11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/9722 E. , 2010/745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2006 tarih ve 2003/672-2006/726 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir Şubesi’nde mevduat hesabı bulunduğunu, söz konusu hesabın incelenmesinde, mevduatın (3.882.964.521) TL.sinin 19.03.2001 tarihinde, müvekkilince her hangi bir talimat verilmediği halde hesabından çekildiğini, gönderilen ihtarnameye ise cevap verilmediğini ileri sürerek, anılan meblağın 19.03.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı(karşı davacı) vekili, davacı (karşı davalı)’nın müvekkili banka müşterisi olup, 19.02.2001 tarihi ile 14.03.2001 tarihleri arasında gecelik yüksek oranlarda brüt faiz aldığını, bu faiz oranının BK.nun 20. ve 21. maddeleri uyarınca ahlaka aykırılık ve gabin teşkil ettiğini, bankanın tenkisata tabi tuttuğu kısmın üstünde kalan bölüm miktarında borçlu olunmadığını tespiti ile davacının davasının reddine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda bankacılık sistemini sarsan mali kriz dolayısıyla müzayaka halinde bulunan davalı-karşı davacı bankanın mevduat çekilişini karşılayamaz hale gelmesi durumundan istifade etmek isteyen mevduat sahiplerinin aşırı faiz taleplerini kabul ettirdiği, edimler arası orantısızlık bulunduğu, müzayaka halindeki bankanın kesinti yapmasının yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporundan anlaşıldığı gibi, Dairemizin temyiz incelemesinden geçen çok sayıdaki davalardan bilindiği üzere, davalı bankaya devredilen İktisat Bankası T.A.Ş’nin 01.01.2001 - 14.03.2001 tarihleri arasındaki dönemde birikmiş zararının 1.9 Katrilyon TL’na ulaştığı, bankanın müzayaka halinde bulunduğu banka devir bilançosu ve bağımsız denetçi raporu ile sabit bulunduğundan, bankanın içinde bulunduğu yüksek likidite ihtiyacı nedeniyle mevduat kaçışını engellemek için yüksek oranda faizler ödediği, mevcut hesapların miktarı ne olursa olsun İktisat Bankası A.Ş. tarafından uygulanan faiz oranlarının müzayakadan kaynaklandığı, davacı-karşı davalının da davalı-karşı davacının düştüğü müzayakadan yarar sağladığı, ivazlar arasında nispetsizlik bulunup, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiği sonucuna varılmakta olmasına ve keza Dairemizce de benimsenmekte olan Hukuk Genel Kurulu’nun 07.02.2007 tarih ve 2007/19-63 E.- 2007/52 K.sayılı ilamında da belirtildiği üzere mevduattaki paraya İ.M.K.B.tarafından uygulanan oranlar dahilinde alınan faiz tutarının üzerindeki faize yönelik istemin fahiş ve ahlaka da uygun olmayan, Borçlar Kanunu’nun 19 ncu maddesine aykırı sözleşmeye dayanması nedeniyle bu yöndeki istemlerin Medeni Kanun’un 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralıyla bağdaşmamakta olmasına nazaran davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.