4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2010/10285 E. , 2010/10240 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/11/2007 gününde verilen dilekçe ile bilirkişilik ücretinin yükseltilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 25/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, tercümanlık ücretinin artırılması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, savcılığın verdiği 6 adet CD içindeki konuşma ve kısa mesajların çözümünü yaparak Türkçeye çevirdiğini, 6 aylık sürede 12.770 sayfa tutan işlem nedeniyle sayfa başına 0,39 TL 'den 5.000,00 TL ödendiğini, takdir edilen ücretin çok az olduğunu belirterek, bilirkişilik ücretinin artırılmasını istemiştir. Davalı ise, işlemin savcılığın takdirine bağlı olduğunu, işin boyutu hakkında davacı önceden bilgi vermediğinden takdir edilen ücretin uygun olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Cumhuriyet savcılığı tarafından 16.01.2007 günü kendisine teslim edilen 6 CD'nin ilkönce Kürtçe çözümünü, daha sonra da 12.770 sayfa tutan Türkçeye çevirisini yapan davacı, işi 31.07.2007'de teslim etmiştir. Yerel mahkemece de benimsendiği gibi; bilirkişilere takdir edilecek ücretlerle ilgili herhangi bir yasal düzenleme ve tarife bulunmamaktadır. Davacı bilirkişi, verilen ücretin yaptığı işe karşılık çok az olduğunu ileri sürmektedir.
Yerel mahkemece kanıtlar yeniden incelenerek ve çeviri konusunda uzman bir bilirkişiye ilgili CD'ler ile çeviri belgeleri inceletilip çeviri süresi, işin zorluğu ve kullanılan kağıt tutarının uygunluğu denetletildikten sonra cumhuriyet savcılığı tarafından verilen işin kapsamı, bilirkişinin harcadığı emek ve zaman gözetilmek suretiyle hak ve adalete uygun bir ücret belirlenmesi gerekirken takdir edilen ücretin yeterli olduğu gerekçesiyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.