9. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/873 - 2024/460
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2021
NUMARASI : 2018/... Esas, 2021/... Karar
İSTİNAF KARARININ
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2021 tarih, 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu;
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafından davacı aleyhine Adana ... İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunulduğunu, takibin, bonoya dayandığını, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı, ayrıca bononun düzenlendiği tarihte alzheimer hastalığı nedeniyle davacının temyiz kudretinin bulunmadığı ileri sürülerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 20 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: davanın reddini savunduğunu, davacının alzheimer hastalığının senedin düzenlenmesinden çok sonra başladığını, bononun düzenlendiği tarihte davacının temyiz kudretinin tam olduğunu, bononun düzenlenmesinden sonraki tarihte davacının kendi adına hem davalı bankadan hem başka bankalardan kredi kullandığını, davanın haksız olduğu belirtilerek davanın reddine ve % 20 tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2021 tarih, 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı gerekçeli kararı ile; davanın, takip konusu bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı ve bononun düzenlendiği tarihte davacının temyiz kudretinin bulunmadığı iddiasıyla açıldığını, ehliyetsizlik ve imzanın borçluya ait olmadığı yönündeki defi herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir defi olduğunu (TTK m 677), takip ve davaya konu olan bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun ispat külfeti bonoya dayanarak alacak iddiasında bulunan davalı tarafa (alacaklı) düştüğünü (HMK m 190/1), Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 27.10.2020 ve Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 27.01.2021 tarihli raporlarda bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda bir tespit yapılamadığının belirtildiği, davalı tarafın ikinci rapora karşı verdiği 11.02.2021 tarihli dilekçede (ek rapor alınması dışında) ve tahkikatın bitirildiği 19.03.2021 tarihli duruşmada başkaca bir bilirkişi imza incelemesinin talep etmediğini, 11.02.2021 tarihli dilekçedeki ek rapor istemi ise düzenlenen rapor kapsamına göre yerinde görülmediği, davalı alacaklı tarafın bonodaki imzanın davacı ...’un eli ürünü olduğunu ispatlayamadığını, bu nedenle davalı taraf takipte kötü niyetli kabul edilerek davanın kabulüne Adana ... İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı dosyası ile takibe konu edilen ... tarafından ... Bankası emrine düzenlenen 03.02.2015 tanzim, 30.11.2017 ödeme tarihli 500.000.TL tutarlı bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 86.580,33.TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından 21/04/2021 tarihinde verilen istinaf dilekçesinde; davaya konu olan bono üzerinde davacı tarafından atılan imzanın basit olması nedeniyle herhangi bir tespit yapılamadığını, yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarında, davacı ...'un davaya konu senet üzerindeki imzası ile mukayese imzaları arasında karşılaştırma yapılmadan senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiğini, bilirkişilerce davacının mukayese imzaları incelenerek senet üzerindeki imza ile karşılaştırma yapılması halinde senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu saptamak mümkün olduğunu, yeterli somut bir kanıt bulunmadığı gözetilmeden müvekkil banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usule aykırılık teşkil ettiğini, uyuşmazlık konusu bono üzerindeki imzanın ve imza üzerinde yer alan davacıya ait ad ve soyad'ın incelenmesi doğrultusunda imzanın ve yazının davacıya ait olduğu konusunda şüpheden uzak ve hükme elverişli bilirkişi raporu alınması durumunda davanın reddine karar verileceği kanaatinde olduklarını, Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.03.2021 tarih 2018/... E. 2021/... K. sayılı ilamının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya istinaf aşamasında iken davacı vekili tarafından dairemize 13/03/2024 tarihinde verilen feragat dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini, davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, feragat sebebiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesine verilen 30/12/2022 tarihli dilekçesinde; davacı ...'un davadan feragat etme beyanını kabul ettiklerini, vaki feragate istinaden davanın reddini, işbu davaya ilişkin davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin bulunmadığını, tarafların beyanına istinaden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir. Dosya istinaf aşamasında iken davacı vekilinin 13/03/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış;
310.maddesinde ise hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği açıklanmıştır. Somut olay bakımından, davacı vekili dosya istinaf aşamasında iken dairemize sunulan dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve istinaf incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun "Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari İşleri ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin", "Karar Verilmiş Dosyalara İlişkin İşlemler" başlıklı 215/1 maddesinde düzenlenen "Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh hâlinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez." hükmü gereğince davadan feragatin dosyanın istinaf aşamasında ve Dairemizde iken yapılması nedeniyle ilk derece mahkemesince karar verilmesi mümkün bulunmadığından 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesi delaletiyle 353. maddesi kapsamında Dairemizce değerlendirilip karara bağlanması gerekmektedir.
Bu nedenle, davacı vekili davadan feragat ettiğinden, ilk derece mahkemesi kararının davadan feragat edilmesi nedeniyle kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesi gereğince davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davadan feragat edilmesi sebebiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi gereğince Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2021 tarih, 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararının davadan feragat edilmesi nedeniyle re'sen kaldırılmasına, davanın feragattan reddine dair karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesine ilişkin istinaf başvurusunun davadan feragat nedeniyle konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi gereğince Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2021 tarih, 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı KARARININ RE'SEN KALDIRILMASINA,
3.6100 sayılı HMK'nin 307. maddesi gereğince davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL harcının peşin alınan 7.393,17.TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.965,57.TL.nin, kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE
5.6100 sayılı HMK'nin 326/1. maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6.6100 sayılı HMK'nin 326/1. maddesi gereğince davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
7.6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince davalı vekili tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, İstinaf incelemesi yönünden;
1.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 7.393,17.TL istinaf karar harcının, kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
2.-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin talepleri doğrultusunda kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
3.-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4.-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,,
5.-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-3 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)