20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili tarafından sunulan 14/08/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin ... isimli iş yerinde bir kısım tamir, tadilat ve dekorasyon işlerinin yapımını üstlendiğini ve 05.12.2022 tarihli fiyat teklifi ve iş sözleşmesinde de anlaşılacağı üzere anlaşma sağlandığını, davacı şirket taraflar arasında yapılan anlaşma gereği yüklediği tüm işleri yaparak işyerini davalı şirkete teslim ettiğini, davacının davalı şirkete ait iş yerindeki çalışmalarını yapım işlerini gösterir video kayıtları ve fotoğraf sunulduğunu, davalı şirkete ait iş yerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde de kolaylıkla tespit edilebileceğini, yapılan iş karşılığı 06.01.2023 tarihli 233.321,40 TL bedelli fatura kesildiğini ve davalıya gönderildiğini, davalı ise fatura bedelini ödemediğini, davalı aleyhine ...
35.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı icra takibi yapıldığını, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını, davacı yanca bahse konu işlemlerden yalnızca bir bölümü tamamlandığını, tamamlanan bölümün ödemeleri ise davalı tarafından davacı tarafa ödendiğini, davacı tarafından iş tamamlanmadığından hak ediş de bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
...
35.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Sözleşmeler, Fatura, Fotoğraf, Video, Ticari defterler, Tanıklar , Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. ...
35.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 17/01/2023 tarihinde 233.321,40TL faturadan kaynaklı asıl alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ (31/01/2023) edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (03/02/2023) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 06/02/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İnşaat mühendisi bilirkişi ...ve Serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi ...tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına takibe konu 06.01.2023 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklı 233.321,40 TL fatura alacağının davalı taraftan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davalı ile olan cari münasebetini 120. Alıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 06.01.2023 tarihli ... numaralı faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu faturadan kaynaklı davacı tarafın takip tarihi (17.01.2023) itibariyle davalı taraftan 233.321,40 TL alacaklı olduğu, davalının 2021-2022-2023 yılları ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı ile olan cari münasebetini 320. Satıcılar hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 06.01.2023 tarihli ... numaralı faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın takip tarihi (04.01.2023) itibariyle davacı tarafa 233.321440 TL borçlu olduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra 01.07.2023 tarihinde 50.000,00 TL tutarında ödeme kaydı girildiği ancak sunulan banka dekontundan bu ödemenin 26.12.2022 tarihinde yapıldığı, davalı kayıtlarına yaklaşık 7 ay sonra işlendiği, davacı tarafından dosyaya kaşesiz ve imzasız olan tabela işlerini içeren, toplamda 197.730,00 TL bedelli fiyat teklifi ve iş sözleşmesini sunmuş olup iş bu belge kaşesiz ve imzasız olduğundan delil niteliği bulunup bulunmadığı hususlarında Takdiri Mahkemenize ait olduğu, davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, takibe konu faturanın davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, takibe konu faturanın davacı tarafından davalı şirketin işyerinde yapılan tadilat işlerine ilişkin düzenlendiği, söz konusu fatura davalı kayıtlarına ... tarihinde ... yevmiye numarası ile işlendiği, takipten önce davalı tarafından faturaya karşı somut bir itirazının görülmediği, (Ticari e-Faturalar, faturanın alıcıya gönderilmesinden itibaren 8 gün içinde alıcının reddetmesi durumunda iptal edilebilir ve bu durumda iade faturası düzenlenmesine gerek yoktur. Eğer alıcı 8 gün içinde faturayı reddetmezse ve iade etmek isterse, iade faturası düzenlenmesi gerekmektedir.) davalı tarafından düzenlenen herhangi bir iade faturası da görülmediği, öte yandan davalının cevap dilekçesinde belirttiği hususlar çerçevesinde (“Ayıp ihbar süresi," Türk Ticaret Kanunu'nda satılan malın ayıplı olduğunun fark edilmesi halinde, bu durumu satıcıya bildirme süresini ifade eder. Bu süre genellikle malın teslim tarihinden itibaren iki yıl olarak belirlenmiştir. Ayıp ihbar süresi içinde malın ayıplı olduğunun bildirilmesi gerekmektedir.) dosya içeriğinde davalı tarafından davacı şirkete hitaben yapılan herhangi bir ayıp ihbarının veya ihtarının görülmediği, bu bağlamda takibe konu faturanın davalı tarafın bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, davalı şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket yetkilisi ... hesabına 26.12.2022 tarihinde 50.000,00 TL tutarında açıklamasız şekilde havale yapıldığı, yapılan bu ödeme davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinde ise takip tarihinden sonra 01.07.2023 tarihinde kayıtlara işlendiği, ödemenin yapıldıktan yaklaşık 7 ay sonra kayıtlara işlenmesinin muhasebe normlarına aykırılık içerdiği, öte yandan yapılan ödemede açıklama kısmı boş bırakıldığı ve takibe konu faturadan önce olduğu, söz konusu ödemenin avans niteliğinde mi yoksa davacı ve davalı şirket yetkililerinin arasındaki şahsi borç mu olduğu yönünden dosyada herhangi bir mali veri bulunmayıp ödemenin takibe konu faturaya karşın yapılıp yapılmadığı açısından Takdir Mahkemenize ait olacağı kanaati edinildiği, neticeten; Mali yönden yapılan incelemeler neticesinde, davacı tarafında takibe konu edilen 06.01.2023 tarihli ... numaralı 233.321,40 TL bedelli faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın da incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafın takip tarihi (17.01.2023) itibariyle davalı taraftan 233.321,40 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden yaklaşık 7 ay sonra davalı taraf kendi ticari defterlerine takipten önce 26.12.2022 tarihinde şirket yetkilileri arasında yapılan 50.000,00 TL tutarlı ödemeyi 01.07.2023 tarihinde kayıtlara işleyerek borcunu düşürdü (5.5 madde de) açıklandığı üzere söz konusu ödemenin avans niteliğinde mi yoksa davacı ve davalı şirket yetkililerinin arasındaki şahsi borç mu olduğu yönünden dosyada herhangi bir mali veri bulunmayıp ödemenin takibe konu faturaya karşın yapılıp yapılmadığı açısından Takdir Mahkemenize ait olacağı, teknik yönden yapılan incelemelerde ise;
Davalı tarafın itirazları ve delillerinin reddi durumunda, davacını faturaya dayalı alacağının mükerrer yazılan 2 kalem imalatın düşülmesi durumunda KDV hariç, değerlemesi 197.730,00 TL- 5.500,00 TL = 192.230,00 + KDV 34.601,40 = 226.831,40 TL olduğunun görüş ve kanaatine varılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.
İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Davacı alacaklı taraflar arasındaki tamir, tadilat ve dekorasyon sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 31/01/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında hangi işlerin yapıldığı, işlerin eksiksiz olarak yapılıp teslim edilip edilmediği ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı 17/01/2023 tarihinde taraflarca imzalanan hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 06.01.2023 tarihli ... numara 233.321,40 TL tutarlı faturadan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda; davacı şirket tarafından 06.01.2023 tarihli ... numaralı faturanın, e-faturayı düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, davalı şirketin bu faturayı defterlerine işlediği, faturaya süresi içerisinde bir itirazının bulunmadığı,
TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, dosya kapsamında herhangi bir ayıp ihbarının yapıldığına dair delilin sunulmadığı, dinlenen tanık beyanlarından davacı şirketin işyerinin tüm tadilat, dekorasyon, tabela gibi işlerini yaptığı, bilirkişi raporu ile de yapılan işlerin bedelinin mükerrer iş kalemlerinin düşümü sonrasında 226.831,40TL olarak tespit edilmiş ve davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisine 26.12.2022 tarihinde 50.000,00TL ödeme yapıldığı görülmüş olup davalı her ne kadar bu ödemeyi defterlerine çok geç işlemiş olsa da taraflar arasında başka bir ticari ilişkinin olmaması sebebi ile bu ödeme mahsup edildikten sonra davalının, davacıya toplamda 176.831,40,00-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın kısmen iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: % 75,79)
1.Davanın kısmen Kabulü ile; davacı tarafın başlattığı ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 176.831,40-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden DEVAMINA,
2.Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 35.366,28-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 12,079,35-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2,817,94-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 9.261,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4.Davacı tarafça yatırılan 2.817,94-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan toplam 5.614,50-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 4.255,22TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 28.293,02-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7.Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine,
10.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin 2.364,65TL sinin davalıdan, 755,35TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair,
HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23/02/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.