Esas No
E. 2014/694
Karar No
K. 2014/694
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 24/11/2020
DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 19/02/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili; davacının 2006 yılında bir kooperatif üyesinin haklarını satın alarak ve davalı kooperatifin 04.07.2006 tarihli .... sayılı kararı ile üye olduğunu, üyeliğine karşılık tapuda davalı üzerine olan Antalya İli, ... İlçesi ... Cad. ... Sitesi ... Blok ... nolu daireye, .... numaralı üyelik verildiğini, 17.12.2018 tarihinde davalı kooperatif yönetim kurulunun davacının kooperatife karşı 20.929,61 TL borcu olduğuna dair bir yazı gönderdiğini, cari hesap ekstresi incelendiğinde iddia edilen borcun 30/11/2005 tarihinden başladığı ve açıklama kısmında "gecikme cezası" olarak belirtildiğini, daha önce kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadığı gibi davacının kooperatif aidatlarını öderken de hiçbir uyarıda bulunulmadığını, yaptığı ödemelerin ihtirazi kayıt konulmaksızın kabul edildiğini, davalının göndermiş olduğu ekstrede davacının aidat borcunun olmadığını, 2005 yılından başlayarak hesaplanan ve "gecikme cezası" olarak adlandırılan kooperatif borcunun ne olduğunun anlaşılmadığını, davalı kooperatifin 02.04.2019'da tebliğ edilen Antalya 2. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnemesi ile davacının yönetim kurulunun 11.03.2019 tarih ve ... sayılı kararı ile kooperatif ortaklığından ihraç edildiğinin bildirdiğini, davacının kooperatif üyeliğinden ihracına gerekçe gösterilen 20.929,61 TL borcun büyük bir kısmının zamanaşımına uğradığını, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, .... .... .... Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 11.03.2019 tarih ve .... sayılı üyelikten çıkarma kararının iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacı ...’a kooperatif borcuna ilişkin Antalya 2.Noterliği’nin 02/07/2019 gün ve .... yevmiye nolu 1.ihtarnamenin, Antalya 2.Noterliği’nin 21.09.2019 gün ve ... yevmiye nolu 2.ihtarnamenin düzenlendiği, Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının ise Antalya 2.Noterliği’nin 02.04.2019 gün ve .... yevmiye nolu ihtarnameleri ile usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, yapılan Kooperatif Genel Kurul Toplantılarının tamamında aidatını geciktiren üyelerden aylık %10 gecikme cezası alınması yönünde karar alındığını, gecikme halinde üyelerden tahsil edilenin faiz değil, gecikme cezası olduğunu, davacının zaman zaman ödeme yaptığını, ancak yaptığı ödemelerin aidat ana borcundan mahsup edilmiş olup, uygulanan gecikme cezalarına ilişkin hiçbir ödemesi bulunmadığını, gecikme cezasının aidat gibi tahakkuk ettiği andan itibaren üyenin ana borcu olduğunu, aidat alacağının zamanaşımına uğradığı itirazınında doğru ve yerinde olmadığını beyanla haksız ve yersiz olan davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; ".... Davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davacının kooperatife aidat yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile yönetim kurulu tarafından ihracına karar verilerek kararın tebliğ edildiği, kooperatife ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemede kooperatif tarafından aidat borcunun ödenmesi, ödenmemesi halinde üyelikten ihraç edileceği ile ilgili olarak 1163 Sayılı Kanun 27.maddesinde belirtildiği şekilde iki defa ihtarname gönderildiği, ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerde borç miktarının 21.256,61 TL olarak bildirildiği, yapılan hesaplamaya göre kooperatifin ihraç kararına dayanak yaptığı ihtarnamelerdeki borç miktarının toplam gecikme faizi ile birlikte 12.575,56 TL olduğu, buna göre kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerdeki borç miktarı ile gerçek borç miktarı arasında 8.501,05 TL fark olduğu, bu farkın davacı tarafın ödemede tereddüte düşürecek nitelikle olduğu görülmekle davacının üyelikten çıkartılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline, " karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yasanın öngördüğü süre içerisinde açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, Genel Kurul kararıyla, gecikme halinde üyelerden tahsil edilenin faiz değil, gecikme cezası olduğunu, dolayısıyla Borçlar Yasası'nın temerrüt faizine ilişkin hükümlerinin burada uygulanmasının doğru ve yerinde olmadığını, gecikme cezasının, ödenti borcunu gününde ve zamanında ödeyen duyarlı ve diğer üyeler ile kooperatife karşı sorumluluğunun bilincindeki üyeyi, (iş bu davadaki örnekte olduğu gibi) sorumsuz üyeye karşı koruma amaçlı bir uygulama olduğunu, dolayısıyla bu uygulamanın, Kooperatifler Hukukunun en temel ilkelerinden olan "eşitlik" ilkesine ve dolayısıyla yasaya uygun bir uygulama olduğunu, zira Kooperatif Genel Kurullarının ve yönetimlerinin birincil ve temel görevlerinden birinin "üyeler arası eşit uygulama" yönündeki önlemleri almak, bu şekilde sorumluluklarının bilincindeki üyeleri sorumsuz ve duyarsız üyelere karşı korumak olduğunu, müvekkili kooperatifin de bunu yaptığını, yerel mahkemenin kararının yasaya, usule ve Kooperatifler Hukukuna, özellikle de hakkaniyete aykırı olduğundan kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı kooperatif vekili Av..... 23/10/2021 tarihli dilekçesi ile vekillikten çekilmiş, buna ilişkin tebligatın iade gelmesi üzerine çekilme dilekçesi, davalı kooperatifin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilen adresine TK 35 maddesine göre tebliğ edilmiştir. Dava, Kooperatif üyeliğinden yönetim kurulu kararıyla ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihraç kararının davacıya 04/04/2019 tarihinde tebliğ edilip davanın yasal 3 aylık süre içerisinde 10/06/2019 tarihinde açılmış olmasına, kooperatif genel kurullarında aidat ödemelerinin geciktirilmesi halinde alınması kararlaştırılan gecikme zammının temerrüt faizi niteliğinde olmasına ( aynı yönde içtihatlar; Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 03/02/2014 tarih 2013/7139 Esas 2014/694 Karar sayılı ilamı, 11/02/2013 tarih 2013/38 Esas 2013/703 Kara sayılı ilamı), HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1. bendi gereğince aynı kanunun 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2024 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.