27. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/445
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVACI
VEKİLİ
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince, ek karara karşı ise davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili:Taraflar arasında 03/03/2016 tarihinde imzalanan eser sözleşmesi ile müvekkili şirketin davalı tarafından inşa edilen alışveriş merkezi çatısının ... çatı sistemi ile kapatılması işini üstlendiğini, davalının da ek işlerle birlikte 239.044,40 Euro ödemeyi üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmenin gereğini yerine getirdiğini, 25.04.2017 tarihli iş teslim tutanağı ile işin eksiksiz yapıldığı belirtilerek teslim alındığını, yağmur suyu testi dışında hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini, sözleşme konusu tesisin açılışının da yapılarak faaliyete geçirildiğini, davalının borcunun bir kısmını ödediğini, iş bedelinin % 10 tutarı olan 20.160 Euro'luk kısmının sözleşmenin 9. maddesi gereğince 2 yıl sonunda yapılacak kesin kabulde ödenmek üzere teminat olarak kaldığını, icra takibine konu olan 19.802,67 Euro'nun ise ceza olarak kesildiği söylenerek ödenmediğini, takip konusu alacağın muaccel olmuş 19.802,67 Euro olduğunu, teminat amaçlı olarak davalı yedinde tutalan kısım olan 20.160 Euro'nun buna dahil olmadığını, davalının ceza uygulamasının haklı bir gerekçesinin bulunmadığını, iş bittikten sonra hiçbir çekince belirtmeden kesinti yaptığını, bu nedenle kesinti konusu alacağın tahsili amacı ile Ankara 26 İcra Müdürlüğünün 2017/16549 sayılı dosyasında davalı aleyhine takip yapıldığını, davalının itiraz ettiğini belirterek 19.802,67Euro karşılığı (icra takip tarihinde 81.502,00TL) muaccel borcunu haksız olarak ödemeyen davalının itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhinde alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: Taraflar arasında 03.03.2016 tarihinde ... AVM ve Otel İnşaatı Membran Örtü ile Çatı Kapatma iyine ilişkin taşeron sözleşmesinin imzalandığını, 29.12.2016 tarihli iş yeri teslim tutanağı ile işin metre karesinin 650 m2'den 850 m2'ye çıkması sonucunda 14 günlük montaj süresinin 17,5 gün olarak belirlendiğini, davacının işi 17,5 gün sonra 16.01.2017 tarihinde teslim etmesi gerekirken 25.04.2017 tarihinde işi teslim ettiğini, davacının işi 3 ay 9 gün sonra gerekçesiz ve bildirimsiz olarak teslim etmiş olduğunu, 30.04.2017 tarihli hakediş ile sözleşmenin 22.maddesine istinaden cezai müeyyide uygulanarak davacının hakedişinden kesinti yapıldığını ve hakedişin davacı şirket tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığını, bunun üzerine müvekkilinin kesintilerle ilgili 30.04.2017 tarihli faturayı davacı şirkete tebliğ ettiğini, davacının faturayı sözleşme şartlarına uygun olmadığı iddiası ile iade ettiğini, müvekkilince davacıya 23.05.2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini ve ihtarnamede son hakedişe ilişkin olarak yapılan tüm kesintilerin açıklamalarının yapıldığını, bunun üzerine davacının bu kesintiye ilişkin icra takibi yaptığını, müvekkilince borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davacının kusurlu davrandığını ve sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirmediğinden dolayı sözleşme gereğince ceza hükmünün uygulandığını, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine ve davacı aleyhinde %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında 03.03.