Esas No
E. 2022/1194
Karar No
K. 2022/1194
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1194 Esas - 2024/238

T.C.

Ankara Batı

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2022/1194 Esas
KARAR NO: 2024/238
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2022
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 22/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin fore kazık ve muhafaza borusu ile etiketlerinin üretimini yaptığını, üretiminin % 95 ini ihraç etmekte olan davacı firmanın iç piyasada da küçük oranda faaliyet gösterdiğini, davalının davacıdan birim fiyatı 132,69.TL olan 150 adet 38 mm ... ucunun 02.08.2019 tarihli ... numaralı fatura ile, birim fiyatı 133,41.TL olan 250 adet 38 mm ... ucunun 05.08.2019 tarihli ... numaralı fatura ile teslim aldığını, teslim alınan malların ayıplı olduğu gerekçesi ile davalı tarafından 26.08.2019 tarihinde iade faturası düzenlendiğini, davalının malların ayıplı olduğu yönünde tespit yaptırmadığı gibi malları iade de etmediğini, davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, davalının malzemeleri iade etmesi durumunda hesabından düşüleceği belirtildiği halde malzemeleri kullandığını beyan ederek iadeden kaçındığını, bunun üzerine davacı tarafından daha önceki borçlar için çekle yapılan ödemelerin vadelerinin uzamasından kaynaklı 2.860,26.TL tutarlı 28.08.2019 tarihli vade farkı faturası düzenlendiğini, fatura ve malzemelerin tesliminde sonra faturalar için ödeme tarihi yaklaştığında davalı tarafından ihtarname yoluyla malzemelerin ayıplı olduğundan bahisle faturaların iade edildiği ve ödeme yapılmayacağının belirtildiğini, davacı tarafından da iade faturaların kabul edilmediğine yönelik ihtarname yoluyla anılı faturaların tekrar iade edildiğini, taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan 6 adet fatura toplamı olan 53.569,53.TL ticari alacağın belirtilen vade tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın ticari satımdan kaynaklanan alacağı olduğu iddiası ile açtığı iş bu davanın reddi gerektiğini, zemin işlerinde faaliyet gösteren davalı şirketin ...’daki şantiyesinde kullanmak üzere davacı yandan biri 150 diğeri 250 adet olmak üzere iki parti ... uç aldığını, ... uçların olağan kullanım süresinden çok önce aşınması üzerine durumun davacı yana bildirildiğini, davacının sorun olma ihtimalini reddettiğini, davalının ısrarıyla davacının sorunlu ürünlerden kendilerine numune gönderilmesini istediğini, ancak davalının daha ürünü kargolayamadan davacı tarafından gönderilen mesajla hesabın kapatıldığı bilgisi alındığını, uzun yıllardır davacı ile çalışan davalının konunun ... yetkililerle görüşülerek çözüme kavuşturulmasını beklerken davacının 26.08.2020 tarihli 62.842,08.TL bedelli faturayı düzenlediğini, ancak uyuşmazlık konusu malların ayıplı olması nedeniyle anılı faturanın ihtarname ekinde davacı yana iade edildiğini, davacının faturayı davalı yana tekrar gönderdiği gibi yanında 28.08.2019 tarihli vade farkı faturasını da gönderdiğini, davalının iki faturayı da yine ihtarname ekinde iade ettiğini, bu itibarla sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmeyen davacının davalı yanın zarara uğramasına sebebiyet verdiğinden haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, davalı ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 17/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme sonucu sunulan 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.

Mahkememizin 2022/15 esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 31/05/2022 tarih 2022/15-488 E.-K.sayılı ilamı ile genel yetki kuralı gereği yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle verilen yetkisizlik kararı davacı vekilince istinaf edilmiş, Ankara BAM 22. HD.'nin 19/10/2022 tarih 2022/1207 - 1380 E.-K.sayılı ilamı ile "... davacı tarafın talebinin ticari ilişki kapsamında teslim edilen mal bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davanın konusunun para alacağı olduğu anlaşılmaktadır.

Dava bir miktar para alacağına ilişkin olduğuna göre davalı borçlu tarafından süresinde, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de, akdi ilişki inkar edilmeyerek, davacı ile aralarında alım satım akdinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında alacaklı olduğu, taraflar arasındaki akdi ilişkinin doğrulandığı kabul edilerek, bu halde taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı çekişmesiz olup mahkemece TBK'nin 89/1. ve HMK'nın 10.maddeleri uyarınca davacı alacaklının şirket merkezinin dosya içerisindeki bilgilere göre ... olduğu, dolayısıyla Ankara Batı Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek tarafların delillerinin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından, kararın kaldırılmasına, davanın esası ile ilgili delillerin toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.

Taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla davalı şirket defterleri üzerinde talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 17/08/2023 tarihli raporda özetle; "... Davalı ile davacı arasında geçmişten gelen 2019 yılında sona eren mal alım satımına yönelik ticari bir çalışmanın mevcut olduğu, bu kapsamda davacı tarafından davalı yana ihtilafa, ayıp iddialarına konu olanlar da dahil muhtelif mal faturalarının davalı adına tanzim edilerek sevk ve teslimlerinin yapıldığı ve davalının davacıdan yasal defter ve dayanağı belgelerine göre dava tarihi itibarıyla 12.132,81.TL bakiye alacağının bulunduğu, bu tutarın 159.01.0044 kodlu Verilen Sipariş Avansları hesabında davacı şirket adına yer aldığı/takip edildiği, dolayısıyla davalının yasal kayıtlarına göre dava tarihi itibarıyla davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki esas ihtilaf konusunun davalı tarafından davacı yan adına düzenlenen fotokopisi dosyada mevcut olup davalı kayıtlarına davacı borcu olarak intikal ettirilen 62.842,08.TL tutarlı iade faturası ile davacı tarafından davalı adına tanzim edilen fotokopisi dosyada mevcut olup davalı kayıtlarında yer almayan 2.860,26.TL lık vade farkı faturasından kaynaklandığı, davacı adına tanzim edilen iade faturasına konu emtianın davalının iddia ettiği şekli ile olası ayıplarını gösteren (gizli veya aşikar ayıp) herhangi bir yazılı belge, tespit, tutanak veya teknik yönden ispata yönelik herhangi bir belge ibrazında bulunulmadığı var ise bu yönde herhangi bir belgenin sunulmadığı görülmüş olup bu faturanın davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenip fatura bedelince davacı yanın alacağından bir nevi tenzilat yapılmış olması hususunda davalının haklı olup olmadığı konusunda takdir sayın Mahkemeye aittir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Mahkememizce davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 11/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "...Dosya kapsamındaki BA-BS formlarında taraflarca yapılan beyanların 2 fatura haricinde birbiri ile uyumlu olduğu, Davacı kayıtlarına göre 28.08.2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan 53.569,53 TL alacaklı olduğu, Davalı kayıtlarına göre 28.08.2019 tarihi itibariyle davalının davacıdan 12.132,81 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS formları ile kayıtları arasındaki farkın; Davalının 27.08.2019 tarihli ... nolu 62.842,08 TL tutarlı iade faturasının davacı kayıtlarında yer almamasından ve davacının 28.08.2018 tarihli ... nolu vade farkı faturasının davalı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, Davalının ayıp savunmasının dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda davaya konu 38 mm ... uç-Ağır İş Tip(D22*34) malzemenin ayıplı olup olmadığı hususunda teknik değerlendirme yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Taraflar arasında malın teslimi veya ticari ilişki konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Kaldı ki, tarafların BA/BS formlarının karşılaştırılması neticesinde de; tarafların bu kayıtlarının da iade faturaları hariç uyumlu olduğu, Yargıtay 19.HD 2016/7490 esas, 2017/2932 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere bu hususun fatura konusu malların teslimine karine teşkil ettiği, ve aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Nitekim, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla da davalın cevap dilekçesinde malın teslimi yönündeki ikrarı da gözetilerek taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.

Davalı ayıp savunmasında bulunmuş, söz konusu alınan ürünlerin olağan kullanım sürelerinin çok altında kullanılarak bittiğini ve bu nedenle ayıplı olduğunu savunmuştur.

Davalı tarafa ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerin yerini bildirmesi veya söz konusu ürünleri veya bu ürünlere ilişkin tüm bilgi ve belgelerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde dosyanın mevcut delil durumuyla bilirkişiye verileceği ihtar edilmiş, davalı vekili bir sonraki celsede ellerinde numune de dahil olmak üzere bir örnek bulunmadığını beyan etmiştir.

Bu kapsamda dosya kapsamında bulunan deliller gözetilerek dosya teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davaya konu 38 mm ... uç-Ağır İş Tip(D22*34) malzeme ile ilgili görsel/teknik belgenin, malzemenin sahada kullanımı sırasında ayıplı olduğunu gösteren fotoğraf, imzalı tutanak, malzemenin kullanım süresi, malzeme ile yapılan işin miktarı ile ilgili benzer malzemelere göre karşılaştırma(imzalı) tablosu vs, malzemenin teknik datalarında sunulanın dışında labratuvar analizi dosya kapsamında görülememiş olup, Davaya konu 38 mm ... uç-Ağır İş Tip(D22*34) malzemenin ayıplı olup olmadığı hususunda teknik değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir. Bu haliye davalının ayıp savunmasını dosya kapsamında ispatlayamadığı kabul edilmiştir. Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması ve davalı yanın ayıp savunmasını ispatlayamaması karşısında dava konusu ticari ilişkiye konu faturalardan kaynaklı davacı alacağına ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ İLE ; 53.569,53TL fatura alacağının, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.659,33TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 914,84TL harcın mahsubu ile bakiye 2.744,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 80,70TL başvurma harcı, 11,50TL vekalet harcı, 914,84TL peşin harç olmak üzere toplam 1.007,04TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacının yargılamada yapmış olduğu 4.900,00TL bilirkişi ücreti, 229,60TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.179,60TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/03/2024

Katip Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.