Konya Bölge Adliye Mahkemesi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Konya Bölge Adliye Mahkemesinin . Hukuk Dairesinin 09/06/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilmekle ve dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Konya ili, ... ilçesi, ... ada, ... parselde, B blok, 4. Giriş ... bağımsız bölüm 32/4056 paylı 218 cilt, ... sahifede bulunan gayrimenkulün 03/01/2017 tarih ... yevmiye nolu resmi senet ile müvekkili şirket tarafından taşınmaz satın alındığını, taşınmazın bedelinin senet ile ödendiğini, davalı tarafından taşınmaz üzerinde bulunan ipotek borcunun bitmesine rağmen kaldırılmadığını, müvekkili şirket ile davalının unvan değişikliğinden önce taşınmaz devri gerçekleştiğini, taşınmaz bedelinin bir kısmının elden ödendiğini, kalan kısmının ise senetler ile ödenip taşınmaz bedelinin tamamen ödendiğini, ... A.Ş ve .... Ltd. Şti. Adi ortaklığı tarafından gerçekleştirilen taşınmaz devrinde müvekkili şirketin kalan borcun ödenmesinden sonra kaldırılmak üzere tesis edildiğini, borcun tamamen ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığı bu nedenlerle dava konusu Konya ili, ... ilçesi, ... ada, ... parselde bulunan gayrimenkulün üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde özetle; hem müvekkilinin hem davacı tarafın ticari işletmeye sahip, ticari amaç güden, tacir niteliğinde tacirler olduğu, ipoteğin fekki davalarında Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, usul yönünden ise müvekkilinin pasif husumetinin bulunmadığını, husumet yokluğu ve görevsiz mahkemede açılması nedeniyle yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddin ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER
Mahkememizce Mersin . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının gerekçeli karar evrakı ve kesinleşme şerhi mahkememizce incelenmiştir. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı dosyası mahkememizce celp edilerek incelenmiştir. ... Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü 18/02/2021 tarihli cevabi yazısı ile, ... Mahallesi ... parsel numaralı taşınmaz 348 ada 21 parsel olduğunu, bu taşınmazların tapu kayıtları ve ipotek işleminin resmi senet suretinin mahkememize gönderildiği görülmüştür.
SMMM Bilirkişisi ... mahkememize sunmuş olduğu 29/11/2023 tarihli raporunda özetle;
Davacı tarafın 2008-2013 dönemlerini kapsayan yasal defterleri HMK.220 ve TTK 83 maddeleri uyarınca kanuni süreleri dahilinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, söz konusu defterler sahibi lehine delil teşkil edebileceği kanaatine varıldığını, davalı yasal kayıtlarında davacı tarafın iki ayrı cari hesap hareketlerinin mevcut olduğu bu hesaplardan ... Kredili Alacaklar Hesabı altında muavin hesap olarak takip edilen ... ... Ltd. Şti. hesabı 13/03/2008 tarihinde açılmış ve ilgili hesap bakiyesi olarak 325.000,-TL davacı firmaya ödeme yapıldığı ve 130.000,-TL ise cari hesaptan virman ile tahsilat yapıldığı ve bakiye davacı firmanın borçlu olduğunu, davalı firmanın yasal kayıtlarında ... ... Ltd. Şti. hesap kodu izerinden takip edilen cari hesap hareketlerinde; 04/02/2009 tarihinde hesap açılmış ve 12/02/2013 tarihine kadar Borç-Alacak ilişkisi normal seyrinde devam etmiş ve söz konusu tarih itibariyle davacı firmanın davalı firmaya ilgili hesaptan borçlu olmadığının tespit edildiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
SMMM Bilirkişisi ... mahkememize sunmuş olduğu 20/12/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ticari defterlerinin ve dosyaya sunulu belgelerin incelenmesi sonucunda; Davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; 2008,2009,2010,2011 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2012 ve 2013 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, dava konusu bayilik sözleşmesinin Mersin . Noterliği'nin 12/02/2013 tarihli ihtarname ile feshedildiği, dava tarihi olan 12.02.2021 itibariyle defter kayıtlarının da incelendiği, 2021 Yılında E-Deftere tabi olduğu, E-Defter beratlarının yasal süresinde Gelir İdaresi Sistemine yüklendiği, E-Defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin sözleşmenin feshedildiği tarihte, davalı yana 195.000,01 TL borçlu olarak göründüğü, dava tarihi olan 12.02.2021 tarihinden önce davalı şirkete borç bakiyesi 95.000,01 TL olduğu, buna karşılık davacı şirket 05.02.2021 tarih ve ... nolu 95.000,01 TL tutarlı fatura düzenleyerek borç bakiyesinin kapandığı 0,00 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. (III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İşbu davanın; ipoteğin kaldırılması davası olduğu anlaşıldı.
Davacı vekili dava dilekçesiyle, müvekkilinin akaryakıt istasyonu sahibi olduğunu, davalı tarafın ise "Esoil" akaryakıt markasının sahibi olduğunu, taraflar arasında 13/02/2008 başlangıç tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme nedeniyle akaryakıt istasyonunun kurulu olduğu ve mülkiyetinin davacıya ait bulunan Konya İli ... İlçesi ... Mah. (Köyü) 2 Pafta ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı firma lehine doğmuş ve doğacak borçlara karşılık olarak ... Tapu Sicil Müdürlüğünün 15.08.2007 tarih 18026 yevmiye nolu 500.000 TL'lik 1.derecede 484 değişken faiz ve F.B.K. süre ile davacının davalı tarafa olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere bir limit borç ipoteğinin tesis edildiğini, bayilik sözleşmesinin Mersin . Noterliği 12/02/2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedildiğini, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir borç ilişkisinin kalmadığını, davalı tarafın ipoteğinin devam etmesinde hukuki bir yararı kalmadığını, bu nedenle davaya konu Konya İli ... İlçesi ... Mah. (Köyü) 2 Pafta ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, müvekkilinin Türkiye genelinde faaliyette bulunan akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davacı şirket ile Konya İli ... İlçesi ... Mah. 2 Pafta, ... parselde kayıtlı taşınmaz için 13/08/2007 tarihinde ön sözleşme akdedildiğini, bu ön sözleşme gereğince dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine 15/08/2007 tarih ve 18019 yevmiye numaralı intifa resmi senedi ile müvekkili lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, sözleşme gereği davacının davalıdan her sözleşme yılında 1.200 ton beyaz ürün satın almayı, almadığı her metreküp için 75 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili tarafından 2008 yılında yapılan yatırımların toplam değerinin 479.000,00 TL olduğunu, davacının sözleşme sürecinde davalıdan satın almayı taahhüt ettiği miktarda akaryakıt almadığından ihtarname çekildiğini, ilgili ihtarnamelerde dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin doğmuş ve doğacak borçların teminatı için verildiği ve ipotek teminat altına alınan alacağa bağlı bir hak olduğundan terkin edilemeyeceğini, müvekkilinin intifa hakkı sebebiyle alacağı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Dava ipoteğin fekkine ilişkin olduğundan, ipotek kaydına sebebiyet veren hususların (borç ve yükümlülüklerin) ipotek kaydının muhatabı tarafından yerine getirildiğinin ispatlanması gerekmektedir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, toplanan deliller itibariyle, tarafların sunmuş olduğu ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ... tevdi edilmiş olup, bilirkişinin davalı tarafın ticari defter incelemesi yapılan 29/11/2023 tarihli raporunda neticeten;
Davacı tarafın 2008-2013 dönemlerini kapsayan yasal defterleri HMK.220 ve TTK 83 maddeleri uyarınca kanuni süreleri dahilinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, söz konusu defterler sahibi lehine delil teşkil edebileceği kanaatine varıldığını, davalı yasal kayıtlarında davacı tarafın iki ayrı cari hesap hareketlerinin mevcut olduğu bu hesaplardan 120.95 Kredili Alacaklar Hesabı altında muavin hesap olarak takip edilen ... Ltd. Şti. hesabı 13/03/2008 tarihinde açılmış ve ilgili hesap bakiyesi olarak 325.000,-TL davacı firmaya ödeme yapıldığı ve 130.000,-TL ise cari hesaptan virman ile tahsilat yapıldığı ve bakiye davacı firmanın borçlu olduğunu, davalı firmanın yasal kayıtlarında ... Ltd. Şti. hesap kodu izerinden takip edilen cari hesap hareketlerinde; 04/02/2009 tarihinde hesap açılmış ve 12/02/2013 tarihine kadar Borç-Alacak ilişkisi normal seyrinde devam etmiş ve söz konusu tarih itibariyle davacı firmanın davalı firmaya ilgili hesaptan borçlu olmadığı tespit edilmiştir. Davalı firma kayıtlarında davacı adına 2 adet cari işlem hesabı bulunmakta olup, 120.95,021 nolu hesapta davacının davalı firmaya 195.000,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup, Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Davacı ticari defter kayıtları bilirkişi ... tevdi edilmiş olup, bilirkişinin davacı tarafın ticari defter incelemesi yapılan 20/12/2023 tarihli raporunda neticeten; davacı ticari defterlerinin ve dosyaya sunulu belgelerin incelenmesi sonucunda; Davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre; 2008,2009,2010,2011 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, 2012 ve 2013 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin ve yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, dava konusu bayilik sözleşmesinin Mersin . Noterliği'nin 12/02/2013 tarihli ihtarname ile feshedildiği, dava tarihi olan 12.02.2021 itibariyle defter kayıtlarının da incelendiği, 2021 Yılında E-Deftere tabi olduğu, E-Defter beratlarının yasal süresinde Gelir İdaresi Sistemine yüklendiği, E-Defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin sözleşmenin feshedildiği tarihte, davalı yana 195.000,01 TL borçlu olarak göründüğü, dava tarihi olan 12.02.2021 tarihinden önce davalı şirkete borç bakiyesi 95.000,01 TL olduğu, buna karşılık davacı şirket 05.02.2021 tarih ve ... nolu 95.000,01 TL tutarlı fatura düzenleyerek borç bakiyesinin kapandığı 0,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporları mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Her ne kadar davacı vekili Mersin . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamına göre davalının, davacıdan alacak isteminde bulunamayacağına dair kesin hüküm teşkil ettiğini beyan etmiş ise de; ilgili davada, davalı şirketin davacı bayiden erken fesih nedeniyle toplu ödenen intifa bedeline ilişkin sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebinde bulunduğu, mahkemenin ise davalının intifa hakkının sözleşme tarihinden itibaren başlayıp planlanan 15 yıl sonuna kadar devam ettiği ve yargılama sürecinde de halen devam etmekte olduğu belirtilerek erken ödenen bedelin iadesine ilişkin talepte bulunamayacağı belirtilmiş ve davanın reddine karar verilip, ilgili karar Yargıtay . Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile onanmış ise de; yukarıda bahsedilen ihtarname ve taraflar arasındaki sözleşmede bulunan ilgili intifa hakkı ve fek masraflarına dair hususların kararlarda irdelenmediği, ayrıca görülen davada davalı firmanın intifa hakkına dair erken ödeme yaptığı hususlarına ilişkin irdelemelerin bulunduğu, davacı bayinin, davalıya herhangi bir borcunun bulunup bulunmadığına dair tespitlerin dava konusu taleplerin hükme bağlanmasında bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla, ilgili hüküm taraflar arasındaki borç alacak ilişkisine dair işbu davada esas alınacak mahiyette kesin hüküm içermediği takdir ve kanaatine varılarak davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
Mahkememiz 21/12/2023 tarihli duruşmasında davacı vekiline, defter kayıtlarında sözleşme fesih tarihinde 195.000,01 TL olan borcunun 01/01/2021 açılışında 95.000,01 TL'ye ne şekilde düştüğünü ve 05/02/2021 tarih ... nolu 95.000,01 TL bedelli faturanın sunulması, fatura konusu ürün mal ise davalıya teslimine ilişkin evrakların sunulması için ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin 03/01/2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; ilgili borç kapatmalarının dönem sonlarında intifa bedeli karşılığı faturalar ile gerçekleştirildiği beyan edilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 13/02/2008 tarihli sözleşmenin 24. Maddesinde davacı bayinin sözleşmeye konu teşkil eden gayrimenkulün 15 yıllık intifa hakkını davalı şirkete vereceği kararlaştırılmış olup, sözleşmenin yine taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan feshinden sonra davalı firmaya intifa hakkının kaldırılmasına yönelik çekilen ihtarnameye karşılık davalı firma tarafından 26/06/2013 tarihinde Mersin . Noterliği aracılığıyla çektiği ihtarnamede "intifanın tapudan fekki ile ilgili tüm harç ve masraflar ... mülkiyet sahibine ait olduğundan ... Tapuda işlem yaparak intifayı fek ettirmenizi, bu tarihten sonra tapudan şekli olarak kalan intifanın fekki ile ilgili olarak şirketimizin hiçbir sorumluluğu olmadığını .... İhtaren bildiririz." şeklinde açıklamanın olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 23. Maddesinde;" işbu mukavelenin tanzimi için gereken damga pulu, noter ve bilimum harç ve masrafların tamamını bayi öder." hükmüne havi olması karşısında intifa hakkının tapudan fekkine ilişkin tüm masrafların davacı bayi tarafından karşılanması gerektiği halde, davalının mezkur ihtarına rağmen intifa hakkının fek ettirmeksizin 01/01/2021 tarihinde intifa kullanım bedeli adı altında 95.000,01 TL fatura karşılığı bedelin cari hesaptaki borçtan mahsubunda davacının haksız olduğu, yine mahkememiz mezkur ara kararında geçtiği üzere davacı ticari defterlerinde sözleşmenin feshi tarihinde 195.000,01 TL olan borcun 01/01/2021 açılış defterinde ne şekilde 95.000,01 TL'ye düşürüldüğünün de denetime elverişli kesin deliller ile ispat edilememesi karşısında davacının mevcut durum itibariyle davalıya taraf defterlerinde mutabık görülen 195.000,01 TL borcunun devam ettiği, dolayısıyla ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı takdir ve kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.111,15 TL harcın Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 76.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine.
4.Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/02/2024
Katip Hakim