4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/13086 E. , 2010/11022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Kalkan aleyhine 18/09/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/01/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; eğimli ve virajlı yolda sürücüsü olduğu aracın direksiyon hakimiyetini kaybeden davalının, sürücüsü olduğu araç ile desteğin sürücüsü olduğu araca çarparak onun ölümüne yol açtığı, ceza mahkemesinde yargılanan davalının, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, olayda tam kusurlu olduğunun belirtildiği, desteğin ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Olayın oluşu, kusur durumu, davacıların ölene yakınlığı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarları azdır. Yerel mahkemece, davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması;
b)Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilen tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Davacılar, dava ve ıslah dilekçelerinde kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren yasal faiz yürütülmesini istedikleri halde, kabul edilen tazminatlara dava ve ıslah gününden itibaren faiz yürütülmüş olması; Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.