7. Hukuk Dairesi
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2674
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2022
NUMARASI : 2022/18 Esas - 2022/1423 Karar
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iflas nedeniyle Tasfiye Halinde Asya Katılım Bankası A.Ş.'nin banka olarak şubeleri ile faaliyet gösterdiği tarihlerde Özel Fırat Yemekçilik Eğitim Sanayi Ticaret A.Ş ve kefillerinin imzaladığı kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, geri ödemelerini yapmayan şirketin verdiği ipotekler sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2017/134 Esas sayılı dosyası takip açıldığını, ipotekli taşınmaza 15 Temmuz sonrası devletin el koyması sebebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibin konusuz kaldığını, bunun üzerine Asya Katılım bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü talimatı ile şirket ve kefilleri aleyhine Sakarya 3. İcra Dairesi'nde 2021/1798 Esas sayılı ilamsız takip başlatıldığını, müteselsil kefil olan davalılar ... ve ...'in borca itiraz ettiklerini ve haklarındaki takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerine ...'in katılmadığını, ... vekilinin ise anlaşmayı kabul etmediğini belirterek davalı/borçlular yönünden itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sermaye şirketinin borcundan dolayı ortakların sorumluluğuna gidilemeyeceğini, borçlu şirketin KHK ile kapatılmış olması sebebiyle alacağın öncelikte 670 KHK'nın 5. maddesinde öngörülen şekilde Maliye Hazinesi'nden talep edilmesi gerektiğini, bu talebin de hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu sürenin de geçirildiğini, hak düşürücü süre nedeniyle alacağı ve talep yetkisi bulunmayan davacının davalılar aleyhine takipte bulunamayacağını, Sakarya 2 Sulh Ceza Hakimliği’nin 01.09.2016 tarih 2016/3091 D. İş nolu kararı ile şirkete kayyım heyeti atandığını, bu tarihten itibaren sorumluluğun kayyım heyetinde olduğunu, talep edilen borç yönünden hak düşürücü sürelerinin ve zaman aşımı sürelerinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankanın 60 günlük süre içinde işlem yapmakta ifa imkansızlığı içinde bulunduğu sabit olduğunu; bankanın alacağı bulunduğuna dair bilirkişi raporu da dosya içinde mevcut iken verilen ret kararı da doğal olarak hukuka ve adalete aykırı bir karar olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf yönünden ifa imkansızlığı söz konusu olmadığını; mahkemenin ret kararı ve gerekçesi yerinde olup mahkeme ilamının onanması gerektiğini; davacı hak düşürücü süre içerisinde defterdarlık/maliye'ye başvuru yapmadığından alacak ve talep hakkını kaybetmiştir. bu nedenle kefillere de müracaat edemeyeceğini beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.
DELİLLER
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 Tarih - 2022/18 Esas - 2022/1423 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Dosyanın incelemesinde; davacının, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2021/1798 E. sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Davacı bankanın dava dışı Özel Fırat Yemekçilik Eğitim Sanayi ve Tic. A.Ş. ile aralarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, davacının ipotekten kaynaklanan alacağının tahsili için Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2017/134 esas sayılı takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığı, borçlu şirketin hazineye devredilmesi üzerine bu takipten alacağın tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle bu kez Sakarya 3. İcra Dairesi'nin 2017/1798 esas sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrine davalıların süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişiden 10/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun alındığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin yazısı üzerine cevap veren Sakarya Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun 11/04/2022 tarih 1115448 sayılı yazısında, hazineye devredilen davalı şirket hakkındaki inceleme ve değerlendirme komisyonunca düzenlenen 26/10/2017 tarih 2017-A-1919/8 sayılı görüş ve öneri raporu ve eklerine göre davacı müflis bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağına ilişkin herhangi bir başvurusunun olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı bankanın süresi içerisinde alacak başvurusunda bulunmadığı Sakarya Valiliği Defterdarlık KHK İşlemleri İl Bürosunun 11/04/2022 tarih 1115448 sayılı yazısından anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince, 670 sayılı KHK'nın 5/4. Maddesinde düzenlenen 60 günlük hak düşürücü sürenin borcu sona erdiren hallerden olduğu kabul edilerek, asıl borcun sona ermesi ile birlikte davalıların kefalet borcunun da 6098 sayılı TBK'nın 598-(1) maddesi uyarınca sona erdiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, 670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesinde düzenlenen 60 günlük hak düşürücü sürenin borcu sona erdiren hallerden olup olmadığı ve bu hükmün kefillere uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir.
17.08.2016 tarihli 29804 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (OHAL Kararnamesi 4) 5/4. Maddesinde; "(4) Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar." hükmü bulunmakta olup KHK ile Hazineye devredilen şirketlerden olan alacaklar için 670 sayılı KHK'nın yayınlanma tarihinden itibaren 60 gün içinde başvuru yapılması zorunlu olup bu süre hak düşürücü süre olarak düzenlenmiştir. 675 sayılı KHK'nın 16/3. maddesi "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir. "şeklindedir. 670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesi ile 675 sayılı KHK'nın 16. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin idareye başvuruya ilişkin olduğu ve borcu sona erdiren sebeplerden olmadığı görülmektedir. 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinde de "dava ve takip" şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddedileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemelerin açıkça "usule" ilişkin olduğu "maddi hukuka" ilişkin olmadığı ve böylelikle borcu sona erdiren nedenlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde idareye başvurmaması nedeniyle başvuru hakkı kaybedilse bile asıl borçludan olan alacağının maddi hukuk anlamında sonra ermeyeceği görülmektedir. Eldeki davada da, davacı idareye 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde başvurmamış olsa bile maddi hukuk anlamında dava dışı şirketin varsa asıl borcu sona ermediğinden 6098 sayılı TBK'nın 598-(1) maddesinin uygulama yerinin olmadığı anlaşılmıştır.
Diğer yandan 670 sayılı KHK'nın 5/4. maddesindeki düzenleme asıl borçlulara yönelik olup anılan hükümde kefillere yönelik bir düzenleme bulunmadığından eldeki davada uygulanması olanaklı değildir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 12. HD., 25/05/2021 tarih, 2019/815 E., 2021/746 K.; Yargıtay 11. HD., 15/02/2023 tarih, 2021/6174 E., 2023/886 K.). Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; işin esasına girip taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının; İlk derece mahkemesinin kararına ilişkin İstinaf Başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 Tarih - 2022/18 Esas - 2022/1423 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2.İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
3.İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,
4.Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2024 ... Başkan ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Üye ...
(e-imzalıdır)
...
Katip ...
(e-imzalıdır)
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*