Esas No
E. 2023/4983
Karar No
K. 2023/11459
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2023/4983 E.  ,  2023/11459 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/571 Esas, 2023/442 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/486 Esas, 2021/689 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Bartın ili, ... ilçesi, ... köyü 154 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının yanlış olduğunu, objektif değer artış nedenlerinin belirtilmediğini, gelir metodunda münavebeye alınan ürünlerin verim değerlerinin yüksek, masrafların ise düşük alındığından net gelirlerin yüksek hesaplandığını, bilirkişilerin taşınmaza belirlediği bedelin çok yüksek olduğunu, taşınmazdaki bina değerinin belirlenmesinde yıpranma payı oranının düşük tutulduğunu, taşınıp götürülebilir durumda olan sera bedellerini kabul etmediklerini, kıymet takdiri komisyonunun belirlediği bedellerin kanuna uygun olduğunu, idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının düşük alındığını, dava konusu taşınmazın vasfının kapama meyve bahçesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, raporda alınan münavebe ürünlerinin bedellerinin düşük olduğunu, bu nedenle taşınmazın bedelinin de düşük hesaplandığını, taşınmazın üzerindeki muhdesat bedellerinin düşük belirlendiğini ve yapı yaklaşık birim maliyetleri hesaplanırken, yapılarda sınıf tasnifi yapılırken tasniflemenin ve birim maliyetinin yanlış belirtildiğini, taşınmaz üzerindeki ev dışında, ahır ve kümese değer verilmediğini, bilirkişilerce evlerden birinin iki kat birinin tek kat olduğunun belirtildiğini, oysa evlerden birinin altının ahır, diğerinin de bodrum kat olduğunu, fiyatlandırılmasının buna göre yapılması gerektiğini, taşınmazın üzerindeki binanın hesaplaması yapılırken hiçbir tespit yapılmadan ve raporda da açıklama yapılmadan kafadan bir fiyat belirlendiğini, ayrıca binalara belirlenen yıpranma payı oranlarının da hatalı olduğunu belirterek, belirlenen bedelin çok düşük olması nedeniyle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı oranının yerinde olduğu, yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp bayındırlık birim fiyatlarına göre yıpranma payı düşülmek suretiyle değer biçildiği bir isabetsizlik görülmediği, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin uygun olduğu ve hüküm fıkrasının 4b bendinde fark bedele davanın açıldığı tarihten 4 ay sonraki tarih olan 05.02.2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş ise de davanın açıldığı tarihten 4 ay sonraki tarih 21.09.2019 olduğu gözetildiğinde faiz başlangıç tarihi 21.09.2019 olması gerekir iken bu hususun yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir hata olduğundan, bu husus eleştirilmekle yetinilmekle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür

2.Kısmen arazi kısmen kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog