Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4803 E. , 2023/2947 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU :
Davacı tarafından, eşi …'ın Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan tedavisi sırasında davalı idarece hizmetin kusurlu işletilmesi nedeniyle vefat ettiği iddiasıyla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenen ve tarafına ödenmeyen bakiye 203.422,01 TL maddi tazminatın 14/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, bir defaya mahsus miktar artırımında bulunulabileceğinden, bozma kararı üzerine yapılan yargılamada hesaplanan 309.057,57 TL destekten yoksun kalma zararının tazmini için miktar artırımı talebinde bulunmadığı, 309.057,57 TL destekten yoksun kalma zararı olduğunu öğrendiği bilirkişi raporundan itibaren bir yıl içerisinde davalı idareye başvurarak tarafına ödenmeyen bakiye 203.422,01 TL destekten yoksun kalma zararının tazminini istediğinden, bakılmakta olan davada süre aşımının bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi, 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davacı tarafından, eşi …'ın Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılan tedavisi sırasında davalı idarece hizmetin kusurlu işletilmesi nedeniyle vefat ettiği iddiasıyla, uğradığını iddia ettiği zararlarına karşılık 74.954,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasına kayden dava açılmış, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının maddi zararı toplam 105.815,56 TL olarak tespit edilmiş ve davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile 105.815,56 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince bu kararın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı bozulmuş, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı onanmış ve bozulan kısım yönünden, bozma kararına uyularak yapılan yargılamada … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla,
19/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının zararı 309.057,57 TL olarak belirlenmiş ise de, davacının dava dilekçesinde 74.954,00 TL talep ettiği, 23/01/2014 tarihinde Mahkeme kayıtlarına alınan miktar artırımı dilekçesiyle talebin 105.815,56 TL olarak artırıldığı, 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi uyarınca "bir defaya mahsus olmak üzere" miktar artırımı talebinde bulunulabileceği, talebi aşan zararların tazminine hukuken olanak bulunmadığı, nitekim davacı tarafından da tekrar miktar artırım talebinde bulunulmadığı, dolayısıyla taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talep ettiği 105.815,56 TL'nin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 105.815,56 TL maddi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı tarafından 31/01/2020 tarihinde idareye aynı olayda uğranılan zararlarla ilgili olarak maddi tazminat talepli ikinci bir başvuru yapılarak … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında miktar artırımı yoluyla talep edilmeyen bakiye 203.422,01 TL maddi tazminatın ödenmesi istenilmiş ve bu başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesi, 1. fıkrasında, -ön karar başvurusunda bulunulan tarihte yürürlükte olan haliyle- idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu; bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresinde dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının eşi …'ın 14/06/2007 vefat ettiği, davacının bakılmakta olan işbu davayı açmadan önce idareye maddi tazminat ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun ise 31/01/2020 tarihli olduğu, davacının zararı olayın gerçekleştiği tarihte öğrendiği ve yapılan başvurunun bu tarihten itibaren bir yıllık süre içinde olmadığı dikkate alınarak davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, bu dava ile … İdare Mahkemesinin E:… sayılı esasına kayıtlı (temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin E:2020/348 sayılı esasına kayıtlı) dava dosyasının tarafları, konusu ve sebebinin aynı olduğu görüldüğünden (her ne kadar tazminat tutarları farklı olsa da söz konusu davada incelenebilecek nitelikte olmasından dolayı) derdestlik nedeniyle bu davanın incelenerek esası hakkında karar verilmesine hukuken imkan bulunmadığından 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İdare Mahkemesinin davanın süre aşımı nedeniyle reddine yönelik kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu gerekçeli olarak reddedilmiştir. Bu durumda, gerekçesi itibarıyla hukuki isabet bulunmayan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2.Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.