14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/230
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2020
NUMARASI: 2017/1120 2020/637
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 01.09.2014 tarihli ve bir yıl süreli kredi alacak sigortası kapsamında, müvekkilinin emtia sattığı ... Ltd. Şti.'ne 300.000,00 TL, ... AŞ'ye 200.000,00 TL ve ... Tic. Ltd. Şti.'ne 150.000,00 TL kredi limiti tanımlandığını, satılan emtia karşılığında poliçe şartlarına uygun olarak 120 gün vadeli faturalar düzenlendiğini, emtianın teslimi sırasında alıcıların fatura içeriğine itiraz etmediğini, ancak fatura bedellerinin de ödenmediğini, 2015 yılı Nisan ayında ... 67.327,20 TL, ... 1.174.072,05 TL ve ... 1.605.450,24 TL borcu için hasar ihbarında bulunulduğunu, ödeme için sigortacının anlaşmalı olduğu avukatlık ofisine vekaletname verilmesine rağmen alacağın tahsil edilemediğini, vekilin 11.09.2015 tarihinde vekillikten istifa ettiğini, müvekkilinin ... için 70.068,94 TL, .... İçin 209.567,12 TL, ... için 154.956,00 TL bedelli takip başlattığını ve takiplerin kesinleştiğini, 23.12.2015 tarihli ihtarla müvekkilinin talebinin kısmen kabul edilerek ... için 135.000,00 TL, ... için 8.573,04 TL alacağının ödeneceğinin bildirildiğini, ancak 143.573,04 TL tazminatı Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen yazı nedeniyle dosyaya ödeneceğinin bildirildiğini, anılan dosyada İİK'nın 78-85 maddeleri kapsamında haciz uygulandığı ve İİK'nın 89.maddesine aykırı şekilde gelecek haczi yapıldığının davalıya bildirildiğini, davalının daha önce borç bulunmadığının bildirdiğini, ikinci ve üçüncü haciz ihbarlarının gönderilmediğini ve haczin geçersiz olduğunun bildirilerek ödemenin müvekkiline yapılmasının istenildiğini, buna rağmen alacağın Menemen icra dosyasına gönderildiğini ileri sürerek, şimdilik 235.021,44 TL sigorta tazminatının 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının başvurusu değerlendirilerek ... Tic. Ltd. Şti. için muafiyet oranı dikkate alınarak 135.000,00 TL, ... Tic. Ltd. Şti. için 8.573,04 TL tazminat ödemesine karar verildiğini, bu şirket yönünden 300.000,00 TL alıcı limiti belirlenmesine rağmen toplam 67.327,20 TL tutarında hasar başvurusu yapıldığını, bu ticari ilişkide ifa uğruna alınan toplam 57.801,60 TL'lik çeklerin üçüncü kişilere ciro edildiğini, çek alınmayan 9.525,60 TL alacağın % 90 muafiyet tutarı üzerinden düşülerek 8.573,04 TL'nin ödendiğini, ... AŞ'ye yönelik hasar başvurusunda ise temerrüt kapsamında olduğu bildirilen fatura konusu alacak için borçludan ifa uğruna alınan çeklerin temerrüt kapsamında olan alacak tutarının üstünde oluşu bu çeklerin üçüncü kişilerden temin ederek ibraz edilememesi nedeniyle talebin reddedildiğini, bu hususun 23.12.2015 tarihli ihtarla davacıya bildirildiğini, ancak Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen haciz müzekkeresi ile davacıya ait hasar tazminat alacağı üzerine İİK'nın 78-85 maddeleri uyarınca haczedildiğini, müvekkilince talep edilen tevdi mahalli talebinin sonuçsuz kaldığını, davacının icra işlemine karşı yaptığı işlemlerin sonuçsuz kalması üzerine, prim alacağının mahsup edilerek bakiye 130.073,04 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, davacının, borcu nedeniyle icra dosyasına ödenen miktarı yeniden talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... taraflar arasında Kredi Alacak Sigortası yapıldığı, davacı sigortalının zararının yüzde doksanının sigorta teminatı kapsamına alındığı, davacı tarafın tahsilatını yapamadığı bir kısım alacakları için davalı tarafa başvurduğu, davacı tarafın 235.021,44.-TL talep ettiği, davalı tarafın bu miktardan düşülmek üzere davacının borcuna karşılık kendisine İİK 89 ncu maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderen Menemen İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ödeme yaptığı, davalı tarafın yasal zorunluluk gereği yaptığı bu ödemenin sigorta tazminatından düşülmesi gerektiği, sigorta hukukunun genel ilkeleri gereği sigorta ettirenin riziko konusundaki beyanının asıl olduğu, bu suretle akside ispatlanmadığından davalı tarafın bakiye 91.448,40.-TL'den sorumlu olduğu..."gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 91.448,40 TL'nin 23.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, davalının sorumlu tutulması yerinde olmakla birlikte ödenen tazminatın maddi hata sonucu eksik hesaplandığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ... A.Ş'nin limiti nedeniyle 180.000,00 TL, ... Ltd. Şti'nin limiti nedeniyle 52.021,44 TL ve .... Tic. Ltd. Şti. limiti nedeniyle 3.000,00 TL talep edildiğini, dava açılmadan önce sigortacı tarafından .... Tic. Ltd. Şti.'nin limiti nedeniyle 135.000,00 TL ve ... Ltd. Şti. limiti nedeniyle 8.573,04 TL'nin ödenmesine karar verilip, bu tutardan birikmiş prim borçları düşülüp kalan tutarın Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenmiş olduğundan, bu tutarın yalnızca şimdilik 3.000,00 TL'sinin dava konusu edildiğini, ancak bilirkişilerin sorumluluk miktarını hatalı belirlediklerini, şimdilik 3.0000,00 TL talep edildiği dikkate alınmadan ödenen tutarın toplam talepten mahsubu ile sonuçta 91.448,40 TL üzerinden davanın kabul edildiğini, oysa poliçedeki limit, muafiyet (%10) ve ödenmesi gereken oran (%90) dikkate alındığında, sigortacının ... için 60.594,48 TL, ... için 180.000 TL, ... için 135.000 TL olmak üzere toplam 375.594,48 TL ödemesi gerektiğini, bu tutarın 143.573,04 TL'sinin (... için 135.000,00 TL. ve ... için 8.573,04 TL.) Menemen İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödendiğini, bakiye tutarın ise 232.021,44 TL olduğunu, hesabın bu kadar açık olmasına rağmen, icra müdürlüğüne ödenen tutarın iki kez hesaptan düşülmesine ilişkin raporun esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ve 232.021,44 TL alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece, sigortacı'nın İİK'nın 89. maddesi gereğince ödeme yaptığı bu nedenle ödenen tutardan sorumlu olmadığına yönelik tespitlerinin hatalı olduğunu, davalı şirket tarafından uygulanan bir haciz bulunmadığını, icra dosyasında İİK'nın m.
89.maddesine göre değil 78 ve 85.maddeleri uyarınca müzekkere yazıldığını, davalı şirketin cevabi yazısında müvekkilinin bir alacağının olmadığının beyan edildiğini, ardından usulüne uygun konulmuş bir gelecek haczi bulunmadığı halde sırf müvekkilini zarara uğratmak amacıyla icra dosyasına ödeme yapıldığını, davalının icra müdürlüğüne sunduğu 09.07.2015 tarihli cevabında davalı şirketin “doğmuş herhangi bir sigorta tazminatı alacağı bulunmadığından haczin tatbik edilemediğini doğacak alacaklar üzerine de haciz konulduğuna dair herhangi bir kaydın söz konusu olmadığı” hususunun bildirildiğini, bunun yanında davalının uyguladığı bir haciz bulunmamasına rağmen icra müdürlüğünün haczinin devam edip etmediği sorulmadan 08.01.2016 tarihinde icra dairesine ödeme yapılmasının hatalı olduğunu, davalının haczinin bulunmadığını, haciz uygulanmış olsa bile 6 aylık yasal süre içerisinde para talep edilmediğinden haczin düştüğünü ve davalının yaptığı ödemenin İİK'ya aykırı olduğunu ve davalının kötü niyetle yaptığı ödemeden sorumlu olması nedeniyle 375.594,48 TL alacağın hüküm altına alınması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne, karar verilmesini istemiştir.