11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/5227 E. , 2010/1534 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.11.2007 tarih ve 2007/112-2007/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki döviz hesabında bulunan toplam 15.000 USD’nın davacının bilgisi dışında çekilerek hesabın kapatıldığını, davacının talebine rağmen hesaptaki paranın ödenmediğini ileri sürerek, 15.000 USD’nın faiziyle birlikte aynen veya ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda davacı iddialarının haksız olduğunun ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 19.03.2007 gün ve 2006/1601 E, 2007/4563 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davalı vekilinin tanık dinletilmesine muvafakat etmediği gibi esasen davanın niteliği ve miktarı itibariyle tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, paranın çekilmesi ile ilgili olarak dosyada bulunan davacı aleyhindeki adeta güçlü delil niteliğindeki bilgi ve belgelerin aksinin tanık beyanları dışında diğer bilgi, belge ve bilirkişi raporu ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.