir ücret karşılığında okul öncesi ve zorunlu eğitim kapsamındaki öğrenciler ile çocukların karayolunda otobüs cinsi taşıtlarla evden okula/kreşe/gündüz bakımevine/çocuk kulübüne, buralardan eve taşınmasını, l) Taşımacı: Öğrenciler ve çocukların bir ücret karşılığı taşımasını üstlenen gerçek veya tüzel kişileri,..,o) Yolcu: Aracı kullanan şoför ile rehber personel dışında araçta bulunan öğrenci ve çocukları ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Düzenleyici İşlem Yönünden; 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin; "Taşıma işlerinde çalışanların şartları, görev ve sorumlulukları" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; okul servis araçlarını kullanan şoförler hakkında, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa uğramış veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile;
1.Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak,
2.Türk Ceza Kanununun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak,...zorundadır" hükmüne yer verilmiştir.
Yönetmeliğin dava konusu 9/1-b-2. maddesinde, okul servis aracı şoförü olmaya engel teşkil eden durum Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227. maddelerindeki suçlardan mahkumiyet, devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş kovuşturma bulunması hali olup Türk Ceza Kanunu'nun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227. maddelerindeki suçlar (sırasıyla) kasten öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, müstehcenlik ve fuhuş suçlarıdır.
Bu haliyle, Yönetmeliğin sözü edilen hükmünde Türk Ceza Kanunu'na göre hangi kişilerin okul servis aracı şoförü olamayacağına yönelik düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Bu kapsamda, dava konusu düzenleme herhangi bir ceza uygulaması öngörmemekte; yalnızca okul servis araçlarını kullanacak şoförlerde bulunması gereken şartlardan birini, başka bir deyişle bu faaliyeti yürütecek kişilerde bulunması gereken niteliklerden birini hükme bağlamaktadır. Dava konusu düzenlemenin genel kapsayıcı olmayıp sadece okul servis araçlarını kapsadığı konusunda herhangi bir duraksama da bulunmamaktadır.
Çocukların fiziksel ve psikolojik olarak gelişimlerini henüz tamamlamamış olmaları nedeniyle yetişkinlere göre daha özel bir koruma altında olmaları gerektiği genel kabul gören bir anlayıştır. Bu kapsamda çocukların/öğrencilerin taşınması ile ilgili her türlü faaliyetin hassasiyet ve duyarlılık içinde yürütülerek taşıma güvenliğinin sağlanmasının önem taşıdığı kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin, çocuk haklarına ilişkin olarak belirlediği temel ilkelerden biri olan "Çocuğun Üstün Yararı İlkesi", çocukların yararlarının her zaman ve her koşulda öncelikli olarak korunmasını ve karşılaşılan tüm sorunlarda çocuk yararına çözümlerin tercih edilmesini emreden bir ilkedir.
Dava konusu düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın çocukların korunmasına yönelik önerdiği tedbirler ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşme hükümleri çerçevesinde, diğer bireylere nazaran daha çok korunmaya muhtaç olan çocuklar/öğrenciler için pozitif ayrımcılık yapılmak ve çocuğun üstün yararı gözetilmek suretiyle öğrenci taşıma faaliyetlerinin sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi amacıyla okul servis aracı şoförünün çocuklara/öğrencilere rol model olabilecek kişiler arasından seçilmesi gerektiği ve hizmetin gereklerine uygun personel seçiminin son derece önemli olduğu bir alanda hizmet üretecekleri hususu göz önünde bulundurularak okul servis araçları yönünden özel düzenlemeler getirildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, hakkında uygulama işlemi tesis edilen davacının iddiasının aksine, düzenlemenin okul servis aracı sürücüsünün çalışma hakkının özüne dokunmadığı, ilgili hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya beraat kararı ile uygulama sona ereceğinden ölçülülük ilkesini ve masumiyet karinesini ihlal etmediği açıktır. Bu durumda, okul servis aracında taşınan öğrencilerin yaş grubu dikkate alındığında güvenli ve düzenli taşıma faaliyeti yapılabilmesi için okul servis aracı şoförü yönünden öngörülen özel ve istisnai düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bireysel İşlem Yönünden;
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden; Çorum Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından davalı Çorum Belediye Başkanlığı'na gönderilen 26/02/2020 tarihli yazı ile davacı hakkında Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 9. maddesinin b fıkrasının 1. ve 2. bentlerinde belirtilen suçlardan işlem yapıldığı belirtilerek Yönetmeliğin 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Denetim Komisyonunca ve yetkili kamu kurum ve kuruluşlarınca mülki idare amirleri vasıtasıyla ya da re’sen mahalli mülki idare amirince bu Yönetmeliğin 4 üncü ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılığın tespit edilmesi halinde ilgili belediyeye bildirilmek suretiyle özel izin belgesi iptal ettirilir. Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırılığın tespit edilmesi halinde mahalli mülki idare amirleri eksikliğin giderilmesi için süre vererek uyarıda bulunur, üçüncü uyarıda ilgili belediyesine bildirilmek suretiyle özel izin belgeleri iptal ettirilir." hükmü gereği davacının güzergah izin belgesinin ve okul servis aracı sürücüsü olarak görev yapıp yapamayacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin bildirilmesi üzerine davalı belediyece davacının güzergah izin belgesinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 04/05/2020 tarihli dilekçe ile şifahen öğrenildiği belirtilen güzergahtan silinme işlemi ile servis şoförlüğü yapmasına engel teşkil eden sair idari işlemlerin geri alınması istemiyle davalı belediyeye yapılan başvurunun "... Asliye Ceza Mahkemesinin … sayılı dosyası ve bu yargılama sonucunda verilen 2016/571 sayılı karar ile sanığın üzerine atılı çocuğa cinsel taciz suçu dolayısıyla 2 yıl 3 ay hapis cezası cezalandırıldığı hususu gözetilerek davacının 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin; 'Taşıma işlerinde çalışanların şartları, görev ve sorumlulukları' başlıklı 9. maddesinin 2. bendinde belirtilen 'Türk Ceza Kanununun 81, 102, 103, 104, 105, 109, 179/3, 188, 190, 191, 226 ve 227 nci maddelerindeki suçlardan mahkum olmamış olmak veya bu suçlardan hakkında devam eden ya da uzlaşmayla neticelenmiş bir kovuşturma bulunmamak,' şartlarını sağlamadığı" gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda; dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükmünün hukuka uygun olduğu değerlendirildiğinden, hükmün maddi olaya uygulanmasından ibaret olan ve bu hükme uygun olarak tesis edildiği anlaşılan … tarihli ve … sayılı Çorum Belediye Başkanlığı işleminde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 11/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.