9. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1014 - 2024/383
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/02/2021
NUMARASI : 2019/... Esas, 2021/... Karar
Av. ...
Av. ...
İSTİNAF KARARININ
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... esas ve 2021/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Kiralama A.Ş. tarafından davalı firmadan satın alınan ve ... sözleşmesi ile dava dışı ...'e kiralanan ... model ... tip nolu iş makinesinin müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, kiralanan bu aracın yaklaşık iki buçuk ay sonra kızak ve şase bölümünde çatlakların oluşması ile garanti kapsamında Gaziantep'te bulunan davalı şirket yetkili servisinde iki defa tamirat gördüğünü, garanti kapsamında yapılan tamiratlardan da netice alınamadığını, garanti süresinin bitmesi ile müvekkili sigorta şirketine başvurulması ile yapılan tamiratların giderlerinin ödendiğini, paranın ödenmesi ile kiracı ... tarafından müvekkil firmaya ibraname verildiğini, poliçe kapsamında yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili firma ... Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti.'ye yaptırdığı araştırma ile söz konusu arızalarda imalat kusuru olacağı kanaatine varıldığını ve böylelikle davalı firmanın sorumluluğunun ortaya çıktığını belirterek davanın kabulü ile sigortalıya ödenen 18.180,00.TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, oysa ki söz konusu makinenin satışının yapıldığı yer ile müvekkili firmanın bölge müdürlüğü olan yerin ... olduğunu, yetkili yer mahkemesinin ... mahkemesi olduğunu, davacı tarafından sigortalandığı iddia edilen iş makinesinin müvekkili firmanın yetkili servisince 06/06/2011 tarihinde 1418 çalışma saatinde makinenin boomunda çatlak oluşması ve arka sliding framein çalıştığı plakada çatlak oluşumundan dolayı boomun sökülerek gerekli kaynak onarımının yapıldığını, söz konusu onarımın garanti kapsamında gerçekleştirildiğini, bu işlemin makineye davacının iddiası gibi iki kez değil bir kez uygulandığını, bu işlemin makinenin olağan kullanımı sonucunda yapılan bir işlem olduğunu, davacı tarafın dava dışı ...'in makineyi aldıktan yaklaşık iki yıl sonra 04/06/2012 tarihinde (gerçekte böyle bir olayın olup olmadığını bilmedikleri bir şekilde, yapılan işin sonunda kesilen faturanın hangi fiyatlar baz alınarak kesildiğini tespit etmelerinin mümkün olmadığını) ... Makine/... 'e tamir işlemi yaptırıldığını, yargılamanın selameti açısından ortaya çıkarılmasının gerektiğini, aksi halde ... Makine tarafından yapılan işlemlerin neden yapıldığını, fiyatlandırmanın hangi kriterlere göre gerçekleştirildiğini bilmelerinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davanın davacı sigorta şirketi tarafından sigorta sözleşmesinde menfaati bulunan dava dışı kiracıya hasar bedelini ödeyerek, zarara sebebiyet veren davalıya rücu amacıyla açıldığı, davaya konu makinede meydana gelen çatlamalar ve kırılmaların kullanım hatası nedeniyle meydana gelmediği, üretici firmanın seçmiş olduğu malzemeden kaynaklı olduğunun 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile ispatlandığı, bu nedenle hasarın davalının %100 kusuruyla oluştuğu, sigorta genel şartların 1/b maddesine göre imalat hatasından kaynaklı hasarların teminat kapsamında olduğu gerekçesi ile 18.180,00.TL hasar bedelinin dava dışı ...'e ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıya rücu imkanı bulunduğundan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkilinin sorumluluğunun olamayacağını, arızaya sebep olabilecek başkaca ihtimallerde belirtilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece bu hususların görmezden gelindiğini, somut durum aydınlatılmadan eksik inceleme ile müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna dayanak tutulan ekspertiz raporunda arızanın aynı zamanda kullanım hatasından da kaynaklanmış olabileceğini, operatörün sigortalı çalışan olmadığını ve operatörden kaynaklanan bir hatanın da olabileceğini belirttiğini, söz konusu onarımın garanti kapsamında gerçekleştirildiğini, bahsedilen arızanın defalarca gerçekleştiğini, aracın ayıplıymış gibi bahsedildiğini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, iddiaları destekler somut bir kanıt bulunmadığını, ihbar ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davanın usulden reddi gerekirken esasa girilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, uygun illiyet bağının olmadığını, nitekim hükme sadece bilirkişi raporunun esas alındığını, bu raporda da herhangi bir inceleme yapılmaksızın halihazırda müvekkilinin yokluğunda ve bilgisi olmaksızın yaptırılan ihtimallerle dolu ekspertiz raporunun müvekkili aleyhine olabilecek tespitlerinin kıstas alındığını, somut olayın aydınlatılmadan hüküm kurulma yoluna gidildiğini, bu hali ile de müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, yaklaşık varsayımlarla müvekkili şirkete kusur izafe edilmesinin hakkaniyete aykırı düştüğünü belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemeninin rücuen tahsili istemine ilişkidir.
Davacı vekili, dava dışı sigorta ettiren ile aralarında düzenlenen ... Sigorta Poliçesi ile sigortalıya ait iş makinasının sigortalandığını, söz konusu iş makinasının davalıdan satın alındığını ve garanti süresi içerisinde tekrarlayan ve tamir edilen arızaların garanti süresi bittikten sonra da devam ettiğini, sigortalı tarafından yaptırılan tamirat bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiğini belirterek yapılan ödemenin iş makinasının üretim hatasından kaynaklı olması sebebiyle davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dava dışı sigortalıya ait olup davalıdan satın alınan ... iş makinasının ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, sigorta konusunun makine kırılması, elektronik cihaz, yangın, hırsız ve montaj sigortaları genel şartları klozları ve özel şartları kapsamında teminat altına alındığı, iş makinasının garanti süresi içerisinde tekrarlayan ve davalı tarafından onarılan arızalarının garanti süresinin bitiminden sonra da devam ettiği ve davacı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası kapsamından sigortalıya 18.180,00.TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketinin rücu edebileceği tutar ödeme tarihindeki gerçek zararla sınırlı olup, mahkemece bu yönde alınan bilirkişi raporunda zararın doğru olarak hesaplandığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan zarar miktarı ile ilgili olarak alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporlarının, dosya kapsamındaki delillere uygun olarak düzenlendiği, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.241,87.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 311,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 930,87.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3.6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4.6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5.6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6.-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 11/03/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)