Esas No
E. 2021/17343
Karar No
K. 2023/5164
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2021/17343 E.  ,  2023/5164 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2011/422 E., 2020/97 K.

KARAR : Davanın kısmen kabulüne (Vakıf senedindeki 2/ı maddesi hariç diğerlerinde yapılan değişikliğin tesciline) Birleşen Bakırköy 7 AHM 2004/240 E ... dosyadaki davanın kabulüne, diğer birleşen dosyalar konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına

Hasımsız olarak vakıf senedinde yapılan değişikliğin tescili davası ile taraflar arasındaki vakıf genel kurulunda alınan kararların iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma ilamına karşı direnme kararının ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, vakıf genel kurul kararının iptali istemine ilişkin birleşen davalar konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-birleşen dosya davalısı Vakıf vekili ile birleşen 2004/345 Esas ... dosyası davacıları ... ve diğerleri vekilleri Av. ... tarafından kendi adına asaleten diğerleri adına vekaleten duruşmalı, Teftiş Makamı ... vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısı vekili Av. ... ile ... vekili Av. ... geldiler. Karşı taraftan birleşen dosya davacılarından ... ve arkadaşları vekili Av. ..., ... ve arkadaşları vekili Av. ... ile ... ve arkadaşları vekili Av. ... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.10.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı THY A.O. Personeli Sosyal Yardım Vakfı vekili dava dilekçesinde; yürürlüğe giren 5072 ... Kanun ve gerekli olan bazı ihtiyaçlar dolayısıyla vakfın 27.5.2004 tarihinde senede uygun olarak yapılan olağanüstü genel kurulunda vakıf senedinin 1., 2., 3., 4., 6., 7., 8., 9., 11., 12., 15., 17., 18., 20., 22., 23., 24., 25., 26., 27., 28., 29., 30., 31., 32., 33., 34., 35., 36., 37., 38., 39., 40., 42. ve 43. maddeleri ile daha önce yürürlüğe konulan genel kurul uygulama kararlarında yapılan değişikliklerin tescilini istemiştir.

2.Senet değişikliğinin tescili davasına bir takım Vakıf Üyeleri tarafından müdahale talebinde bulunmuş, müdahale talepleri İlk Derece Mahkemesince önce kabul görmüş, ancak İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2005 tarihli celsesinde müdahale taleplerinin kabulüne yönelik karardan vazgeçilip, müdahale taleplerinin reddine karar verilmiştir.

3.Davacı Vakfın senet değişikliğinin tescili davası üzerine aynı talepli 7 ayrı dava açılmış olup birleşen dosya dava dilekçelerinde, ikinci emeklilik ile ilgili genel kurul kararının iptali ve kaldırılması, ikinci emeklilik aylıklarının ödenmesine devam edilmesi talep edilmiştir.

4.Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. II. CEVAP

1.Senet değişikliği davası hasımsız olup, senet değişikliği ile ilgili olarak Teftiş Makamının görüşü alınmıştır.

2.Birleşen dosyalar yönünden, davacı/davalı Vakıf vekili cevap dilekçesinde açılan davaların reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin (... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi) 22.12.2005 tarihli ve 2004/197 Esas, 2005/355 Karar ... kararı ile, bütün davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; vakıf senedinin 32 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile ikinci emeklilik maaşı bağlanmasını düzenleyen Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca senet değişikliği ile kazanılmış haklara dokunulamayacağı ve bu haliyle genel kurulun yetkilerinin sınırlandırıldığı gerekçesiyle vakfın 27.05.2004 tarihli genel kurulunda alınmış olan vakıf senedi değişiklikleri isteminin Kanuna aykırı bulunması nedeniyle reddine, esas davanın reddine karar verilmiş olmakla birleştirilen davalardaki talepler konusuz kaldığından bu talepler hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/birleşen dosyalar davalısı Vakıf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 13.11.2006 tarihli ve 2006/4117 Esas, 2006/9016 Karar ... kararıyla; "1-Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya ibraz edilen belgeler ile davacı vakfa ait senetten; vakfın mensuplarına senedin 2. maddesinin (1) fıkrası uyarınca yönetmelikte belirlenen esaslar doğrultusunda emekli maaşı ödendiği, bu ödemenin halen çalışanlar ile emekli olanlardan emeklilik öncesi kesilen primlerin değerlendirilmesi sonucu elde edilen paradan yapıldığı, özellikle son yıllardaki ekonomik konjonktürde meydana gelen gelişmeler ile çalışan sayısının azalması sonucu vakfın ikinci emeklilik gelirlerinin azaldığı, buna karşılık vakfın ödemede bulunduğu emekli sayısının ise arttığı, vakfın mesuplarından tahsil ettiği primler ve bunların değerlendirilmesi ile elde ettiği paralar dışında bir gelirinin olmadığı ve bu gelirin de artırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, tarafların iddia ve savunmaları tam olarak karşılanıp özellikle davacı vakfın bilançoları ve hesap özetleri getirtilip vakıf belgeleri üzerinde inceleme yapılarak vakfın mali yönden ne durumda olduğu, aktif-pasif mensup dengesinin bozulup bozulmadığı, mevcut ödemeler aynen devam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalıp kalmayacağı ve yeni emekli olan veya henüz prim ödemekte olup emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşüp düşmeyeceklerinin tespiti bakımından; davacının yaptırdığını söylediği ve 27.05.2004 tarihli olanğanüstü genel kurula sunulan vakfın mali durumu ile ilgili rapor da getirtilerek konunun uzmanları arasından seçilip görevlendirilecek bilirkişilerden vakfın ikinci emeklilik bölümünün aktüeryal durumu ve yukarıda belirtilen hususları gösterir biçimde ayrıca detaylı rapor alınıp; 4721 ... Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanununa Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddelerinde, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiş ise mahkemece vakfın amacının değiştirilebileceği hükme bağlandığından bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususu da gözetilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak yerinde bulunmayan gerekçelerle eksik inceleme ile vakıf senedinde ikinci emeklilikle ilgili olarak yapılmak istenilen değişkiliğin tesciline ilişkin davanın reddine karar verilmesi,

2.Esas davada birleşen yedi davada, ikinci emeklilikle ilgili olarak genel kurulda alınan kararın iptali ve kaldırılması ile ikinci emeklilik aylıklarının ödenmesine devam edilmesi istendiğine göre, bu hususlarda olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması,

3.Davacı dilekçesinde ikinci emekliliği düzenleyen vakıf senedinin 2. maddesinin (1) fıkrasının kaldırılması dışında 34. maddede yapılan değişikliklerin tescilini de istediği halde, bu konuda herhangi bir karar verilmemesi" doğru görülmeyerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin (... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi) 23.10.2007 tarihli ve 2007/9 Esas, 2007/361 Karar ... kararı ile, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davacının yetki itirazı yerinde bulunarak Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17 inci maddesi uyarınca yetkisizlik kararı verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacılarından ... ve arkadaşları temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 18 inci Hukuk Dairesinin 28.01.2008 tarihli ve 2007/11952 Esas, 2008/434 Karar ... kararıyla; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 25. maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre, Yargıtayca temyiz incelemesi sonucu kesinleşen yetkiye ilişkin kararlar davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlayacağından ve Dairenin bozma kararı ile yetki konusu kesinleştiğinden, İlk Derece Mahkemesince bozma doğrultusunda işlem yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin bu aşamada yetkisizlik kararı vermesi doğru görülmeyerek mahkeme kararı bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin (...

8.Asliye Hukuk Mahkemesi) 23.10.2008 tarihli ve 2008/47 Esas, 2008/274 Karar ... kararı ile, bozma öncesi karardaki gerekçelere dayanarak vakıf senedi değişiklikleri isteminin Kanuna aykırı bulunması nedeniyle reddine, esas davanın reddine karar verilmiş olmakla birleştirilen davalardaki talepler konusuz kaldığından bu talepler hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/birleşen dosyalar davalısı Vakıf vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 18 inci Hukuk Dairesinin 14.09.2009 tarihli ve 2009/2823 Esas, 2009/6973 Karar ... kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

3.Yukarıda belirtilen onama kararına karşı davacı/birleşen dosyalar davalısı Vakıf vekili ile katılma yolu ile Denetim Makamı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4.Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 14.06.2010 tarihli ve 2010/1823 Esas, 2010/8938 Karar ... kararıyla; "dava dosyasının yeniden yapılan incelemesinde; Davacı vakıf (Türk Hava Yolları Anonim Ortaklığı Sosyal Yardım Vakfı) vekili dava dilekçesinde; vakfın, 27.05.2004 günü yapılan olağanüstü genel kurulunda vakıf senedinin 30 dan fazla maddesiyle daha önce yürürlüğe konulan genel kurul uygulama kararlarında yapılan değişikliklerin tescilini istemiş, bu dava açıldıktan sonra söz konusu vakfın üyesi olan kişilerce açılan yedi ayrı dava ile de ikinci emeklilikle ilgili genel kurul kararlarının iptali ve kaldırılması, ikinci emeklilik aylıklarının ödenmesine devam edilmesi istemini içeren yeni davalar açılmış ve tüm bu davalar birleştirilerek yapılan yargılama neticesinde mahkemece; vakıf senedinin 32.maddesinin üçüncü fıkrası ile ikinci emeklilik aylığı bağlanmasını düzenleyen yönetmeliğin 8.maddesi gereğince vakıf senedinde değişiklik yapmak suretiyle kazanılmış haklara dokunulamayacağı ve böylece genel kurulun yetkilerinin sınırlandırılamayacağı, 27.05.2004 günlü vakıf genel kurulunda alınan senet değişikliğine ilişkin kararların yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle esas davanın reddine, birleştirilen davalardaki talepler de konusuz kaldığından bu istemler hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Yerel mahkeme kararının davacı vakfın vekilinin temyizi üzerine; "Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya ibraz edilen belgeler ile davacı vakfa ait senetten; vakfın mensuplarına senedin 2.maddesinin (1) fıkrası uyarınca yönetmelikte belirlenen esaslar doğrultusunda emekli maaşı ödendiği, bu ödemenin halen çalışanlar ile emekli olanlardan emeklilik öncesi kesilen primlerin değerlendirilmesi sonucu elde edilen paradan yapıldığı, özellikle son yıllardaki ekonomik konjonktürde meydana gelen gelişmeler ile çalışan sayısının azalması sonucu vakfın ikinci emeklilik gelirlerinin azaldığı, buna karşılık vakfın ödemede bulunduğu emekli sayısının ise arttığı, vakfın mensuplarından tahsil ettiği primler ve bunların değerlendirilmesi ile elde ettiği paralar dışında bir gelirinin olmadığı ve bu gelirinin artırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda tarafların iddia ve savunmaları tam olarak karşılanıp özellikle davacı vakfın bilançoları ve hesap özetleri getirtilip vakıf belgeleri üzerinde inceleme yapılarak vakfın mali yönden ne durumda olduğu, aktif-pasif ve mensup dengesinin bozulup bozulmadığı, mevcut ödemeler aynen devam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalıp kalmayacağı ve yeni emekli olan veya henüz pirim ödemekte olup emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşüp düşmeyeceklerinin tesbiti bakımından; davacının yaptırdığını söylediği ve 27.05.2004 tarihli olağanüstü genel kurula sunulan vakfın mali durumu ile ilgili rapor da getirtilerek konunun uzmanları arasından seçilip görevlendirilecek bilirkişilerden vakfın ikinci emeklilik bölümünün aktüeryal durumu ve yukarıda belirtilen hususları gösterir biçimde ayrıca detaylı rapor alınıp; 4721 ... Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanununa Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26.maddelerinde, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiş ise mahkemece vakfın amacının değiştirilebileceği hükme bağlandığından, bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususu da gözetilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu esas alınarak yerinde bulunmayan gerekçelerle eksik inceleme ile vakıf senedinde ikinci emeklilikle ilgili olarak yapılmak istenilen değişikliğin tesciline ilişkin davanın reddine karar verilmesi"nin yanlışlığına değinilerek Dairemiz tarafından bozulmuştur.

Mahkemece 02.04.2007 günlü oturumda bozmaya uyulduğu halde bundan sonra sürdürülen yargılamada bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizin yukarıda değinilen bozma kararında açıkça belirtilen hususların her birinin ayrı ayrı incelenip irdelenmediği, üç kişilik bilirkişi kurulu tarafından alınan raporun kayıtlara ve sağlıklı araştırmalara dayanmadığı kanısını oluşturduğu, raporda; vakfın ikinci emeklilik ödemelerinin yüzde 80,77'lik kısmını finanse edebileceği, diğer kısmının ödenemeyeceği açıkça bertildiği halde bu durumda ne gibi önlemlerin alınması gerektiğine değinilmediği, emekliye ayrılan personele yapılacak ödemelerin halen çalışmakta olan ve vakfa pirim ödemekte olan personelin haklarını etkileyip etkilemeyeceği, etkileyecek ise nasıl ve ne yönde etkileyeceği konularında ve yukarıda ilk bozma kararında açıklanan hususlarda her konuyu ayrıntılı bir şekilde tartışan yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmadan, vakfın 27.05 2004 tarihli genel kurulunda senedinin değiştirilmesine ilişkin olarak aldığı kararların yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle senet değişikliğine ilişkin istemin reddine, birleştirilen diğer davalardaki taleplerin ise konusuz kalmış olmasından söz edilerek bu istemler hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu, davacı vakıf vekillerinin temyizi üzerine verilen bu kararın onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından davacı vekili ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin 14.09.2009 gün ve 2009/2823-6973 ... onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının, Dairemizin 13.11.2006 gün ve 2006/4117-9016 ... ilamında tafsilatlı bir şekilde değinilen ve yukarıda da kısmen açıklanan sebepler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmak üzere bozulmasına..." karar verilmiştir.

F. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Karşı Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin (...

3.Asliye Hukuk Mahkemesi) 09.12.2010 tarihli ve 2010/116 Esas, 2010/431 Karar ... kararı ile; önceki kararda yer verdiği gerekçeler yanında, araştırma ve incelemesinin hükmüne uyulan bozmaya uygun olduğu, nitekim Dairenin önce bu kararı onadığı, dosya içinde aynı kararlarla ilgili daha önce de ilkin onama, sonra bozma kararlarının olduğu, birkaç kez aynı Dairece incelendiği, bir kez de Hukuk Genel Kurulunca inceleme yapılması gerekçesiyle önceki kararında direnmiş ve vakıf senedi değişikliğinin tescili davasının reddine, birleşen davalar konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

G. Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/birleşen dosyalar davalısı Vakıf vekili ile Denetim Makamı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2011 tarihli ve 2011/18-348 Esas, 2011/433 Karar ... kararıyla; bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Kanuna aykırı bulunarak direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

H. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve numarası belirtilen kararı ile; şekil açısından değişiklik Genel Kurul'da yapıldığından ikinci emeklilikle ilgili düzenlemenin usulüne uygun olduğu ancak Vakıf Senedinin 32 nci maddesine göre senette yapılacak değişikliklerin kazanılmış haklara dokunamayacağının açıkça belirtildiği, Genel Kurul'un bu düzenlemeye uyaraktan senette değişiklik yapabileceği, bu nedenle ikinci emeklilik hakkının kaldırılması yönünden bir değişiklik yapılmasının ikinci emeklilik hakkından faydalananların kazanılmış haklarını ihlal edici nitelikte olduğundan vakıf senedinin 32. maddesi karşısında bunun mümkün olmadığı gerekçesi ile vakıf senedinin ikinci emekliliği düzenleyen 2/ı maddesi hariç diğer değişikliklerin tesciline, 2/ı maddesinde yapılan değişikliğin tescili isteminin reddine, birleşen Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/240 E ... dosyadaki davanın kabulü ile THY Anonim Ortaklığı Personeli Sosyal Yardım Vakfının 27.05.2004 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'da Vakıf Senedinin 2. Maddesinin I bendindeki ikinci emeklilik maaşı ile ilgili değişiklik yapan düzenlemenin iptaline, diğer birleşen davalar konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı/birleşen dosyalar davalısı Vakıf vekili, birleşen 2004/345 Esas ... dosyası davacıları ... ve diğerleri vekili (Av. ... tarafından kendi adına asaleten diğerleri adına vekaleten) ile Denetim Makamı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı/birleşen dosyalar davalısı THY A.O. Personeli Sosyal Yardım Vakfı vekili temyiz dilekçesinde; ikinci emeklilik sisteminin Vakıf varlıklarını tüketmeye başladığının fark edilmesi ve 5072 ... Kanun sonrası Mayıs 2004 tarihinde Olağanüstü Genel Kurula gidilerek vakıf senedinde değişiklik yapılarak ikinci emekliklilik sisteminin iptaline yönelik kararlar alındığını, davalarının reddine dair kararlarının birden fazla defa Yargıtayca bozulduğunu, bozma ilamlarında vakıftaki üyelerin müktesep hak sorunundan çok vakfın devamlılığı ve aktüeryal yapısının ikinci emekliliği sürdürme olanağı yaratıp yaratmadığına bakmakta ve de Vakif senedinin 2. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yönetmelikte belirlenen esaslar doğrultusunda ödenen emekli maaşlarının halen çalışanlar ile emekli olanlardan emeklilik öncesi kesilen primlerin değerlendirilmesi sonucu elde edilen paradan yapıldığını, özellikle son yıllardaki ekonomik konjonktürde meydana gelen gelişmeler ile çalışan sayısının azalması sonucu vakfın ikinci emeklilik gelirlerinin azaldığı buna karşılık vakfın ödemede bulunduğu emekli sayısının ise arttığını, vakfın mesuplarından tahsil ettiği primler ve bunların değerlendirilmesi ile elde ettiği paralar dışında bir gelirinin olmadığı ve bu gelirin de artırılmasının mümkün bulunmadığına değinilerek Vakfın bilançoları ve hesap özetlerinin getirtilip bu yönün altı çizildiğini, bunun yanında mahkeme kararlarında ret gerekçesi yapılan müktesep haklara dokunulmayacağı konusuna değinilmediğini, mahkemenin son kararında önceki verilen kararlar ile Yargıtay bozmaları ve bozma içeriklerine değinmediğini, bozma ilamları doğrultusunda Vakfın aktüer durumunu gösteren bilirkişi raporlarına göre ikinci emekliliğin kaldırılmasının bir zorunluluk olduğunu, ayrıca bütün ret ve bozma kararlarından sonra verilen uyma kararlarından sonra meydan gelen usuli müktesep hakların da ihlal edildiğini ileri sürerek ikinci emekliliğe dair madde değişikliğinin reddine dair mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen 2004/345 Esas ... dosyası davacıları ... ve diğerleri vekili (Av. ... tarafından kendi adına asaleten diğerleri adına vekaleten) temyiz dilekçesinde; dosyanın uzun zamandır derdest olması, hakimlerin ve personelin değişmesi, pandemi gibi nedenlerle, birçok belgenin yeterince tetkikatten geçmediğini, yılda iki defa Ocak ve Temmuz aylarında aldıkları maaşlarının 2004 yılından bu yana ödenmediğini, mahkemeden bu maaşların reeskont faizi ile talep edilmesine rağmen karar verilmediğini, iş bu haksızlığın düzeltilmesi için kararın düzeltilmesini veya bozulmasını istemiştir.

3.Denetim Makamı ... vekili temyiz dilekçesinde, ilk değişiklik senedi olan Bakırköy 12. Noterliğince düzenlenen 04.06.2004 tarih 18002 yevmiye nolu vakıf senedi hakkında görüş sorulmasına rağmen, yargılama devam ederken Bakırköy 12. Noterliğinin 07.01.2009 tarihli ve 22563 yevmiye nolu senedin düzenlendiğini, bu senede dair görüş alınmadığını, vakıf senedinin ikinci emekliliğe dair 2. maddesinin I fıkrasında yapılan bu değişikliğe bağlı olarak vakıf senedinin diğer maddelerinde de değişiklik yapıldığı hususunun Mahkemenin dikkatinden kaçtığını, birleşen dosyalarda Vakıflar Genel Müdürlüğünün taraf olmadığını, Mahkeme kararında Denetim Makamı olan ...'nün temyiz hakkından söz edilmediği gibi temyiz süresinin de 15 gün olarak belirtilmesinin doğru olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dosyada dava; vakıf senedinde özellikle ikinci emeklilik olarak adlandırılan madde ile yaklaşık 30 maddede yapılan değişikliklerin tescili, birleşen dosyalarda ise ikinci emeklilikle ilgili olarak genel kurulda alınan kararın iptali ve kaldırılması ile ikinci emeklilik aylıklarının ödenmesine devam edilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, vakfın ekonomik durumu itibari ile ikinci emekliliğe dair vakfın mali yönden ne durumda olduğu, aktif-pasif ve mensup dengesinin bozulup bozulmadığı, mevcut ödemeler aynen devam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalıp kalmayacağı ve yeni emekli olan veya henüz pirim ödemekte olup emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşüp düşmeyecekleri ile senet değişikliği ile kazanılmış hakların ihlal edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2.4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 103, 104, 111, 113, 116 ncı maddeleri,

3.5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 5 inci maddesi ile Vakıflar Yönetmeliğinin 7, 8 ve 19 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Birleşen 2004/345 Esas ... dosyası davacıları ... ve diğerleri vekili (Av. ... tarafından kendi adına asaleten diğerleri adına vekaleten) temyizi ile Denetim Makamı ... vekili yönünden;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, Mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Vahdettin mirasçısı Serkan vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

2.Davacı/birleşen dosyalar davalısı THY A.O. Personeli Sosyal Yardım Vakfı vekilinin temyizi yönünden;

2.1.İlk Derece Mahkemesince, direnme kararının bozulmasına dair Hukuk Genel Kurulunun bozması da dahil olmak üzere bozma ilamlarına uyulmuş ise de başlangıçtan itibaren bozma ilamlarında değinilen bozma gereklerine değinilmemiş ve ilk karardan incelemeye konu son karara kadar, kazanılmış hakları zedeleyecek şekilde vakıf senedinde değişiklik yapılamayacağı gerekçesine yer verilerek vakıf senedinin 2/ı maddesinde yapılan değişikliğin tescili talebinin reddine karar verilmiştir.

2.2.4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun 101. maddesinde de gerçek ve tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olarak tanımlanmış;

101.maddedeki tanımdan da anlaşılacağı gibi, vakfın kurulmasının sadece mal ve hakların özgülenmesiyle değil, “yeterli” mal ve hakların özgülenmesiyle olacağı vurgulanmış, yine vakfın tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olması niteliği de vakfın tanımında bir unsur olarak belirlenmiştir.

Bu tanımlamalara göre vakfın üç önemli unsuru taşıması gerekli olup bunlardan birincisi, vakfeden kişi ve bunun irade beyanı; ikincisi ve en önemlisi vakfın konusunu teşkil eden mal; üçüncü unsur ise vakfın temin edeceği fayda ve bundan yararlanacaklar olarak ifade etmek mümkündür. Bu üç unsurun bulunmadığı hallerde hukuken bir vakıftan söz etmek imkansızdır. Bir vakfın kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesinin onun dağılması sonucunu doğuracağında şüphe yoktur. Şunu da özellikle belirtmek gerekir ki, bir vakfın, amaçlarını gerçekleştirmesi onun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkün bulunup; sürekliliği ve bunu sağlayacak herhangi bir hukuki alt yapıya sahip olmayan yardım veya hayır kuruluşunu vakıf saymak imkansızdır. TMK'nin 116. maddesinde de amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakfın kendiliğinden sonra ereceği ve mahkeme kararıyla sicilden silineceği;

52.maddede ise sona ... tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği hükme bağlanmıştır.

Vakıflar; geçmişten günümüze sosyal yardımlaşma, dayanışma, toplum fertlerine sahip çıkma, sosyal güvenliklerini sağlama dışında eğitim, sağlık, güvenlik ve daha birçok alanda hizmet sunmuşlar; ekonomik açıdan toplumda oluşan sınıflar arasında köprü vazifesi görmesi, yardımlaşma ve dayanışma duygularını kurumsallaştırması vakfı, diğer tüzel kişilerden ayırmakta ve sosyolojik açıdan çok önemli bir konuma getirmektedir. Vakıflar da, dernekler gibi idari denetim ve yargısal denetim yolu ile varlıklarına son verme yerine istisna durumlar dışında sürekliliklerin sağlanması, üstlemiş oldukları toplumsal faydalarını devam ettirmelerine hizmet edeceği, vakfın acziyet içerisine düşüp dağılmasından ise mevcudiyetini sürdürüp amacın gerçekleştirilmesi için ortaya konulan çabalara değer verilmelidir.

Kurulmuş bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesi ve yönetim organlarınca da bu amacın gerçekleştirilmesi esastır. Vakfeden tarafından kuruluş senedinde belirlenen vakfın amaç ve örgütlenme biçimi, zorunluluk doğmadıkça kural olarak vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemez. Buna göre, önemli olan vakfın amacını gerçekleştirmesi ve dolayısıyla özgülenen mal ve hakların amacın gerçekleşmesi için yapılacak iş ve işlemlere harcanmasıdır.

2.3.Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında vakıf hukukunda aslolan kurucu iradenin çok önemli bir sebep bulunmadığı takdirde olduğu gibi korunması yani vakfedenin arzusuna ve iradesine aykırı düşecek şekilde değişiklik yapılmaması; durum ve şartlardaki değişmeler vakıf senedindeki değişikliği zorunlu hale getiriyor ise, vakfedenin amacına ve iradesine açıkça ters düşmeyecek şekilde değişiklik yapılması kabul edilmiş; amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen şartların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı ilkeler esas alınmıştır.

Bu kapsamda 4721 ... Kanun'un "Amacın ve malların değiştirilmesi" başlıklı 113.maddesinin birinci fıkrasında, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmiş ise mahkemenin, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın amacını değiştirebileceği, maddenin ikinci fıkrasında ise amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşulların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Yani vakfın amacının değiştirilebilmesi için, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınmasının vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmiş olması aranmaktadır. Burada ölçü, vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesidir. Amacın değiştirilmesi için objektif ve subjektif koşulların birlikte bulunması gerekir. Objektif koşullar amacın anlam ve içeriğini yitirmesine, subjektif koşullar ise değişmiş olan amacın artık vakfedenin isteğine açıktan açığa uymayacak derecede değişmiş olmasına bağlıdır. Ancak bu iki koşulun gerçekleşmesi durumunda, vakıf yönetim organının veya denetim makamının başvurusu üzerine mahkemece diğerinin yazılı görüşü de alındıktan sonra vakfın amacı değiştirilebilir.

2.4.Somut olayda davacı Vakfın, ikinci emeklilik olarak adlandırılan uygulamaya imkan veren vakıf senedinin 2/ı maddesini değiştirilmesindeki gerekçesi, bu sisteminin Vakıf varlıklarını tüketmeye başlaması ve vakfın malvarlığı itibari ile amaçlarını gerçekleştiremeyecek hale geldiği iddiasıdır. Nitekim, mahkemenin temyize son kararda olduğu gibi iş bu değişikliğin tescil talebini Vakıf Senedinin 32 nci maddesine göre senette yapılacak değişikliklerin kazanılmış haklara dokunamayacağı gerekçesine yer vererek reddetmesi karşısında Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi iki ayrı bozmasında ve mahkemenin direnme kararının bozulmasına dair Hukuk Genel Kurul Kararlarında; tarafların iddia ve savunmaları tam olarak karşılanıp özellikle davacı vakfın bilançoları ve hesap özetleri getirtilip vakıf belgeleri üzerinde inceleme yapılarak vakfın mali yönden ne durumda olduğu, aktif-pasif mensup dengesinin bozulup bozulmadığı, mevcut ödemeler aynen devam ettiği takdirde vakfın zor durumda kalıp kalmayacağı ve yeni emekli olan veya henüz prim ödemekte olup emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşüp düşmeyeceklerinin tespiti bakımından; davacının yaptırdığını söylediği ve 27.05.2004 tarihli olağanüstü genel kurula sunulan vakfın mali durumu ile ilgili rapor da getirtilerek konunun uzmanları arasından seçilip görevlendirilecek bilirkişilerden vakfın ikinci emeklilik bölümünün aktüeryal durumu ve yukarıda belirtilen hususları gösterir biçimde ayrıca detaylı rapor alınıp; 4721 ... Türk Medeni Kanununun 113. ve Türk Medeni Kanununa Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 26. maddelerinde, durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hale gelmiş ise mahkemece vakfın amacının değiştirilebileceği hükme bağlandığından bu koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususu da gözetilip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.

2.5.Hukuk Genel Kurulunun, mahkemenin direnme kararını bozmasından sonra alınan raporlar irdelendiğinde;

2.5.1 Doç. Dr. ... , Dr. ... ve ... 05.12.2012 tarihli raporlarında; (1) Zorunlu aidat kesintisinin kaldırılmasından sonra vakfın mali yapısının olumsuz yönde etkilendiği; (2) Vakfın aktif ve pasif yapısının bozulduğu, (3) Mevcut ödemelerin aynen devam edeceği varsayımı halinde vakfın zor durumda kalacağı; (4) Yeni emekli olan veya henüz prim ödemekte olup, emekli olmayan mensupların ödediklerinin karşılığını alamayacak duruma düşecekleri; (5) Sandığın çalışan profili analiz edildikten sonra Senaryo Analizleri yapılarak vakfın devamlılığını sağlayacak çözümün elde edilebileceği ve elde edilen çözümün hayata geçirilmesi halinde vakfın devamlılığının sağlanabileceği; bunun sağlanabilmesi için üye aidatlarının mevcut aidatlara göre kat kat artırılması ve vakfın üye sayısının da artması gerektiği; ancak üyeliğin zorunlu olmadığı mevcut durumda bu yollara başvurularak vakfın devamının sağlanabilmesinin olanaklı görülmediği yönünde kanaatlerini bildirmişlerdir.

2.5.2 Dr. ... İhsan Doğan'ın 20.11.2015 tarihli raporunda; II.Emeklilik Fon varlığının mevcut ödemeleri karşıladığı, ancak 31.12.2003 tarihi dikkate alındığında ileri ki yıllarda getireceği denge ve dengesizliğin tespitinin II.Emeklilik sisteminin ayrı bilançosunun hazırlanması gerektiği yönünde kanaat bildirilmiştir.

2.5.3.1. Son olarak ... , ... Dr. ... , Doç.Dr. ... , Do.Dr ... ... ve Prof.Dr. ... 24.02.2017 tarihli raporlarında; "1.Vakfin 2. Emeklilik için getirmiş olduğu hesaplama yöntemi ve sosyal yardımları esas alındığında her geçen gün emekli sayısının artış gösterdiği ortamda, 2. Emeklilik aktif üyelerinin yapacağı ödemelerin pasif üye maaşlarını ve kendilerinin gelecekteki maaşlarını karşılayacak düzeyde olamayacağı;

2.Bu tür vakıflarda üyelerine maaş bağlanabilmesi için alınan aidatlar toplamı ile ödenecek maaşlar/iratlar arasında matematiksel bir dengenin eşitliğin oluşturulması gereğinin kaçınılmaz olduğu;

3.Vakfın 1999 ve 2000 yıllarında yapılan aktüieryal hesaplamaları sonucunda açık verdiği tespit edilmiş olduğu ve alınması gereken tedbirlerin belirtilmesine rağmen uyulmadığı ve/veya geç uygulanmakla birlikte emeklilik kriterlerinde vakıf açığını telafi edici tedbirleri almadığı;

4.Aktüeryal/Teknik bilançolar uzun vadeli bir hesap dönemini kapsaması nedeniyle özellikle emekli maaşı almak için aidat ödeyen aktif üyelerin mağduriyetine de sebep olmamak adına 2004 yılında genel kurulda 2. Emeklilik uygulamasının kaldırılması yönünde atılan adımın doğru ve gerekli olduğu;

5.Yukarda yer alan hesaplamalardan vakfın 2. Emeklilik kısmının teknik açığının incelenmesinden yıllar itibariyle açık verdiği;

6.Diğer aktif üyelerin ödediği aidatların pasif üyelerin maaşlarının ödenmesinde kullanıldığının anlaşıldığı;

7.Dolayısıyla pasif üyelerin sayısı artarken birkaç yıl içerisinde vakıf bütün varlıklarını tüketmiş; diğer bir ifade ile aktif üyelerin ödediği aidatlar ile pasif üyeler bir süre finanse edilmiş olacağı;

8.Üye sayısı sınırlı olacağı dikkate alındığında emekli olacakları finanse edecek yeterli üye kalmadığı;

9.Finansal tabloda da görüldüğü üzere, 2019 yıllarında varlıkların negatife döndüğü bu tarih sonrasında 2. Emeklilik kısmında aidat ödeyen 3468 aktif üyenin aidatları toplamının pasif üyelerin (6.069) maaşlarını karşılayamayacağı;

10.2026 yılında aktif üyelerde emekli olduklarında toplam 8426 kişi bakiye ömürlerinde maaş alamayacağı;

11.Dolayısıyla emekli ödemelerine devam edilmesinin tümüyle halen çalışmakta olan ve vakfa prim ödemekte olan personelin aleyhine olacağı;

12.Halen çalışan ve pirim ödeyenlerin ileride emekli maaşı alamayacak olması açıkça görülmesine ve kaçınılmaz olmasına rağmen onlar tarafından yapılan ödemeler ile mevcut emeklilerin ödemelerine devam olunmasının onların haklarının ihlali sonucunu doğuracağı;

13.Tüm özel emeklilik sistemlerinin, gerek emeklilik sigortasi, gerekse emeklilik vakfı veya sandığı şeklinde olsun, doğası gereği bir riziko unsuru taşıdığı;

14.Zira bu sistemlerde üyelerin belirli bir süre ödemede bulunması ve bu suretle oluşan birikimlerin değerlendirilmesi veya yeni üye girişleri ile beslenmesi suretiyle yaratılacak değerin emekli maaşı olarak ödenmesinin öngörüldüğü; oysa yapılan ödemelerin beklenen şekilde nemalandırılmaması veya yeni üye girişinin azalması veya durması gibi ihtimaller sebebiyle emekli maaşı ödenememesi rizikosunun, işin doğasi geregi her zaman mevcut olduğu;

15.Dolayısıyla bu tür emeklilik sistemlerinde herhangi bir kazanılmış haktan veya ödeme garantisinden bahsedilebilmesinin mümkün olmadığı;

16.Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak uzere, Yargıtay bozma ilamında araştırılması istenen hususları kapsayan çalışmalar neticesinde vakıf tarafından 2004 yılında alınan kararın yerinde hatta gerekli olduğu;" görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.

2.5.3.2 Birleşen dosya davacılarının itirazı üzerine ise 19.01.2018 alındı tarihli ek raporlarında; incelemeye konu uyuşmalıkta ikinci emeklilik sisteminin aktüeryal bilançosunun çıkarılması ile vakfın taahhütlerini yerine getirme hususunda ciddi olarak zaafiyete uğradığının tespit edildiğini, çözümün, Olağanüstü Genel Kurulu'nda kabul ettiği üzere, ikinci emeklilik sisteminin iptalinin yerinde olduğu kanaatinin oluştuğunu, böylece ikinci emeklilik sisteminin iptali sonucu aktif üyelerin aidat ödemelerine rağmen emekliliğe hak kazandıkları zaman emekli maaşı alamayıp mağdur olmalarını engellenmiş olacağı görüşü bildirilmiştir.

2.6. Somut olayda yarışan hak ve menfaatler olup hangisine üstünlük tanınacağı üzerinde durulmalıdır. Bu bağlamda bir taraftan vakfın amaçlarını gerçekleştirmek için yeterli mal varlığına sahip olması ve bu mevcudiyeti devam ettirmesi, aksi halde acziyet içerisine düşüp vakfın dağılarak hukuk düzeninde son bulması söz konusu iken, diğer yandan vakıf üyelerinin elde etmiş oldukları kazanımları (ikinci emeklilik hakkını) korumayamamaları durumu bulunmaktadır. Bu çerçevede kanun koyucunun yarışan bu menfaatler arasında vakfın varlığını devam ettirmesine üstünlük tanıdığının kabulü gerekmektedir. Esasında Vakıf üyelerinin ikinci emeklilik imkanından yararlanmaya devam etmeleri her şeyden Vakfın varlığını devam ettirmesine ve üyelerin bu kazanımlarını koruyabilecek imkana sahip olmasına bağlıdır. Bu nedenle yukarıda değinildiği üzere vakfın devamı için amaç değişikliği yapılmasına olanak sağlayan yasal hükümler düzenleme altına alınmıştır.

Alınan bilirkişi raporları ile vakfın finansal tablosuna göre, 2019 yılından sonra varlıkların negatife döndüğü, bu tarih sonrasında ikinci emeklilik kısmında aidat ödeyen 3.468 aktif üyenin aidatları toplamının pasif üyelerin (6.069) maaşlarını karşılayamayacağı; ikinci emeklilik uygulamasının devam etmesi halinde vakfın acziyet içerisine düşeceği, emekli ödemelerine devam edilmesinin tümüyle halen çalışmakta olan ve vakfa prim ödemekte olan personelin aleyhine olacağı, amaçlarını gerçekleştirmek için mevcut malvarlığının yetmeyeceği tespit edilmiş olup vakfın değişen koşullar karşısında başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmiş olduğu belirlenmiştir.

Mevcut durum itibari ile 4721 ... Kanun'un 113 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında vakıf senedinde yazılı amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşulların ve yükümlülüklerin kaldırılması veya değiştirilmesini haklı kılacak sebepler sabit olduğu anlaşıldığından vakıf senedinde, ikinci emekliliğe cevaz veren 2/ı maddesindeki değişiklik dahil tüm değişikliklerin tesciline, vakıf üyelerinin açtıkları genel kurul kararlarının iptali davalarının da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Birleşen 2004/345 Esas ... dosyası davacıları ... ve diğerleri vekili (Av. ... tarafından kendi adına asaleten diğerleri adına vekaleten) temyizi ile Denetim Makamı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Davacı/birleşen dosyalar davalısı THY A.O. Personeli Sosyal Yardım Vakfı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin birleşen dosyaların davacılarından alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı/birleşen dosyalar davalısı THY A.O. Personeli Sosyal Yardım Vakfı'na verilmesine, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog