12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1042
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2021
NUMARASI: 2018/649 Esas - 2021/76 Karar
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili; davacının kitap yayın, dağıtım işi yaptığını, davalı ... 'in kitap baskı ve ciltleme işinde birlikte çalışma konusunda davacıyı ikna ettiğini, 1 yıl sorunsuz çalışıldığını, 1.4.2013 tarihinde davalının yaptığı iş karşılığı 73.514,71-TL alacağı varken matbaa makine alımı için uzun vadeli çeke ihtiyacı olduğunu söyleyerek 6 ay vadeli çek yerine uzun vadeli yaklaşık yarısı avans olan 140.000-TL lik çek aldığını, okul tatili nedeniyle 17.5.2013 tarihi itibari ile davalıdan sadece 1.848.50-TL lik baskı hizmeti aldığını, davalının 1.8.2013 tarihinde yeniden uzun vadeli çek almak istediğini, avans çeklerin karşılığını kitap baskı hizmeti olarak ödeyeceğini söylemesi üzerine 1.8.2013 tarihinde 64.624-TL davalı alacağı mevcutken toplam 220.000-TL bedelli içinde dava konusu 100.000-TL'lik çekin de bulunduğu- 3 adet avans çeki verildiğini ve çek teslimine ilişkin 1.8.2013 tarihli tahsilat makbuzu olduğunu,ancak 30.10.2016 vadeli çekin ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe konması üzerine İstanbul 3. ATM nin 2017/601 esas sayılı dosyada menfi tespit davası açtığını, davalının menfi tespit davasından kurtulmak için dava konusu 30.11.2017 vadeli çeki davalı ... 'e muvazaalı olarak ciro ettiğini, onun da takibe koyduğunu, ancak ... 'in borcu karşılayacak mal varlığı olmasına rağmen haciz işlemi yapılmadığını, ... 'in abisi ... ile birlikte davalı ... 'in yanında çalıştığını ileri sürerek Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibinin durdurulmasına, takibe konu 30.11.2017 tarihli 100.000-TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
1.Davalı ... vekili,dava konusu çekin diğer davalıya borcuna karşılık verildiğini, çekin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını,davacı şirketin davalıya çekten çok daha fazla borcu bulunduğunu, faturalı alacaklara karşılık verilen çeklerin karşılıksız çıktığını, 30.10.2016 tarihli 100.000-TL, 30.11.2017 tarihli 100.000-TL, 31/12/2015 tarihli 140.000-TL, 31/07/2014 tarihli 20.000-TL bedelli çeklerin ödenmediğini, ayrıca davacı şirketle kardeş firma olan ... Ltd. Şti'nin davalıya olan 349.419,41- TL borcuna karşılık keşidecisi davacı şirket olan karşılığı çıkmayan 30/10/2015 tarihli 100.000-TL, 30/11/2015 tarihli 100.000-TL, 30/12/2014 tarihli 100.000-TL bedelli çeklerin olduğunu, davacı şirketin 186.905-TL kendi borcu ve 349.419,41-TL de dava dışı ... şirketinin borcuna karşılık verdiği çeklerden kaynaklı olmak üzere toplam 536.324,41-TL borcu bulunduğunu, çeklerin avans olarak verildiği iddiasının asılsız olduğunu, bunun fatura ve kayıtlardan da anlaşılacağını, çeklerin tamamının 2013 yılında verildiğini, 5 yıl geçmesine rağmen girişimde bulunmayan davacının çeklerin bankaya ibrazı ile dava açmasının alacağı sürüncemede bırakmaçabası olduğunu, diğer davalı ...'in yanında çalışmadığının SGK kayıtları ile sabit olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, davalının iyiniyetli hamil sıfatı ile alacağına karşılık ciro yoluyla davaya konu çeki aldığını, çekin karşılıksız çıkması üzerine çek keşidecisi ile diğer ciranta davalı ... aleyhine kambiyo takibi takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, Bakırköy 7.İcra Ceza Mahkemesi'nin 2017/619 esas sayılı dosya nosu ile çeki keşide eden davacı şirket yetkilisi hakkında dava açıldığını, 2013 yılında avans olarak ...'e verildiği iddia edilen çekler için 4 yıl sonra bankaya ibrazı sonrası icra takibi yapılana kadar hiçbir hukuki girişimde bulunmadığını, ... yanında çalışmadığını, takibi her ikisi aleyhine yaptığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece bilirkişi incelemesi ile 2012-2013 yıllarında ...'in davacıya 172.183,21-TL'lik basım işi yaptığı, davacının bir kısım ödeme bir kısım da dava konusu çek de dahil 360.000-TL'lik vadeli çekler verdiği, bu çeklerin 340.000-TL'lik kısmına karşılıksız işlemi yapıldığı, ayrıca dava dışı ...Ltd. Şti. nin davacı ve davalı ... ile ticari ilişkisi olduğu, davacı tarafından keşide edilen ve ...ltd.şti. tarafından borcuna karşılık ...'e verilen 300.000-TL bedelli çeklerin karşılıksız çıktığı,dava konusu çek dahil olmak üzere davacının keşide ettiği çekler için davalı ...’e 355.373,21-TL borçlu olduğu, davalı ...'in 06.11.2001 tarihinde işe başladığı 31.07.2013 tarihinde son verdiği, 10.11.2015 tarihinde tekrar işe başladığı, SGK kaydına göre davalı ...'in davalı ...' in yanında çalışmadığı, dava konusu çekin avans olarak verildiğine ilişkin bilgi olmadığı, çek tutarları mahsup edildiğinde ...'in 55.373,21-TL alacaklı olduğu, ...'un abisi ...