Esas No
E. 2016/4073
Karar No
K. 2018/1571
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/03/2023

NUMARASI : Esas - Karar

VEKİLİ: Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI:
VEKİLLERİ: Av.

Av.

DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 06/03/2024
YAZIM TARİHİ: 07/03/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 08/03/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil Banka ile dava dışı ..... İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bu sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığını, kullanılan kredilerin geri ödemesinin gecikmesi üzerine borçlu şirket ve müteselsil kefillere Konya .. Noterliği 19.08.2018 tarih ve ...yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, borcun tahsili için müteselsil kefiller hakkında Konya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalının da başlatılan iş bu takipte, sözleşme kapsamında ... karton numaralı Taksitli Ticari Kredi borcundan sorumlu tutulduğunu, davalının kısmi itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak olumsuz sonuçlandığını, davalının eş rızasının geçerli olmadığına yönelik itirazın da geçerli olmadığını, zira el yazısı ile yazılan tutara itibar edilmesi gerektiğini, T.C. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/4073 E. 2018/1571 K. 16.4.2018 tarihli kararında bu hususta belirleme yapıldığını, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. maddesinin uygulanacak faiz oranını belirlediğini, davalının kefaleti sebebi ile 519.127,64 TL borçtan sorumlu olduğunu belirterek; davalı borçlunun takibe vaki itirazının 518.627,64 TL üzerinden iptaline, borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan, 08.12.2021 tarihli duruşmada verilen ara karar ile haberdar olduğunu, dosya üzerinden yapılan tebligatın usule uygun olmadığını, ayrıca icra dosyasına yaptıkları itirazları aynen tekrar ederek davanın 500,00 TL dışındaki kısmının reddini talep ettiğini, ....'nın kredi sözleşmesindeki beyanı ile ilgili yapılacak incelemeye esas yazı ve imza örneklerinin bulunduğu yerleri bildirdiklerini, mahkemenin muvafakatteki çelişkiyi müvekkili lehine yorumlamasını talep ettiklerini belirterek; davanın 500,00 TL dışındaki kısım için reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "....Genel kredi sözleşmesi içerisinde yer alan eş rızasına ilişkin bölümde kefalet tutarı rakamla: 500.00 TL. ve yazıyla : BEŞYÜZBİN TL. olarak el yazısıyla yazıldığı belirlenmiş, Adli Tıp Kurumunun 27/12/2022 tarihli raporuna göre eş rızası bölümündeki bütün yazı ve rakamların davalının eşi ....'nın el ürünü olduğu tespit edilmiştir.

Her ne kadar davalı tarafından, eş rızasının borcun 500.000 TL.lik kısmına değil, 500 TL.lik kısmına yönelik olarak verildiği savunularak borcun 500 TL.yi aşan kısmına itiraz edilmiş ise de; öncelikle eş rızası gösterilen kefalet tutarı yazıyla 500.000 TL. olarak yazıldığı gibi, kredi sözleşmesinin eş rızası bölümündeki davalının eşi ....'nın eliyle ve yazıyla rıza gösterilen kefalet tutarının 500.000 TL. yazılmasından sonra, rakamla 500 TL. yazmasına dayanılarak rıza gösterilen kefalet tutarının 500 TL. olduğunu savunmanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. 4721 s. MK'nın 2. maddesine göre de, "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." Bu nedenlerle davalının eş rızası gösterilen kefalet tutarının 500 TL. olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, eş rızası gösterilen kefalet tutarının 500.000 TL. olduğu kabul edilmiştir.

Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bankacı bilirkişinin 02/09/2022 tarihli ek raporuna göre de, davalının takip tarihi itibariyle davacı bankaya olan borcunun; asıl alacak 474.971,05 TL., takip tarihine kadar işlemiş faiz 8.422,82 TL., faizin BSMV'si 421,14 TL. ve masraf 4.447,21 TL. olmak üzere toplam 488.262,22 TL. olduğu, takip tarihinden sonra uygulanması gereken faiz oranının da %72 olduğu belirlenmiştir. Davalının bu borcundan takipte kabul ettiği 500 TL.'lik kısmının mahsubu sonucu kalan 487.762,22 TL.'lik kısmı yönünden davanın (kısmen) kabulüne ve itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. ...........................

