Esas No
E. 2020/631
Karar No
K. 2023/840
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2020/631 K. 2023/840 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2020/631, K. 2023/840, T. 07.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2020/631
Karar No
2023/840
Karar Tarihi
07.12.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/631
KARAR NO: 2023/840
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/08/2020
KARAR TARİHİ: 07/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ---- aynı zamanda -----yetkilisi ve sahibidir. Müvekkil, davalı -----ile uzun zamandan beri arkadaş ilişkileri mevcuttur. Kendi aralarında yapmış oldukları birkaç görüşmeden sonra ortak iş yapmaya karar vermişlerdir. Akabinde, davalı ----- firmaya para aktaracağını taahhüt etmiştir. Fakat aradan uzun süre geçmesine rağmen bu durum gerçekleşmemiştir. Daha sonra müvekkil -----davalı ------ ileri derecede uyuşturucu kullandığını öğrenmiştir. Bu durumu öğrendikten sonra kendisine ortak olmak istemediğini öncelikli olarak tedavi görmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Davalı bu durumu ilk başta kabul etmiş ve masrafları müvekkil tarafından karşılanmak sureti ile ----- Hastanesinde tedavi görmeye başlamıştır. Tedavisini yarım bırakan davalı -----, müvekkili tehdit ederek kendisinden paralar istemeye başlamıştır. Durumu reddeden müvekkile ise parayı kendisi için istemediğini, arkadaşı için istediğini vermediği takdirde ise kendisi için kötü olacağını söyleyerek tehditlerde bulunmuştur. Bu duruma dair mesaj kayıtları ekte mahkemenize sunulmuştur. Bu durumdan korkan müvekkil kendisine birkaç defa para göndermiştir. Bu durum daha sonra birkaç kez daha tekrarlanmış olup müvekkilden haksız, cebir ve tehdit yolu ile paralar alınmıştır. Akabinde, müvekkil, artık para göndermeyeceğini söylemiştir. Bu durum üzerine, davalı ----- müvekkili aramış ve “gel/ görüşelim, konuşalım, anlaşalım, aramızda küslük olmasın” diyerek yanına çağırmıştır. Uzun yıllardır tanıdık olmalarına güvenen müvekkil, iyiniyetli olarak şüphelinin yanına gitmiştir. Gittiğinde ise şüphelinin yalnız olmadığını, yanında 3 kişinin daha bulunduğunu görmüştür. Şüpheli ve şüphelinin yanında bulunan şahıslar, müvekkili dövmeye ve hakaret etmeye başlamış, müvekkili ve ailesini ölümle tehdit etmiştir. Bu arada müvekkile toplam 600.000,00 TL senet imzalatmışlardır. Müvekkil senedi imzalamadan oradan kurtulamayacağını anlamış boş şekilde önüne konulan senetleri imzalamak zorunda kalmıştır. Akabinde, bu senede karşılık olarak müvekkil çeşitli tarihlerde davalı -----çocuklarına ve eşine bu senet bedellerini göndermiştir. Hatta 11/02/2019 tarihinde davalının kızı olan ----- tek seferde 300.000,00 TL banka hesabından göndermiştir (EK.2 Banka Dekontu). Hatta 3 aylık süre içerisinde davalının kızına toplamda 397.500,00 TL banka yolu ile ödeme yapmıştır Davacı müvekkil yine davalının kızının hesabına göndermiş olduğu paraların haricinde, davalının oğlu, eşi, ve arkadaşlarına toplamda 231.600,00 TL para göndermiştir. Hal bu şekildeyken imzalamış olduğu senetlerden daha fazla para gönderen müvekkile senetler geriye teslim edilmemiştir. Davalı ----- müvekkili tehdit ederek tekrar imzalatılan senetlerden 200.000,00 TL zorla tahsil etmiştir. İkinci kez tahsil edilen senetlerden 200.000,00 TL olan kısmı müvekkile teslim edilmiştir. Fakat artık müvekkil bu duruma dayanamayarak -----Cumhuriyet Bassavcılığına, ---- Soruşturma numarası ile şikâyette bulunmuştur. Yapılan şikâyet dosyasının mahkemeniz tarafından da celbini talep etmekteyiz. Ayrıca davalı ---- zorla tahsil etmiş olduğu senetleri geriye teslim etmeyerek akrabası olan diğer davalı lehine ciro etmiştir. Diğer davalı ise bu senetlerin tarih kısımlarını doldurarak bankaya vermiştir. Banka yolu ile bu senetlerin bazıları protesto olmuştur. Akabinde, müvekkil diğer davalı tarafından defalarca aranmış ve icra işlemine başlamakla tehdit edilmiş olmasına rağmen halen icra işlemi başlatmamıştır. Davalı -----ise halen yine müvekkili arayıp ödenmiş olan senetlerin tekrar ödenmesi için tehdit etmeye devam etmektedir. Şekil şartları bakımından tam ve gaçerli olan ve yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle bedelsiz kalmış olan söz konusu senetlerin, karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerimiz vardır. Bu nedenle, hakkımızda herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğu doğmuştur. Yasa gereğince, bu şekilde açılan menfi tespit davası açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığı veçhile, Söz konusu çek bedelinin %15'ini temsil eden 60.000,00 TL'nin tarafımızca teminat gösterilmesi karşılığında, ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmekteyiz. Göstereceğimiz. teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Dava Konusu senetlerin bedelsiz kaldığının tespiti ile karşı tarafa kalan miktar bakımından borçlu olmadığımızın tespitine, Avukatlık Ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, vekaleten arz ve talep ederim. Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı -----Malları vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacının açmış olduğu işbu davada tarafımıza gönderilen dava dilekçesi ile; davacı---- yetkilisi ve sahibi olduğu diğer davalı ---- ile arkadaşlık ilişkileri ve ortaklıklarının bulunduğu, ----- kendisinden cebir ve tehdit yolu ile paralar aldığı, cebir ve tehdit yolu ile dava konusu edilen senetlerin imzalatıldığı, davacının -----hakkında suç duyurusunda bulunduğu, söz konusu senetlerin karşılığında ödeme yapılmasına rağmen davacıya iade edilmediğini, işbu senetlerden 200.000,00.-TL'lik kısmının ----- akrabası olduğu iddia olunan müvekkil firma lehine ciro edildiğini ifade etmiştir. Davacı senetlerin bedelsiz kaldığı gerekçesi ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Aşağıda ayrıntılı şekilde açıklanacağı üzere; davacının iddiaları haksız ve hukuka aykırı olu davanın reddi gerekmektedir. Öncelikle müvekkil firmaya ciro edilen senetler 29.02.2020 vadeli 50.000,00.-TL, 31.03.2020 vadeli 50.000,00.-TL, 30.04.2020 vadeli 50.000,00.-TL , 31.05.2020 vadeli 50.000,00.-TL olmak üzere toplamda 200.000,00.-TL tutarlıdır. 24.08.2020 tarihinde söz konusu 4 adet senet konu edilerek-----. İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasından davacılar ve davalı----- aleyhinde icra takibi başlatılmıştır. Davacının dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları çelişkiler içermekte olup senetlerin bedelsiz kaldığı iddiaları iyiniyetli müvekkil firmaya karşı ileri sürülemez. Herhangi bir kabul anlamına gelmek kaydı ile; davacı taraf gerek söz konusu senetlerin baskı ve tehdit altında kendisine zorla imzalatıldığını gerekse senet konusu borçların tamamının ödendiği gerekçesiyle senetlerin bedelsiz kaldığını iddia etmiştir. Davacının ödeme iddiaları şahsi def'i olup iyiniyetli müvekkil firmaya karşı ileri sürülemeyecektir. Somut olayda, takip konusu senedin kambiyo senedi özelliklerini taşıdığı ve müvekkil/ alacaklının kambiyo hukuku gereğince takip hakkına sahip bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan; 6762 Sayılı T.T.K.nun 690. maddesinin yollamasıyla bonolarda da uygulama yeri olan 6762 Sayılı T.T.K.nun 599. maddesi uyarınca poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez; ancak, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde bu defiler ileri sürebilecektir. Davacının, diğer davalı ---- ile müvekkil firmaya ciro edildiği taraflar arasında akrabalık bağı bulunduğu iddiası gerçeğe aykırı olup bu hususta somut bir delil ortaya konmuş değildir. Ödeme def'i şahsi def'ilerden olup iyiniyetli müvekkil firmaya karşı ileri sürülemez. Bu ilke gereğince keşideci, müvekkil firma hamile karşı bedelsizlik iddiasında bulunamaz. Senet bedelinin lehdara haricen ödediğini ileri süremez. Ödeme def'inin müvekkile karşı ileri sürülemeyeceği sabit ise de herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydı ile; davacının senet borcuna karşı yapıldığı iddia olunan ödemeler gerek senetlerin keşide tarihinden sonra olup gerekse ödeme açıklamalarının hiçbirinde senetlere atıf yapılmamıştır. Açıkça takip konusu senede atıf yapmayan ödeme belgesinde yer alan ödemelerin alacaklı tarafından kabul edilmedikçe senet bedeline mahsuben yapıldığının kabul edilemeyeceği, ibraz edilen dekont, makbuz, ödeme belgesi vb. belgelerde, açıkça takip konusu senede (senetlere) atıf yapılmamış olması halinde, ödemenin takip konusu senet (senetler) için yapılmış olduğunu davacı / borçlunun ispat etmesi, aksi takdirde ödeme iddiasının kabul edilmemesi gerekir.

Davacı tarafından sunulan ödeme belgelerinde gerek dava konusu senetlere ilişkin hiçbir açıklama bulunmamakta olup gerekse '' konut alım bedeli, parfüm viski, -- '' gibi açıklamalar söz konusu ödemelerin başka bir hukuki ilişkiye istinaden yapıldığını göstermektedir. Nitekim; senet konusu borca ilişkin yapıldığı iddia olunan 11.02.2019 tarihli 300.000,00.-TL tutarlı ödemenin açıklamasının da ''Konut Alım Bedeli'' olması davacının çelişkili iddialarını doğrular niteliktedir. Davacı her ne kadar senetlerin cebir ve tehdit altında imza altına alındığını ifade etmiş ise de senet bedelinin tamamına ilişkin ödeme yaptığını, 200.000,00.-tl tutarlı senetlerin kendisine ödeme nedeniyle iade edildiğini iddia etmiştir. Kural olarak borcun çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürülmeksizin ödenmesi ya da ikrar edilmesi, borcun mevcudiyetinin kabulü anlamına gelir ve bundan sonra menfi tespite ilişkin iddia dinlenemez. Davacı söz konusu senetlerin tamamının (600.000,00.TL tutarlı) cebir ve tehdit altında imzalatıldığını bunlardan 200.000,00.-TL'sinin ödeme sebebiyle kendisine iade edildiği, 200.000,00.-TL tutarlı senetlerin ödemeye rağmen iade edilmediği ve bu duruma dayanamayarak-----Cumhuriyet Başsavcılığı'nda suç duyurusunda bulunduğunu iddia etmiştir. Davacının ödeme yaptıktan sonra 2020 yılında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı 200.000,00.-TL olan borcunu ödeyerek ikrar etmiş olup bu sefer aynı gün imzalatılan senetlerin cebir ve tehdit yolu ile imzalatıldığı iddialarını ileri sürmüştür. Davacının icra baskısı altında olmaksızın senet tutarlarını ödediği iddiası dahi borcun ikrarı niteliğinde olup ikrah iddiaları dinlenemeyecektir. Açıklanan nedenler ve Sayın Mahkemenin re'sen gözeteceği nedenlerle; haksız davasının reddini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tarafımıza hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın beyan ettiği şekilde müvekkil ile davalılar arasında ortak bir iş kurumu ve işletilmesi konusunda g.nlaşılmış ve akabinde müvekkil ve yakınları tarafından yüklü miktarda ödeme yapıhgııştır Ayrıca müvekkil yine Karşı tarafın iş bu ödemenin yapılmadığı yönünde beyanları gerçekten uzaktır. Karşı tarafın muvekkılı her insanın hayatında olabilecek rahatsızlıklarını iş bu davada sözde başka manalara/yere çekerek ustunluk saglamaya çalışılması hem vicdana hem de hukuka aykırıdır. Dava dılekçesındekı aşılmaz sozde olaylar silsilesi arasında dahi kopuluk vardır. Sözde önce muvekkıl avalıyı tehdıt ediyor ve'bu şekilde kendisinden tehdit yolu ile para almaya çalışıyor. sçnrasında isedavalı sözde yine küslük olmasın diye müvekkilin yanına gidiyor müvekkille buluşuyor. Sözde iş bu görüşme sırasında müvekkilin davalıyı dövdüğü, davalıyı ve ailesini ölümle tehdit etme durumu asla ve asla olmamıştır. Bu ıddaları asla kabul etmiyoruz. Davalı kurulması için kararlaştırılan işin olmaması sebebiyle onçesınde müvekkilden almış olduğu yüklü miktardaki ödemelerin bir kısmı olan 600.090- TL ye karşılık müvekkile 50x12 adet senet vermiştir. Müvekkilde bu senetleri diğer davalı konumunda olan ----- olan borcuna istinaden Şermiştir. İş bu senetlerin alındığından tanık olarak dinlenmesini istediğimiz ----- tanıktır. Davalının muvekkılle verdiği senetlerden 4 tanesini ödemiştir. Dava değeri de bu yüzden 200.000 TL üzerinden açılmıştır. Madem davalı 600.000 TL bedelli,

Davacı tarafın açmış olduğu İş bu dava gerçekten ve hukuki dayanaktan yoksundur. Şöyle ki;

Davacı tarafın beyan ettiği şekilde müvekkil ile davalılar arasında ortak bir iş kurumu ve işletilmesi konusunda g.nlaşılmış ve akabinde müvekkil ve yakınları tarafından yüklü miktarda ödeme yapılmıştır, Ayrıca müvekkil yine Karşı tarafın iş bu ödemenin yapılmadığı yönünde beyanları gerçekten uzaktır. Karşı tarafın muvekkılıg her insanın hayatında olabilecek rahatsızlıklarını iş bu davada sözde başka manalara/yere çekerek ustunluk saglamaya çalışılması hem vicdana hem de hukuka aykırıdır. Davalı muvekkılle verdiği senetlerden 4 tanesini ödemiştir. Dava değeri de bu yüzden 200.000 TL üzerinden açılmıştır. Davalılara müvekkili % kızı----- tarafından----- İlçesi -----Mahallesi 10197 ADA 396 PARSELDE KAİM 8. Kat ve----- nolu bağımsız bölüm 450.000 TL bedelden satılmıştır. Davalının göndermiş olduğu bir kısım ödemeler iş bu eve ve satıma karşılık yapılmıştır. Davalının dava dilekçesinde ----- hesabına gönderdiği pa;adan bahsederken bu hususa hiç değinmemeşi açılan davanın kötü niyetli oldugunu göstermektedir. Yine dökümü yapılan çekler müvekkil tarafından davacılara verilmiştir, İş bu tüm ödemeler dikkate alındığında asıl alacaklı olan tarafın müvekkil olduğu görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, iş bu davanın reddını karşı taraf aleyhine-tazminata hükmedilmesini yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.

Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın SMMM bilirkişilerine tevdi edilidği,Davalı ----- vekilinin müvekkilinin tacir olmadığından, ticari defterlerinin bulunmadığına ilişkin beyan da bulunduğu görüldü.Dosyanın uyuşmazlık konularında rapor alınması için talimat yolu ile smmm bilirkişiye tevdi edildiği SMMM bilirkişisi davalı-----... defterlerine ilişkin bilirkişi raporu sonuç kısmında; "Mahkemenizin -----Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak hem dosya üzerinde, hem de ------ muhasebe kayıtları üzerinde yaptığımız inceleme sonucunda;

1.Bilanço usulüne tabi olan ve defterlerini e-defter şeklinde tutan şirketin HMK'nın 222/4. Maddesi uyarınca ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu, GİB onaylı e-defter beratlarının zamanında yüklendiği ve içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, bu itibarla ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olma niteliklerini taşıdığı,

VUK’un 220’inci maddesi ile TTK madde 64 ve Elektronik Defter 1 Sıra No.lu Genel Tebliği’ne uyulduğu,

2.Kefilinin -----(davacılar) tarafından diğer davalı -----veya emrühavale adına tanzim edilen 29.02.2020 vadeli 50.000,00.-TL,

31.03.2020 vadeli 50.000,00.-TL, 30.04.2020 vadeli 50.000,00.-TL , 31.05.2020 vadeli 50.000,00.-TL tutarlı senetlerin ---- tarafından -----ortağı----- ciro edildiği,

3.------ile ciro işlemini gerçekleştirilen diğer davalı ------ arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı,----- ile ------ arasındaki ilişki konusunda ticari defterlere yansıyan bir hususun bulunmadığı,

4.---- tarafından ----- ciro edilen senetlerin bu kez ----- tarafından şirkete ciro edildikleri,

5.----tarafından şirkete ciro edilen senetlerin şirket tarafından----- teminat olarak verildiği,

6.Senetlerin banka tarafından tahsil edilememesi sonucu banka tarafından şirkete iade edildikleri, iade edilen senetlerin şirket tarafından da ortak-----iade edildiği,

7.-----tarafından 24.08.2020 tarihinde söz konusu 4 adet senet konu edilerek----İcra Müdürlüğü'nün-----Sayılı dosyasından davacılar ve davalı -----aleyhinde icra takibi başlatıldığı,

8.Davacılar ile-----arasında bir ilişki bulunmaması nedeniyle de ----- davalı şirkete ticari bir ilişki sonucu senetlerden dolayı borçlu olmadığı, diğer taraftan ----- diğer davalı ------ arasında ticari bir ilişkisinin bulunmadığı, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Dosyanın davacının ticari defterlerinin incelenmesi ve uyuşmazlık konularında rapor alınması için Nitelikli Hesaplar alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek ortak rapor düzenletildiği görüldü.

Bilirkişi heyeti raporu sonuç kısmında: " " Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere tüm dosya incelendiğinde

A. Mali inceleme:

1.Davacı----- yasal defterlerinde davalı ------ ile ilgili herhangi bir yasal defter kaydı, borç/alacak ilişkisi doğuracak herhangi bir hareket bulunmamaktadır.

2.Davacı -----yasal defterlerinde davalı-----. ile ilgili herhangi bir yasal defter kaydı, borç/alacak ilişkisi doğuracak herhangi bir hareket bulunmamaktadır.

3.Davacı ------ yasal defterlerinde davaya konu olan toplam 600.000,00 TL tutarında senetlerle ilgili herhangi bir yasal defter kaydı,borç/alacak ilişkisi doğuracak herhangi bir hareket bulunmamaktadır.

4.Davacı-----tarafından ödeme dekontları dava dosyasına sunulan aşağıdaki ödemelere ilişkin Davacı----- yasal defterlerinde herhangi bir kayıt yeralmamaktadır.

5.Davacı----- tarafından ----- yapılan 300.000,00 TL tutarında ödemenin dava konusu senetlerle ilgisinin bulunmadığı, ödemenin bahsi geçen gayrimenkul devrine ilişkin olarak yapıldığı değerlendirilmiştir.

6.---- tarafından davacı----- “ortaklık payı” açıklamasıyla gönderilen 140.000,00 TL’lik tutar davacı-----ortağı----- cari hesabına kaydedilmiştir. Olması gereken ise söz konusu tutarın ----- cari hesabına değil, ortaklık payına mahsuben gönderilen tutarın parayı gönderen ------ adına açılan bir cari hesaba kaydedilmesidir. Söz konusu dekont ve kayıtlar birlikte ele alındığında davacı---- söz konusu ----- borçlu olduğu değerlendirilmiştir.

7.----- tarafından davacı -----“sermaye taahhüt ödemesi” açıklamasıyla gönderilen 100.000,00 TL’lik tutar davacı-----ortağı -----cari hesabına kaydedilmiştir. Olması gereken ise söz konusu tutarın ---- cari hesabına değil, sermaye taahhüt ödemesine mahsuben gönderilen tutarın parayı gönderen------ adına açılan bir cari hesaba kaydedilmesidir. Söz konusu dekont ve kayıtlar birlikte ele alındığında davacı----- söz konusu tutarı ------borçlu olduğu değerlendirilmiştir.

8.----- tarafından davacı ------“sermaye taahhüt ödemesi” açıklamasıyla gönderilen 44.000,00 TL’lik tutar davacı----- ortağı ----- cari hesabına kaydedilmiştir. Olması gereken ise söz konusu tutarın ----- hesabına değil, sermaye taahhüt ödemesine mahsuben gönderilen tutarın parayı gönderen ------ adına açılan bir cari hesaba kaydedilmesidir. Söz konusu dekont ve kayıtlar birlikte ele alındığında davacı -------söz konusu tutarı------ borçlu olduğu değerlendirilmiştir.

9.---- Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dava dosyasına sunulan 15.06.2023 tarih ve-----sayılı yazının ekinde yer alan FORM BA/BS dökümlerinde; davacı ----. ile davalı ----- ve davalı -----arasında gerçekleşen ve bildirim konusu yapılan herhangi bir işlem yer almamaktadır.

10.Davalı ------ tarafından dava dosyasına sunulan aşağıdaki çek ve ödemelere ilişkin davacı----- yasal defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.******

4.Gönderen: -----Alıcı: ------ Tutar: 44.000 TL Te

5.Gönderen: ----- Alıcı: ----- Tutar: 81.258 TL Tarih: 28/12/2018

6.Gönderen:----- Alıcı: ------ Tutar: 118.756 TLTarih: 31/12/2018

7.Gönderen: -----Alıcı: -----Tutar: 5.000 TL Tarih: 06/11/2018

8.Gönderen: ----- Alıcı: -----Tutar: 100.006 TL Tarih:20112018

9.Gönderen: ----- Alıcı: ----- Tutar: 100.006 TL Tarih:20112018 10 Gönderen: ------ Alıcı: ------ Tutar: 100.000 TL Tarih:30/112018 -----Şubesi 17/05/019 tarihli 40.000 TL bedelli -----

12.----- Sitesi, Şubesi 28/02/2019 tarihli 30.000 TL bedelli -----

13.----- Şubesi 14/02/2019 tarihli 40.000 TL bedelli-----

14.----- Şubesi 09/02/2019 tarihli 40.000 'TL bedelli -----

15.----- Şubesi 09/02/2019 tarihli 10.000'TL bedelli ----- -----Şubesi 15/02/2019 tarihli 10.000 TL bedelli ------ ----- Şubesi 28/02/2019 tarihli 4.377,80 TL bedelli ----- -----Şubesi 15/03/2019 tarihli 25.000 TL bedelli----- ----- Şubesi 26/03/2019 tarihli 30.000 TL bedelli ----- -----Şubesi 22/03/2019 tarihli 40.000 TL bedelli ----- ------ 1/03/2019 tarihli 45.000 TL bedelli ----- 05/04/2019 tarihli 10.000 TL bedelli ----- Şubesi 06/04/2019 tarihli 19.472,60 TL bedelli ----- ----- Şubesi 30/04/2019 tarihli 16.000 TL bedelli ------Şubesi 30/04/2019 tarihli 5.586,00 TL bedelli -----Şubesi 30/03/2019 tarihli 15.000 TL bedelli -----Şubesi 31/03/2019 tarihli 19.269 TL bedelli ------ *-----Şebesi 31X3/2019 tarikli 20.000 TL bodelli ----- Şubesi/ ----- 20/03/2019 taril -----. ----- 15/03/2019 tarihli 40.000 TL bedelli ----- Şubesi 20/03/2019 tarihli 10.000 TL bedelli -----Şubesi 28/02/2019 tarihli 29.000 TL bedelli ---- -----06/03/2019 tarihli 25.000 TL bedelli ----- 06/03/2019 tarihli 10.000 TL bedelli----- Şubesi 16/03/2019 tarihli 8.000 TL bedelli ----- Gönderen: -----Tutar: 25.006 TL Tarih:12/11/2018 ----- Şubesi 05/07/2019 tarihli 76.168 bedelli ----- * Keşideci: -----. 40.000 TL bedelli 14/02/2019'tarihli çek 10.030 TL bedelli ------

B. Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirmeler:

1.Uzmanlık alanımızın dışında kalan TTK yönünden değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı;

2.Dosyaya sunulu tapu kayıtları incelendiğinde davalı ----- kızı olduğu anlaşılan dava dışı ----- tarafından-----numaralı bağımsız bölümün 08.02.2019 tarihinde “satış yoluyla, 800.000TL. bedelle” davacı şirket adına tescil edildiği,18.06.2019 tarihinde ise dava dışı ----- adına tescilin yapıldığı,

3.-----Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından-----Sor. No, ------ sayılı kararda “hakaret, başkasının bir malı teslimi, malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakmak suretiyle yağma” suçuna dair kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği;-----Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından -----Sor. No,-----. sayılı kararda şüpheli ----- hakkında “mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma, hakaret, bir malı teslimi ve malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma, tehdit” suçuna dair kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görüldüğünden bu karara istinaden irade sakatlığı/bozukluğu hallerinden biri olan TBK m. 37 hükmünce “korkutma (ikrah)” olmadığı kanaatine varıldığı, elbette delilleri takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu,

4.Yukarıda mali kısımda yapılan açıklamalar gereğince davacı tarafından yapılan ödemelerin dava konusu senetlerle ilgili olduğunun anlaşılamadığı, ödemenin taşınmaz devrine ilişkin yapıldığı, davacının iddiasını ispatlayan defter vs. kaydının da bulunmadığı beyan edilmekle tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davacıların davaya konu edilen 31.05.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli; 30.04.2020 ödüme günlü,

50.000TL. bedelli; 31.03.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli; 29.02.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli; 31.07.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli; 30.06.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli; 31.08.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli;30.09.2020 ödüme günlü, 50.000TL. bedelli senetlerin bedelsiz kaldığının anlaşılamadığı, takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğe çıkartıldığı görüldü. Deliller: * Dosya kapsamı, * Bilirkişi raporları, *İcra dosyası,

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Keşideci ----- ile kefili----- olan 31.05.2020 ödeme günlü 50.000 TL , 30.04.2020 ödeme günlü 50.000 TL , 31.03.2020 ödeme günlü 50.000 TL ,29.02.2020 ÖDEME GÜNLÜ 50.000 TL, 31.07.2020 ÖDEME GÜNLÜ 50.000 TL , 30.06.2020 ÖDEME GÜNLÜ 50.000 tl , 31.08.2020 ödeme günlü 50.000 TL, 30.09.2020 ÖDEME GÜNLÜ 50.000 TL bedelli senetlerin davalı-----tarafından zorla imzalattırılarak alındığı iddia olunduğu, bu senetlerin ödenmesinden bahisle davalının davacıya iade etmediği, iade etmeyip 3. Şahıslara ciroladığı , davacıların davalılara senetlerden dolayı borçlu olup olmadıkları hususlarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.

Davaya konu senetlerin zorla imzalattırıldığına dair senedin yağması suçu şikayetine konu edilerek-----Cumhuriyet Başsavcılığı----- soruşturma nolu dosyası ve ----- soruşturma nolu dosyası celp edilerek incelenmiş ve davalı -----hakkında bir senedi vermeğe mecbur edilmesi suretiyle yağma, hakaret, başkasını bir mal teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmakn suretiyle yağma ve tehdit suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacı davaya konu senetler üzerindeki imzaları inkar etmemiş ve zorla imzalatıldığını iddia etmiş ve tanık deliline dayanmış olup mahkememizce davacı ve davalı tanıkları dinlenmiş, davacı tanıklarının senetlerin düzenlendiği anda davacının yanında bulunmamaları, görgüye dayalı bilgilerinin olmamaları anlaşılmakla davacının iddialarını ispat edemediğine kanaat getirilerek, dosyada davacının iddilarını ispat eder nitelikte başkaca delil bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Kötü niyet tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından bu yöndeki taleplerin reddine,

3.Karar ve ilâm harcı olan 279,85-TL harçtan peşin alınan 3.415,50-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan kısmın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacılara iadesine,

4.Arabuluculuk Kanunu'nun18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

5.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına

6.Davalı -----Şirketi vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

7.Davalı ------vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,

8.Davalı ------ tarafından yapılan müzekkere gideri, posta masrafı, yargılama gideri olmak üzere toplam 1.345,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine,

9.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,

10.Mahkememizce konan ihtiyati tedbir kararının kesinleşinceye kadar devamına,

11.Teminatın iadesi hususunda HMK madde 392/2 uyarınca işlem yapılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog