4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/13365 E. , 2010/8138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Taşkaya Makina San. ve Tic. Ltd. Şti. ve diğeri aleyhine 11/04/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili ile davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan ... ile davalıların temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer davacı ...’in temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı yaralanan kişi ile eşinin uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece yaralanan kişinin eşinin manevi tazminat istemi reddedilmiştir. Dosyadaki kanıtlardan, davacılardan ...’in dava konusu trafik kazası nedeniyle birkaç kez ameliyat geçirdikten sonra 4,5 ayda iyileşebilecek ve meslekte kazanma gücünden %18 oranda kaybetmiş sayılacak biçimde yaralandığı anlaşılmaktadır.
Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Kişilik haklarının sosyal ve duygusal kişilik değerlerini de içerdiği gözetildiğinde, kişinin bir yakınının yaralanmasının onun sosyal ve duygusal kişilik değerleri kapsamında olup olmadığı konusu üzerine durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba ve çocuklar gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı eş ...’in de kişilik değerlerinin zarar gördüğü sonucuna varılıp onun yararına da uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, manevi tazminat isteminin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.