11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/12028 E. , 2013/11908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2011/690-2012/183 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin de ortağı olduğu davalı şirketin dava dışı temsile yetkili ortaklar... ... ... ve ...tarafından son iki yıldır hukuka aykırı bir şekilde yönetildiğini, müvekkillerine yapılan işlemler ve şirketin mali durumu hakkında hiçbir bilgi ve belgenin verilmediğini, Genel Kurula sunulan kar ve zarar tablolarının gerçeği yansıtmadığını, bilançonun gerçekliğini araştırmak isteyen müvekkillerine bu imkanın verilmediğini, rekabet yasağına aykırı olarak dava dışı yönetim kurulu üyesi ...’ın davalı şirketle aynı işi yapan başka bir şirketin ortağı olduğunu, 20.10.2010 tarihli Genel Kurul toplantısında müvekkillerinin özel denetçi tayini talebinin hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini ileri sürerek, 20.10.2010 tarihli Genel Kurul’da gündemin 3. maddesi ile alınan özel denetçi tayini talebinin reddi kararının iptali ile davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesini ve bu denetçi marifetiyle iddiaların incelenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılarca açılan müvekkili şirketin yönetim kurulunun azli, şirkete kayyım ve uzman denetçi atanması istemli İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/454 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, davacılardan ...'ın son genel kurula kadar yönetim kurulu başkanı ve başkan yardımcısı gibi görevlerde bulunduğunu,
TTK’nın 348/2. maddesinde belirtilen özel denetçi istemenin koşullarının mevcut olmadığını, iddiaların soyut olduğunu, davalı şirketin %25 ortağı olan dava dışı ...'ın 05.01.2004 tarihinde davacı ...'ın dışındaki toplam %75 hisse sahibinin muvafakatini alarak Balkan Çelik Dövme San. Ltd. Şti. isimli bir şirket kurduğunu, 09.05.2008 tarihli Genel Kurul Toplantısında rekabet yasağının şirket ortakları açısından kaldırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davalı tarafça derdestlik itirazında bulunulmuş ise de, bahse konu davanın şirket müdürü ve yönetim kurulu üyelerinin azli ile şirkete kayyım ve uzman denetçi atanmasına ilişkin olup somut dava ile konusunun farklı olduğu, ayrıca dosyanın işlemden kaldırılarak süresi içinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğinden derdestlik itirazının yerinde bulunmadığı, davacıların davalı şirkette % 35 pay sahibi oldukları ve azınlığın genel kurul toplantısının yapıldığı 20.04.2010 tarihinden geriye doğru en az 6 ay boyunca azlığı oluşturan paylara sahip olduğu, özel denetçi talep edebilmesi için, şirketin kötü yönetildiği konusunda kafi delil ve emarenin ortaya konulmasının yeterli olduğu, davalı şirket ticari defterlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, atanacak özel denetçinin incelemeleri sonucunda mümkün olacağı, davalı şirket ortağı dava dışı ...'ın hem davalı şirkette hem de dava dışı Balkan Çelik Dövme San. Ltd. Şti'nde yönetim kurulu üyesi/müdür olmasının, davalı şirketin defterlerinde bir usulsüzlük olabileceği zannını uyandırdığı, ayrıca anılan ortağa 20.10.2010 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında rekabet yasağı ile ilgili herhangi bir iznin verilmediği, bu konuda diğer ortaklarca verilmiş bir muvafakatnameye de rastlanılmadığı, bu nedenlerle TTK’nın 348. maddesi hükmü uyarınca özel denetçi atanmasını gerektirir emarelerinin var olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin 20.10.2010 tarihli Genel Kurul Toplantısında gündemin 3. maddesi ile alınan özel denetçi talebinin reddi kararının iptaline, davalı şirkete özel denetçi olarak re’sen mali müşavir Mustafa Kınacı'nın tayin edilmesine, bu denetçi marifetiyle davacıların iddialarının incelenmesine, özel denetçiye yapacağı hizmete karşılık 3.000.00 TL ücretin takdirine, denetçi tarafından rapor ibraz edildiğinde davalı şirket tarafından ücretinin ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilince İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/380 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak yasal süresi içinde derdestlik itirazının ileri sürülmemiş olmasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.