Esas No
E. 2021/1870
Karar No
K. 2024/359
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1870 Esas

KARAR NO: 2024/359 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2018/1346 Esas - 2021/703 Karar

TARİHİ:14/07/2021

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/02/2024

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında davacı şirketin yaşadığı kompresör sorunu nedeniyle davalı yerine daha pahalı fiyata 2. el kullanılmış kompresör verdiğini, ancak davalı tarafından verilen kompresörün pekçok sorun çıkarması nedeniyle davalı, davacı şirketin kendi kompresörünü iade edip, sattığı pahalı ürünü geri aldığını, davacı şirket arada fiyat farkı olduğundan sözlü olarak anlaştıkları bedelle, 12.09.2017 tarihli ... nolu 8.850,00TL’lik faturayı düzenlediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki bu konudan kaynaklandığını, davalı ile yapılan görüşmeler sonucunda iyi niyet çerçevesinde aradaki fiyat farkını iade etmesi beklenirken davalı şirket kötü niyetli olarak müvekkil şirketle görüşmeden kaçtığını, fiyat farkı faturası davalıya ne kargo yolu ile ne de iadeli taahhütlü mektupla gönderilmeye çalışılmışsa da davalı tarafından teslim alınmadığını bu nedenle Bakırköy .... Noterliği 02.10.2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile keşide edildiğini ve davalı şirkete ödemeyi yapması için 7 günlük mühlet verildiğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından, kendisine gönderilen fatura bedeline veya içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığını, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirkete ait arızalı olan ve davacı şirketin sürekli şikayet ettiği 2. El kompresörü alarak davacı şirkete yine 2. El bir kompresör sattığını, davalı şirketin sadece kompresör satışı yapan bir şirket olmadığını, aynı zamanda kompresör sektöründe teknik servis olarak sektöre hizmet ettiğini,

