11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/11474 E. , 2010/2339 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2007 tarih ve 2007/144-2007/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “EA+şekil” ibareli marka başvurusunun davalı idare tarafından “EA”, “EA GAMES” ve “EA SPORT” ibareli markalar nedeniyle kısmen reddedildiğini, yapılan itiraza rağmen TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından itirazın kısmen reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile redde mesnet markalar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili markanın tanınmış olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2007-M-968 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başvurusunu yaptığı marka ile redde mesnet markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, başvurudan çıkarılan emtia grubunun aynı olduğu, davacı markanın tanınmış olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, davacının marka başvurusunun reddine ilişkin davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’nın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının başvurusunu yaptığı marka ve kapsadığı ürünlerin redde mesnet markalar ve kapsadıkları ürünler yönünden farklı olduğu iddia edilerek dava açılmış olup, mahkemece, davacının bu iddiasına göre uyuşmazlığın özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi raporu alınmış ve bu raporda davacı markasında bulunan 9. sınıfın 4. alt grubu ile 16. sınıfın 6. alt grubunda bulunan ürünlerin redde mesnet markalardaki ürünler ile aynı veya benzer olmadıkları, ürünler yönünden YİDK kararının doğru olmadığı belirtilmiştir.
Ancak, her ne kadar bilirkişiler raporlarında bu görüşü beyan ettiler ise de mahkemece, rapordaki bu görüşlere aykırı olarak, davacının marka başvurusunda bulunduğu 9. sınıfın 4. alt grubu ile 16. sınıfın 6. alt grubunda bulunan ürünlerin redde mesnet markalardaki 6. sınıf ürünler olan bilgisayar ve yazılımları ile benzer olduğu, bu nedenle YİDK kararının doğru olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis etmiştir.
Oysa HUMK’nun 286. maddesinde belirtilen bilirkişinin görüşünün hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporuna yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283. mad.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği (HUMK 284. mad.) şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa, hâkimin bir kez bilirkişiye gittikten sonra, bundan dönerek uyuşmazlığın çözümünün hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez. Kaldı ki, uyuşmazlığın çözümü, bilirkişi incelemesini de zorunlu kılmaktadır. Bu durumda mahkemece, alınan rapora vaki itirazlar değerlendirilerek gerekirse ek veya yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hâsıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.