Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/324
Karar No
K. 2024/179
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/324 Esas
KARAR NO: 2024/179
DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/05/2023
KARAR TARİHİ: 23/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili tarafından sunulan 25/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket 10.01.2022 tarihli sözleşme ile davalının adresi olarak gösterilen taşınmazda bulunan işyeri işletmesini demirbaşları ve tüm hakları ile birlikte davalıya devrettiğini ve bu devre ilişkin olarak 25.03.2022 tarihli faturayı düzenlediğini, devir karşılığı 700.000,00 TL olarak belirlendiğini ve vergiler hariç tutulduğunu, buna rağmen davalı sadece 700.000,00 TL ödeme yapıp KDV'ye ilişkin bakiye borcunu ödemediğini, bu kerre ...

14.İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibi yapıldığını, davalının itiraz ettiğini, ödemenin yapıldığı kişinin sözleşme içeriğinde açıkça belirtilmiş olması karşısında şirket ya da üçüncü kişi olmasının iş bu dava açısından önemi olmadığı gibi davacı bu ödemeyi aldığını kabul ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ile takibin devamına karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından sunulan 19/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme bedeli 700.000,00 TL'nin ödemesinin yapıldığı davacı vekilinin beyan dilekçesi de kabul edildiğini, davacı taraf 01.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde dava konusu fatura davalıya resmi şekilde tebliğ edilmediğini ifade ettiğini, fatura tebliğ edilmediği için davalı faturaya karşı itirazda bulunamadığını, sözleşme bedeli sözleşme imzalandıktan bir gün sonra ödendiğini, davaya konu fatura da sözleşmenin imzalanmasından 74 gün sonra düzenlendiğini, dolayısıyla fatura hiç düzenlenmemiş sayılması gerektiğini, dava konusu kira sözleşmesinde de devreden davacı şirket olup KDV yükümlüsü bir şirket olduğunu, kanuna göre davalının KOV yükümlülüğü doğmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

...

14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Devir sözleşmesi, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. ...

14.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 17/06/2022 tarihinde 126.000,00TL faturadan kaynaklı asıl alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya (28/06/2022) tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (28/06/2022) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 28/06/2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklı 126.000,00 TL bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2022 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 25.03.2022 tarihli ... - numaralı 826.000,00 TL bedelli faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı taraf 04.12.2023 günü saat 13:00'da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz etmediği, taraflar arasında 10.01.2022 tarihinde İşyeri Devir Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafın takip tarihi (17.06.2022) itibariyle davalı tarafından 126.000,00 TL alacaklı olabileceği, 2022 yılı BS formunda;

Davacı tarafından davalı tarafından düzenlenen 1 adet KDV Hariç 700.000,00 TL bedelli faturanın davacı tarafından Maliyeye bildirimde bulunulduğu, dosyada mübrez ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 08.11.2023 tarihli cevabi yazısında, davalı tarafın serbest meslek mükellefi olduğu ve BA-BS verme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı ...Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, söz konusu faturanın davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, takibe konu faturanın taraflar akdedilen sözleşme kapsamında devir bedeli muhteviyatında düzenlendiği, taraflar arasındaki Devir Sözleşmesinin 10.01.2022 tarihinde akdedildiği, sözleşme davalı tarafından sözleşmede belirtilen dava dışı ... hesabına 1 gün sonra 11.01.2022 tarihinde ödemenin yapıldığı, takibe konu devir bedeli faturasının ise sözleşmeden 74 gün sonra düzenlendiği, faturanın davalı tarafa teslimine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir somut belge ibraz edilmediği, davacı vekilinin dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde takibe konu faturanın davalı tarafa resmi şekilde tebliğ edilmediği bildirildiği, bu bağlamda takip konusu faturanın davalı tarafa tebliğ edilmemesi, sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere devir ücretinin davacı şirket hesabına değil de dava dışı 3. şahıs hesabına yapılması, faturanın sözleşmeden 74 gün sonra düzenlenmesi, sözleşmeye göre devir ücretine vergilerin dahil edilmemesi hususları gözetilerek davalı yanın KDV ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığı açısından hukuki değerlendirme ve Takdir Mahkemenize ait olacağı kanaati hasıl olduğu, Neticeten; davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 25.03.2022 tarihli ... numaralı KDV dahil 826.000,00 TL bedelli faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere- dava dışı üçüncü şahıs Neşe Geride hesabına rapor içeriğinde yapılan açıklamalar ışığında davalı tarafın KDV ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığı açısından hukuki değerlendirme ve Takdir Mahkemenize ait olmak üzere, Mahkemece takibe konu faturanın kabul edilmesi halinde olasılığında davacı tarafın faturada yer alan KDV tutarından kaynaklı takip tarihi (17.06.2022) itibariyle davalı taraftan 126.000,00 TL alacaklı olabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.

İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.

İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).

Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 28/06/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.

Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki işyeri devir sözleşmesi kapsamında KDV alacağı için düzenlenen faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, KDV den davalının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.

Taraflar arasında 10.01.2022 tarihinde İşyeri Devir Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 4. Maddesinde: Taraflar işyerinin devri için 700.000,00 TL ücretin devir ücreti olarak ödenmesi hususunda mutabakata varmışlardır. Devralan, iş bu devir ücretinin tamamını sözleşmenin imza tarihinde aşağıdaki banka hesabına peşin olarak ödeyecektir. İşbu devir ücretine işyerinde devralanın kullanımına bırakılacak olan makinelerin kira ücretleri dahil değildir. İlgili kira ücretleri iş bu sözleşmenin imzalanmasından sonra ayrıca akdedilecek iş ortaklığı sözleşmesi ile taraflarca belirlenecektir. İş bu devir ücretine vergiler dahil değildir.” şeklinde anlaştıkları görülmüştür. Dosyaya sunulu ... ait dekont ile 11.01.2022 tarihinde sözleşmede belirtilen Neşe Geride'ye davalı tarafından 700.000,00TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta vergiyi doğuran olay işyerinin devridir. Devir işleminin gerçekleştirilmesi ile birlikte devlet Katma Değer Vergisi alma hakkı doğmuş olup, hissesini devreden bunu ödemekle yükümlüdür. Ancak taraflar devir sözleşmesi aşamasında devir bedeline bu verginin dahil olmadığını kararlaştırmışlardır. Hisse devreden davacı şirket vergileri devir bedelinden ayrı olarak gösterip hisseleri devralan davalının bilgisine ve onayına sunmuş, devir işlemi geçerli şekilde yapıldıktan sonra KDV'yi de içeren fatura düzenleyip davalıya tebliğ etmiş ve ödeme talebinde bulunmuştur. Faturanın süresinden sonra düzenlenmesinin KDV alacağına bir etkisinin bulunmamaktadır.

Sözleşme aşamasında devir bedeli ile vergi tutarını ayrı olduğunu belirten devreden, o devirden dolayı ödediği/ödeyeceği KDV'yi devralan davalı adına ödemiş olur. Bunu sonradan devralan davalıdan isteyip isteyemeceği hususu vergi hukukunun düzenleme alanı dışına taşan, vergi hukukunun kural ve ilkelerine göre değerlendirilmesine olanak bulunmayan, dolayısıyla Borçlar Kanunu'nun sözleşme hukukunu düzenleyen hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir sorundur. Borçlar Kanunu çerçevesinde değerlendirme yapıldığında bedel unsuru da devir sözleşmesinin esaslı unsurlarından biridir. İşyeri devreden tarafın başlangıçta iradelerin birleştiği bedel dışında (vergilerin ayrıca belirtilmesi ve vergilerin bedele dahil olmadığı durumlar hariç) devralan davalıdan sonradan ayrıca bir istemde bulunmasına olanak yoktur. Somut olayda; işyeri devir sözleşmesi kurulurken vergilerin bedele dahil olmadığı konusunda tarafların anlaştığından devir bedeliyle birlikte, işyerini devralan davalıdan devreden davacının ayrıca KDV yi talep edebileceği anlaşılmakla davalının, davacıya KDV alacağından dolayı borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin, takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,

2.Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 25.200,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 8.607,06-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.521,77-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.085,29TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan toplam 4.365,27-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 20.160,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretini üzerinde bırakılmasına,

7.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,

8.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair,

HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/02/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.