Davacı taraf kötüniyetli olup satın almış olduğu kompresör ile ilgili olarak davalı şirkete herhangi bir arıza veya şikayet bildiriminde bulunmadığını, davacı tarafından 2017 yılında tanzim edilen faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, ihtarnamenin tebliğ şerhinden tebligatın usulsüz olduğunun anlaşıldığını, davacı şirket "ayıba karşı tekeffül" hükümlerine dayanmasına rağmen tarafına düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Davanın reddini, %20'den az olmamak üzere davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, Mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/07/2021 tarih 2018/1346 Esas - 2021/703 Karar sayılı kararında;"Dava, faturaya dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali davasıdır.Dosyanın yapılan incelemesinde, davacının dava dilekçesinden özetle, davacı şirket ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. arasında davacı şirketin yaşadığı kompresör sorunu nedeniyle daha pahalı fiyata 2. el kullanılmış kompresör verildiğini, ancak davalı tarafından verilen kompresörün pekçok sorun çıkarması nedeniyle davalının, davacı şirketin kompresörünü iade edip, kendi sattığı pahalı ürünü geri aldığını, davacı şirketin arada fiyat farkı olduğundan sözlü olarak anlaştıkları bedelle, 12.09.2017 tarihli ... nolu 8.850,00TL’lik faturayı düzenlediğini, taraflar arasındaki ticari ilişki bu konudan kaynaklandığını, itirazın iptalini talep ettiği, davalının cevap dilekçesinden özetle, taraflar arasında takas suretiyle ticari alım satım gerçekleştiğini, bunun dışındaki iddiaların gerçek olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduğu, kompresörün iadesinin söz konusu olmadığını, davalı şirket tarafından takas yoluyla satılan kompresörün hala davacı şirkette olup davalı şirkete hiçbir zaman iade edilmediğini, davacının iddiasını ispat etmesi gerekriğini, davalı şirketin sadece kompresör satışı yapan bir şirket olmadığını, aynı zamanda kompresör sektöründe teknik servis olarak sektöre hizmet ettiğini, davacı şirketin, davalı şirkete herhangi bir arıza veya şikayet bildiriminde bulunmadığını, davacı şirket "ayıba karşı tekeffül" hükümlerine dayanmasına rağmen tarafına düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davanın reddini talep ettiği, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya takas yoluyla satılan kompresör nedeniyle davacı tarafından davalıya düzenlenen fiyat farkına ilişkin fatura nedeniyle taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Somut olayın incelenmesinde, faturaya dayalı alacak istemine ilişkin davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı, itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açıldığı, taraflar arasında takas suretiyle kompresör satışı yapıldığı hususunda ihtilaf olmadığı, davacı tarafın takas suretiyle satın alınan kompresörün davalı tarafça geri alındığını bu nedenle iade faturası düzenlediğini iddia ettiği, davalı tarafça bu hususunun kabul edilmediği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, icra dosyasının celp edildiği, uyuşmazlık konusu faturada, 28.06.2016 tarih ve ... nolu faturaya ilişkin düzenlendiğinin belirtildiği, davacının davalıya 02.10.2017 tarihli ihtar çektiği, BA / BS kayıtlarının istendiği, dosyada Mali Müşavir ... , Makine Mühendisi ... ve Ekonomi Finans Uzmanı bilirkişi ... rapor alındığı, davacının ve davalının 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defterinin lehlerine delil niteliğinde olduğu, 30.06.2016 tarihli ... nolu satış fatura bedelinin 6.490TL olduğu, 28.06.2016 tarihli ... nolu alım faturası bedelinin 15.340,00 TL olduğu, davacının ticari defterine göre alacak kaydı bulunduğu, davalı defterine göre borç kaydı bulunmadığı, aradaki farkın takibe konu faturadan kaynaklı olduğu, ilk raporda takip konusu fatura hususunda isabetli değerlendirme için gerekli belgelerin belirtildiği, davacı tarafta bulunan belgelerin ibraz edildiği, davalı tarafın itiraz ettiği, faturaya ilişkin düzenlenen ihtarname ve tebliğ şerhinin celp edildiği, ihtarname tebligatının usule uygun olduğu, alınan ek raporda kök raporda belirtilen eksikliklerin ikmal edilmediğinin belirtildiği, davacı tarafa 6 nolu celsede yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafın yemin deliline dayanmayacaklarını 27.11.2020 tarihli dilekçe ile beyan ettiği, 7 nolu celsede bu ara karardan dönülerek Makine Mühendisi bilirkişinin vefat etmesi nedeniyle makine mühendisi bilirkişi Hakan Korkmazer'in de dahil edildiği heyetten ek rapor alındığı, makine mühendisi bilirkişinin davacı şirket işyerine giderek inceleme yaptığı, hazırlanan ek raporda davacının işyerind ebulunan makine üzerinde seri numara tip etiketinin olmadığı, davacının davalıdan 28.06.2018 tarihli fatura ile VEK 75/7,5 bar kompresör aldığı, davalıya da 30.06.2016 tarihli fatura ile 8 bar ... marka kompresör sattığı, davacının iade takasının gerçekleştiğine ilişkin fatura, irsaliye, taşıma belgesi, makine montaj ve demoraj işlemi servis formu sunmadığı, bu nedenle iade işlemi hususunu ispat edemediği, davacının iade faturası göndermesi ve davalının buna süresi içerisinde itiraz etmemesinin davacının iddia ettiği iade takas işleminin gerçekleştiği hususunu ispat edemeyeceği, ispat yükünü de değiştirmeyeceği, yemin hakkına ilişkin ise 27.11.2020 tarihli dilekçedeki beyanları da dikkate alınarak yeniden yemin hakkı hatırlatılmadan ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu."gerekçesi ile, "Açılan davanın ve icra inkar tazminatı talebinin ayrı ayrı REDDİNE Davalı tarafın kötü niyet tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin davanın reddine dair kararının usule, hukuka, yasaya ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, Davacı şirketin elinde bulunan kompresörün sorunlu olması nedeniyle bu kompresörü davalıya vererek, davacıdan daha yüksek fiyatla ikinci el kompresör satın aldığını, ancak davalıdan alınan kompresörün de sorun çıkarması nedeniyle, davacının kendi kompresörünü geri alıp, davalıdan aldığı kompresörü iade ettiğini, Müvekkili şirketin arada fiyat farkı olduğundan sözlü olarak anlaştıkları bedelle, 12.09.2017 tarihli ... nolu 8.850,00TL’lik faturayı düzenlediğini, işbu fiyat farkı faturasının davalıya teslim edilemediğini; bu nedenle Bakırköy .... Noterliği 02.10.2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini ve davalı şirkete ödemeyi yapması için 7 günlük mühlet verildiğinin ihtar edildiğini; davalı tarafından, kendisine gönderilen fatura bedeline veya içeriğine herhangi bir itirazda bulunulmadığını; ayrıca davalının işbu ihtarnameye rağmen borcunu ödemediği için taraflarınca Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını; davalı tarafın icra takibine de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali için dava açıldığını ve mahkemenin haksız olarak davanın reddine karar verdiğini, Davacı şirketin, kendi ticari defterlerine göre davalı şirketten 8.850,00-TL alacağının bulunduğunun, bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, taraflar arasında yapılan mal değişim sözleşmesi uyarınca davalının ediminin tam ve eksiksiz ifa etme borcunun da bulunduğunu; ancak davalıdan alınan kompresörün pek çok sorun çıkartması sebebiyle, ayıplı olan malın davalı tarafa iade edildiğini; iade sonrası, 28.06.2016 tarihli ... no'lu faturaya istinaden hazırlanan ve mal değişiminde ortaya çıkan ücret farkı sebebiyle ödenen ücretin iadesi için müvekkili şirket tarafınca 12.09.2017 tarihli faturanın tanzim edildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmeler sonucunda dürüstlük ve iyi niyet kuralları çerçevesinde aradaki fiyat farkını iade etmesi beklenirken davalı şirketin kötü niyetli olarak müvekkili şirketle görüşmekten kaçındığını, fatura bedelini ödemekten imtina ettiğini; işbu fiyat farkı faturasının davalıya ne kargo yolu ile ne de iadeli taahhütlü mektupla gönderilmeye çalışılmışsa da davalı tarafından teslim alınmadığını, davacı şirketin mal değişim sözleşmesine konu edim olan kompresörde ortaya çıkan gizli ayıp sebebiyle malı iade ettiğini ve işbu hususu ihtarname ile bildirdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi ile tacirler arasında yapılacak mal değişim sözleşmelerine ilişkin bazı istisna hükümlere yer verildiğini,

