20. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/175
- Karar No
- 2022/175
- Karar Tarihi
- 01.03.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/175 - 2024/426
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2021
NUMARASI : 2020/249 E. - 2021/371 K.
DAVACI
VEKİLİ
GEREKÇE
Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere ortak olan “...” ibaresinin etken maddenin adı olduğu, bu nedenle markada tali unsur niteliği taşıdığı, bu anlamda taraf markalarının ayırt edici unsuru olarak değerlendirilebilecek olan “...” ve “...” heceleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davalı tarafça davacının, aleyhine açılan iptal davasının sonuçlarını bertaraf etmek için işbu dava konusu başvuruyu yaptığı ve bu nedenle kötü niyetli olduğu kabul edilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.01.2020 tarih, 2019/2269 esas, 2020/16 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt iptal davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusunun başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.İstinaf aşamasında davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan taraflar uhdesinde bırakılmasına,
5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 01/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.