16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1433 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/06/2021
NUMARASI: 2018/730 E. - 2021/538 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı borçlu ... A.Ş. arasında 26.07.2013 tarihli faktoring sözleşmesi akdedildiğini, Faktoring sözleşmesi çerçevesinde şirket lehine ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, davalı borçlular faktoring sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçluların akde aykırı davranışları, kredibilitesi ve mali durumlarının bozulması, müvekkil şirkete ödeme vasıtası olarak ciro edilen 1 adet çekin karşılıksız çıkması sebebiyle faktoring sözleşmesine göre hesabın kat edildiğini, sözleşmenin feshedildiğinin borçlulara Beyoğlu ... Noterliğinden 25.07.2018 tarih ... Yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarname aynı gün muhataplara tebliğ edilmiş/tebliğ edilmiş sayıldığını, ancak verilen süre içerisinde müvekkilinin alacağının ödenmediğini, ihtarnameye konu borcun ve ferilerinin ödenmemesi üzerine borçlu davalılar aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, ödeme emrinin 31.07.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçluların 03.08.2018 tarihinde borca, takibe, ferilerine itiraz ettiğini, davalı borçluların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, borçluların itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçluların itirazın haksız olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 2013 tarihinde davacı yan ile kredi borçlusu ...Tic. A.Ş. Arasında akdedilen kredi sözleşmesine davalıların şirketin temsilcisi olmaları hasebi ile imza attıklarını, davacı tarafın kötü niyetli davranarak davalıların ayrı ayrı birer imza atmalarını da istediğini, müvekkillerinin de şirketin kullanacağı kredi gereği olarak bu imzaları attığını, müvekkillerinin sözleşmeye kefil olma kastı ile imza atmadıklarını, davacı yanın sunmuş olduğu sözleşmede davalı müvekkillerinin imza etmiş oldukları kısımların karşısına el yazısı ile sorumlu olunan miktar, sorumluluk süresi, müteselsil kefil ibarelerini kötü niyetli olarak eklediğini, müvekkilleri ile kredi borçlusu hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince geçici konkordato mühleti verildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olarak takip başlattığını, icra müdürlüğüne yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğünün takibin iptaline karar verdiğini, davacının tüm bu işlemleri kötü niyetle yürüttüğünü savunarak, bu sebeple davacının dava değerinin %40 dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine, dava harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/06/2021 tarihli, 2018/730 Esas, 2021/538 Karar sayılı kararı ile;"Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde açılan dava, itirazın iptali davası olup davacı factoring şirketi ile dava dışı asıl borçlu ... Tic.A.Ş .arasında 26/07/2013 tarihinde factoring sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamaları ve asıl borçlunun mali durumunun bozularak 1 adet çekin karşılıksız çıkması nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'de ... E.sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine 26/07/2013 tarihli factoring sözleşmesinin eklenerek ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalıların ise TBK 583 mad.uyarınca davalıların kendi el yazıları ile yazmak zorunda oldukları sorumlu olunan miktar, sorumluluk süresi, müteselsil kefil ibarelerini yazmadıklarını sadece şirket yetkilisi olarak sözleşmeyi imzaladıklarını beyan ederek kefilliğe itiraz ettikleri anlaşılmaktadır.
Mahkememizce TBK 583 mad.şartlarının oluşup oluşmadığının denetlenmesi için davalıların yazı örnekleri alınarak emsal yazı örnekleri de ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilerek yazı karşılaştırması için bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan rapor sonucunda 26/07/2013 tarihli factoring sözleşmesindeki 10.sayfasının ait kısmında yer alan " müteselsil " ile başlayıp imzalar ile sonlanan kısımdaki yazıların davalıların el ürünü olmadıkları, sadece ... imzasının üstündeki "... " isim soy isim yazısının onun el ürünü olduğu anlaşılmış,
TBK 583 mad.yönünden kefalet sözleşmesinin geçerli olması için davalıların kendi el yazıları ile yazmaları gereken kısımların davalıların el ürünü olmadığı, bu nedenle müteselsil kefil olarak sorumluluklarının olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı anlaşılmış olmakla birlikte ayrıca factoring şirketince 01/08/2017 tarihli ek sözleşmenin incelenmemesi nedeniyle itiraz ettiği görülmüş fakat açılan dava itirazın iptali davası olup ödeme emrine ekli 26/07/2013 tarihli factoring sözleşmesinden başka belge bulunmadığı, takibe de bu belgeler baz alınarak itiraz edildiği, 01/08/2017 tarihli ek sözleşmenin takibe dayanak yapılmadığı, ödeme emrinde de belirtilmediği tespit edilerek davanın mahiyeti, açılan takip ve yapılan itirazlara göre 01/08/2017 tarihli ek sözleşmenin inceleme konusu yapılamayacağı ve zaten 26/07/2013 tarihli factoring sözleşmesinde kefaletleri bulunmayan ve geçerlilik arzetmeyen davalılar yönünden ek sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle geçerli kefaletleri bulunmayan davalılar yönünden açılan itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiş ayrıca davacı tarafın kötüniyetle hareket ettiği ispat olunamadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde;
