Esas No
E. 2022/555
Karar No
K. 2024/617
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ERZURUM

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/555

KARAR NO: 2024/617

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/12/2021 (Karar)

NUMARASI : 2017/430 Esas, 2021/471 Karar

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı ve davalı vekillerince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, sürücü ... sevk ve idaresinde ki ... plakalı minibüs ile .../TORTUM beldesi istikametinde seyrederken yolun karla kaplı, buzlu ve keskin virajlı olması nedeniyle kaza yaptığını, bu kazada ölüm, yaralanma ve maddi hasar meydana geldiğini, olay yerinde trafik ekiplerince yapılan incelemede ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve olayla ilgili Tortum CBS tarafından 2009/... numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ancak şüpheli ... vefat ettiği için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'un ağır yaralandığını, senelerce süren tedavisinin ardından Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun 07/..../2016 tarih ve ... numaralı raporu ile %10 oranında vücut fonksiyonlarını kaybettiğinin belirlendiğini, kazaya sebebiyet veren aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin davaya konu kaza sebebiyle uğramış olduğu zararını 15.02.2017 tarihli başvuru dilekçesi ile sigorta şirketinden talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin bu taleplerini taşımacılık sigortasının...sigorta olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak müvekkilinde meydana gelen geçici ve daimi iş göremezlik - efor kaybı oranına ilişkin tazminat tutarına denk eksik talebe ilişkin peşin harç yatırıldıktan sonra talep edilecek miktar saklı kalmak kaydıyla, geçici ve daimi iş göremezlik ve efor - çalışma gücü kaybı nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, kazanın 08/12/2009 tarihinde meydana geldiğini zaman aşımı itirazında bulundukları, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davacının trafik poliçesinden olan talebi zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi limitinde kaldığını, talebin bu poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, bu poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin...Sigorta A.Ş. olduğunu bu nedenle iş bu davanın...Sigorta A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle 150.000,00 TL olduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen aracın toplu taşıma faaliyetinde bulunduğunu bu nedenle zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk poliçesi yaptırması gerektiğini ve talep edilen tazminatın bu poliçeden karşılanması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre maluliyet oranının kesin olarak saptandığı tarihe kadar geçen süre içerisinde kesin olarak saptandığı tarihe kadar geçen süre içerisinde tedavi ve geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmadığını ve müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, buna ilişkin talepler bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunun bulunduğunu ve yine davayı kabul etmemek kaydı ile müvekkil şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davacının davasının ve tedavi ile geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince, " ... Meydana gelen kaza nedeniyle davacıda yaralanmaların oluştuğu, mahkememizce davacıda yapılan gözlemde de sağ göz altında biri yaklaşık 2 cm diğeri göz altında burun hizasına kadar uzanan 5 cm uzunluğunda iz bulunduğu, sol kol el bileğinde gözle görülebilir nitelikli kesi izleri ile yaralanma izlerinin bulunduğu, kafada saçlı derinin başladığı yerden saç içerisine kadar uzanan kesi izlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. ATK tarafından düzenlenen 24/12/2019 tarihli raporda da davacıda sağ göz medial uçtan sağ ağız köşesine kadar uzanan 9x0,2 cm ciltten koyu ve yer yer çökük nedbe, sağ göz lateralden zigoma üzerine uzanan yıldızvari hafif renk ve seviye farkı veren 1,5x1 cm nedbe, sol frontal saçlı deri uç kısmından başlayan sağ temporoparietal bölge kesişim yerine uzanan 20x0,5 cm nedbe, sol teporalden baş orta kısmına uzanan 13x0,5 cm nedbe, sol ön kol distalde 6x3 cm nedbe, sol ön kol distal volarda 0,5x0,5 cm nedbe, sağ bacak distal ön yüzde üzerinde kıl folikülü olmayan 5x0,5 cm nedbe, toplam kafatası 1/5'i kadar üzerinde kıl folikülü bulunmayan keloit doku olduğu belirtilmiştir. Davacıda yapılan muayene ve bu tespitler sonrasında 24/12/2019 tarihli raporda davacıda çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyete neden olacak düzeyde araz bulunmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı belirtilmiştir. Yine davacıda yapılan muayene sonrasında 06/07/2021 tarihli Atatürk Üniversitesi ATK Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda da davacıda %3,1 oranında meslekte kazanma gücünde azalma olduğu belirtilmiştir.

Mahkememizce davacıda yapılan gözlem ile gözle görülebilir nitelikte davacının vücudunda sabit eserlerin kaldığı, bu izlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle meydana geldiği, bu izlerin davacının vücudunda gözle rahat bir şekilde görülebildiği, 24/12/2019 tarihli ATK raporunda da davacıda oluşan izlerin ayrıntılarıyla belirtildiği, buna rağmen raporda davacıda maluliyetin oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu nedenle 24/12/2019 tarihli ATK raporu karşısında 06/07/2021 tarihli Atatürk Üniversitesi ATK raporunun somut olay açısından uygulanabilir nitelikte olduğu anlaşılmakla mahkememizce davacıda %3,1 oranında maluliyetin olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği kanaatine varılmıştır.

Davacıda oluşan %3,1 oranında maluliyet oranı ve kazanın meydana gelmesinde yolcu durumda bulunan davacının herhangi bir kusurunun olmayıp, araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza tarihi olan 08/12/2009 tarihinde davacının henüz 12 yaşında olduğu, davacının 3 aylık iyileşme süresi olarak öngörülen geçici iş göremezlik döneminde herhangi bir gelirinin bulunmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararının oluşmadığı, ancak TRH2010 ve prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığında davacının 55.273,94 TL tutarında sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu, davacının kaza sonrasında 17/02/2012 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, davalı şirketin yapılan bu başvuruya cevap vermeyerek reddetmiş sayıldığı, buna göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi 25/02/2017 olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile 55.273,94 TL tutarında iş gücü kaybı tazminatı alacağına temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle "Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 55.273,94 TL tutarında iş gücü kaybı tazminatı alacağının temerrüt tarihi olan 25/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine " şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Erzurum Böle Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen %10 sürekli maluliyet raporu nedeniyle 134.593,86 TL bedelli tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle öncelikle sıralı sorumluluk gereği taşımacılık sigortacısına başvurulması gerektiğini, bu şart yerine getirilmediğini, verilen kararın kanuna aykırı olduğunu, 07/10/2021 tarihli bilirkişi hesap raporunun hatalı düzenlendiğini, hüküm kurmaya elverişli olmadığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının 08/12/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralandığını belirterek sürekli maluliyet tazminatına karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde davanın reddini istediği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Somut olayda, ilk derece mahkemesince davacının maluliyet oranına yönelik olarak Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06/07/2021 tarihli raporda davacının meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %3,1 olduğu belirtilmiş, mahkemece bu oran üzerinden düzenlenen aktüer raporu hükme esas alınmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporuna göre karar verilmesi gerektiğine yönelik davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.

İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda Yargıtay yerleşik uygulamasına göre TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, kaza tarihi itibariyle taşımanın şehirlerarası taşıma olmadığından Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında olmadığı (Y.

17.HD 25/03/2021 tarih ve 2021/3038 E.- 2021/3312 K. Sayılı ilamı) anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Başvuru sırasında alınması gerekli 3.775,76-TL harçtan peşin alınan 944,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.831,76‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

4.İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog