Esas No
E. 2012/17397
Karar No
K. 2013/10829
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2012/17397 E.  ,  2013/10829 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

(KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada ...

4.Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 19.07.2012 tarih ve 2012/536-2012/941 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erol Kaplan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun bir avukat tarafından hazırlandığını, oysa destekten yoksun kalma tazminatının ancak aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanabileceğini, ayrıca tazminat hesabına dayanak olan maluliyet oranın da usulünce tespit edilmediğini, zira ... Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 29.03.2011 günlü bir yıl süre ile geçerli raporunda, davalıya majör deprasyon tanısı konularak %80 oranında maluliyet belirlendiğini, aynı hastanenin 02.06.2011 günlü raporunda ise majör deprasyon tanısının değerlendirme dışı tutularak davalının %54 oranında malul olduğunun bildirildiğini, kendilerince konunun uzmanından alınan raporda, davalının maluliyet oranının %27 olması gerektiğinin açıklandığını, bu çelişkili raporlara rağmen hakem heyetince hüküm kurulduğunu ileri sürerek, hakem heyetinin 27.03.2012 gün 2012/328 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

HMK'nın 424. maddesi uyarınca taraflar arasında yargılama usulüne ilişkin bir anlaşma yoksa HMK'da düzenlenen yargılama usulüne ilişkin emredici hükümlere uyulmasının zorunlu bulunduğu, somut uyuşmazlıkta, gerek bilirkişi gerekse diğer delillerin incelenmesi ile ilgili bildirimlerde HMK'da öngörülen usullere uyulmadığı, gerekli ihtaratların usulüne uygun biçimde taraflara yapılmadığı, bilirkişi raporu tebliğ edilirken HMK'nın 281. maddesi kapsamındaki tarafların haklarının hatırlatılmadığı, 2 haftalık veya verilen itiraz süresinin dahi yazılmadığı, sonuçlarının tebliğ edilmediği, yine HMK'nın 430. maddesine uygun olarak taraflardan birinin yargılamaya katılmaması halinde yapılacak işlemlerle ilgili herhangi bir uyarının yapılmadığı, bilirkişinin uzmanlık alanının ve aktüer sıfatının bulunup bulunmadığnın dosya kapsamından anlaşılamadığı, aynı Kanun'un 431/2. maddesi kapsamında bilirkişilere soru sormak hakkı bulunan sigorta şirketinin bu hakkını kullanmaktan mahrum bırakıldığı, hakem kararında, kararın dayanağı hukuki sebepler ile itirazcının itirazlarının hangi gerekçe ile reddedildiğine ilişkin herhangi bir değerlendirmeye de yer verilmediği, hakem kararının HMK'nın 439/2-d-e-f madde ve bentlerine aykırı biçimde alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 27.03.2012 gün, 2012/328 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava, Sigortacılık Kanunu'na tabi hakem kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Sigortacılık Kanunu 30/12. maddesi uyarınca bu Kanuna göre verilen hakem kararlarına karşı HMK hükümlerine göre iptal davası açılması mümkün olmayıp, ancak temyiz yoluna başvurulabilir. Bu nedenle HMK hükümlerine göre açılan hakem kararının iptali isteminin reddi yerine kabulü doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

2.Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.