Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/8857
Karar No
K. 2023/2695
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/8857 E.  ,  2023/2695 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/8857
Karar No: 2023/2695
DAVACI: … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … / …
VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …

DAVANIN KONUSU : 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar"ın iptali ile dayanağı olan, 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. ve 68. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Yapımı devam etmekte olan şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro projelerinin Bakanlıkça devralınabileceğine ilişkin ilk düzenlemelerin 3348 sayılı Kanuna 6001 sayılı Kanunun 38. maddesiyle 13/07/2010 tarihinde eklenen maddelerde ve bu maddelere dayanılarak yayımlanan 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında yer verildiği, gerek 3348 sayılı Kanunda gerekse de 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında; projenin Bakanlıkça yapımından sonra mülkiyet devrinin maliyet bedeli üzerinden protokolle gerçekleştirileceğinin ve devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde, belediyenin ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri üstlenmiş sayılması için ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartının öngörüldüğü, Bakanlar Kurulu kararına istinaden ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararı ile karar kapsamındaki projelerin Bakanlığa devri ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda 4325 sayılı Kanun uyarınca bağımsız özel hukuk tüzel kişisi olan EGO Genel Müdürlüğü'ne yetki verildiği, akabinde 25/04/2011 tarihinde, Bakanlık ile EGO Genel Müdürlüğü arasında projelerin devrine ilişkin dört adet protokol imzalandığı, protokollerde devir bedeline ilişkin hüküm bulunmadığı, 01/11/2011 tarih ve 28102 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Altyapı Genel Müdürlüğü'ne bir takım görevlerin verildiği ve devre ilişkin hükümler konulduğu, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de de belediyelerin sorumluluğunun maliyet bedeli üzerinden mülkiyet devri ve ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartlarına bağlandığı, bu aşamada; yapımı gerçekleşen M2 ve M3 metro hattı projelerinin işletme devri işlemlerine geçildiği, 13/03/2014 ve 14/02/2014 tarihli işletme devir tutanaklarına istinaden Belediye Encümeninin aynı tarihli kararları ile işletmelerin 12/02/2014 tarihinden geçerli olmak üzere ... A.Ş.'ye devrine karar verildiği ve EGO ile ... arasında işletme devir tutanağı düzenlendiği, 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında 18/02/2015 ve 10/07/2015 tarihlerinde yapılan değişikliklerle devralan kuruluşun devir alma şartlarının ağırlaştırıldığı, bu değişiklikler sonrasında Hazine Müsteşarlığınca brüt gelirlerin belirtilen banka hesaplarına yatırılmasının istenilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … Hakem sayılı dosyasında açılan dava neticesinde belediye ile idare arasında bir protokol düzenlenmediği, ilk Bakanlar Kurulu kararı gereğince sorumluluğun EGO Genel Müdürlüğüne ait olduğu, Bakanlar Kurulu'nun hükümet tasarrufuyla özel hukuk alanına müdahale edemeyeceği, daha fazla ödeme yükümlülüğü getiremeyeceği, belediyenin sonraki Bakanlar Kurulu kararı ile sorumluluk altına sokulamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile belediyenin borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu karara rağmen alacağın tahsili için icra takibi başlatılması üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … Hakem sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile Belediyenin borçlu olmadığına ve davalının 900.000,00 TL kötüniyet tazminatı ödemesine karar verildiği, belediyenin sorumlu tutulamayacağına ilişkin yargı kararları sonrasında, 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının değiştirildiği ve Kanunun 68. maddesiyle de 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye "Bakiye Tutarların Tahsili" başlıklı geçici 10. maddenin eklendiği, 7161 sayılı Kanunla getirilen hükümleri takiben dava konusu 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayımlandığı ve 2010/1115 sayılı kararın 8. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklikle belediye için müteselsil sorumluluk getirildiği, sorumluluk için işletmenin devrinin yeterli görüldüğü, brüt gelirden yapılacak ödeme yöntemi yerine ilgili belediyenin genel bütçe gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesinti yapılması yönteminin benimsendiği, 7161 sayılı Kanun'un 67. ve 68. maddeleri ile 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yapılan değişikliklerin yargı kararlarını etkisizleştiren, özel hukuk alanındaki kazanılmış hakları ortadan kaldıran, özel hukuk sözleşmesinin tarafını değiştiren nitelikte olduğu, değişiklikler ile belediyeye yüklenen yükümlülüklere ilişkin ödeme talepleri içeren Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü işlemlerine karşı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … Hakem sayılı dosyası nezdinde menfi tespit davası açıldığı, maddi hukuka ilişkin kanun değişikliklerinin yürürlüğe girmelerinden sonra ortaya çıkan hukuki olgu ve ilişkilere uygulanabileceği, böylece kişilerin işlem tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri çerçevesinde ulaşmayı düşündükleri hedefler konusunda belirsizlik yaratılmasının önüne geçildiği, kanunların geçmişe yürütülmesinin kazanılmış haklara müdahale ve hukuki güvenliğin zedelenmesi sonuçlarını doğuracağı, protokollerin tarafı olan EGO Genel Müdürlüğünün halen özel hukuk hükümlerine göre faaliyetini sürdürdüğü için, önceki düzenlemelerde ikinci derecede sorumlu kabul edilen belediyenin sorumluluğuna gidilmesinin kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması anlamına geleceği, başlangıçta sorumluluğun ön koşulu olarak kabul edilen mülkiyetin devri gerçekleştirilmeden geçici olarak işletmenin devredilmesinin yeterli kabul edilmesinin de kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, maliyet bedelinin ne olduğu konusunda belirsizlik olduğu, 7161 sayılı Kanun'un 67. ve 68. maddelerinin Anayasa'nın 2., 10., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu Cumhurbaşkanı kararının, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin uygulanmasına yönelik ve bu hükmün tekrarı niteliğinde olduğu, davacı belediyenin bir takım projelerinin 2010/1115 sayılı karar kapsamında Bakanlıkça devralındığı, Altyapı Genel Müdürlüğü tarafından tamamlanarak geçici kabulleri yapılan projelerin 14/02/2014, 13/03/2014 ve 05/01/2017 tarihli işletme devir tutanakları ile EGO Genel Müdürlüğü'ne devredildiği, söz konusu hatların belirtilen tarihlerden itibaren işletmeye açılarak gelir elde edilmeye başlandığı, ancak devir tarihinden bu yana davacı belediye, EGO ve ... tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava konusu karardan önce benimsenen yönteme göre tahsilat yapılması durumunda projelerden kaynaklı borcun 896 yılda sona ereceği, Bakanlıkça 2010/1115 sayılı karar uyarınca yapımı üstlenilen 8 belediyeye ait 22 proje bulunduğu, kanun koyucunun tahsilatın daha etkin yapılması gerekliliğinden hareket ettiği, yürürlükte olan mevzuata göre hiçbir ödeme yapılmamış olması nedeniyle kazanılmış hakkın söz konusu olmayacağı, maliyet bedelinin muhasebe kayıtlarında mevcut ve belirlenebilir olduğu, önceki yöntemde kaynak Bakanlıkça temin edilmekte iken ödemelerin belediyelerin inisiyatifine kaldığı, bu durumun diğer projeleri sekteye uğrattığı, dava konusu değişikliklerin devir şartlarına değil tahsil şartlarına ilişkin olduğu, 2010/1115 sayılı kararın 2. ve 4. maddeleri uyarınca Bakanlığın muhatabının büyükşehir belediyesi olduğu, belediyenin müessesesine (EGO), müessesenin de iktisadi teşekküle (...) yaptığı devirden hareketle, belediye tarafından gelir elde edilmesine rağmen ödeme yapılmamasının idarenin hukukiliği ilkesine aykırı olduğu, projelere ayrılan kaynakların da faiz, kur farkı gibi maliyetlerinin olduğu, belediyece borcun ödenmemesinin, borcunu düzenli ödeyen belediyeler açısından hakkaniyete aykırılık oluşturduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar"ın iptali ve 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. ve 68. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılan davada; Anayasaya aykırılık iddiası yönünden; 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. maddesiyle 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 15. maddesinin değiştirilen (2) numaralı fıkrasının; birinci cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen...” ibaresinin, üçüncü cümlesinde yer alan“....Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin, altıncı cümlesinin, Kanunun 68. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 10. maddenin Anayasaya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa Mahkemesine açılmış E:2019/32 sayılı davanın derdest olduğu anlaşıldığından söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Anayasa mahkemesi kararının Dairece bekletici mesele olarak görülmemesi halinde bu aşamada yürürlükteki mevzuat açısından işin esası incelendiğinde; 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin (f) bendinde, ''Bakanlar Kurulunca yapımının üstlenilmesine karar verilen metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve bunlarla ilgili tesislerin ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak plan, proje ve programlarını hazırlamak, hazırlatmak, incelemek, incelettirmek ve bunları yapmak veya yaptırmak.'' Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış, aynı maddenin 2. fıkrasında ise ''Birinci fıkranın (f) bendi kapsamındaki metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyetlerinin ifa edildiği tarihe kadar, devredilen projeden sağlanan tüm brüt gelirleri Hazine Müsteşarlığınca belirlenen hesaba aktarır. Bu hasılatın protokolle tespit edilen oran esas alınarak belirlenen tutarı, hesabın bulunduğu banka tarafından Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarılır. Söz konusu oranı belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin %50’sinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, bu fıkra kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülükler ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılır.'' hükmü yer almıştır.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapımına başlanan ve bir kısmı tamamlanan Ankara metroları, 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı ''Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'' ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına devredilmiş, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın 4. maddesinde, devir ve devir alma işleminin belediyeler ile Bakanlık arasında düzenlenecek protokollerle gerçekleştirileceği kurala bağlanmış, 8. maddesinde de ''(1) Projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetin devri maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirilir. Devir işlemi Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak düzenlenecek protokol ile yapılır. Projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetin devri maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirilir. Ancak projesi projenin tümü tamamlanmadan önce İşletmeye açılabilecek durumda ise düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabilir. Devir İşlemi düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. (2) Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyetlerinin ifa edildiği tarihe kadar, tüm brüt gelirlerini Hazine Müsteşarlığınca belirlenen banka hesabına aktarır. Hazine Müsteşarlığı ve belediyelerle birlikte belirlenecek periyotlarda bu hasılatın % 15’i Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarılır. Kalan miktar devralan kuruluş hesaplarına intikal ettirilir. (3) Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, bu Karar kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülükler ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılır. Bu husus Bakanlık ile belediyeler arasında yapılan protokollerde de ayrıca belirtilir.'' hükmüne yer verilmiştir. 10/7/2015 tarih ve 29412 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında 2015/7759 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1. maddesi ile 25/10/2010 tarihli ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Şehir îçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararın ''Tanımlar'' başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “ç) Proje maliyet bedeli: Projenin mülkiyet devrine kadar proje için merkezi yönetim bütçesinden yapılan harcamaların toplam tutarını,”

2.maddesi ile aynı Kararın 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “proje maliyetlerinin” ibaresi “proje maliyet bedelinin” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(4) İkinci fıkrada bahsi geçen brüt gelirler, devredilen her bir metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemine ait istasyonlarda bulunan validatörlerce sayılan yolcu sayısından (ilgili mevzuatı uyarınca ücretsiz geçiş hakkı tanınanlar hariç) elde edilen gelirleri ve devredilen her bir metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemi kapsamında oluşacak reklam, ilan, ticari kiralama ve benzeri faaliyetleri yoluyla sağlanan diğer gelirler dahil tüm brüt gelirleri ifade eder. (5) Mülkiyet devri yapılmadan projenin işletmeye engel teşkil etmeyecek durumda devrinin yapılarak işletmeye alınması ve projeden gelir elde edilmeye başlanması durumunda bu maddenin ikinci fıkrasındaki hükümler geçerlidir.”

3.maddesi ile aynı karara Geçici 2. madde olarak '' (1) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki projelerden 8 inci maddenin beşinci fıkrası kapsamında devri yapılanların bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar elde edilen brüt proje gelirlerinin %15’i, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 iş günü içinde Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Hazine Müsteşarlığının T.C. Merkez Bankasındaki ilgili hesabına defaten aktarılır. Vadesinde ödenmeyen alacaklara ilişkin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü eklenmiştir.

17.01.2019 tarih ve 7161 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. maddesiyle 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesinin ikinci fıkrası "...(2) Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. Ancak proje, projenin tümü tamamlanmadan önce işletmeye açılabilecek durumda ise düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabilir. Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder. Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediye, yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş ile birlikte müteselsilen sorumludur. Vadesinde kısmen veya tamamen ödenmeyen taksit tutarlarının tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte vade tarihinden itibaren yirmi beş iş günü içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu maddenin uygulamasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.” şeklinde değiştirilmiş, aynı kanunun 68. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 10 uncu maddesinde"(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 15 inci maddenin ikinci fıkrası, bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla hâlihazırda işletmesi devredilmiş olan projelerin bu maddenin yayımı tarihinden önce hesaplanan yönteme göre ödenmeyen bakiye tutarlarını da kapsar. Bu maddenin yayımı tarihinden önce bu projeler kapsamında kısmen veya tamamen ödenmeyen tutarlar bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 180 gün içinde Hazine ve Maliye Bakanlığının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasındaki ilgili hesabına defaten aktarılır.” hükmüne yer verilmiştir. 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar; "MADDE I- 25/10/2010 tarihli ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararın 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "MADDE 8- (I) Projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetin devri maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirilir. Ancak projesi projenin tümü tamamlanmadan önce İşletmeye açılabilecek durumda ise düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabilir. Devir İşlemi düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. (2)2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun kesintileri düzenleyen 7 ncİ maddesine görc yürürlüğe konulan 15/3/2010 tarihli ve 2010/238 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belinilen oranlara ilave olarak ve kesintisiz dönemler dâhil olmak üzere, devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından İlgili hesaba aktarılmasıyla öder. (3) Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediye, yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş İle birlikte müteselsilen sorumludur. Bu husus Bakanlık ile belediyeler arasında yapılan protokollerde de ayrıca belirtilir. (4) Vadesinde kısmen veya tamamen ödenmeyen taksit tutarlarının tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte vade tarihinden İtibaren yirmi beş İşgünü içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar İçin, 2117/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” hükümlerine haizdir.