30/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda mukayaseye esas belgelerin ... Bankası ve ... Bankası ile yapılmış olan sözleşmeler olduklarını, hiç birisinin resmi memur huzurunda atılan imzaları içermediğini, bu nedenle bilirkişi tarafından incelenen mukayese belgeler altındaki imzaların davalılara ait olup olmadıklarının belli olmadığından, bu belgelerin mukayeseye esas alınmalarının usülen ve hukuken mümkün olmadığını, Takip talebi incelendiğinde; takibinin dayanağı olarak 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesi ve Beyoğlu .... Noterliğinin 25/07/2018 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi olarak gösterildiğini, takip talebinde spesifik olarak 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebinde bulunulmadığını, Mahkemenin reddettiği ve incelemeye almadığı 01/08/2017 tarihli sözleşmenin ayrı bir sözleşme olmayıp, 26/07/2013 tarihli sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğunu, davalılarla ayrı bir faktoring sözleşmesi imzalanmadığını, davalıların faktoring sözleşmesindeki borca itiraz ettiklerinden, açılan dava da faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğundan, alacağı doğuran tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinin sorunlu olduğunu, bu nedenle Mahkemenin 01/08/2017 tarihli sözleşmenin takibe eklenmediğinden, bu belgedeki kefalet kaydının geçerli olup olmadığının incelenmesine yer olmadığına dair kararının hatalı olduğunu,Yine Mahkemenin asıl sözleşmede kefaleti bulunmayan davalıların, ek sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığına dair kabulünün de hukuka aykırı olduğunu, Davalıların 26/07/2013 tarihli sözleşmede verdikleri kefaletlerin geçerli kefaletler olduklarını, bu sözleşmedeki kefaletin geçersi olmasının, sözleşme serbestisi içerisinde tarafların daha sonradan yeni teminatlar vermelerine ve geçerli bir kefalette bulunmaların engel olmadığını, buna rağmen Mahkemece 01/08/2017 tarihli faktoring sözleşmesine ek sözleşmenin hiç incelenmediğini, bu sözleşmede davalıların hukuken geçerli kefaletlerinin mevcut olduğunu,Mahkemece yalnızca kefaletlerin geçerliğiliği ile ilgili inceleme yaptığını, alacağın varlığı ile ilgili hiç bir inceleme yapılmadığını, istinaf taleplerinin kabulü halinde, ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak, takip tarihinde müvekkilinin davalılardan takip konusu alacak kadar alacaklı olup olmadığının bilirkişi maarifetiyle incelenmesini talep ettiklerini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalıların yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.Dahili davalı ... vekili süresinde sunduğu istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğunu, ancak kefalete ilişkin yazıların davacı tarafça kefillere kendi el yazısı ile yazdırma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, bu yazıların davalıların eli ürünü olmadıklarının tespit edilmesine rağmen davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair verdiği kararın onanmasına, kötüniyet tazminatının reddine dair kararının kaldırılmasına, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından 27/07/2018 tarihinde dava dışı ... A.Ş., ... Tic. A.Ş., ...A.Ş., ...Anonim Şirketi ile davalılar ... aleyhlerine 4.809.136,31 TL asıl alacak, 18.973,03 TL işlemiş temerrüt faizi ve 3.972,94 TL ihtarname masrafı olmak üzere 4.832.082,28 TL toplam alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 72 temerrüt faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip sebebi olarak Faktoring Sözleşmesi alacağı ve Beyoğlu .... Noterliğinin 25/07/2018 tarihli, ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin gösterildiği, fakat davalıların İİK'nun 66. maddesi uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu, itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesinde belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. İcra dosyasına sunulan 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesi incelendiğinde; davacı şirket ile ... Anonim Şirketi arasında imzalandığı, dava dışı ...Tic. A.Ş., ... A.Ş., ... Tic. A.Ş., ... A.Ş. İle davalılar ... adlarının müteselsil kefiller olarak sözleşmeye yazıldıkları tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan 01/08/2017 tarihli "Ek Sözleşme" başlıklı sözleşme örneği incelendiğinde;
26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesinin tarafları arasında imzalandığı, 26/07/2013 tarihli sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunun belirtildiği, işbu sözleşme ile faktoring hacmini 5.000.000,00 TL artırıldığı ve azami faktoring hacminin 10.000.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, yine tarafların ve aynı kefillerin adlarının ve imzalarının mevcut olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece Adli Belge İnceleme uzmanı ... alınan 30/09/2019 tarihli tarihli bilirkişi raporunda: "İnceleme konusu26.07.2013 tarihli, ... A.Ş. ile ... Tic. A.Ş. arasında imzalanmış Faktoring Sözleşmesi aslının 10. Sayfasında alt kısımda yer alan '"müteselsil" ibaresi ile başlayan ve ...’in imzaları ile sonlanan kısımlardaki yazılar ile adı geçen şahısların mevcut mukayese yazılan arasında; gerek yukanda işaret edilen hususlar gerekse grafolojik tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu yazıların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ’in eli ürünü olmadıkları, 2-İnceleme konusu 26.07.2013 tarihli, ... A.Ş. ile ... Tic. A.Ş. arasında imzalanmış Faktoring Sözleşmesi aslının 10. Sayfasında sağ alt kısımda ... imzası üzerinde yer alan “..." isim soy isim yazısının gerek yukarıda işaret edilen hususlar gerekse grafolojik tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından benzerlikler ve uyum tespit edildiğinden söz konusu yazının (yukarıda kesikli, sarı eliptik yapı içerisinde yer alan isim soy isim yazısı) ...’in eli ürünü olduğu " görüşü bildirilmiştir.Yargılama devam ederken 26/07/2019 tarihinde davalılardan ...'in vefat etmesi nedeniyle veraset ilamı ibraz edilerek mirasçıları davaya dahil edilmiş, dahili davalılara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmıştır. Karar tarihi itibariyle dahili davalılardan ... 'in mirası reddettiklerine dair İstanbul Anadolu 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/776 E.sayılı ilamının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Dava, Faktoring Sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine sözleşmede kefil olarak imzası bulunan davalıların itirazlarının iptali davasıdır.Mahkemece davanın reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ...mirasçısı dahili davalı ... istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesinde davalılar ...’in kefil sıfatıyla imzalarının mevcut olduğu tespit edilmişse de, davalılar imza dışındaki kefalete ilişkin yazı ve rakamların kendileri tarafından yazılmadığını iddia ederek takibe itiraz etmişlerdir.Kefalet Sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı TBK 583 maddesi uyarınca "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." Türk Borçlar kanunu 12.maddesi uyarınca "Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz." şeklinde düzenlenmiş olup, Mahkemece grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan ve denetime uygun görselleri içeren bilirkişi raporu ile takibe konu 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesine ilişkin davalı borçluların kefalet sözleşmesinde yer alan kefalet tarihi, kefaletin türü, kefalet miktarının davalıların eli ürünü olmadığının tespit edildiği, her ne kadar davacı tarafça mukayeseye esas yazı örneklerinin resmi kurumlardaki yazı örnekleri olmadığı, bankalardan getirtilen yazı örnekleri olduğu yönünde rapora itiraz edilmişse de, bu belgelerin kefalet sözleşmesinden önceki tarihleri taşıyan ve ilgili bankalarca muhafaza edilen belgeler oldukları, ayrıca davalıların Mahkeme huzurunda alınan yazı ve rakam örneklerinin de davaya konu sözleşmedeki yazı ve rakam örnekleriyle mukayese edildiği, bu nedenle Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu ve TBK 583/3. madde ve bendi uyarınca, kefalet için öngörülen şekle uygun olarak yapılmadığından, kefalet sözleşmesinin şekle aykırılık sebebiyle geçersiz olduğunun kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesinin eki olarak imzalanan 01/08/2017 tarihli "Ek Sözleşme" başlıklı sözleşmedeki davalılara ait kefalete ilişkin yazıların incelenmediğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; 01/08/2017 tarihli ek sözleşmenin icra takibine dayanak olarak gösterilmediği, icra dosyasına sunulmadığı, dava dilekçesinde de açıkça 26/07/2013 tarihli Faktoring Sözleşmesi ile ilgili takip yapıldığının açıklandığı, davacı vekili tarafından dava dilekçesinden sonra dosyaya sunduğu delil listesinde de ek sözleşmeye yer vermediği, bilirkişi raporu alındıktan sonra rapora itiraz dilekçesinin ekinde ilk kez dosyaya sunulduğu, itirazın iptali davasında icra takibine konu alacak ve bu alacağın dayanaklarının incelenmesi gerektiği, bu nedenle Mahkemece sonradan dosyaya sunulan ek sözleşmedeki kefalete ilişkin inceleme yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Davalı ... vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf talebi incelendiğinde; Faktoring Sözleşmesinde kefalete ilişkin yazıların davalılara ait olmadığı tespit edilmişse de, davacının şekildeki bu noksanlığa rağmen davalılar hakkında icra takibine başlamakta kötüniyetle hareket ettiğinin davalılar tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle davacı aleyhine kötüniyet tazminatının reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL eksik harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 187,50 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 93,75 TL'sinin davalı ...den alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı ... avansından kullanıldığı anlaşılan; 16,50 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 8,25 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 21/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.