20. Hukuk Dairesi
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1362
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2021
NUMARASI : 2019/331 Esas - 2021/489 Karar
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarihli 2019/331 Esas ve 2021/489 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ve yine müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 08/02/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın “Aynı şeritte ve aynı istikamette önünde seyreden araca arkadan çarpmak” kusurunu ifa suretiyle asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin kazada kusurlu olan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesinin 36.000 TL limitle tanzim ettiğini, hasarın davalı şirkete ihbar edildiğini ve davalı şirketince atanan sigorta eksperi tarafından müvekkiline ait araçta KDV hariç 30.234,00-TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edilmesine karşın müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, işbu dava öncesince de yürütülen arabuluculuk müzakerelerinde de anlaşma sağlanamadığını bildirerek, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu dava da fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, hasar bedeline mahsuben 20.000 TL maddi tazminatın 01/04/2019 tarihinden (ekspertiz raporunun tanzim tarihi) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, işbu dava nedeniyle sarf edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılardan tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının delilleri taraflarına tebliğ etmediğini, esas yönünden müvekkili şirketin ödemeye dayanak tespitlerinin Sigortacılık Kanunu gereği delil niteliğine haiz ekspertiz raporuna dayandığını, hasar ile kazanın uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusura ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:
Mahkemece; "....Davanın kabulü ile; davacının 34.555,00-TL hasar bedeline yönelik maddi tazminatın, 01/04/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kaza neticesinde başvuru üzerine müvekkili şirket nezdinde 15-606321-0001 numaralı hasar dosyası oluşturulmuş olup, hasara ilişkin bağımsız ve uzman eksperlerden ekspertiz raporu ve teknik değerlendirme raporunun alındığını, teknik değerlendirme ve Eksper Raporunda özetle: ".... plakalı araç hasarlı kısımları ile olay yerinde yapılan ölçümlerde bahse kou aracın hasarlı kısımları mesafelerinin uyumlu olmadığı, ..., ayrıca yine araç motor karterinde meydana gelen hasar karakteristiğinin incelenmesinde karterde bulunan hasar karakteristiği ile uyumlu olmadığı,...zeminde her iki araca da ait fren izlerinin olmadığı..." şeklinde kaza ile hasarın uyumsuz olduğuna dair tespitlerde bulunulduğunu, işbu dilekçe ekinde teknik değerlendirme raporunu mahkemeye sunduklarını, müvekkili şirketin ödemeye dayanak tespitleri Sigortacılık Kanunu gereği delil niteliğine haiz Ekspertiz Raporu'na dayandığını, davacı, talebini kanıtlar nitelikte hiçbir belge ibraz etmediğini, işbu durum sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, halihazırda onarılmış bir araç hakkında talep olunan işbu talebin haksız olduğunu, mağdur tarafından KDV’nin ödendiğinin yahut ödeneceğinin kanıtlanmasının gerektiğini, bu ispatın da, ancak fatura ibrazı ile mümkün olacağını, fatura ibraz edilmeden aracın onarılacağı/onarıldığını, KDV ödendiği dahil anlaşılamadığından KDV hariç hesaplama yapılmasının gerektiğini, davacı tarafça sunulan fatura bulunmamakta olup, afaki olarak talep edilen parça ve işçilik bedeli gerek mevzuat hükümlerine gerekse sigorta prensiplerine aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürücüsü ve işleteni bulunduğu araçta oluşan hasar bedeline ilişkin tazminatın, zorunlu trafik sigorta poliçecisinden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davaya konu trafik kazasının 08/02/2019 tarihinde gerçekleştiği, mahkemece kusur bilirkişisinden alınan 11/12/2020 tarihli raporda davaya konu kazanın oluşumunda davacının kusurlu olmadığı, davalı sigortalısı bulunan araç sürücüsünün kusurlu olduğunun bildirdiği, otomotiv bilirkişisinden alınan 23/02/2021 tarihli raporda ise davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin KDV dahil 34.555,99-TL olduğunun belirlendiği , mahkemece anılan raporların hükme dayanak yapıldığı görülmüştür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise kaza tarihi itibariyle 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir.
Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin zorunlu trafik sigortası genel şartlarında sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Somut olayda davalı vekili cevap dilekçesi ile hasarın kaza ile uyumlu olmadığını savunmuş, mahkemece hükme esas alınan raporda kaza ve hasarın uyumlu olup olmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
Buna göre; davalı vekilinin hasarın kaza ile uyumlu olmadığına ilişen itirazları konusunda İTÜ Karayolları Kürsüsünden oluşturulacak hasar ve kusur uzmanı üç kişilik bilirkişi heyetinden dava konusu kazanın oluşumundaki kusur durumu, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, uyumlu ise hasar miktarı hususlarında yeni bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen karar usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu itibarla, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile kararın HMK nın 353/1/a/6 maddesi uyarınca kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekili istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçelerle ESASTAN KABULÜNE; İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarihli 2019/331 Esas ve 2021/489 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3.İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde anılan tarafa iadesine,
4.İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6.Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre istinaf edenin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
7.Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere 29/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.