Davacı, gerek 3348 sayılı Kanunda gerekse de 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında; projenin Bakanlıkça yapımından sonra mülkiyet devrinin maliyet bedeli üzerinden protokolle gerçekleştirileceğinin ve devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde, belediyenin ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri üstlenmiş sayılması için ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartının kabul edildiği, Bakanlar Kurulu kararına istinaden 17/12/2010 tarih ve 3581 sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararı ile karar kapsamındaki projelerin Bakanlığa devri ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda 4325 sayılı Kanun uyarınca bağımsız özel hukuk tüzel kişisi olan EGO Genel Müdürlüğü'ne yetki verildiği, akabinde 25/04/2011 tarihinde, Bakanlık ile EGO Genel Müdürlüğü arasında projelerin devrine ilişkin dört adet protokol imzalandığı, protokollerde devir bedeline ilişkin hüküm bulunmadığı, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de de belediyelerin sorumluluğunun maliyet bedeli üzerinden mülkiyet devri ve ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartlarına bağlandığı, bu aşamada; yapımı gerçekleşen M2 ve M3 metro hattı projelerinin işletme devri işlemlerine geçildiği, 13/03/2014 ve 14/02/2014 tarihli işletme devir tutanaklarına istinaden Belediye Encümeninin aynı tarihli kararları ile işletmelerin 12/02/2014 tarihinden geçerli olmak üzere ... A.Ş.'ye devrine karar verildiği ve EGO ile ... arasında işletme devir tutanağı düzenlendiği, 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında 18/02/2015 ve 10/07/2015 tarihlerinde yapılan değişiklikler sonrasında Hazine Müsteşarlığınca brüt gelirlerin belirtilen banka hesaplarına yatırılmasının istenilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Hakem sayılı dosyasında açılan dava neticesinde belediye ile idare arasında bir protokol düzenlenmediği, ilk Bakanlar Kurulu kararı gereğince sorumluluğun EGO Genel Müdürlüğüne ait olduğu, Bakanlar Kurulu'nun hükümet tasarrufuyla özel hukuk alanına müdahale edemeyeceği, daha fazla ödeme yükümlülüğü getiremeyeceği, belediyenin sonraki Bakanlar Kurulu kararı ile sorumluluk altına sokulamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile belediyenin borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu karara rağmen alacağın tahsili için icra takibi başlatılması üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Hakem sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile Belediyenin borçlu olmadığına ve davalının 900.000,00 TL kötüniyet tazminatı ödemesine karar verildiği, belediyenin sorumlu tutulamayacağına ilişkin yargı kararları sonrasında, 7161 sayılı Kanun'un 67. ve 68. maddeleriyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yapılan değişiklikleri takiben dava konusu 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayımlandığı ve 2010/1115 sayılı kararın 8. maddesinin değiştirildiği, protokollerin tarafı olan EGO Genel Müdürlüğünün halen özel hukuk hükümlerine göre faaliyetini sürdürdüğü için, önceki düzenlemelerde ikinci derecede sorumlu kabul edilen belediyenin sorumluluğuna gidilmesinin kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması anlamına geleceği, başlangıçta sorumluluğun ön koşulu olarak kabul edilen mülkiyetin devri gerçekleştirilmeden geçici olarak işletmenin devredilmesinin yeterli kabul edilmesinin de kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, maliyet bedelinin ne olduğu konusunda belirsizlik olduğunu öne sürmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda her ne kadar ödemenin metroların mülkiyetinin devredilmesini takiben başlaması gerektiği ileri sürülmekte ise de; davacı belediyenin bir takım projelerinin 2010/1115 sayılı karar kapsamında Bakanlık tarafından devralınıp geçici kabulleri yapılan projelerin 14/02/2014, 13/03/2014 ve 05/01/2017 tarihli işletme devir tutanakları ile EGO Genel Müdürlüğü'ne devredildiği, metroların, düzenlenen protokollerle teslimi yapılarak işletilmeye, dolayısıyla gelir getirmeye başladığı, metroların 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin anılan 15. maddesi ile verilen yetki kullanılarak sorumluluk için işletmelerinin devrinin yeterli görülmesi, ödeme yönteminin brüt gelir yerine belediyenin genel bütçe gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesinti yapılması yöntemi öngörerek çıkarılan dava konusu kararın anılan Kararnameyle aynı hükümlere haiz olduğu anlaşıldığından, yapılan düzenlemede üst hukuk normu ve hukuka aykırılık görülmemiştir Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı kararlarıyla Ankara Metrosu 2. Aşama (M2): Kızılay-Çayyolu-2 İstasyonu arası metro hattı, Ankara Metrosu 3. Aşama (M3): Batıkent-Sincan (OSB İstasyonu) arası metro hattı, Ankara Metrosu 4. Aşama (M4): Tandoğan (TCDD Ankara Garı)-Keçiören (Gazino İstasyonu) arası metro hattı, Ankara Metrosu 3. Aşama Elektro Mekanik İşleri ile M2, M3, M4 arası sinyalizasyon işlerinin yapılması ve MI sisteminin yeni sisteme uyumunun sağlanması için gerekli revizyonların yapılması işi hususundaki projelerin gerçekleştirilmesi konusunda Ankara Büyükşehir Belediyesi adına EGO Genel Müdürlüğü yetkilendirilmiştir.

