Esas No
E. 2021/14
Karar No
K. 2024/209
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/14

KARAR NO: 2024/209

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/62 Esas
ARA KARAR TARİHİ: 10/07/2020
DAVA: Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 14/02/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı ... vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile; müvekillerinin kendi birikimi ile elde ettiği davalı kooperatifteki ... numaralı hissenin sonradan zihinsel engelli hale gelmesini kullanılarak haksız bir şekilde önce eşi ...'a sonrasında davalı ...'e aktarıldığını, ayrıca aracınında bu şekilde devreldiğini belirterek davalı kooperatifin davalı ... adına kayıtlı ... nolu hissesinin başkalarına devrinin önlenmesi, ... plakalı araç üzerine tedbir konulması ve davalı kooperatifte araç çalıştırılarak gelirinin davacıya ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 10/07/2020 tarihli ara kararı ile, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı kooperatifin davalı ... adına kayıtlı ... nolu hissenin devrinin dava sonuçlanıncaya kadar önlenmesine, ... plakalı araç üzerine tedbir konulması talebinin reddine, davalı kooperatifte araç çalıştırılarak gelirinin davacıya ödenmesi yönündeki tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Verilen ihtiyati tedbir kararına karşı ihbar olunan vekili ... vekili mahkemeye sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde, dava konusu kooperatif hissesini davadan önce davalı ...'ün devrettiği şahıs olan ...'dan devraldığını, iyiniyetli 3.şahıs olduğunu belirterek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

İhbar olunan itirazına yönelik mahkemenin 19/10/2020 tarihli ara kararı ile " Dava konusu kooperatif hissesi üzerinde itiraz eden 3.şahsın iyiniyet iddiası da esas hakkında yapılacak yargılamada değerlendirilebilecek bir husus olup, ihtiyati tedbir kararının verilmemesi durumunda hissenin daha fazla el değiştirme ihtimalinin bulunduğu,

HMK'nun 389 maddesinde yer alan tüm koşulların oluştuğu, mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle ihbar olunan ...'ın mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmiş olup ihbar olunan vekilince itiraz dilekçesi tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Uyap üzerinden yapılan incelemede, ihbar olunan ... tarafından, işbu dosyanın davalıları, ... ve kooperatif aleyhine, itiraz dilekçesindeki beyan edilen maddi vakıalara istinaden ... Koop.nin davalı ... adına kayıtlı ... nolu üyeliğin davacı adına tesciline ilişkin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/22 esasına kayıtlı dava açıldığı, iş bu dava dosyası ile Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 esas sayılı dosyası arasında bağlantı bulunduğundan HMK 166/1 maddesi gereğince birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/22 esas sayılı dosyası üzerinden devamına karar verildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'unu 390. maddesi uyarınca "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi) Somut olayda; davacı ..., davaya konu davalı ... adına kayıtlı 68 nolu üyeliğin devrinin geçersiz olduğundan bahisle, ihbar olunan ... ise geçerli bir devir sözleşmesine istinaden üyeliğin kendi adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece, dava konusu kooperatif hissesi üzerinde itiraz eden 3.şahsın iyiniyet iddiası da esas hakkında yapılacak yargılamada değerlendirilebilecek bir husus olup, ihtiyati tedbir kararının verilmemesi durumunda hissenin daha fazla el değiştirme ihtimalinin bulunduğu,

HMK'nun 389 maddesinde yer alan tüm koşulların oluştuğu gerekçesiyle davalı kooperatifin davalı ... adına kayıtlı ... nolu hissenin devrinin dava sonuçlanıncaya kadar önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.

İhbar olunan vekili her ne kadar ihtiyati tedbir talebinin kaldırılmasını talep etmiş ise de ihbar olunanın hali hazırda kooperatif üyesi olmadığı, işbu dosyasının davacısı gibi söz konusu davalı ... adına kayıtlı ... nolu üyelik hakkında hak iddiasında bulunduğu, bu itibarla davaya konu ... nolu üyeliğin devrinin önlenmesi amacıyla mahkemece konulan tedbirin esasen ihbar olunanın da yararına olduğu, tarafların haklılık durumu yargılama sonucu belirlenebileceği, bu aşamada tedbirin kaldırılması telafisi güç veya imkansız zararlara yol açma ihtimali bulunmadığı,

HMK'nın 389 vd. maddelerinde ön görülen koşullar oluşması nedeniyle mahkemece ihtiyati tedbir talebinde bir isabetsizlik görülmediğinden ihbar olunan vekilinin istinaf nedenin reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.HMK' nın 353/1.b.1 Maddesi gereğince istinafa başvuran ... tarafın istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-İstinafa başvuran ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinafa başvuran ... tarafça yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın İstinafa başvuran ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinafa başvuran ... tarafının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6100 sayılı HMK'unu 390. maddesi uyarınca "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.(Pekcanıtez,Hakan/Atalay,Oğuz/Özekes Muhammet; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.389 K6100 md.353 HMK md.166/1 K6100 md.389 K6100 md.390
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.