Alacağın miktarı hükmedilen nakdi kredi yönünden belirli (ve belirlenebilir) olup, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadında da belirtildiği üzere bu haliyle likit olduğundan, Yargıtay 19. HD. nin 16.10.2008 gün ve 2008/ 5336 E. 2008/ 9670 K. emsal içtihadı gereğince davalının sadece asıl alacak üzerinden değil, hükmedilen meblağ üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve Yargıtay 19. HD. nin 10.02.2005 gün ve 2004/ 8013 E. 2005/ 1022 K. sayılı emsal içtihadına göre de, dava açılmasında harçlandırılmayan icra inkar tazminatı, harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde dava değerine dahil edilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile ....." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile, davalı .....'nın Konya .. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın, asıl alacak 474.971,05 TL., takip tarihine kadar işlemiş faiz 8.422,82 TL, faizin BSMV'si 421,14 TL ve masraf 4.447,21 TL olmak üzere alacağın toplam 488.262,22 TL'lik kısmından takipte kabul edilen 500 TL'lik kısmının mahsubu sonucu kalan 487.762,22 TL'lik kısmı yönünden iptali ile takibin alacağın toplam 487.762,22 TL'lik kısmı yönünden devamına, asıl alacak olan 474.971,05 TL'ye icra takip tarihinden itibaren %72 temerrüt faizi yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, hükmedilen 487.762,22 TL'nin %20'si olan 97.552,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yerel mahkeme kararına dayanak olarak gösterilen Adli Tıptan gelen 13/10/2022 tarihli rapor incelendiğinde eldeki evraklarla bir değerlendirme yapılamadığının bildirildiğini, akabinde ise tekrardan neredeyse aynı evraklardan tekrar bir inceleme yapılarak bu sefer "...uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ....'nın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde bir rapor tanzim edildiğini, ancak söz konusu raporu kabul etmediklerini, Adli Tıp Üst Kurulundan tekrardan bir rapor tanzim ettirilmesi gerektiğini itiraz dilekçesinde ileri sürdüklerini, ancak taleplerinin dikkate alınmadığını, hükme dayanak olan raporun kesin bir rapor olmayıp itiraz halinde tekrar bir rapor alınması gerektiğini, söz konusu yazının müvekkilin eşi tarafından atılmadığının dosya kapsamında ifade edildiğini ayrıca kararda davacı lehine hukuka aykırı olarak icra inkar tazminatına hükmedildiğini, yine kararda temerrüt faizi olarak TCMB'nin bildirmiş olduğu en yüksek faizin iki katı olarak müvekkil için bir belirleme yapılmasının da hatalı olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı banka tarafından davalı ile dava dışı borçlulara karşı genel kredi sözleşmesine dayalı olarak Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığı, takip talebinde "Kefil .....'dan hesap tablosunda belirtilen 519.127,64 TL'nin tahsilinin istendiği" açıklamasının olduğu, davalının ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde davalı vekilinin borca itiraz dilekçesi verdiği, itiraz dilekçesinde "müvekkilinin eşinin sadece 500,00 TL için rıza gösterdiği, yazı ile yazılan kısmın ise müvekkilinin eşinin 500,00 TL'lik rızasından sonra beşyüzbin TL olarak düzenlendiği" belirtilerek 500,00 TL dışında kalan kısım yönünden borca itiraz ettiğini bildirdiği, icra müdürlüğünce 500,00 TL'lik kısım yönünden takibin devamına, bu kısım dışında kalan miktar yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen Adli Tıp Kurumu raporu ile bilirkişi hesap raporuna göre; dava dışı ......San.Ltd.Şti ile davacı banka arasında 23/05/2016 tarihli Bankacılık Hizmet Sözleşmesi, 26/05/2016 tarihli Business Card Üyelik Sözleşmesi ve 26/05/2016 tarihinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, davalının 19/03/2018 tarihinde 500.000,00 TL limitle sözleşmelere müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı; davalı kefalet sözleşmesindeki eş rızasında bulunan kefalet miktarına ilişkin yazı ile rakam arasında farklılık olduğunu iddia etmekte ise de, Yargıtay yerleşik kararları gereğince sözleşmede yazı ve rakam arasında farklılık bulunması halinde yazı ile olan kısma itibar edileceği ( Aynı yönde emsal Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/4073 Esas- 2018/1571 Karar sayılı ilamı), Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 27/12/2022 tarihli raporu ile, genel kredi sözleşmesindeki eş rızası bölümündeki yazıların ....'nın eli ürünü olduğunun kesin olarak tespit edildiği, davacı banka tarafından gönderilen 19/09/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalıya 21/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, 3 günlük ödeme süresi dikkate alındığında davalının 25/09/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, asıl alacağa uygulanan akdi ve temerrüt faizi oranlarının kanun ve mevzuata uygun olduğu, bilirkişinin ek raporunda yapmış olduğu hesaplamanın yerinde olduğu, mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının icra takibine itirazı nedeniyle davacı alacaklının alacağını geç almak durumunda kalması nedeniyle davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla;

HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince davalının ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 33.319,03 TL harçtan, peşin alınan 8.329,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.989,27 TL karar ve ilam harlının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4.İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,

6.Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog