Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/8280 E. , 2023/3544 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
2.(DAVACI) … İnşaat ve Tic. A.Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, Kocaeli ili, Gebze ilçesi hudutları dahilinde bulunan … sicil sayılı ruhsatla ilgili olarak davalı idarece tahsil edilen Devlet hakkı paylarının iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin ... İdare Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle, davalı idarece tahsil edilen Devlet hakkı payının iadesi istemiyle yapılan 15/02/2017 tarihli başvurunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile 2.000.000,00 TL Devlet hakkı payının tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davanın ikame edilmesinden sonra davacı şirkete 16/11/2017 tarihinde 625.194,61 TL ödeme yapıldığı, akabinde 28/02/2018 tarihinde ise 1.109.526,46 TL ödeme yapıldığı, toplamda davacı şirkete 1.734.721,07 TL nakdi ödeme yapıldığı, davacı şirketin İlyasbey Vergi Dairesi ve Küçükyalı Vergi Dairesi'ne olan borçlarına yönelik 176.635,00 TL mahsup işlemi yapıldığı, bu itibarla toplamda 1.911.356,07 TL iade işlemi yapıldığı anlaşılmakla birlikte, işlemin 2005, 2006, 2007, 2008, 2009, 2011 ve 2012 yılları Devlet hakkı paylarının istenilmesine ilişkin kısmı iptal edildiğinden bu döneme ilişkin Devlet hakkı payı adı altında tahsil edilen tüm tutarların noksansız bir şekilde iade edilmesi gerektiği, bu durumda iptal kararı uyarınca tahsil edilen Devlet hakkı paylarının iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı; işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden Devlet hakkı payı adı altında tahsil edilen tutarların eksiksiz bir şekilde iade edilmesi gerektiği açık olup, bu itibarla toplamda davacı şirkete 1.911.356,07 TL ödeme yapıldığından bu miktar açısından tazminat isteminin konusuz kaldığı, arta kalan 88.643,93 TL tazminat isteminin ise idareye yapılan başvuru tarihinden (15/02/2017) itibaren hesaplanılacak yasal faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, tahsil edilen tutarın iadesi için davacı tarafından makbuz sunulmadığından iadenin yapılamadığı, davanın kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almıştır.
İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir" düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin yukarıda yer alan hükmü uyarınca kabul edilen 88.643,93 TL tazminat miktarı üzerinden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir. Ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan "1.090,00" TL ibaresinin çıkartılarak "9.841,51 TL nispi" ibaresinin eklenmesi suretiyle mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 05/07/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.