Esas No
E. 2021/900
Karar No
K. 2024/300
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/900

KARAR NO: 2024/300

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/10/2020

NUMARASI: 2017/389 Esas - 2020/253 Karar

DAVA: Tazminat

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:

Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirket ile elyaf cinsi iplik ürününün Hindistan'dan Türkiye'ye getirilmesi hususunda anlaştıklarını, bu kapsamda emtianın Mersin Limanı'na sorunsuz olarak geldiğini, ancak alıcının haklı sebep göstermeksizin emtiayı teslim almadığını, taşıyanın kendisine tüm konişmento asılları sunulmasına rağmen malı teslimden imtina ettiğini, taşıyanın zilyetliğinde malların Gümrük depolarında bekletildiğini, alıcının emtia bedelini ödemediği gibi malı da teslim almadığını, tüm konişmento asıllarının davalıya ibraz edilmesine rağmen taşıyanın teslimden imtina etmesinde makul bir gerekçe bulunmadığını, emtianın bozulmaya elverişli olduğundan değerini kaybedebileceğini, emtianın bekletilmesi neticesinde depolama, demuraj ve sair giderlerin haksız surette müvekkili üzerinde doğduğunu ve halen devam ettiğini belirterek ürünlerin müvekkiline iadesine, şimdilik 563,32-TL zararları ile 10.000-TL manevi zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili; 07/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde belirtilen 563,92-TL maddi tazminat talebini toplamda 171.004,36- TL'ye yükselterek ıslah etmiş ve dava dilekçesinde talep edilen 10.000-TL manevi tazminat ile birlikte alacaklarının ihtarname tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile müvekkili firmaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya süresinde cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dosyaya sunulan 06/11/2015 tarihli emtia satış faturasına göre davacı satıcının davalı alıcıya dava konusu iplik emtiasını 29.698,15-USD bedelle "..." kaydıyla sattığı, 5.980-USD bedelin tahsil edildiği, 23.718,15-USD bedelin tahsil edilmediği, ... tipi satımda satıcının sigorta primi, navlun ve yükleme masrafları ve risklerini üstlenerek malları gemiye yükleyeceği limana getireceği, navlun sözleşmesini ve deniz nakliyat sigortasını yaptıracağı, malların gemiye yüklenmesinden sonra navlun ve sigorta primi dışındaki masraflar ve diğer vuku bulabilecek her türlü risk ve masrafların alıcıya geçtiği, davaya konu satım sözleşmesi gereği ... satış söz konusu olduğundan, davalı alıcının malları davacı satıcı tarafından usulüne uygun olarak teslim edilmiş olması şartıyla teslimi kabul etmek ve varma yerinde malları taşıyıcıdan teslim almakla yükümlü olduğu, davalı tarafça dosyaya yükü teslimden kaçınmalarını gerektirir ve bu konuda davacının sorumluluğunu gösterir bir beyan yahut delil sunulmadığı, dolayısıyla davalı alıcının, ödenmeyen satış bedelini ödemekle yükümlü olmasının yanında yükü tesellüm etmemesi sebebiyle davacı satıcının uğradığı zararı da tazmin etmekle yükümlü olduğu, satış bedelinden bakiye kalan 23.718,15-USD'nin davacıya ödenmesi gerektiği, ... A/S'ye yapılan 26.02.2016 tarihli 800-USD ve 5.220-USD olmak üzere toplam 6.020-USD bedelli 2 adet ödeme, 29/02/2016 tarihli 1 adet konşimento damga pulu bedeli olarak 10-TL'den de davalının sorumlu olduğu, sigorta masrafları ile taşıma masraflarının ... satış nedeniyle satış bedelinin içinde bulunduğundan bu kalemlerin talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın maddi tazminata ilişkin talep bakımından kısmen kabulü ile 170.486,91-TL'nin 09/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

1.Davacı vekili; müvekkili şirketçe 5.980-USD'nin tahsil edilmediği, bu miktarın alacaktan düşülmesi ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, bunun dışında davanın kısmen reddine karar verilmiş ise de bunun gerekçesinin ortaya konulamadığını, manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili; müvekkiline tebligat yapılmadığını, tebligatı alan kişinin müvekkili şirkette çalışıp çalışmadığının araştırılmadığını, bu nedenle taraf teşkili yapılmadan karar verildiğini, dava konusu malın ön ödemesinin yapıldığını, ancak bankadan vesaiklerin geri alınması sebebiyle müvekkilinin malları teslim alamadığını, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, teslim edilmeyen malın bedelinin tahsiline karar verilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan mal bedelinin tahsili, emtianın teslim alınması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı satıcı, davalı alıcıya satılan malın davalı tarafından gümrükten teslim alınmadığını, bedelinin de ödenmediğini, nakliye, depolama, gümrükleme, demuraj ve kar kaybı nedeniyle maddi zarara uğradığını belirterek zilyetliği taşıyıcıda bulunan emtianın serbest bırakılarak kendilerine iadesine, maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiş, davasını ıslah ederek emtia bedeli 23.718,15-USD, depolama ve demuraj bedeli 6.020-USD olmak üzere 29.738,15-USD karşılığı 170.994,36-TL ve 10-TL konşimento damga pulu gideri olmak üzere toplam 171.004,36-TL'ye yükseltmiştir. Mahkemece, bakiye mal bedeli ile demuraj ve depolama masrafının ıslah tarihindeki TL karşılığı ve damga pulu bedeli olmak üzere 170.486,91-TL'ye hükmedilmiş olup hükme karşı her iki tarafça istinaf kanunyoluna başvurulmuştur. Öncelikle; davalı vekili tarafından taraf teşkilinin sağlanmadığı hususunda istinaf nedeni ileri sürülmüş ise de dava dilekçesi ve duruşma günü ile aşamalardaki tebligatların davalı şirketin sicil adresinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin taraf teşkilinin sağlanmadığı hususundaki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Dosyaya sunulan 06/11/2015 tarihli emtia satış faturası incelendiğinde, davacı satıcının davalı alıcı ...Ltd. Şti.’ye dava konusu iplik emtiasını 29.698,15-USD bedel üzerinden "..." kaydıyla satmıştır. Taraflar arasında vesaik mukabili satış söz konusudur. Bahsi geçen emtianın denizyolu taşımasından sonra varma limanına geldiği, gümrüğe sunulduğu, özet beyan verildiği, konşimentoların ordino alımı için ... A.Ş.'nin Mersin şubesine 23/03/2016 tarihinde teslim edildiği ve bu hususun tutanak altına alındığı, ancak davalı alıcı tarafından serbest dolaşıma giriş beyannamesinin verilmediği, bakiye mal bedelinin ödenmediği, alıcının yükümlülüklerini yerine getirmediği, emtiayı teslim almadığı anlaşılmaktadır. Vesaik mukabili satış söz konusu olduğundan davalı alıcının ürünlerin teslimi için gereken belgeleri alabilmesi için mal bedelinin tamamını ödemesi gerekir. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinin tâbi olduğu ... esasına göre, alıcının malları satıcı tarafından usulüne uygun olarak teslim edilmesi şartıyla teslimi kabul etmek ve varma yerinde taşıyıcıdan teslim almak zorundadır. Yükün tesellümü davalı alıcının sözleşmeden doğan bir borcu olduğundan, bedelini ödeyerek teslimi için gereken belgeleri almayan, bu şekilde yükü teslim almaktan kaçınan davalı sözleşmeye aykırı davranmıştır. Dolayısıyla davacının uğradığı zarardan sorumludur. Bu nedenle davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davacı, 5.980-USD ön ödemenin yapılmadığını ileri sürmekte ise de 5.980-USD'nin avans olarak ödendiği hususu kendisi tarafından düzenlenen faturada açıkça yazıldığı gibi ıslah dilekçesinde de bu kısımla ilgili bir talebi bulunmamaktadır. Diğer taraftan manevi tazminat şartlarının oluştuğu iddia edilmiş ise de somut olayda kişilik haklarına saldırı söz konusu olmadığı, manevi bir zararın ispat da edilemediği dikkate alındığında mahkemece manevi tazminat isteminin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 373,2‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 11.645,96-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.911,49-TL harcın mahsubu ile kalan 8.734,47‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Her iki tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.362 HMK md.353
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.