43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/454
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 18/01/2024
NUMARASI: 2023/798 Esas (Derdest)
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati tedbire itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; tarafların ortağı olduğu dava dışı şirketin davada davalı olarak gösterilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, tüzel kişiliğin taraf olmadığı davada tüzel kişiliğe kayyım atanmasına karar verilemeyeceğini, davacının esasa ilişkin talebi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini,mahkemece verilen tedbir kararı her yönüyle hukuka aykırı olmakla birlikte teminat dahi aranmaksızın tedbir kararı verilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, tedbir kararının eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, davacı tarafın müvekkilini ve şirketi zarara uğratıcı eylemlerde bulunduğunu, davacının şirketin var olan borçlarını gerçeğe aykırı şekilde inkar ettiğini, müvekkilini de şirket alacaklılarına karşı zor duruma düşürdüğünü, ticari dürüstlüğe aykırı davrandığını, dava dışı alacaklı lehine tanzim edilen bononun vaktinde ve gereği gibi ödenmesine müsaade etmediğini, şirket alacaklısı tarafından yapılan takibe de haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmesine sebebiyet verdiğini, şirketin ticari faaliyetinin devamının olumsuz yönde etkilendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından şirketin borçlarının ikrar edildiğini, şirket yönetiminin davacıya bırakılmasının kabul edilemeyeceğini, davacının, şirketten hiçbir alacağı olmayan şirket şoförleri lehine şirket adına kayıtlı araçlara rehin tesis ettirdiğini ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş;
05/01/2024 tarihli dilekçesi ile, müvekkili hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmaması halinde, davacının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması, kısıtlanması, her türlü karar ve tasarrufunun geçerliğinin kayyım onayına bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, İhtiyati tedbir talep eden vekili cevap dilekçesi ile itirazın reddini davalı tarafın haksız iddia ve taleplerinin reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından davalının ihtiyati tedbire itiraz ve ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 18.01.2024 tarihli ara karar ile "...Somut olayda çıkartılan sicil kayıtları ile dilekçeye ekli belgelerden; tarafların, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ortakları ve münferit olarak yetkilileri oldukları, aralarında şirket ortaklığından ve yönetiminden kaynaklı sorunların başladığı, şirket aleyhine girişilen takiplere itiraz edilmeksizin takiplerin kesinleştiği; buna bağlı olarak şirket ortak ve yöneticisi olan taraflar arasındaki anlaşmazlıklar da göz önüne alındığında talep edilen tedbir kararı verilmemesi durumunda şirketin zarara uğrama olasılığının bulunduğu; bu durumda mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının yasaya uygun olduğu gibi davalının temsil ve ilzam yetkisi muhafaza edilmekle birlikte, bu yetkinin kullanılmasının mahkememizce atanacak bir denetim ve onay kayyımının onayına bağlanması suretiyle gerekli geçici hukuki korumanın sağlanacağı, dolayısıyla mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı taraf, davacının dava dışı şirketteki temsil yetkisinin kaldırılması/kısıtlanması yönündeki tasarruflarının kayyım onayına tabi tutulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de davalı, davacı hakkındaki tedbir talebini ya açacağı ayrı bir davada ya da eldeki davadan bağımsız olarak d.iş numarası üzerinden yapacağı ayrı bir başvuruda isteyebilir. Karşı tarafça açılan ve davalı konumunda bulunduğu bu davada talep edemez. Dolayısı ile usulüne uygun yapılmış bir ihtiyati tedbir talebi/başvurusu bulunmadığından itirazın reddine , davacının temsil yetkisinin kaldırılması yönündeki davalı tarafın ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden ve davacıya yönelik ihtiyati tedbir talep eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın usul ve yasaya uygun şekilde ikame edilmediğini, Mahkemece müvekkilinin de ortağı ve yetkilisi olduğu bir limited şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, fakat huzurdaki davada tüzel kişilik olarak şirket davalı olarak gösterilmediğini, her şeyden önce kayyım atama talepli bir davada ilgili tüzel kişiliğin de taraf olarak gösterilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, mahkemece davanın doğrudan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, tüzel kişiliğin taraf olmadığı bir davada tüzel kişiliğe kayyım atanmasına karar verilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, davacının esasa ilişkin talebi ile aynı şekilde ihtiyati tedbir talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece bu husus gözetilmeksizin verilen tedbir kararının da hukuka aykırı olduğunu, mahkemece verilen tedbir kararı her yönüyle hukuka aykırı olmakla birlikte teminat dahi aranmaksızın tedbir kararı verilmiş olması kabul edilemeyeceğini, mahkemece verilen tedbir kararının eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın verilen tedbir kararının kabul edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davacının iddialarını da ispat edemediğini, mahkemece yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığının gözetilmediğini ve aksine müvekkilinin savunma hakkını kullanması dahi gözetilmeden haksız şekilde tedbir kararı verildiğini, oysa ki müvekkilinin cevap süresi beklense idi davacının iddialarının gerçek dışı olduğu ve asıl kötüniyetli olanın davacı olduğu, mahkemenin usul ve yasaya aykırı 15.12.2023 tarihli "davacının ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne" ilişkin kararının ve 18.01.2024 tarihli "ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ve tedbir talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararının yapılacak istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü ile tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, şirket müdürü olan davalının, ... Ticaret Limited Şirketi’ndeki temsil yetkisinin (müdürlük görevinin) kaldırılması istemiyle açılan davada dava dışı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin ara kararın kaldırılması ve davacının temsil yetkisinin tedbiren kaldırılması, kısıtlanması, her türlü karar ve tasarrufunun geçerliğinin kayyım onayına bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince 15.12.2023 tarihli ara karar ile HMK.nın 389.maddesi gereğince davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile tarafların ortağı olduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'ne denetim ve onay kayyımı olarak ...'nın atanmasına, adı geçen şirketin hali hazırdaki yöneticisi olan davalı ...'ın şirketle ilgili her türlü karar ve tasarruf işlemlerinin (şirket mal varlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü işlemi) geçerliliğinin, mahkememizce atanan kayyımın onayına bağlanmasına, kayyımın denetim ve onay görevini yaparken, ortakların ve şirketin hak ve menfaatlerini gözetmesine, tedbirin niteliği gereği teminat alınması takdirine yer olmadığına, davacı tarafın tedbir konusunda fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş , bu karara davalı tarafça itiraz edilmesi ve davacı hakkında ihtiyati tedbir talep edilmesi üzerine mahkemece 18.01.2024 tarihli ara karar ile davalının dava dışı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin ara karara yaptığı itirazın reddine, davacının temsil yetkisinin kaldırılması yönündeki ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, davacı hakkındaki ihtiyati tedbir talebi yönünden ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.
HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez.Şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması için mahkemece bir şirkete denetim kayyımı atanabilir. Şirket içi menfaat ihtilaflarının halli için açılan davalarda dava aşamasında bir tedbir olarak şirket yöneticisinin kararlarının denetim kayyımının onayına bağlandığı hallerde kayyımın görev ve yetkileri ile ilgili olarak kanunda bir özel düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla denetim kayyımı atanmasına ilişkin olarak HMK'nun 389 vd. maddelerinin uygulanması gereklidir.Dosya kapsamına sunulan delillere göre aralarında ciddi uyuşmazlık bulunan iki şirket ortağından birisinin, davanın devamı sırasında temsil ve ilzam yetkisini tek başına kullanması, davacı açısından önemli zararlara sebebiyet verileceği endişesini yaratabilir. Bu nedenle, somut olayda dava dışı şirketin yönetimiyle ilgili olarak geçici hukuki koruma sağlanması için yaklaşık ispat şartının bulunduğu anlaşılmaktadır. Geçici hukuki koruma önlemi alınırken, tarafların menfaat dengesinin ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Davalının temsil ve ilzam yetkisi muhafaza edilmekle birlikte, davalının temsil ve ilzam yetkisinin kullanılmasının atanacak bir denetim ve onay kayyımının onayına bağlanması suretiyle gerekli hukuki koruma sağlanabilecektir. Buna göre dava dışı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin mahkeme kararı yerindedir. Mahkemece verilen tedbir kararı davanın esasına da ilişkin olmadığından davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir. Diğer yandan davacının dava dışı şirket yönetimine ilişkin işlemleri eldeki davada uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece davalının, davacı hakkındaki ihtiyati tedbir talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından İhtiyati tedbire itiraz eden ve ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbire itiraz eden ve ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2024