4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2349
- Karar No
- 2023/6866
- Karar Tarihi
- 23.05.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2023/2349 E. , 2023/6866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili; 18.05.2007 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki otomobil ile müvekkili ... yönetimindeki otomobilin çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ...'ın tamamen kusurlu olduğunu, müvekkillerinin ağır şekilde yaralandığını belirterek her bir davacı için ayrı ayrı 30.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sürücüden tahsilini, davacı ... için 2.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve mütüselsilen tahsilini, davacı sürücü İbrahim için 2.500,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyerek yasal faizi ile davalılar ... ve İhsan Nuri'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 08.10.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini İbrahim için 74.034,11 TL, Uğur için 22.025,84 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların tazmin edilmeyen sürekli iş göremezlik zararı bulunmadığını, müvekkil şirketi tamamen ibra ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğunu, yola mazot dökülmesine bağlı zeminin ıslak olmasından dolayı aracın idaresini kaybettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunu doğuracak geçerli bir poliçe bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.11.2014 tarihli ve 2009/225 Esas 2014/670 Karar sayılı kararıyla; davacıların sair tedavi giderlerinden oluşan maddi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine, davalı ... (Ergo) Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının husumet yokluğu sebebiyle usul yönünden reddine, davacı ... için 18.058,89 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminat ile İbrahim için 74.034,11 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın davalı ... ile Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi için teminat limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve mütesesilen tahsiline, bu miktarlara davalı ... önünden olay tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiz yürütülmesine, davacı ... için geçici iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın husumet sebebiyle usul yönünden reddine, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2015/12543 Esas, 2018/8251 Karar sayılı ilamıyla; davalı ... şirketinin davadan önce yaptığı ödemeden sonra kalan poliçe limitiyle sorumlu olmasına göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Trafik kazası neticesi yaralanan ve geçici ya da sürekli işgöremez hale gelen kişinin giderleri sadece bir sağlık kuruluşunda yapılan tedavi harcamalarından ibaret değildir. Trafik kazası sonucu beden bütünlüğü zarara uğrayan kişi tedavi gördüğü süre ile iyileşeceği süre içinde işlerini göremeyeceği ve bu süre içinde normal hayatını sürdüremeyeceğinden bu dönem içinde tam işgöremez olarak kabul edilip buna göre tazminat hesabı yapılacaktır. Geçici işgöremezlik nedeniyle hükmedilecek tazminatın kusurlu sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigorta poliçesini düzenleyen şirketin sorumluluğu kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda, mahkemece davacı ... için hesaplanan 3.966,95 TL geçici işgöremezlik tazminatıyla ilgili olarak davalı sürücü-işleten ve zorunlu trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, 6111 sayılı yasa kapsamında olmayan geçici işgöremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu gerekçesiyle husumetin SGK'ya yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davacılar vekiline kesin mehil verilerek, kesin mehil içerisinde SGK’nın da davaya dahil edilmemiş olması gerekçesiyle davacı tarafın bu yöndeki istemlerinin husumet sebebiyle usul yönünden reddedilmesi isabetli değildir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde müvekkili ...’in kaza sonrasında %6 oranında malul kaldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, maluliyet oranı yönünden fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmamıştır. Mahkemece hükme esas alınan 05.03.2010 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davacı ...’in maluliyet oranının %12 olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacı ... için maluliyet oranının %12 olarak esas alınması talebin aşılmasına neden olmuştur.
Davacılar vekilinin davacı ... için maluliyet oranının %6 olduğuna dair dava dilekçesindeki kabul beyanı, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Usuli kazanılmış hakkın varlığı halinde mahkemece usuli kazanılmış hakkı olan taraf aleyhine artık daha fazlasına karar verilemez. Mahkemece alınacak aktüerya raporunda davacı ... için %6 maluliyet oranından daha yüksek bir oran kabul edilmek suretiyle davalının aleyhine bir durum oluşturulamaz. Bu durumda mahkemece, temyiz eden davalı ... lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, %6 maluliyet oranına göre davacı ...’in zararının hesaplanmasına ilişkin bilirkişiden ek rapor aldırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacıların gerçek maddi zararının, 360 gün üzerinden hesaplama yapılarak belirlenmesi gerekirken, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, 365 gün üzerinden hesaplama yapılarak zarar belirlenmiştir. Mahkemece, tazminat hukuku ilkelerine, hesaplama yöntem ve tekniğine aykırı şekilde 365 gün esas alınarak yapılan hesaplama ile belirlenen zarar miktarının benimsenerek karar verilmiş olması da isabetli değildir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına; bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin maddi vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik diğer temyiz itirazlarının incelemesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 2019/39 esasına kaydedilen dosyada Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07.07.2021 tarihli ve 608 sayılı kararı gerekçe gösterilerek verilen görevsizlik kararı ile dosya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin karşı görevsizlik kararı üzerine yargı yerinin belirlenmesine ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2022/6134 Esas, 2022/9152 karar sayılı ilamı üzerine dosya Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıların sair tedavi giderlerinden oluşan maddi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine, davalı ...Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının husumet yokluğu sebebiyle usul yönünden reddine, davacı ... için 17.203,14 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminat ile davacı ... için 23.260,77 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın davalı ... ile Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi için teminat limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve mütesesilen tahsiline, bu miktarlara davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiz yürütülmesine, davacı ... için 3.966,95 TL geçici iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın davalı ... ile Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi için teminat limiti dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) müşterek ve mütesesilen tahsiline, bu miktarlara davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faiz yürütülmesine, davacı ... için 15.000,00 TL, İbrahim için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı ...
vekili temyiz dilekçesinde; % 6 oranındaki maluliyetle bağlı olmadıklarını, raporda % 6 oranında maluliyet bildirildiğinin açıklandığını, ilk kararı davalı ... temyiz etmediğinden aleyhine kurulan hükmün kesinleştiğini, müvekkilinin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ... sevk ve idaresindeki diğer davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.05.2007 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü İbrahim'in ve davacı yolcu Uğur'un uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı davacı yolcu Uğur'un geçici iş göremezlik tazminatı davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,54 ve 56 ncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46 ve 47 nci) maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas 1960/9 Karar sayılı, 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas 1959/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararları.
3.Değerlendirme
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ... vekilinin davalı ...'ne yönelik tüm, davalı ...'a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir.
Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.”
Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır.
İlk derece mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir.
İlk derece mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.
Dosya kapsamından, mahkemece verilen davanın kabulü ile davacı ... için 74.034,11 TL'nin tahsiline dair ilk kararın davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce maluliyet oranının hatalı tespit edildiği belirtilerek verilen bozma kararı sonrasında mahkemece bozmaya uyulmasından sonra davanın kısmen kabulü ile 23.260,77 TL'nin tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece verilen davanın kabulü ile 74.034,11 TL'nin tahsili yönündeki ilk kararı temyiz etmeyen davalı ... bakımından verilen hükmün bu haliyle kesinleştiği gözetilmeden, adı geçen davalı bakımından da 23.260,77 TL'nin tahsili yönünde karar verilmesi davacının usuli kazanılmış hakkını ihlal ettiğinden kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin davalı ...'ne yönelik tüm, davalı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ...'e iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.