4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/12552 E. , 2012/14776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/03/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalının 04/03/2009 tarihinde yaptığı basın açıklamasının Akhisar Haber ve Akhisar Press isimli haber ajanslarının internet sitesinde yayınlandığını, davalının basın açıklamasının tamamen gerçege aykırı olduğunu, bulgu ve bilgiye dayanmadığını, 2009 yerel seçimlerinde bir siyasi partiden belediye başkanlığı aday adayı olduğunu, yapılan açıklamanın kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek davalının manevi tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı, dava konusu iddiaların gerçek olduğunu, davacının eleştiriye katlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, basın açıklamasının görünür gerceğe uygun olmadığını ve davalının beyanlarının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Davaya konu basın açıklamasında; davacının bir okulun kömür ihalesini aldığı, kömür teslimatı sırasında usulsüzlükler yaptığı, bu duruma karşı çıkan öğretmenin müdürün saldırısına uğradığı belirtilmiştir.
Davaya konu açıklamalar ile ilgili ihale evrakları ve soruşturma dosyalarından davacının sahibi bulunduğu işyeri tarafından okula teslim edilen kömürün bir kısmının ihalede belirtilen evsafa uymadığı gerekçesiyle iade edildiğinin 27/01/2009 tarihinde tutanak ile belirlendiği, bu olaylar nedeniyle yaşanan tartışmalar üzerine okul müdürü ve öğretmenler hakkında idari soruşturmaların yapıldığı, dolayısıyla basın açıklamasının görünür gerçeklik kapsamında kaldığı, tarafların siyasi kişiliklerinin de bulunduğu, basın açıklamasının siyasi eleştiri niteliğinde kaldığı, bu haliyle basın açıklamasında hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.