Esas No
E. 2021/230
Karar No
K. 2024/323
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/230

KARAR NO: 2024/323

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/10/2020

NUMARASI: 2017/1120 2020/637

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 01.09.2014 tarihli ve bir yıl süreli kredi alacak sigortası kapsamında, müvekkilinin emtia sattığı ... Ltd. Şti.'ne 300.000,00 TL, ... AŞ'ye 200.000,00 TL ve ... Tic. Ltd. Şti.'ne 150.000,00 TL kredi limiti tanımlandığını, satılan emtia karşılığında poliçe şartlarına uygun olarak 120 gün vadeli faturalar düzenlendiğini, emtianın teslimi sırasında alıcıların fatura içeriğine itiraz etmediğini, ancak fatura bedellerinin de ödenmediğini, 2015 yılı Nisan ayında ... 67.327,20 TL, ... 1.174.072,05 TL ve ... 1.605.450,24 TL borcu için hasar ihbarında bulunulduğunu, ödeme için sigortacının anlaşmalı olduğu avukatlık ofisine vekaletname verilmesine rağmen alacağın tahsil edilemediğini, vekilin 11.09.2015 tarihinde vekillikten istifa ettiğini, müvekkilinin ... için 70.068,94 TL, .... İçin 209.567,12 TL, ... için 154.956,00 TL bedelli takip başlattığını ve takiplerin kesinleştiğini, 23.12.2015 tarihli ihtarla müvekkilinin talebinin kısmen kabul edilerek ... için 135.000,00 TL, ... için 8.573,04 TL alacağının ödeneceğinin bildirildiğini, ancak 143.573,04 TL tazminatı Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen yazı nedeniyle dosyaya ödeneceğinin bildirildiğini, anılan dosyada İİK'nın 78-85 maddeleri kapsamında haciz uygulandığı ve İİK'nın 89.maddesine aykırı şekilde gelecek haczi yapıldığının davalıya bildirildiğini, davalının daha önce borç bulunmadığının bildirdiğini, ikinci ve üçüncü haciz ihbarlarının gönderilmediğini ve haczin geçersiz olduğunun bildirilerek ödemenin müvekkiline yapılmasının istenildiğini, buna rağmen alacağın Menemen icra dosyasına gönderildiğini ileri sürerek, şimdilik 235.021,44 TL sigorta tazminatının 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının başvurusu değerlendirilerek ... Tic. Ltd. Şti. için muafiyet oranı dikkate alınarak 135.000,00 TL, ... Tic. Ltd. Şti. için 8.573,04 TL tazminat ödemesine karar verildiğini, bu şirket yönünden 300.000,00 TL alıcı limiti belirlenmesine rağmen toplam 67.327,20 TL tutarında hasar başvurusu yapıldığını, bu ticari ilişkide ifa uğruna alınan toplam 57.801,60 TL'lik çeklerin üçüncü kişilere ciro edildiğini, çek alınmayan 9.525,60 TL alacağın % 90 muafiyet tutarı üzerinden düşülerek 8.573,04 TL'nin ödendiğini, ... AŞ'ye yönelik hasar başvurusunda ise temerrüt kapsamında olduğu bildirilen fatura konusu alacak için borçludan ifa uğruna alınan çeklerin temerrüt kapsamında olan alacak tutarının üstünde oluşu bu çeklerin üçüncü kişilerden temin ederek ibraz edilememesi nedeniyle talebin reddedildiğini, bu hususun 23.12.2015 tarihli ihtarla davacıya bildirildiğini, ancak Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen haciz müzekkeresi ile davacıya ait hasar tazminat alacağı üzerine İİK'nın 78-85 maddeleri uyarınca haczedildiğini, müvekkilince talep edilen tevdi mahalli talebinin sonuçsuz kaldığını, davacının icra işlemine karşı yaptığı işlemlerin sonuçsuz kalması üzerine, prim alacağının mahsup edilerek bakiye 130.073,04 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, davacının, borcu nedeniyle icra dosyasına ödenen miktarı yeniden talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraflar arasında Kredi Alacak Sigortası yapıldığı, davacı sigortalının zararının yüzde doksanının sigorta teminatı kapsamına alındığı, davacı tarafın tahsilatını yapamadığı bir kısım alacakları için davalı tarafa başvurduğu, davacı tarafın 235.021,44.-TL talep ettiği, davalı tarafın bu miktardan düşülmek üzere davacının borcuna karşılık kendisine İİK 89 ncu maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderen Menemen İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ödeme yaptığı, davalı tarafın yasal zorunluluk gereği yaptığı bu ödemenin sigorta tazminatından düşülmesi gerektiği, sigorta hukukunun genel ilkeleri gereği sigorta ettirenin riziko konusundaki beyanının asıl olduğu, bu suretle akside ispatlanmadığından davalı tarafın bakiye 91.448,40.-TL'den sorumlu olduğu..."gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 91.448,40 TL'nin 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, davalının sorumlu tutulması yerinde olmakla birlikte ödenen tazminatın maddi hata sonucu eksik hesaplandığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ... A.Ş'nin limiti nedeniyle 180.000,00 TL, ... Ltd. Şti'nin limiti nedeniyle 52.021,44 TL ve .... Tic. Ltd. Şti. limiti nedeniyle 3.000,00 TL talep edildiğini, dava açılmadan önce sigortacı tarafından .... Tic. Ltd. Şti.'nin limiti nedeniyle 135.000,00 TL ve ... Ltd. Şti. limiti nedeniyle 8.573,04 TL'nin ödenmesine karar verilip, bu tutardan birikmiş prim borçları düşülüp kalan tutarın Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenmiş olduğundan, bu tutarın yalnızca şimdilik 3.000,00 TL'sinin dava konusu edildiğini, ancak bilirkişilerin sorumluluk miktarını hatalı belirlediklerini, şimdilik 3.0000,00 TL talep edildiği dikkate alınmadan ödenen tutarın toplam talepten mahsubu ile sonuçta 91.448,40 TL üzerinden davanın kabul edildiğini, oysa poliçedeki limit, muafiyet (%10) ve ödenmesi gereken oran (%90) dikkate alındığında, sigortacının ... için 60.594,48 TL, ... için 180.000 TL, ... için 135.000 TL olmak üzere toplam 375.594,48 TL ödemesi gerektiğini, bu tutarın 143.573,04 TL'sinin (... için 135.000,00 TL. ve ... için 8.573,04 TL.) Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödendiğini, bakiye tutarın ise 232.021,44 TL olduğunu, hesabın bu kadar açık olmasına rağmen, icra müdürlüğüne ödenen tutarın iki kez hesaptan düşülmesine ilişkin raporun esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ve 232.021,44 TL alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece, sigortacı'nın İİK'nın 89. maddesi gereğince ödeme yaptığı bu nedenle ödenen tutardan sorumlu olmadığına yönelik tespitlerinin hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından uygulanan bir haciz bulunmadığını, icra dosyasında İİK'nın m.

89.maddesine göre değil 78 ve 85.maddeleri uyarınca müzekkere yazıldığını, davalı şirketin cevabi yazısında müvekkilinin bir alacağının olmadığının beyan edildiğini, ardından usulüne uygun konulmuş bir gelecek haczi bulunmadığı halde sırf müvekkilini zarara uğratmak amacıyla icra dosyasına ödeme yapıldığını, davalının icra müdürlüğüne sunduğu 09.07.2015 tarihli cevabında davalı şirketin “doğmuş herhangi bir sigorta tazminatı alacağı bulunmadığından haczin tatbik edilemediğini doğacak alacaklar üzerine de haciz konulduğuna dair herhangi bir kaydın söz konusu olmadığı” hususunun bildirildiğini, bunun yanında davalının uyguladığı bir haciz bulunmamasına rağmen icra müdürlüğünün haczinin devam edip etmediği sorulmadan 08.01.2016 tarihinde icra dairesine ödeme yapılmasının hatalı olduğunu, davalının haczinin bulunmadığını, haciz uygulanmış olsa bile 6 aylık yasal süre içerisinde para talep edilmediğinden haczin düştüğünü ve davalının yaptığı ödemenin İİK'ya aykırı olduğunu ve davalının kötü niyetle yaptığı ödemeden sorumlu olması nedeniyle 375.594,48 TL alacağın hüküm altına alınması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, dava dışı alıcıya satılan ve tahsil edilemeyen mal bedellerinin, kredi sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarıca, taraf vekillerince ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında düzenlenen 01.09.2014 başlangıç tarihli bir yıl vadeli kredi alacak sigorta sözleşmesi ile davacı tarafından üçüncü kişilere yapılan satışlar % 90 oran üzerinden sigorta örtüsü altına alınmıştır. Türkiye içerisinde yapılan alacaklıların hangi kapsamda sigortalandığı, primlerin ödenme şekli, hasar ihbarlarının yapılış şekilleri poliçede ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Dava konusu edilen üç adet şirkete yapılan satışın bu poliçe kapsamında olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık davalı şirketin, Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı ödemenin yerinde olup olmadığı ve bu ödemenin yeterli olup olmadığı ile bu kapsamda bakiye bir tazminat alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacı vekili, müvekkilinin poliçe kapsamında emtia sattığı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden 300.000,00 TL, .... AŞ yönünden 200.000,00 TL ve .... Ltd. Şti yönünden 150.000,00 TL kredi limiti tanımlanmıştır. Bu şirketlere satılan emtia karşılığında poliçe şartlarına uygun olarak 120 gün vadeli faturalar düzenlenmiş ve emtianın teslimi sırasında alıcıların fatura içeriğine itiraz etmeyerek emtiayı teslim aldıkları ve fatura bedellerini ödemedikleri anlaşılmıştır. Borcun ödenmemesi üzerine davacı İstanbul....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ... için, ... Esas sayılı dosyasında ... için 67.327,20 TL asıl alacak ve ... Esas sayılı dosyasında ... için 200.000,00 TL asıl alacak için ilamsız takip başlatılmıştır. Takiplerin kesinleşmesine rağmen alacak tahsil edilmemiştir. Poliçedeki, özel şartlar dikkate alınarak davacı tarafından davalıya hasar ihbarında bulunulmuştur. Davalı tarafından gönderilen 27.05.2015 tarihli ihtarla hasar incelemesinin devam ettiği anlaşılmıştır. Hasar görüşmeleri sırasında satım alacağının tahsili amacıyla davalı tarafından gösterilen avukata, davacı tarafından vekalet verildiği, ancak vekilin 11.07.2015 tarihinde istifa ettiği anlaşılmıştır. Davacı keşide ettiği 17.11.2015 tarihli ihtarla 27.10.2015 tarihli davalı yazısına cevap vermiş ve tazminatın ödenmesi istenmiştir. Davalı keşide ettiği 23.12.2015 tarihli ihtarla, ... için talep edilen 67.327,20 TL'nin ifası uğruna alınan çeklerin ciro edilmesi nedeniyle 57.801,61 TL çek bedeli ile muafiyet tutarının mahsubu sonrası 8.573,04 TL ... şirketi için 150.000 TL'nin teminat tutarı olan 130.000 TL'nin ödeneceği ... şirketi için ise alınan çeklerin yeterli olması nedeniyle ödeme yapılmayacağını bildirilmiştir. Bu durumda davalının toplam ödeme teklifi 143.573,04 TL olup bu miktarın ödenmesi davacı vekili tarafından 05.01.2016 tarihinde talep edilmiştir. Davalı tarafından bu talebe karşı 08.01.2016 tarihli ihtarla ödemenin davacının doğmuş doğacak alacaklarının Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında haczedilmesi nedeniyle bu müzekkerenin geçerliliğinin kalmadığına ilişkin bir yazı getirilmesi talep edilmiştir. Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı aleyhine başlatılan 416.616,03 TL borç bakiyeli takip nedeniyle, 01.07.2015 tarihinde davacının doğmuş hak ve alacaklarına İİK'nın 78-85 maddeleri gereğince haciz uygulanarak, davalıya bildirilmiştir. Davalı tarafından sunulan cevapta, yazının ulaştığı 07.07.2015 tarihi itibariyle doğmuş bir alacak bulunmadığı bildirilmiştir. Daha sonra alacağın doğması üzerine 08.01.2016 tarihinde alacağın doğduğu belirtilerek, haciz uygulandığı takip dosyasına bildirilmiştir. Dava konusu olan miktarın 143.573,04 TL'sinin davacının borcu için davalı şirketçe, davacının borçlu olduğu takip dosyasına ödendiği sabittir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde de harçlandırılan dava değeri olan 235.021,44 TL'den, yapılan bu ödeme mahsup edilerek 91.448,40 TL'nin ödenmesi gerektiği belirlenmiştir. Mahkemece bu rapor esas alınarak davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davacının harcını ödeyerek açmış olduğu dava değeri yargılamaya esas olup, usulüne uygun şekilde harcı ödenerek dava konusu edilmeyen ve fazlası saklı tutulan bir hakkın eldeki bu davada inceleme konusu yapılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece harçlandırılan dava değerine uygun şekilde yargılama yapılarak karar verilmesi yerindedir. Bu durumda, icra dosyasına davacı adına yapılan ödemenin hesaplamada iki kez dikkate alınmadığı, yapılan bu ödemenin mahsubu sonrası davacının talebi dikkate alınarak 91.448,40 TL davacı alacağı bulunduğuna ilişkin mahkeme kabulü yerinde olup, herhangi bir hesap hatası bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacının borcu nedeniyle Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında dava dışı borçlu tarafından, davacı aleyhine başlatılan takibin kesinleşmesi nedeniyle, icra müdürlüğünce 01.07.2015 tarihinde davacının alacağı haczedilmiştir. Gönderilen müzekkerede doğmuş ve doğacak alacakların haczedildiği belirtilmiş olup, bu tarih itibariyle sigorta tazminatı henüz belirlenmemiştir. Davalı tarafından 07.07.2015 tarihinde mevcut bir sigorta alacağı bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak sonraki dönemde davacının 143.573,04 TL alacağı bulunduğu belirlenerek 23.12.2015 tarihinde davacıya bildirilmiştir. Davacı 05.01.2016 tarihinde alacağın ödenmesi talep etmiş, ancak 08.01.2016 tarihinde icra dosyasındaki haczin devam etmediği veya daha önce gönderilen müzekkerenin geçerli olmadığına ilişkin bir yazı getirilmesi durumunda alacağın ödeneceği davalı tarafından bildirilmiştir. Davalı, davacı ile dava dışı Menemen İcra dosyası alacaklısı arasındaki ticari ilişkinin tarafı değildir. Anılan dosyaya gönderilen yazı ile davacının, davalı nezdinde doğmuş ve doğacak alacakları İİK'nın 78-85.maddelerine göre haczedilmiş olup, bu maddeye göre, ikinci ve üçüncü haciz müzekkerelerinin gönderilmesine gerek yoktur. Davacı bu dosyada borçlu olmadığına ilişkin herhangi bir kanıt sunmamıştır. Eldeki davada, davalının taraf olmadığı bir dosyadaki haciz işlemine ilişkin geçerlilik şartlarının tartışılması mümkün değildir. Haciz müzekkerelerinin geçersiz olduğu ilgili icra dosyasına yöneltilecek şikayetlerle o dosya alacaklısına karşı ileri sürülebilecektir. Yapılan ödeme davacının borcu için yapıldığından hesaplamada dikkate alınmalıdır. Davacının icra dosyasında borçlu olmadığının anlaşılması halinde bu ödeme, İİK'nın ilgili hükümleri gereğince icra dosyasında yapılan fazla tahsilatlar gibi icra müdürlüğünce alacaklıdan talep edilebilecektir. Bu durumda mahkemece yapılan işlemler ve varılan sonuç doğru olduğundan davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın, davacı tarafından başvuru sırasında yatırılmış olan 1.561,71 TL'den mahsubu ile artan 1.134,11 TL harcın, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.02.2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog