Esas No
E. 2008/13922
Karar No
K. 2010/287
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/13922 E.  ,  2010/287 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/09/2008 tarih ve 2004/626-2008/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankada yatırım fonu ve hisse senedi alım satımı yapmak üzere yatırım hesabı açtırdığını, bu hesaptan talimatları olmaksızın hisse senedi alım satımı ve para çekme işlemleri gerçekleştirildiğini, işlemlerin yapılması için müvekkillerinden vekaletnameler alındığını, müvekkillerinden ...'nun usulsüzlüğü öğrenmesi üzerine 30.12.2002 tarihinde belgeye dayanmayan işlemlerin kabul edilmediğine dair dilekçe verdiğini, banka müfettişlerinin incelemesi neticesinde işlemlerde müvekkillinin bilgisinin olduğunun kanıtlanamadığını, SPK tebliğlerine göre gönderilmesi gereken hesap ekstresinin 2003 yılından itibaren gönderilmeye başlandığını, bu ekstreler üzerine diğer müvekkillerinin de ihtarnameler göndererek talimatları ile olan işlemleri göstermek suretiyle diğer işlemleri kabul etmediklerini bildirdiklerini, bunun yanında İMKB nezdinde de girişimde bulunduklarını, müvekkillerinin talimatlarını müdür olan diğer davalıya iletmelerine rağmen hesaptaki hisse senetlerinin zarar etmesi durumunda müvekkilleri hesabında bırakılıp kar etmesi durumunda da başka kişilerin hesaplarına aktarılarak müvekkillerinin sürekli zarar etmesine neden olunduğunu, talimatsız para çekme işlemleri yapıldığını, bilgileri dışında kredi alınıp bu nedenle de zarara uğratıldıklarını, zararlandırıcı işlemlerden sonr kredi sözleşmesi imzalatıldığını, sözlü talimatların yazıya dönüştürülmediğini, sınırsız talimatsız işlem yapıldığını, bilgilendirme olmadığını, mevzuata uygun olmayan işlemlerle müvekkillerinin yanıltılarak zarara uğratıldıklarını, cezai soruşturmanın devam ettiğini, ileri sürerek, müvekkillerinin hesaplarındaki tüm zarara karşılk şimdilik 250.000 TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında tefrik kararı üzerine bu davada davacı olan ... yönünden 20.000 TL.nın tahsili istenmiştir. Davalı ... A.O vekili, davaların tefriki gerektiğini, fiillerin tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımının dolduğunu, işlemlerde usulsüzlük olmadığını, davacının icazetinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin davacılar ile 20 yıldır tanıştığını, davacıların 2002 yılı ocak ayına kadar verdikleri yüzyüze veya telefonla verdikleri talimatların iyiniyet ile yerine getirildiğini, haksız bir davranışı olmadığını, bu dava husumeti bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, 2002 ocak ayından sonra davacılar ile müvekkilinin arasının bozulması üzerine bu tarihten sonra işlemlerin müvekkili tarafından yapılmadığını, davacıların her an ekstre isteyebileceğini, davacıların işlemleriden haberdar olması nedeniyle çok uzun süre sessiz kaldıklarını, telefon dökümleri ile görüşmelerin tespit edilebileceğini, hesabın cari hesap şeklinde işlediğini, kredi sözleşmesinin sonradan imzalanmasının kredi ilişkisini ortadan kaldırmadığını, davacıların tüm işlemlerden haberdar olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, zamanaşımının gerçekleşmediği, davacının hesabının açıldıktan sonra hiçbir işlem için ihtirazi kayıt koymaksızın ve kendisine ekstre gönderilmediği halde itiraz ettiği işlemlerden önce ve sonra hisse senedi alış ve satış ile nakit çekiş ve yatırma işlemleri yaptığı, 17.10.2002 tarihinde telefon görüşmesi ile hesabından haberdar olduğu, hesabının iki kez faks yolu ile bildirildiği, 27.11.2002, 28.11.2002 ve 11.12.2002 tarihli hisse senedi alımlarının davacı imzası ile yapıldığı, davacının hesabından haberdar olduğu, işlemlere devam ederek icazetinin bulunduğu, bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de, yeni rapor alınması için masraf yatırmadığı, mevcut duruma göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen takipsizlik kararı ile bu karara itirazın reddine dair Sincan 1.Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının hukuk davasında delil niteliği bulunmamasına ve davacının yatırım hesabında, davacının talimatı dışında kredi kullanmak suretiyle hisse senedi alındığı ve hisse senetlerinin davalı banka tarafından re'sen satıldığı iddia edilmiş ise de, bu işlemlerden sonra davacının gerek İMKB uzmanlarına verdiği beyanlardan, gerekse bu işlemlerden sonra hesabında işlemler yapmaya devam etmek suretiyle dava konusu tüm işlemlerden haberdar olup, bu işlemlere icazet verdiğinin anlaşılmış bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog