6. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/10 - 2024/380
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İSTİNAF K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/01/2020
NUMARASI : 2014/... Esas- 2020/... Karar
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2020 tarihli, 2014/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı ile aralarında bulunan sözleşme uyarınca davalının ... yapım işini üstlendiğini, ancak davalının sözleşme uyarınca üstlendiği garanti, bakım ve onarım yükümlülüklerini yerine getirmediğini, imzalanan sözleşmenin 06/08/2010 tarihinde fesh edildiğini, fesih kesin hak ediş düzenlendiğini, 192 gün gecikme cezası, eksik işlerin maliyeti, geçici kabulde belirlenen nefaset miktarı, 14/10/2010 tarihine kadar toplam 780 gün garanti ve bakım onarım maliyeti, 911 gün arıza cezası ve iade edilmeyen 2 adet izleme konsolu fiyatı toplamının firma alacaklarından düşülmesi sonucu idare zararını 743.143,10-TL olarak hesaplandığını, davacı firmayla yapılan sözleşmenin feshinden sonra müvekkili idarenin sistemin bakım ve onarımını yaptırmak için yeniden ihale yapmak zorunda kaldığını, 4735 Sayılı Kanun ve Mevcut Sözleşme Hükümleri uyarınca sözleşmenin feshi neticesi oluşan idare zararının tahsilinin gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 8.000,00-TL'nin sözleşmenin fesh edildiği, 06/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 22/11/2012 tarihli dilekçesinde; davanın devamı esnasında davalı firmanın 15/02/2012 tarihinde iflas ettiğinin öğrenildiğini, iflas masasına başvuruda bulunulduğunu, henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, kayıt taleplerinin reddi halinde davanın kayıt kabul davasına dönüşeceğini beyan etmiş, iflas masasına durumun sorulması talebinde bulunmuştur.
Davacı vekili 26/09/2014 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 8.000,00 -TL değerinde alacak davası açıldığını, bilirkişi raporunda 743.173,10-TL asıl alacak, 130.901,67-TL avans faizi olmak üzere toplam 874.074,77-TL alacaklı olduklarının tespit edildiğini beyan ederek alacaklarını 874.074,77-TL'ye ıslah ettiklerini beyan etmiş, asıl alacağı dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını istemiştir.
Davalı vekili 13/11/2014 havale tarihli beyan dilekçesinde; ....A.Ş'nin iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerini ... İflas Dairesi Müdürlüğünün 2012/... sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, ilk alacaklılar toplantısının 17/05/2012 tarihinde yapıldığını, ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, iş bu davanın takibi veya kabulü konusunda karar verilmediğini,
İİK'nun 194. maddesi uyarınca iflas masasının konulara hakim olduktan sonra nitelikli savunma yapacağını, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini beyan ederek davanın ikinci alacaklılar toplantısını 10 gün sonrasına kadar bekletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, taraflar arasında sözleşme bulunduğu, sözleşme gereğince davalının ... ... ... ... Yönetim Sistemi Kurulumu işini anahtar teslim götürü bedel ile 3.596.000,00-TL karşılığında yapmayı üstlendiği, sözleşme gereği edimlerin 300 gün içerisinde yerine getirilmesi gerektiği, işin zamanında ve tam olarak ifa edilmemesi durumunda gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığı, davalıya 31/03/2008 tarihinde yer teslimi yapıldığı, 300 günlük sürenin 24/01/2009 tarihinde dolduğu, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, geçici kabulün yapılmadığı, geçici kabulden itibaren 3 yıl süre ile üstlenilen garanti yükümlülüğünün yerine getirilmediği, sözleşmenin feshinde davacının haklı olduğu, yüklenici tarafından garanti yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davacının garantinin sağlanması için gereken giderleri yükleniciden tahsil etme hakkına sahip olduğu, davacının davalıdan 743.173,10-TL alacaklı olduğu, borçlunun Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/... Esas, 2012/... Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, iflasın 15/02/2012 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde 8.000,00-TL istenildiği, fesih ihtarının davalıya ulaştığı 12/11/2010 tarihinden, 15/02/2012 tarihine kadar işleyen avans faizinin 1.350,83-TL olacağı bu miktarın üzerinde faiz istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 743.173,10-TL asıl alacak ile iflas tarihine kadar işlemiş olan 1.350,83-TL faizin davalının iflas masası olan ... ... İflas Müdürlüğünün 2012/... İflas sayılı masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili 02/07/2020 tarihli istinaf dilekçesinde; asıl alacak miktarı olan 743.173,10-TL'ye sözleşme fesih tarihi olan 06/08/2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini, aksi gerekçeyle verilen kararın yerinde olmadığını, faizin eksik hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin sözleşmenin fesih tarihi olduğunu, faizin iflas tarihine kadar olan süreyle sınırlandırılmasının kanuna aykırı olduğunu, mahkeme kararı doğrultusunda faiz hesabı yapılsa bile faiz miktarının daha fazla olduğunu, hesaplamanın yanlış ve eksik yapıldığını, kararda maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER
İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dosya içerisinde taraflar arasında bulunan 27/03/2008 tarihli sözleşme,09/07/2010 tarihli ihtar ve ihale ile ilgili yazışma suretlerinin bulunduğu,
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2012 tarihli, 2010/... Esas, 2012/... sayılı kararında; davacıların ... Bankası A.Ş ve 92 arkadaşı, davalının ....A.Ş olduğu, davacılar ve davalının iflasın ertelenmesini istedikleri, ancak şirketin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle iflas ertelemesinin şartlarının oluşmadığına, ....A.Ş'nin iflasına iflasın 15/02/2012 günü saat 12:14 tarihi itibariyle açılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 31/01/2014 tarihli, 2010/... Esas, 2012/... Karar sayılı kararı ile onanarak hükmün 18/06/2015 tarihinde kesinleştiği, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi ile istinabe yapılarak bilirkişi raporu alındığı, .... ..., Mali Müşavir ... ve Elektrik Mühendisi ..., tarafından hazırlanan 25/06/2012 havale tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasında .. ... Noterliğinin 27/03/2008 tarihli, ... yevmiye sayılı onaylama biçiminde resmi sözleşme olduğu, sözleşme ile ... ... ... ... Yönetim Sistemi Kurulumu (...) yapım işinin anahtar teslim götürü bedel ile 3.596.000,00-TL yapımı konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin 10. maddesinde teslim tarihinden itibaren 300 gün içerisinde işin tamamlanması gerektiği, yine sözleşmenin 10.2. maddesinde gecikilen her takvim günü için yüklenicinin hak edişinden %0,03 (on binde 3) oranında gecikme cezası kesileceğinin kararlaştırıldığı, gecikme cezalarının ihtara gerek olmadan tahsil edileceğinin belirtildiği, sözleşmenin 17. maddesine göre yüklenicinin teslim edilecek işin geçici kabulden sonra 3 yıl süreyle garanti altında olduğu, garanti kapsamındaki işlerin giderilmesinin yüklenici tarafından yapılacağı, aynı madde de işin aksamasından dolayı oluşacak zarar ve hasardan yüklenicinin sorumlu olduğu, sözleşmenin 26. maddesinde işlerin sözleşme hükümlerine uygun yerine getirilmemesi halinde idarenin en az 20 gün süreli ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi durumunda ayrıca ihtar çekmeye gerek olmaksızın sözleşmenin fesh edileceğinin kararlaştırıldığı, dosya içerisinde idarenin yazı ve tutanaklarının olduğu, 10/08/2010 tarihli yazı ile eksiklik nedeniyle sözleşmenin 4735 Sayılı Kanunun 20. maddesi gereğince sözleşmenin fesh edildiğinin ihbar edildiği, 01/10/2010 tarihli yazıda davalı firmadan tahsil edilmesi gerekli tutarların hesabının yapıldığı, 01/10/2010 tarihli fesih kesin hak edişi ile davalıdan tahsil edilmesi gereken bedelin KDV dahil 743.173,10-TL olduğunun tespit edildiği, miktarın 60 gün içerisinde yatırılmasının gerektiğine ilişkin 04/10/2010 tarihli yazının davalıya gönderildiği, davalı şirketin alacağı düşürüldükten sonra davacıya ödemesi gereken miktarın 743.173,10-TL olduğu, dava tarihi olan .../09/2011 tarihine kadar hesaplanan avans faizinin ise toplam 130.901,67-TL olacağı, sonuç olarak taraflar arasında bulunan 27/03/2008 tarihli sözleşmede işin anahtar teslimi olarak 300 gün içinde teslim edileceğini kararlaştırıldığı, işin 31/03/2008 tarihine kadar teslim edilmesi gerekmesine rağmen davalının belirlenen sürede işi tamamlayamadığı, davacının davalıdan 743.173,10-TL asıl alacak, 130.901,67-TL avans faizi olmak üzere toplam 874.074,77-TL alacağı olduğunun bildirildiği, .... ...tarafından hazırlanan 29/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... Bankasının ticari faiz oranlarının 2010 yılında %16, 2011 yılında %15, 2012 yılında %17,75, 2013 yılında %13,75, 2014 yılında 11,75, 2015 yılında %10,50, 2016 yılında %10,50, 2017 yılında %9,75, 2018 yılında %19,50 olduğu 8.000,00-TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 06/08/2010 tarihi ile iflas tarihi olan 15/02/2012 tarihine kadar ki faiz miktarının 1.920,76-TL olacağı 743.173,10-TL asıl alacağın 29/09/2014 ıslah tarihinden 05/07/2019 tarihli duruşmaya olan sürede faizin 365.620,49-TL olacağının bildirildiği,
Davacı vekilinin 19/07/2019 tarihli dilekçesi ile; faiz hesabına itiraz ettiği,
Davalı vekilinin 24/07/2019 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu dilekçesinde; iflas tarihinden sonra faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, iflas tarihinden sonra hesaplanan faiz miktarının reddinin gerektiğini, ticari defterler ve şirket kayıtlarının incelenmesi ile temel borç ilişkisinin saptanması gerektiğini, alacak talebinin denetimi elverişli olmadığı için red edildiğini, davanın açılmasına davacının kendisinin sebep olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasını beyan ederek haksız ve dayanaksız davanın reddini talep ettiği, ... İflas (... İcra) Dairesinin 12/02/2013 tarihli, 2012/... sayılı cevabi yazısında; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2012 tarihli, 2010/... Esas, 2012/... Karar sayılı kararı ile ....A.Ş hakkında iflas kararı verildiği, alacaklı ... İl Özel İdaresi vekili aracılığı ile 919.254,22-TL alacak kaydında bulunulduğu, iflas kararı kesinleşmediğinden sıra cetveli düzenlenmediğinin belirtildiği, iflas idare memuru olarak Av. ..., Av. ... ve Av. ... isim ve adreslerinin bildirildiği, Av. ... 03/12/2013 havale tarihli dilekçesi ekinde müflis şirket vekili olduğunu bildirir vekaletnamesini sunduğu, ... ... İcra Dairesinin .../11/2016 tarihli, 2012/... iflas sayılı yazısında; ikinci alacaklılar toplantısının 17/03/2016 tarihinde yapıldığının bildirildiği, 17/03/2016 tarihli toplantı tutanağı suretinin gönderildiği,
Davalı müflis şirket vekilinin 06/06/2018 tarihinde UYAP sistemi üzerinden sunduğu dilekçesinde; ikinci alacaklılar toplantısının 17/03/2016 tarihinde yapıldığı, davacının .../11/2012 tarihli, ... nolu başvuru dilekçesine ilişkin olarak İflas İdaresinin ... Karar numarası ile başvurunun reddine karar verildiği, 31/12/2012 tarihli red kararının davacıya gönderildiği, ... İl Özel İdaresinin lağvedilmesi nedeniyle bila tebliğ iade olunduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. "...kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda harç ve vekalet ücreti maktu tarifeden hesaplanır. Mahkemece, karşı davada bu kalemlerin nisbi tarifeden hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur (Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 08/02/2024 tarihli, 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı)." "...Dava kayıt kabul istemine ilişkindir.
İİK’nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır.
Somut olayda, davacı taraf mahkeme ilamına dayalı 58.621,38 TL alacağının dava tarihi olan 10.10.2012 tarihinde işleyecek faizi ile birlikte iflas masasına kaydı için başvuruda bulunmuş, 06.01.2016 tarihinde açtığı işbu davayı ise icra takip dosyasına sunduğu teminat mektubunun miktarı olan 99.000,00 TL üzerinden açmıştır. Davalı şirketin iflas tarihi 12.06.2013 tarihidir. Her ne kadar davacı taraf teminat mektubunu sunduğu tarihe kadar oluşan işlemiş faiz ve icra takip masraflarını da kapsayacak şekilde talepte bulunmuş ise de az yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince bu talebi yerinde olmayıp, alacağının iflas tarihi itibariyle ulaştığı miktarın hesap edilerek hüküm altına alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece, ana para alacağı ve alacağın doğduğu 10.10.2012 tarihinden, iflas tarihi tarihi olan 12.06.2013 tarihine kadar işlemiş faizi ve icra takip masrafları da dahil olmak üzere davacı alacağı hesap edilerek, iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, salt ana para tutarı olan 58.621,38 TL’nin iflas masasına kaydına karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir (Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .../03/2023 tarihli, 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı)," Dava, sözleşmenin feshine dayalı alacak istemine ilişkin olup yargılamanın devamı esnasında davalı iflas ettiğinden kayıt kabul davasına dönüşmüştür.
Davacı, davalı ile aralarında sözleşme olduğunu, sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle idarenin zarara uğradığını, gecikme cezası, eksik iş maliyeti, garanti ve bakım maliyeti, arıza cezası ve teslim edilmeyen malzeme bedeli olmak üzere, idare zararının 743.173,10-TL olduğunun ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00-TL'nin sözleşmenin feshedildiği 06/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılamanın devamı esnasında davalının iflas ettiğini, davanın kayıt kabul davasına dönüşeceği beyanında bulunmuş, 26/09/2014 tarihli dilekçesi ile talebini 743.173,10-TL asıl alacak, 130.901,67-TL dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere 874.074,77-TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı, süresinde cevap dilekçesi sunmamış, bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde, iflas tarihinden sonra faiz işletilmesinin mümkün olmadığını, davacının müflis şirketten alacaklı olduğunu ispatlanması gerektiğini, davanın açılmasına davacının neden olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinden davacının sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı arasında 27/03/2008 tarihli 3.596.000,00-TL bedelli sözleşme bulunduğu, sözleşmede iş bitirme süresi ile gecikme cezasının belirlendiği, davalının süresinde işi bitirmediği, sözleşme hükümleri uyarınca üstlendiği sorumlulukları yerine getirmediği, sözleşmenin feshine ilişkin yazının 12/11/2010 tarihinde davalı yükleniciye tebliğ edilerek sözleşmenin fesh edildiği, davalı yüklenicinin iflasına karar verildiği, iflasın 15/02/2012 tarihinde açıldığı, iflas kararının 18/06/2015 tarihinde kesinleştiği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının ödemesi gereken tutarı 743.173,10-TL olduğunun tespit edildiği, davanın .../09/2011 tarihinde 8.000,00-TL bedel gösterilerek kısmi dava olarak açıldığı, davacı vekilinin 26/09/2014 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davanın .../09/2011 tarihinde 8.000,00-TL gösterilerek kısmi dava olarak açıldığı, devamında 26/09/2014 tarihinde ıslah talebinde bulunulduğu, davalının 15/02/2012 tarihinde iflas ettiği dikkate alındığında dava dilekçesinde gösterilen bedel ile iflas tarihi arasında faiz uygulanmasına yönelik ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik yoktur. Zira davacı tarafından davalı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmüş değildir. Öte yandan davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü gözetilerek maktu harç ve vekalet ücretine karar verilmiş olmasında da hata bulunmamaktadır.
Sonuç olarak:
Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.İstinaf talep eden davacı harçtan muaf olduğundan bu yöne ilişkin karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
3.İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5.Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/03/2024
Başkan
*e-imzalıdır*
Üye
*e-imzalıdır*
Üye
*e-imzalıdır*
Katip
*e-imzalıdır*
**Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.**