11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11489 E. , 2010/2351 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Nevşehir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.07.2008 tarih ve 2007/360 - 2008/229 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin %15 oranında hissedarı olduklarını belirterek, 19.10.2007 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurulun gündemine 2002-2006 yılları arası bilanço, kar ve zarar hesaplarının ve anılan dönemlere ilişkin yönetim ve denetim kurulu raporlarının görüşülmesinin eklenmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ise talebini ıslah ederek, 19.10.2007 tarihinde genel kurulun yapıldığını, ancak gündeme eklenmesini istedikleri hususların görüşülmediğini, bu nedenle anılan hususların görüşülmesi için şirketin olağanüstü genel kurula çağrılmasına izin verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların gündeme alınmasını istedikleri hususların yargılama sırasında yapılan 11.11.2007 tarihli genel kurulda görüşülerek karar bağlandığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı şirketin 2002-2006 yılları arası bilanço, kar ve zarar hesapları ile yönetim ve denetim kurulu raporlarının görüşülmesi amacıyla olağanüstü genel kurul toplantısına çağrıya yetki verilmesi istemine ilişkindir.
TTK’nun 367. maddesine göre şirket azınlığının genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırma hususunda yetki talebinde bulunabilmesi için öncelikle ve sırasıyla yönetim kuruluna ve denetçilere başvuruda bulunması gerekmektedir. Buna göre, pay sahiplerinin TTK’nun 366. maddesinde yazılı istemleri, yönetim kurulu ve aynı yasanın 355. maddesi uyarınca denetçiler tarafından nazara alınmadığı takdirde, azınlık hakları sahibi veya sahipleri, mahkemeden genel kurulun toplantıya davetini veya istedikleri hususun gündeme konulması için kendilerinin yetkili kılınmasını isteyebilirler. Yapılacak olan genel kurul gündemine madde ilave edilmesi istemi ise, divana yapılacak başvuru ile mümkündür.
Somut olayda, davacılar tarafından yukarıda yazılı usuller yerine getirilmeden doğrudan dava açıldığı anlaşıldığından, bu aşamada davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığı gözetilerek mahkemece açıklanan bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.