TTK’nın 23. maddesi c. bendinin '' Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde düzenlendiğini, taraflar arasında mal değişim sözleşmesine konu kompresörde sonradan kullanmakla ortaya çıkan bir ayıp mevcut olduğunu; işbu gizli ayıbın teslim alındıktan sonra yapılan kontroller ile görülemeyecek olup ancak kullanım sonrası ortaya çıkacak ayıp türlerinden olduğunu; bu sebeple ayıbın ortaya çıkmasına müteakip müvekkili şirketin kanunda yer alan en kısa sürede davalı şirket ile iletişime geçtiğini ve malların iadesi hususunda anlaştığını; bu sebeple müvekkili şirket tarafından yapılan ayıp bildiriminin hukuka uygun olup, ayıp bildiriminin süresi içerisinde yapılmadığı hususundaki itirazları kabul etmediklerini, 24.09.2019 Tarihli dilekçe ekinde dosyaya muhabere ile gönderilen belgeler uyapta kayıtlı olmasına rağmen bilirkişilerce hiç incelenmediğini, Uyap sisteminde 24.09.2019 tarihli 2019/43822 (Muhabere Evrakı) olarak kayıtlı olan ve bilirkişilerce sunulmadığı iddia edilen evraklar Mahkeme ara kararı gereği sunulmuş olmasına rağmen bilirkişilerce hiç değerlendirmeye alınmadığını ve yerel mahkemenin davanın reddi kararını bilirkişi raporundaki "-davacının iade takasının gerçekleştiğine ilişkin fatura, irsaliye, taşıma belgesi, makine montaj servis formlarını sunmadığı, bu neenle iade işlemi hususunu ispat edemediği..." tespitlerine dayandırdığını, tespitlerin eksik incelemeye dayandığını; sunulmadığı iddia edilen evrakların 24.09.2019 tarihinde muhabere yoluyla sunulmuş olup, belge asıllarının halen kendi büro dosyalarında bulunduğunu; eksik incelemeye dayanan yerel mahkeme kararının bu yönden de ortadan kaldırılması gerektiğini, Davalı şirkete tebliğ edilmiş olan faturaya davalı tarafından itiraz edilmediğini; bu sebeple ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, ancak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında faturaya ''İtiraz edilmemiş olması hususu'' dikkate alınmayarak, eksik inceleme yapıldığını, taraflarınca Bakırköy ... Noterliği 02.10.2017 tarih ve ... Yevmiye No’ lu ihtarnamesi keşide edilerek ve davalı şirkete ödeme yapması için 7 günlük mühlet verildiğinin ihtar edildiğini, fakat davalı şirketin ihtarnameye herhangi bir yanıt vermediğini ve keşide edilen ihtarnamenin ekinde gönderilen faturaya da süresinde itiraz etmediğini, TTK'nu 21/2. maddesinde yer aldığı üzere; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/1354 E. 2015/7562 K., Yargıtay 15. HD. 2010/1644 E. 2010/3557 K., Yargıtay 15. HD. 2019/1984 E. 2020/62 K.), faturaya itiraz edilmemiş olması durumunda faturanın içeriğinin taraflar arasında bağlayıcı nitelikte olduğunu; faturada gösterilen malın cinsi, adedi, türü ve bedeli gibi hususların kabul edilmiş sayılacağına; aksini ispatın faturayı alan tarafa ait olduğunu; yukarıda yer verilen kanun ve yerleşik içtihatlar uyarınca da, borçlu- davalının kendisine tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz etmemiş olması durumunda faturanın içeriğinin kesinleştiğinin ve ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gerektiğini, Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı şirketin usulüne uygun tebliğ olan faturaya itiraz etmemesi, faturanın içeriğini ve borcunu kabul anlamı taşıdığını; işbu durumda artık taraflar arasındaki akdi ilişkinin ispat yükünü davacı üzerinde bırakmasının hukuka ve usule açıkça aykırı olduğunu; dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarında noter ihtarnamesinden ve ihtarname ekinde tebliğ edilen faturadan bahsedilmediğini; işbu hususların dosya kapsamında alınan raporların da eksik inceleme ile tanzim edildiğinin ispatı olduğunu, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmaması ve itiraz dahi etmediği takip konusu faturayı ba formu ile vergi dairesine bildirmemiş olması, ticari defter ve kayıtlarına işlememiş olması hususlarının müvekkili şirketi bağlamadığını; davalı tarafın ticari yükümlülüğünü açıkça yerine getirmediğini, müvekkili şirketin alacağı sabit olmakla, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalı tarafın borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini; tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın bilirkişi raporunun tanzim edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve dairemizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki mal değişim sözleşmesinden dönülmesi nedeniyle düzenlendiği iddia olunan denklik ücretinin iadesi amacıyla düzenlenmiş faturaya dayalı ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı tarafından , kendisinde bulunan ikinci el kompresörün davacıya satıldığı, davalıya ait ikinci el kompresörün de daha yüksek bedelle satın aldığı, taraflar arasında mal değişim sözleşmesi bulunduğu, ancak davalıdan alınan kompresörde çıkan sorunlar nedeniyle malin davalıya iade edildiği, davalıya satılan kompresörün de geri alındığı, iki kompresörün fiyatları arasındaki 8.850,00-TL farkın 12/09/2017 tarihli faturaya konu edildiği, bu faturanın davalıya ihtarname yolu ile tebliğ edildiği, ihtarnameye cevap vermeyen ve fatura içeriğine itiraz etmeyen davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, ödeme yapılmaması nedeniyle başlatılan takibe haksız itiraz edildiği ileri sürülmüştür.

Davalı tarafından, taraflar arasında 2016 yılında mal değişimi yapıldığının davacıya ikinci el kompresör satılıp, davacıdan ikinci el kompresör alındığının doğru olduğu; ancak kompresörlerin halen taraflarda olduğu, iadenin söz konusu olmadığı, davacının yalan beyanda bulunduğu, davacı tarafından 2017 yılında tanzim edilen faturanın davalıya tebliğ edilmediği, nitekim dava dosyasında görülen ihtarnamenin tebliğ şerhinden tebligatın usulsüz olduğunun anlaşıldığı, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Mahkemece taraf delilleri toplanmış, takip dosyası, dayanak 12/09/2017 tarihli fatura, taraflarca sunulan diğer fatura ve servis kayıtları, ba-bs formları, ihtarname ve tebliğ şerhi dosya arasına alınarak taraf defterleri ile dosya üzerinde bir hukukçu, bir makine mühendisi ve bir mali müşavir vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı itirazları üzerine ek rapor alınmış, yine davacı itirazları üzerine davacının işyerinde yerinde inceleme yaptırılarak ikinci ek rapor alınmış, dosyaya mübrez deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davacının düzenlendiği takip dayanağı faturanın davalı defterlerinde yer almadığı, vergi dairesine bildirilmediği, davacının davalıdan satın aldığı kompresörü davalıya iade ettiğini ispatlar delil sunmadığı, mahkeme ara kararına istinaden davacı vekilince sunulan 27/11/2020 tarihli dilekçede yemin deliline dayanılmayacağının beyan edildiği gerekçeleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından, kök ve birinci ek raporda belirtilen eksik belgelerin 24/09/2019 tarihli dilekçe ekinde dosyaya muhabere ile gönderildikleri, bilirkişiler tarafından UYAP'da kayıtlı belgelerin dikkate alınmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporlarında davacının davalıdan 28/06/2016 tarihli ve 15.340,00-TL bedelli fatura ile satın almış olduğu ... bar kompresörün davalıya iade edildiğini gösteren, yine davacının davalıya 30/06/2016 tarihli 6.490,00-TL bedelle satmış olduğu 8 bar ... marka kompresörü iade almış olduğunu gösteren irsaliye vb belgelerin dosyaya sunulması gerektiğinin belirtildiği, davacının 24/09/2019 tarihli dilekçe ekinde sunduğu tüm belgelerin çıktılarının dosya arasına fiziken alınmış oldukları, bu belgeler arasında teslim hususunu ispat eder herhangi bir delil bulunmadığı, dolayısıyla bilirkişi raporlarında eksikliğin giderilmediğinin belirtilmesinde isabetsizlik olmadığı, yine davacı iş yerinde yapılan incelemede ... marka ... bar bir adet kompresörün davacı şirket iş yerinde bulunduğunun, bu makinenin seri numarasını oluşturan tip etiketinin makine üzerinde bulunmadığının, davacının davalıya sattığı ancak iade aldığını iddia ettiği ... marka kompresöre iş yerinde rastlanmadığının tespit edildiği, buna göre davacının bilirkişiler tarafından teknik bakımdan eksik inceleme yapıldığı yönündeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı yan, 12/09/2017 tarihli faturanın davalıya ihtarname ile tebliğ edildiğini, faturaya itiraz etmeyen davalının TTK'nun 21/2 fıkrası uyarınca fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, bu nedenle faturanın davalı kayıtlarına alınmamış olmasının, yahut vergi dairesine bildirilmemiş olmasının önemi bulunmadığını istinad sebebi olarak ileri sürmüştür.

Davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 02/10/2017 tarihli ihtarnamesinde, "Müvekkil şirketin kompresör sorunu nedeniyle, müvekkil şirkete ait kompresörü satın alıp, yerine daha pahalı fiyata başka 2. El kompresör verdiğiniz, ancak verdiğiniz kompresörün pek çok sorun çıkarması nedeniyle müvekkil şirketin kendi kompresörünü müvekkile iade edip sattığınız pahalı ürünü geri aldığınız malumunuzdur. Bugüne kadar iyi niyet çerçevesinde aradaki fiyat farkını iade etmeniz beklenirken, kötü niyetli olarak görüşmeden kaçınmanız sonucunda ekteki fiyat farkı faturası keşide edilmek zorunda kalınmıştır. Ancak tarafınıza gerek iadeli taahhütlü mektupla gönderilen gerekse karga ile gönderilen faturayı teslim almaktan kaçındığınız ve kabul etmediğiniz anlaşılmıştır. Bu sebeple iş bu ihtarname ekinde, 12.09.2017 tarihli ... no.lu 8.850,00 TL bedelli faturayı göndermek zorunda kalıyoruz. Faturanın derhal kayıtlarına alınmasını, faturanın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde müvekkil şirkete ödeme yapmanızı, ödeme yapmamanız halinde, hakkında yasal yolara başvurulacağını ihtaren bildiririz." ifadelerinin ve ekinde takip dayanağı fiyat farkı faturasının yer aldığı anlaşılmıştır. Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde düzenlenmiş olup, şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır. İhtarnamenin tebliğ şerhi incelendiğinde, muhatabın geçici olarak dışarı gittiğini beyan eden ve aynı konutta ikamet ettiği anlaşılan daimi çalışan ...'ün imzadan imtina ettiği, tebliğ evrakını da muhatap adına kabul etmediği, evrakın mahalle muhtarına tebliğ edildiği, iki nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı kaydının yer aldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, tebliğ evrakına ilişkin ihbarname davalı kapısına yapıştırılmakla birlikte, davalıya keyfiyetin haber verilmesinin mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmediği, buna göre tebligatın usulsüz olduğu, faturanın davalıya usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması nedeniyle,

TTK'nun 21/2 maddesinin de dava konusu fatura bakımından uygulama alanı bulamayacağı, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog