5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/4960 E. , 2023/11529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma işlemi nedeni ile taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mardin ili, Midyat ilçesi, ... Mahallesi 113 ada 34 parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma işlemleri sonucu alanında 302,88 m² azalma meydana geldiğini, bu nedenle uğranılan zararın kadastro yenileme çalışmalarının kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin idarelerine yöneltilemeyeceğini, sayısallaştırma işlemine askı süresi içerisinde itiraz edilmediğini, dava zamanaşımı süresinin sona erdiğini, idarelerinin kusuru ya da sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararın ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın sayısallaştırma çalışmaları sonucu eksilen 302,88 m²lik kısmının bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/478 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/445 Esas, 2021/1166 Karar sayılı kararı ile mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve sayısallaştırma çalışmaları sonucu azalan yüzölçümü miktarı olan 302,88 m²lik kısmın bedelinin alınan rapor uyarınca davalıdan tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/445 Esas, 2021/1166 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu 2.107 m² yüzölçümlü, susuz tarla vasıflı taşınmazın 1989 yılında yapılan kadastro çalışması ile dava dışı kişi adına tespit ve tescil edildiği, davacının taşınmazı 20.03.2017 tarihinde satın aldığı, 02.05.2018 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine ek madde 1 uygulamasına tabi olduğuna dair şerh konulduğu, 31.01.2019 tarihli ve 668 yevmiye numaralı işlemle tescil edilen 3402 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmaları sonucu taşınmazın 113 ada 34 parsel sayısını aldığı ve yüzölçümünün 1.804,12 m² olduğu, eldeki davanın 28.05.2020 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmaza el atılması nedeniyle açılan Midyat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/765 Esas, 2017/257 Karar sayılı dosyasında taşınmazın 03.05.2017 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde A harfi ile gösterilen 323,99 m²lik kısmının davacı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 23.10.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla arsa niteliğindeki Mardin ili, Midyat ilçesi, ... Mahallesi, 113 ada 34 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak dava konusu taşınmaza el atılması nedeniyle açılan Midyat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/765 Esas, 2017/257 Karar sayılı dosyasında taşınmazın 03.05.2017 tarihli fen bilirkişi raporu ve ekli krokisinde A harfi ile gösterilen 323,99 m²lik kısmının davacı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verildiği anlaşıldığından tapu iptale ilişkin kesinleşen mahkeme kararının eldeki tazminat davasına etkisi değerlendirilmeden hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımı süresi nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, askı süresi içerisinde itirazda bulunulmadığını, taşınmazın arsa vasfında olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesi.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu Mardin ili, Midyat ilçesi, ... Mahallesi 113 ada 34 parsel sayılı 2.107,00 m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazın 1989 yılında yapılan kadastro çalışması ile dava dışı kişi adına tespit ve tescil edildiği, davacının taşınmazı 20.03.2017 tarihinde satın aldığı, 02.05.2018 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine Ek madde 1 uygulamasına tabi olduğuna dair şerh konulduğu, 31.01.2019 tarih ve 668 yevmiye numaralı işlemle tescil edilen 3402 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmaları sonucu taşınmazın 113 ada 34 parsel sayısını aldığı ve yüzölçümünün 1.804,12 m² olduğu, eldeki davanın 28.05.2020 tarihinde dava zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3.Dava konusu taşınmazın, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamındaki belediye yazı cevaplarına göre arsa olarak olarak kabul edilmesi doğru olduğu gibi, taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, aynı mahalden Dairemize intikal eden ve onanan dosyalar nazara alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Dava konusu taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davanın kabulü ile davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.