11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/10248 E. , 2010/1056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07.05.2008 tarih ve 2007/362-2008/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, iki imza ile temsil edilmesi gereken müvekkili şirketin, Yönetim Kurulu Başkanı ...’un tek başına imza koyarak dava dışı ... lehine keşide ettiği 10.000 USD bedelli bononun ciro yolu ile davalıya geçtiğini, davalının başlattığı takip nedeniyle yapılan haciz sonrasında şirket yurdunda kalan öğrencilerin zor durumda kalmaması için üçüncü kişilerin keşide ettiği toplam 6.000 USD bedelli 6 adet bononun vadesinde ödenmesi halinde, davalının, borçlulardan müvekkili şirket hakkındaki takibe konu alacağından vazgeçmeyi taahhüt ettiğini, diğer yandan merci hakimliğince müvekkilinin şikayeti yerinde görülerek ödeme emrinin iptal edildiğini, tek imzalı oluşu nedeniyle doğmayan, davacı şirketi bağlamayan ve ödeme emri iptal edilen borcun takip baskısı altında ödenmesi nedeniyle davalının nedensiz zenginleştiğini ileri sürerek, 6.000 USD alacağın fiili ödeme günündeki TL. karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemelerin protokole konu bonoların alacaklısı ...’ın cirosu suretiyle müvekkiline yapıldığını, davacı şirketin müvekkiline yaptığı ödeme bulunmadığını, ödeme yapmayan davacının istirdat isteminde de bulunamayacağını, protokolde davacı şirketten para tahsil edileceğine dair de ibare bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan tüm delillere göre, davaya konu edilen bononun keşidecisinin Kozmos Eğitim Tanıtım ve Org. A.Ş. ve kefilinin ... olduğu, lehtarı da ..olup 10.000 USD bedelli olduğu, bonoda borçlu imzalarının tamamının aynı imzalar olduğu ve aynı kişi elinden çıktığı, ...’un hem kefil hem de şirket temsilcisi sıfatı ile şirketi borçlandırıcı imza attığı, bononun tanzim tarihi olan 20.10.2000 tarihinde şirketi temsile yetkili üç kişinin bulunduğu, yetkililer ..., ... ve ... olup iki kişinin müşterek imzası ile ancak şirketin borçlandırılabileceği, tek imza ile şirketi borç altına sokmanın mümkün olmadığı, bonoya davacının icazetinin de bulunmadığı, bono bedelinin icra baskısı altında ödendiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000 USD’nin fiili ödeme tarihindeki TL' cinsinden hesaplanacak bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.