4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/14867 E. , 2011/14001 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/06/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın yetki yönünden reddine dair verilen 22/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini istemiştir. Davalılar yetki itirazı ile; davalıların ikametgahı mahkemesi olan Samsun Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki yönünden istemin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davaya konu tazminata esas yayının ... İlinde yayınlanan yerel gazetede yer aldığı, her üç davalının ikamet adreslerinin Samsun İlinde olduğu ve Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiş; hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı ... davanın açıldığı il sınırları içindedir. Türk Medeni Kanunu’nun 25/son maddesinde ifade edildiği üzere, kişilik hakları saldırıya uğrayan kimsenin kendi oturduğu yerde de dava açabileceği hükme bağlanmıştır. Böylece anılan madde ile HUMK’nun 9. maddesindeki genel kurala ve yine haksız eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri ile ilgili bulunan aynı yasanın 21. maddesine bir ayrıcalık getirilmiş bulunmaktadır. Şu durumda, kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddia edildiğinden zarar gören, davayı kendisinin veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde ya da haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açabilir. Bu seçeneklerden herhangi birini kullanmak, bu tür davalarda, davacıya tanınmış bir haktır.
Somut olayda davacı, bu seçimlik hakkını kendi yerleşim yeri mahkemesinde kullanmıştır. Bu hakkını kullanmanın yasal dayanağı da yukarıda belirtilmiştir. Bu bakımdan işin esası incelenerek karar vermek gerekirken, yasa hükümlerine aykırı olarak yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bu yönüyle hükmün bozulması gerekmiştir.