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı, taşeronun işi süresinde bitirememesi durumunda gecikilen her gün için madde 9. ( a) 'da belirtilen sözleşme bedelinin % 10'unu geçmeyecek oranda gecikme cezası kesileceğinin kararlaştırıldığı, bilirkişi raporlarının ve ek raporun alındığı, mahkemece tüm dosya kapsamında bulunan bilgi, belgeler ile yapılan yargılama neticesinde; davanın taraflar arasında 03/03/2016 tarihinde imzalanan eser sözleşmesi gereğince davacının sözleşmeden doğan 19.802,67 Euro alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine yapmış olduğu, Ankara 10 İcra Müdürlüğünün 2017/16549 sayılı icra takibine davalının itirazının iptaline ilişkin olduğu, ihtilafın sözleşme gereğince işin geç teslim edilip edilmediği, geç teslim edilmiş ise sözleşmenin 22. maddesi uyarınca cezai şart isteminde bulunulup bulunulmayacağı noktasında toplandığı, taraflar arasında 03/03/2016 tarihinde davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, konusunun "Taşeron tarafından hazırlanacak ve işveren tarafından onaylanacak uygulama projesine göre ... AVM binasında bulunan proje üzerinde 650 metrekare boşluk alanın mevsimsel döneme, güneşin durumuna ve günün saatine göre iç mekanlara, gün ışığının otomatik olarak verilmesinin ve kumanda ile de kontrol edilebilmesini sağlayacak bir otomasyon sistemini de içeren "üst ve orta tabaka baskılı, iç tabaka baskısız) olmak üzere mimari tasarımlı üç tabakalı ... ve Yastık Mebran Örtü Sistemi ile kapatılması" işi olan sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin imzalanmasına müteakip yer teslim tutanağının imzalanacağı, taşeron tarafından ... tasarımı, projesi ve çelik projesi hazırlanarak işe başlanılacağı, işveren tarafından tasarım ve proje onayı ardından malzeme temini, işyerine getirilmesi ve montajı ile işin tamamlanacağı, tasarım ve proje onayının 2 hafta, malzemenin temini, iş yerine naklinin 14 hafta, montaj süresinin 2 hafta, ... tasarım onayından sonra en geç 120 takvim günü içerisinde işin süresinin belirlendiği, sözleşmenin 22. maddesi gereğince taşeronun işi süresinde bitirmemesi durumunda gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %10'unu geçmeyecek oranda gecikme cezası kesileceğinin hüküm altına alındığının görüldüğü, dosyaya davalı tarafından sunulan 29/12/2016 tarihli işyeri teslim tutanağında, işin adı, sözleşme tarihi, işe başlama tarihi, metrajı ve sözleşme bedeli ile ilgili bilgiler belirtildikten sonra, 29/12/2016 tarihinde işveren temsilcisinin yapılacak işin tarifini yaparak ve yerini de göstererek iş yerinin işin yapılmasına hazır ve uygun olarak teslim ettiğinin belirtildiği, ancak söz konusu işyeri teslim tutanağının fotokopi olduğu, yüklenici (davacı) adına ...-İnşaat Mühendisi tarafından imzalandığının görüldüğü, davacı tarafından söz konusu belgenin sahte olduğunun iddia edildiği, mahkemece söz konusu belgenin aslının sunulması için davalıya süre verilmesine rağmen davalının aslını sunamadığı, yüklenici adına imzası bulunan ...'a ulaşılmaya çalışıldığı ancak yapılan tebligatların bila ikmal iade edildiği, kendisine ulaşılamadığı bu nedenle imza ve beyanlarının alınamadığı dikkate alınarak usul ekonomisi gereğince söz konusu kişinin dinlenilmesinden vazgeçilerek yargılamaya devam edilerek, dosyaya sunulan bilgi, belgeler üzerinden mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden raporların dosyaya kazandırıldığı, davacı tarafından dosyaya 25/04/2017 tarih işin eksiksiz tamamlandığı ibaresini içeren iş teslim tutanağının sunulduğunun görüldüğü, söz konusu uyuşmazlığa konu, icra takibinin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22. maddesinden kaynaklı cezai şarta ilişkin olduğu, dosya kapsamında bulunan bilgi belgeler ile yapılan tespit neticesinde taraflar arasında imzalanan sözleşme de dikkate alındığında sözleşme konusu işin davacı yüklenici tarafından 3 ay 9 gün geç teslim edildiği, işin geç teslimi nedeni ile gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %10 'u geçmeyecek şekilde gecikme cezası kesildiği, söz konusu cezai şart bedelinin davalı ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı defter kayıtlarında kayıtlı olmadığı, dosyaya sunulan taraflar arasında imza altına alınan 30/04/2017 tarihli hakediş tutanağının kesintiler bölümünde 20.000,00 Euro gecikme cezasının belirtildiği, söz konusu hakedişin taraflarca herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın imza altına alındığı anlaşılmakla, her ne kadar 30/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında süre sonunda ihtirazi kayda, ihbar ya da ihtara gerek olmaksızın cezai şart talep edilebileceğinin kararlaştırılmaması nedeni ile TBK 'nın 179/2 maddesi gereğince davalı cezai şart talebi bakımından teslimden önce veya en geç teslim anında cezai şart hakkının saklı tuttuğuna ilişkin ihtirazi kayıt beyanının zorunlu olduğu buna ilişkin herhangi bir ihtarname keşide etmediğinden cezai şart talep edemeyeceği, davacının alacak talebinin yerinde olduğu görüşü belirtilmiş ise de; öncelikle sözleşme uyarınca belirlenen süreden 3 ay 9 gün işin geç teslim edildiği, işin sonunda düzenlenen 30/04/2017 tarihli hakediş tutanağında açıkça 20.000,00 Euro gecikme cezası belirtilip kesinti olarak gösterilip, hakediş tutarından düşülmek suretiyle, hakediş bedelinin belirlendiği ayrıca davacı tarafından dosyaya sunulan fotokopi mahiyetindeki işyeri teslim tutanağına itiraz edilip sahte olduğu iddia edilse de, söz konusu hakedişte işyeri teslim tarihinin dosyaya sunulan işyeri teslim tutanağı ile aynı tarih olan 29/12/2016 tarihi olduğu, davacı firma tarafından hem hakedişte belirtilen cezai şarta hem işyeri teslim tarihine herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığı, itiraz edilmediği anlaşılmakla, Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca, davalının sözleşmeye konu bedelden işin geç tesliminden dolayı kesmiş olduğu cezai şarta bu aşamada itiraz edemeyeceği, cezai şartın kesinleştiği dikkate alındığında davacının bu cezai şart nedeniyle kesilen sözleşme alacağını talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 31/01/2022 tarihli hükmün tamamlanmasına ilişkin ek kararında özetle:
Davalı vekilinin hükmün tamamlanması talebi üzerine duruşma açıldığı, davacının davasının gerekçeli kararda açıklandığı üzere reddine karar verildiği ancak davalı tarafından kötüniyet tazminat talebi bulunulmasına rağmen bu hususta karar verilmediği, yapılan yargılama neticesinde dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler kapsamında davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin HMK 305/ A maddesi gereğince talebinin kabulü ile, 15/11/2021 tarih ve 2018/35 Esas, 2021/688 Karar sayılı ilamının hükmüne "2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin Reddine," eklenmek suretiyle hükmün tamamlanmasına istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında 03.03.2016 tarihli eser sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin sözleşme gereğini yerine getirdiğini, davalının yapması gereken ödemenin 43127,87 Euro kısmını halen ödemediğini, bu tutarın 19.802,67 Euro kısmının sözleşme gereği kesin kabulün yapılacağı tarihe kadar teminat olarak işveren elinde kaldığını, işin bitiminde ödenmesi gereken 19.802,67 Euro için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine davanın açıldığını, davalı tarafça, iş geç teslim edildiği için bu tutarın ödenmeyeceğinin savunulduğunu ve dayanak olarak işyeri teslim tutanağı adı altında bir belge sunduğunu, bu belgenin sahte olup aslının sunulmasını istediklerini, mahkemece verilen kesin süre içinde belge aslının sunulmadığını, davalının belgenin elektronik posta ortamında oluşturulduğunu, aslının olmadığını kabul ve ikrar ettiğini, mahkemenin buna rağmen, belgenin gerçekliğini ispat yolunda resen hareket ettiğini, uzun süre belgeyi imzaladığı ileri sürülen kişinin beyanını alabilmek için çaba sarf ettiğini, gecikme süresinin işyeri teslim tutanağında yazılı tarihten hesaplandığını, bunun ise sahte bir belgeye değer atfedilmesine yol açtığını, belge üzerinde yazılı işyeri teslim tarihinin 29/12/2016 olup davalının bu belgenin elektronik posta ortamında 02/07/2017 tarihinde üretildiğini belge ile ortaya koyduğunu, zaten sunulan e-posta görüntülerinin de belgenin 02/07/2017 tarihinde üretildiğini gösterdiğini, mahkemenin davalının dayanağı belgenin gerçekliğinin ortaya konamaması karşısında, davayı kabul etmesi gerektiğini, davada işin yapılmadığı, eksik veya kötü yapıldığı yönünde savunmanın olmadığını, yani işin uygun evsafta yapıldığının tartışmasız olduğunu, sözleşmeye göre, işin ... tasarım onayından sonra 120 gün içinde tamamlanacağını, davalı yanın bu onaya ilişkin bir belge sunmadığını, bundan önce işyeri teslim tutanağının imzalanacağını, davalı yanın onay tarihi ispat edilmediği gibi iş yeri teslim tutanağının da sahte düzenlenmesi karşısında savunmasının dayanağının olmadığını, müvekkilinin işi itiraz olmaksızın ve bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin, sözleşme gereği yer teslimi ve tasarım onayından sonra başlaması gereken süreler içinde tamamlaması karşısında alacak talebinde haklı olduğunu, cezai şartın uygulanmasında hata edildiği yönündeki iddialarının değerlendirilmediğini, sözleşmenin şartlar oluşursa, en fazla sözleşme bedelinin % 10'una kadar cezai şart kesilebileceğini öngördüğünü, bu şartın belirsizlik içerdiğini, azami ölçü olan % 10 cezai şartın uygulanmasının gerekçesinin sözleşmede bulunmadığının dile getirildiğini, mahkemenin herhangi bir değerlendirme yapmaksızın davalı yanın işin bedelinden % 10 kesinti yapılmasını uygun bulduğunu, davalının savunmasına göre işin geç yapıldığını görüp buna itiraz etmediğini, itiraz etse, şantiye sahasına müvekkili şirketin girip iş yapmasının mümkün olmadığını, yani davalının işin yapıldığı tarihlere itirazının olmadığını, muvafakatının olduğunu, işin bitirilmesine kadar sessiz kalan, para ödeme gerektiğinde ise cezai şart uygulamasına kalkışan davalının eylemlerinin çeliştiğini, bu durumun iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davalının işe devama izin vererek, onayını gösterdiğini, davalı tarafın kesintiler için gönderdiği faturanın iadesi üzerine ikinci kez noter aracılığı ile gönderdiğini ve gerekçelerini açıkladığını, 23/05/2017 tarihli ihtarnamede, birden fazla gerekçe ile kesinti yapıldığının bildirildiğini, müvekkilinin ise bunları kabul etmediğini 29.05.2017 tarihli 22289 yevmiye numaralı ihtarname ile cevaben bildirdiğini, içeriği kabul edilmeyen faturada yer alan alacak kalemlerinin gerçekliği ve doğruluğu ispat edilmediği halde alacaktan mahsubunun hatalı olduğunu, 25/04/2017 tarihli iş teslim tutanağında herhangi bir ihtirazi kayıt olmadığını, bu tutanakta sızdırmazlık testi yapıldığının da yazıldığını, başkaca bir kayıt konulmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin 31.01.2022 tarihli kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin ek kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirkete karşı hukuksuz bir şekilde gerçekleştirdiği icra takibi nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini ve mağdur olduğunu, davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine konu asıl alacağın likitide olduğunun ispatlandığını, dolayısıyla davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkemenin ek kararının kaldırılmasına ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı davacı vekilince, hükmün tamamlanmasına ilişkin ek karara karşı ise davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar ve de hükmün tamamlanmasına ilişkin karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin asıl karara yönelik ve davalı vekilinin ise hükmün tamamlanmasına ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin asıl karara yönelik ve davalı vekilinin ise hükmün tamamlanmasına ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine
2.Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3.Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödenen istinaf kanun yoluna başvurma haçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361.maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
(e-imzalıdır)