Esas No
E. 2011/10205
Karar No
K. 2012/15203
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

4. Hukuk Dairesi         2011/10205 E.  ,  2012/15203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 01/12/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 19/04/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16/10/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ... ile karşı taraftan davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamalarıı dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

1.Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu yazıda: "Onlar şerefli, biz şerefsiz" başlığı altında: "... 2010 Kültür Başkenti projesinde dağıtılacak paralardan nemalanmak için "kurt gibi saldıranları" haber yapınca işitmediğimiz hakaret kalmadı. Biliyorsunuz değil mi, o paralar sizlerin cebinden çıkıyor. Aldığınız her litre benzinden. Biz bunun nerelere kullanılacağını yazınca, "suçlu psikolojisi" ile ayağa kalkanlardan hakaret işitiyoruz. Kimileri ... gibi, ... gibi, ... gibi "doğru düzgün" bir açıklama yapıyorlar, gerçekten suçlu olanlar ise bana küfrederek kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Bunlardan biri, dün ağır hakaretler ediyor. 1 milyon 300 bin TL için başvurmuş, bunu haber yapan biz "ayıplı" oluyoruz. Niye kızgın biliyor musunuz? Çünkü "sözde gazeteci". Onlara dokunulmaz. Onlar her türlü fondan yararlanabilirler. Uyduruk projelerle AB'den, Soros'tan veya 2010'dan fark etmez. Mühim olan "indirme" yapmaktır. Kendilerini gazeteci sandıkları için buna hakları vardır ve onları afişe eden "şerefsizdir"...Çünkü bunlara göre, gazetecilerin her şeye hakkı vardır.Susamuru olmaya da, buldukları her fona atlayıp cebe indirmeye de! Yazan ise şerefsizdir. Yani biz..." ifadelerine yer verilmiştir. Dava dilekçesinde, haber ve yorumların gerçek olmadığı; düşünsel bağlılığın da bulunmadığı ileri sürülmüştür. Cevap dilekçesinde, haber ve yorumların gerçek olduğu; hukuka uygun sınırlar içinde kalındığı savunulmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporuna göre kişilik haklarına saldırının mevcut olmadığı gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmiştir.

Dava konusu yazıda, davacının kastedildiği açıktır. Şu durumda, görünür gerçeklik, kamusal yarar ve toplumsal ilgi koşullarını taşıyan yazının; öz ile biçim dengesi anlamında, düşünsel bağlılık yönünden değerlendirilmesi gerekir.

Yayın konusu ile kullanılan sözler arasında düşünsel bağlılık anlamında, öz ve biçim dengesi korunmalıdır. Yaym doğru olsa ve kamu yararı bulunsa bile; üslup uygun değilse, aşağılayıcı, küçük düşürücü, abartılı ise hukuka uygunluktan söz edilemez. Somut olayda, yukarıya alıntılanan sözler ile öz ve biçim dengesi bozulmuştur. Gerekli olmayan yakıştırmalar yapılmış ve amaç aşılmıştır. Şu durumda, yayın hukuka aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmelidir. Mahkemece istemin tümden reddi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2.Kabule göre de; HUMK'nun 275. (6100 sayılı HMK'nun 266.) maddesi uyarınca "mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez." Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. O nedenle, bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturur. Karar, açıklanan nedenle de yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (1 ve 2) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(M) KARŞI OY YAZISI HUMK'nun 275. maddesi uyarınca “mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez”. Somut olay, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir niteliktedir. O nedenle, bilirkişi düşüncesine başvurulması maddeye açık aykırılık oluşturur. Ne var ki, ilk bentteki nedenlerle sonuca ulaşılması olanaklı bulunduğundan, bu biçimdeki usul hatası sonucu etkiler düzeyde değildir. Bu bakımdan, düşülen yanılgı, HUMK'nun 428/son maddesi uyarınca bozma nedeni sayılmaması gerektiğini düşündüğümden bozma kararına katılmıyorum. 16/10/2012

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.266
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog