T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2009 yılında kurulduğunu, kozmetik ve güzellik ürünlerinin satışı yaptığını, ... ibareli... tescil numaralı marka ile ... ibareli ...tescil numaralı markaların müvekkili adına TPMK nezdinde kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin ... ibaresi ile benzer ibareli gerek belirtilen adreslerde gerek internet ortamında kullandığını, marka üzerinde hak sahibi olduğunu, davalı tarafça ... numara ile tescilli "..." markasının tescil edildiğini, davalı ile müvekkili arasında husumet bulunduğunu, davalının müvekkilinin yanında işçi (Kuaför) olarak çalışmaktayken, müvekkilinin sahibi olduğu ... salonuna ortak olmak istediğini, bunu elde edemeyince şantaj ve tehditlerde bulunarak müvekkilinden para istediğini, bunu da başaramayınca, müvekkilini zarar sokma kastıyla hareket ederek haksız rekabet oluşturan eylemlerde bulunduğunu, müvekkilinin iş yeri adresine çok yakın bir konumda bir kuaför salonu açtığını, müvekkilinin tüm müşterileri ile iletişime geçerek bir kısmını kendi salonuna çektiğini, müvekkili işyerinde çalışan bir çok işçiyi ayrılmaya teşvik ederek, bir kısmını ikna ederek kendi kuaför salonunda çalıştırmaya başladığını, hatta daha sonra yanında götürdüğü bu kişileri Müvekkili Şirkete karşı dava açmaya teşvik ettiğini, müvekkili şirket sahibi ve yetkilileri hakkında açılan soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, taraflar arasında görülen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda Müvekkilinin davalıdan 28.09.2020 takip tarihi itibari ile, 324.570,09-TL asıl alacak ve 9.070,18-TL işlemiş faiz olmak üzere 333.640,27-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının eylemlerinin kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalı adına tescilli ... tescil numaralı ... markasının hükümsüzlüğüne, davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı ... markasının yenilik ve ayırt edicilik karakterine sahip olmadığını, zayıf marka statüsünde olduğunu, müvekkili ile davacı arasında adi ortaklık ilişkisi mevcut olduğunu birlikte ortak iş yaptıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, davacının müvekkilinin markayı oluşturduğunu ve kullandığını bildiğini ve buna rıza gösterdiğini, dolayısıyla sessiz kalma suretiyle hak kaybı oluştuğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının marka hükümsüzlüğü talebi ile ilgisi olmayan diğer iddialarını kabul etmediklerini, bu iddiaların mahkemeyi etkilemeye yönelik olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını belirterek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan 30/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 6769 Sayılı SMK Madde 6/3 (Gerçek Hak Sahipliği) bakımından incelemede; davacının ..., ..., ..., ... online satış sitelerinde hesap açılış tarihleri ile birlikte "..." ve "..." şeklindeki ilk kullanımlarını gösterir delil sunması sebebi ile 35. Sınıf açısından gerçek hak sahipliğini ispatlayamaması sebebi ile bu yönde olumlu kanaat oluşmadığı; 6769 Sayılı SMK Madde 6/1 (Benzerlik, Karıştırılma İhtimali) bakımından yapılan inceleme neticesinde; davacı ve davalı marka kullanımlarının benzer olduğu, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalı faaliyetlerinin davacının tescilli markaları kapsamında olduğu bu sebeple karıştırılma ihtimali olduğu, nihai tüketiciler nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, hizmet alıcılarının davalı markasını, davacı markasının yeni bir varyasyonu veya markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağı veya hizmetlerin aynı yerden verildikleri yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da iltibas ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı yan tarafından gerçekleştirilen kullanımların davacı yan markaları ile karıştırma ihtimali yarattığından 6769 Saylı SMK md. 25/5 gereği, davalı markasının Nice ... Sınıf “Güzellik bakımı hizmetleri” kapsamında kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu; 6769 Sayılı SMK Madde 6/9 (Kötü Niyet) bakımından inceleme neticesinde; davalı tarafın birçok marka seçme özgürlüğü varken, daha önce bildiği ve çalıştığı işletmedi markanın benzerini, aynı sektörde tescil ettirme çabasının iyi niyetle bir hareket olmadığı, kötü niyetle yapılan tescilin tüm sınıflarda hükümsüz kılınması yönünde olduğu;6769 Sayılı SMK Madde 5/1(a-c) (Tanımlayıcı İşaretler) bakımından inceleme neticesinde; davacı markasının Türkçe de herhangi bir anlamı bulunmadığı, birleşik sözcük olarak Japonca karşılığının da ortalama hizmet alıcıları nezdinde bilinme ihtimali bulunmadığı, kaldı ki bilinse dahi değişim ve daha iyi ibarelerin birleşmesinden ... Sınıf “Güzellik bakımı hizmetleri” kapsamında tanımlayıcı bir anlam ifade etmediği, dolayısıyla davacıya ait ... ibareli markanın ayırt edicilik vasfına haiz olduğu; 6769 Sayılı SMK Madde 25/6 (Sessiz Kalma) bakımından inceleme neticesinde; davanın açılış tarihinin 31.01.2022 olduğu, davalının markasını tescil tarihinin 11.11.2020 olduğu, davacı tarafın huzurdaki davayı, davalının markasının tescil edildiği tarihten yaklaşık 1 yıl 2 ay 20 gün sonra açmış olduğu, huzurdaki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından 6769 Sayılı SMK Madde 25/6 kapsamında, davacının sessiz kalmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. KANAAT VE GEREKÇE 6769 sayılı SMK'nun 6.maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 25.maddesinde "(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." belirtilmiştir.
Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 313/1 maddesinde " Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir." belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, TPMK kayıtları incelendiğinde ... numaralı "..." ibareli ve ... numaralı "..." ibareli markanın ... Sınıfta bulunan hizmetler yönünden davacı adına tescilli olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı "..." ibareli markanın ...ve ... Sınıfta bulunan hizmetler yönünden davalı adına tescilli olduğu, davacının 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi kapsamındaki hükümsüzlük talebi yönünden davacı markaları ile davalı markaları karşılaştırıldığında; davacının her iki markasındaki ortak, ayırt edici ve esas unsurun "..." ibaresi olduğu, davalı markasının davacı markalarının ortak, ayırt edici ve esas unsuru olan "..." ibaresine "..." ibaresi eklenerek oluşturulduğu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı markaları ile davalı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, yukarıda belirtilen davacı adına tescilli markaların başvuru ve tescil tarihlerinin davalı markasının başvuru ve tescil tarihinden önce olduğu, 6769 sayılı SMK'nun 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlüğün aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden talep edilebileceği, davacı markalarının .... Sınıftaki hizmetler, davalı markasının ....ve ... Sınıflardaki hizmetler yönünden tescilli olduğu yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda davacı tarafın 6/1 maddesi kapsamında davacı markasının ... Sınıfta tescilli olduğu hizmetler yönünden aynı veya benzer hizmetler yönünden kısmi hükümsüzlük talep edebileceği ancak davacı tarafça dava dilekçesinde, davalının marka başvurusundan önce davalının davacının çalışanı olduğunun, davacıdan ortaklık talep ettiğinin, davacı tarafça kabul edilmeyince davalı tarafça davacıya husumet yöneltildiğinin, yine marka başvurusundan önce taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacının alacağının bulunduğunun ve bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunun, davalının marka başvurusunun ve tescilinin kötüniyetli olduğunun beyan edilerek 6769 sayılı SMK'nun 6/9 maddesi kapsamında da hükümsüzlük talebinin bulunduğu davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde taraflar arasında 2016 yılında başlayıp haziran 2020 yılında sona eren ortaklık, ticari ilişkinin bulunduğunun beyan edildiği, davalı markasının başvuru tarihinin 28/06/2020 tarihi olduğu, taraf beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın marka başvurusundan önce taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkla bu ilişkinin sona erdirildiği ve ticari ilişkinin sona erdirilmesiyle davalının marka başvurusunda bulunduğu, yukarıda belirtildiği üzere karşılaştırma yapıldığında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunacak kadar benzerlik bulunduğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalının marka başvurusunun kötüniyetli olduğu, kötüniyetli yapılan marka başvurularına ilişkin tesciller yönünden tescilli tüm sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verileceği, davalı tarafça davalının markasından davacının bilgisinin bulunduğu, sessiz kaldığı sessiz kalma nedeniyle davacının hak kaybına uğradığı beyan edilmiş ise de 6769 sayılı SMK'nun 25/6 maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre içerisinde bu davanın açıldığı, ayrıca kötüniyetli başvuru nedeniyle hükümsüzlük koşulu oluştuğundan aynı kanun maddesi gereği bu sürenin de uygulanmayacağı, davacı tarafın davalı kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğunun tespiti talebi yönünden yukarıda açıklandığı üzere taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, tarafların aynı alanda faaliyet gösterdikleri bu nedenle davalı kullanımlarının haksız rekabet oluşturduğu, davalı vekilince tarafların sulh oldukları beyan edilerek taraflar arasında düzenlendiği belirtilen protokolün sunulduğu, davacı vekilince 29/02/2024 tarihli duruşmada taraflar arasında protokol düzenlendiğinin, davalının bu protokole aykırı davrandığının bu nedenle sulh olmak istemediklerinin beyan edildiği, davalı tarafça tarafların sulh oldukları beyan edilmiş ise de davacı tarafça sulh olduklarına ilişkin mahkeme huzurunda verilmiş bir beyanın veya mahkemeye sunulmuş bir dilekçenin bulunmadığı bu nedenle taraflar arasında mahkeme huzurunda yapılmış geçerli bir sulh işleminin bulunmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam edilmiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ İLE,
1.Davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2.Davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli "..." ibareli marka tescillinin ve kullanımının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen talepler yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan: 5.250,00 TL bilirkişi ücreti, 314,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.564,00 TL ve 161,40 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 5.725,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.29/02/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)