Esas No
E. 2023/738
Karar No
K. 2023/738
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/738 Esas - 2023/826

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

...

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/738 Esas
KARAR NO: 2023/826
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/12/2022
KARAR TARİHİ: 20/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin kardeşi müteveffa ...'un karaciğer rahatsızlığından dolayı ve organ nakli işlemleri için davalı ... Üniversitesi ... Hastanesi'ne yatırıldığını, tedavi süresi içerisinde müteveffa ...'un kronik solunum yetmezliği, karaciğer yetmezliği, akut böbrek yetmezliği, siroz gibi rahatsızlıkların teşhisinin konulduğunu, müteveffanın yaklaşık 40 gün kadar hastanede yattığını ve bu süre zarfında yapılması gereken ve zorunlu olarak söylenen herhangi bir organ nakli işleminin gerçekleştirilmediğini ve sonrasında da vefat ettiğini, ...'un vefatından sonra ... Üniversitesi ... Hastanesi yetkililerinin, hastane tedavi masrafları, organ nakli masrafları adları altında müvekkili ile ölen hasta yakınlarından para istediğini, SGK'nın organ nakline ilişkin yönetmeliğine göre organ nakli ve buna ilişkin tedavi gider ve masraflarının tamamının SGK tarafından karşılandığını ve hastanenin hasta veya hasta yakınlarından herhangi bir ücret talep edemeyeceğini, bu düzenlemelere rağmen davalı hastanenin davacıdan haksız ve yasaya aykırı bir biçimde nakil ve tedavi bedeline karşılık 28.05.2022 tanzim tarihli ve 03.06.2022 vade tarihli, 24.616,00 TL, 45.539,00 TL ve 17.994,-TL bedelli senetleri imzalamadıkları takdirde müteveffanın cenazesinin verilmeyeceğinin söylendiğini, bunun üzerine davacının bu senetleri imzalamak zorunda kaldığını, davacının imzalamak durumunda kaldığı, 45.539 TL bedelli senedin davalı tarafından takibe konulduğunu, takip dosyasının da ...

E. Sayılı dosyası olduğunu, davacı tarafça imzalanan senetlerin gerçek bir para borcunu ifade eden, kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içeren senetler olmadığını, imzalanan senetlerin geçersiz olduğunu, borç tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın kabulü ile dava konusu, alacaklısı davalı, borçlusu davacı olan senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ... esas sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Tensiben karar verildiğinden dava dilekçesi davalıya gönderilmemiştir. YARGILAMA GEREKÇE : Dava, menfi tespit davası olup, davadaki uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan vekalet sözleşmesine istinaden davalı tarafından davacıya zorla düzenletildiği iddia edilen senetler sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacının tacir olmadığı açık olup bu konuda ayrıca bir tacir araştırması yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır. 6102 sayılı TTK m. 5/1. fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir. Ticari davalar; mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplanmaktadır. Doktrindeki yerleşik uygulama bu yöndedir.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.

TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK 4/1. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6102 sayılı m.

TTK 19/2 fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Taraflardan sadece birinin ticari işletmesi ile ilgili olması durumunda ticari dava kabul edilen davalar kanunda açıkça düzenlenmiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.

Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Mahkemelerin görevi ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden sayıldığından yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115).

Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, dava dilekçesindeki anlatımlar ve diğer belgelerin incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında yapılan vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı, eldeki davadaki uyuşmazlığın doğrudan bonodan kaynaklanmadığının görüldüğü de nazara alınarak, davacının 6102 sayılı TTK 12 maddesi kapsamında kalan tacir olmadığı, açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle (HMK 114/1-c, 115/2) davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Dava asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiğinden HMK 114/c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine.

2.HMK 20.maddesi uyarınca kararının kesinleşmesini müteakip iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına(ihtar edildi)

3.Yargılama giderlerinin davaya bakmaya görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde,

HMK 331/2. Maddesi gereğince talep halinde yargılama giderlerinin mahkememiz tarafından karara bağlanmasına, Dair; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/11/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.