6. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2.... - ...
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı şirket yetkilisinin dava dilekçesinde özetle, ... Müdürlüğü tarafından 22/12/2014 tarihinde ihalesi taraflarınca yapılan 4.720.923,00 TL ihale bedelli ... ili Merkez ilçesine bağlı ... yol Beldesi ... Deresi ıslahı işinin ... sigortasının 02/03/2015 tarihinde yaptırılmış olduğunu ve işe 02/03/2015 tarihinde başlanıldığını, sözleşmeye istinaden tüm eksikliklerin giderildiğini, ancak ... ...nde görevli ilgililerin yapılan sözleşmeye, yapım işleri muayene ve kabul yönetmeliğine aykırı davrandığını belirterek 4735 sayılı kamu ihale sözleşmeleri kanununun 28.maddesinde belirtildiği üzere muayene ve kabul komisyonlarının başkan ve üyelerinin, yapı denetim görevlileri ve ihtiyacın karşılanma sürecindeki her aşamada görev alan diğer ilgilerin görevlerini kanuni gereklere uygun veya tarafsızlıkla yapmadıklarını, taraflardan birinin zararına yol açacak ihmalde veya kusurlu hareketlerde bulundukları dikkate alınarak fiillerinden ötürü yüklenici şirketleri aleyhine işlem yapmak suretiyle yüklenici firmanın zarar ve ziyatına sebebiyet verdiklerini, anılan sözleşme, yönetmelik ve kanun hükümleri dikkate alınarak zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, dava konusu uyuşmazlığın Kamu İhale Kanununa göre yapılmış olan bir sözleşmeden kaynaklandığını, mutlak ticari dava olmadığını, ... Genel Müdürlüğü'nün ticari işletme sıfatı da bulunmadığından dava konusunun ticari iş niteliğinin de bulunmadığını, davaya bakmakla Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, ayrıca 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartının da bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davanın arabulculuk dava şartına başvurulmadığından açılmış olduğundan dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verildiği, söz konusu dosyanın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas-2021/... Karar ve 28/12/2021 günlü ilamıyla "Dava konusu olayda davacı şirketin uyuşmazlık konusu işi ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamakla birlikte, davalı ... (... Genel Müdürlüğü) sözleşmeyi ticari işletmesiyle ilgili olarak değil, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir. Yapılan sözleşmenin niteliği dikkate alındığında TTK'ye göre mutlak ticari davalardan da değildir. Davanın niteliği ticari dava olmayıp 6102 sayılı kanunun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartının iş bu dava yönünden uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu yönüyle ilk derece mahkemesince, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davaya devam edilerek arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması yerinde değildir" hükmüyle kararın kaldırılmasına kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu olayda davacı şirketin uyuşmazlık konusu işi ticari işletmesiyle ilgili olarak yaptığında tereddüt bulunmamakla birlikte, davalı ... (... Genel Müdürlüğü) sözleşmeyi ticari işletmesiyle ilgili olarak değil, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirmiştir. Yapılan sözleşmenin niteliği dikkate alındığında TTK'ye göre mutlak ticari davalardan da değildir. Davanın niteliği ticari dava olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı hmk.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili adana nöbetçi asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2022 Yazı İşleri Müdürü ... Hakim ...