ın, ... yanında çalışan olmasının ...un muvazaalı ve kötüniyetli olarak çeki iktisap ettiğini göstermeyeceği, dava konusu çek nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili; dava konusu çekin, davacı kayıtlarında avans çeki olarak göründüğünü, davalı defterlerinde kayıt olmadığı,mal ve hizmetin teslim edildiğine dair ispat yükünün davalıya geçtiğini,davalının işletmesinin 31.07.2013 tarihinde, “borcu-alacağı yoktur.” beyanı ile vergi dairesi kapanışını yaptığı, dava konusu avans çekini kapanıştan bir gün sonra 01/08/2013 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim aldığını, iş yerini kapatmasına rağmen davacıdan aldığı nakit ve çek tutarı toplamının 456.810- TL olduğunu, davalıya kestiği toplam fatura tutarı 172.183-TL olup , en son fatura tarihinin 17/05/2013 tarihi olduğunu, 01.08.2013 tarihi itibariyle 284.626,79-TL alacaklı olduğunu, ... Yayıncılıktan, ciro yoluyla davalı ...'e geçen davacının keşide ettiği çeklerin 2014 ve 2015 tarihli ve dava konusu 1.8.2013 tarihinde keşide edilen çekten 5 yıl sonrasına ait olduğunu, dava konusu çekin bedelsiz bırakılmasının ... şirketine verilen çeklerle açıklanamayacağını,davacının dava dışı ... Yayıncılık aleyhine cari hesap alacağına dayanarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini, ... 'in dava dışı 3. Şahıs ... Yay.Dağ. Mat... defterlerinin incelenmesini sağlamak için hiçbir çaba sarfetmediğini, ... çeklerinin davalı defter kayıtlarında çıkışının olmadığını, davalı firmanın kaşesi ile değil, ...'in şahsi imzası ile cirolandığını,
Bilirkişi raporuna göre ve sigortadan gelen hizmet cetvelinde, davalılardan ...'in, davalı ...'in yanında çalışmadığı belirtilmiş ise de abisi olan ... ile birlikte ...'e ait iş yerinde çalıştığını ancak sigortasının yapılmamış olabileceğini, birlikte çalıştıklarına dair resimleri sunduklarını, ...'in ticaret yapmadığı,bir yerde çalışmadığını, 100.000-TL bedelli çekin ...'e geçmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, abisinin hala aynı yerde ustabaşı olduğunu, Laçin firmasından çek karşılığını tahsil edebilecekken beklemesinin de muvazaayı gösterdiğini bildirerek kararın kaldırılarak davanın kabulü ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava,icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Davacı tarafça düzenlenen dava konusu 30.11.2017 keşide tarihli 100.000-TL' bedelli çekin davalı ...- ... tarafından verilen 1.8.2013 tarihli tahsilat makbuzu ile davacıdan teslim alındığı, çekin keşide tarihi 30.11.2014 iken üstü paraflanıp çizilerek 2017 tarihi olarak düzeltildiği, davacının aynı tahsilat makbuzuyla ,İstanbul 3. ATM nin 2017/611 esas sayılı dosyasında ... tarafından icra takibine konu edilen 30.10.2016 tarihli çek için menfi tesbit davası açıldığı anlaşılmaktadır.Elde ki dava ile İstanbul 3 ATM nin 2017/611 esas sayılı dosya aynı hukuki ilişki nedeniyle aynı tarihli tahsilat makbuzuyla davalı ...'e verilen çek nedeniyle açılan menfi tesbit davaları birbiri ile bağlantılıdır. HMK nın 166/2 .madde kapsamında farklı yargı çevresinde açılan davada ; davalılar tarafından ilk açılan dava ile birleştirme talep edilmemiştir.İlk derece mahkemesince eldeki davadan daha önceki tarihde açıldığı anlaşılan İstanbul 3 ATM nin 2017/611 esas sayılı dava dosyasında verilecek karar bu davanın neticesini etkiler durumdadır.Anılan davanın neticelenmesinin beklenilmesi gerekirken bağlantı gözetilmeden karara bağlanması doğru bulunmamıştır. Aynı hukuki nedene dayalı açılan davalar da birbiri ile çelişkili kararların çıkması hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceğinden karara yönelik esasa ilişkin istinaf sebebleri incelenmeden kararın kaldırılması gerekmektedir.Nitekim eldeki dava da davanın reddine karar verilmiş iken ,İstanbul 3 ATM nin 2017/611 esas sayılı dava dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği,halen istinaf aşamasında olduğu ,ilgili dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır. İstinaf sebebi olarak ileri sürülmese de ;aynı ticari ilişki nedeniyle verildiği ileri sürülen her iki çek hakkında açılan davalar da çelişik kararlar çıkmaması için ilk açılan davanın neticesinin beklenilmesi gerekmektedir.Bu husus; kamu düzeni ile ilgili görüldüğünden daha evvelki tarihde açılan İstanbul 3 ATM nin 2017/611 esas sayılı dava dosyasının neticesinin beklenilmesi gerektiği sonucuna varılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.