Bilahare, şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metrolar ve bunlarla ilgili tesislerin merkezî hükûmet tarafından devralınması ve tamamlanmasına imkân sağlayan ilk düzenlemeye yer veren 09/04/1987 tarih ve 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un, 6001 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi ile aynı Kanunla ek geçici 7. maddesine dayanılarak 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma Bakanlığınca Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Karar", 10/12/2010 tarihli ve 27781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Kararda genel olarak, yüksek maliyetli olması ve güçlü finansman gerektirmesi nedeniyle Bakanlar Kurulunca yapımının üstlenilmesine karar verilen şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metrolar ile bunlarla ilgili tesislerin, Ulaştırma Bakanlığınca devralınarak bedeli merkezi yönetim bütçesinden karşılanmak suretiyle yapımının tamamlanacağı, ardından Bakanlıkça ilgili kuruluşa işletilmek üzere devredileceği, devralacak kuruluşun da merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyet bedelini, devraldığı projeden elde ettiği tüm brüt gelirlerin % 15'ini (mülga) Hazine Müsteşarlığının hesaplarına devir tarihinden borcun tümüyle ifa edileceği tarihe kadar belirlenecek periyotlarla aktarmak suretiyle ödeyeceği; devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, iş bu madde kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülüklerin ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılacağı kurala bağlanmış; ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesine ait dört metro projesi Bakanlıkça devralınacak projeler kapsamına alınmıştır. Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 17/12/2010 tarih ve 3581 sayılı kararıyla, 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki projelerin Bakanlığa devri konusunda EGO Genel Müdürlüğü yetkilendirilmiştir. Aktarılan hukuki dayanak ve yetkilendirme çerçevesinde EGO Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma Bakanlığı adına Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü arasında 25/04/2021 tarihinde;

1.Ankara Metrosu 2. Aşama (M2) Kızılay-Çayyolu-2 İstasyonları Arası Metro Hattının Devir Protokolü

2.Ankara Metrosu 3. Aşama (M3) Batıkent-Sincan (OSB İstasyonu) Arası Metro Hattının Devir Protokolü

3.Ankara Metrosu 4. Aşama (M4) Tandoğan (TCDD ANKARA GARI)-Keçiören (Gazino İstasyonu) Arası Metro Hattının Devir Protokolü

4.Ankara Metrosu Elektro-Mekanik İşinin Devir Protokolü adı altında 4 adet protokol imzalanmıştır.

Ardından 3348 sayılı Kanun, 01/11/2011 tarih ve 28102 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) "Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilen mevzuat ile atıflar" başlıklı 44. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan KHK'nın 15 ve geçici 5. maddelerinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir.

Daha sonra, Ankara Metrosu 2. Aşama (M2) Kızılay-Çayyolu-2 İstasyonları Arası Metro Hattına ilişkin olarak 13/03/2014 tarihinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile EGO Genel Müdürlüğü arasında "İşletme Devir Tutanağı" düzenlenmiştir. Bunun ardından ise söz konusu metro hattının işletmesi 13/03/2014 tarih ve 2014/40 sayılı encümen kararıyla ... A.Ş.'ye devredilmiştir.

Yine Ankara Metrosu 3. Aşama (M3) Batıkent-Sincan (OSB İstasyonu) Arası Metro Hattına ilişkin olarak 14/02/2014 tarihinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile EGO Genel Müdürlüğü arasında "İşletme Devir Tutanağı" düzenlenmiştir. Bunun ardından ise söz konusu metro hattının işletmesi ... tarih ve ... sayılı encümen kararıyla ... A.Ş.'ye devredilmiştir. 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararının, söz konusu projenin gerek Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na (Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü) yapım için devri gerekse de yapımı tamamlandıktan sonra EGO Genel Müdürlüğü'ne devri tarihlerinde yürürlükte olan halinde, devralan kuruluşun (EGO Genel Müdürlüğü'nün) proje maliyet bedelini, devredilen projeden sağlanan tüm brüt gelirlerinin % 15’ini Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarmak suretiyle ödeyeceği; devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple devralan kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, bu Karar kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülüklerin ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılacağı kurala bağlanmış iken; dava konusu 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesiyle değişik 8. maddesiyle getirilen kurallarla, devralan kuruluşun, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla ödeyeceği; devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediyenin, yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağı düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığının 14/05/2019 tarih ve E.2393 sayılı yazısıyla, proje maliyetlerinin tahsilatlarına ilişkin işlemlerin Belediyenin genel bütçe vergi gelir tahsilatı üzerinden alacağı paylardan kesinti yapılmak suretiyle gerçekleştirileceği, ancak Belediye tarafından devranıp işletmeye açılan metro hatlarının işletmeye açıldığı tarihten 18/01/2019 tarihine kadar işletilmesinden elde edilen brüt gelirlerin %15'ine tekabül eden tutarın ödenmesi, 18/01/2019 tarihinden 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararının yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan dönemde de söz konusu projelerden elde edilen brüt gelirlerin %15'inin tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte ödenmesi gerektiği bildirilmiş, bunun ardından söz konusu düzenleyici işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN: Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:

Davacı tarafından; 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. ve 68. maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiş ise de; 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. maddesiyle 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 15. maddesinin değiştirilen (2) numaralı fıkrasının;

1.cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen...” ibaresinin, 3. cümlesinde yer alan “....Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin, 6. cümlesinin, Kanunun 68. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 10. maddenin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve 22/12/2021 tarih ve 31697 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve E:2019/32, K:2021/54 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla;

67.maddesiyle 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 15. maddesinin değiştirilen 2. fıkrasının;

1.cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine, 3. cümlesinde yer alan “....Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, 6. cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine, 68. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 10. maddenin;

1.cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, 2. cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar verildiği görüldüğünden, davacının anılan maddelere yönelik Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmemiştir. İlgili Mevzuat:

Mülga 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un, 13/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6001 sayılı Kanunla değişik 9. maddesinin (a) bendinde, "Devletçe yaptırılacak demiryolları, limanlar, barınaklar ve bunlarla ilgili teçhizat ve tesislerin, kıyı koruma yapıları, kıyı yapı ve tesislerinin ve hava meydanlarının ve Bakanlar Kurulunca yapımının üstlenilmesine karar verilen şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metrolar ve bunlarla ilgili tesislerin alakalı kuruluşlarla işbirliği yaparak plan ve programlarını hazırlamak, gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirleri almak ve imkanları sağlamak, araştırma, etüt- istikşaf, proje, keşif, şartname ve inşaatları ile bakım ve onarımlarını yapmak veya yaptırmak, yapımı tamamlananları ilgili kuruluşlara devretmek, yapılmış olanların bakımı ve onarımlarının organizasyonu için esaslar hazırlamak"; (b) bendinde, "Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, özel idareler, hakikî ve hükmî şahıslarca yaptırılacak (a) bendinde yazılı işler ile teleferik, finiküler, şehiriçi raylı ulaşım sistemleri, metro ve demiryollar, limanlar, hava meydanlarıyla ilgili tünel gibi tesislerin proje ve şartnamelerini incelemek ve onamak, şehiriçi raylı ulaşım sistemlerinin ülke ihtiyaçlarına uygun standartlaştırılması ve bakım üniteleri ile ilgili düzenleyici tedbirlerin alınmasını sağlamak"; (c) bendinde, "Yukarıda (a) ve (b) bentlerinde belirlenen işlerden her türlü kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, özel idareler, tüzel ve gerçek kişilerce yaptırılacak olanların proje ve şartnamelerini inceleyip tasdik etmek", Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış; (e) bendinde, "Şehir içi raylı ulaşım sistemleri ile metroların Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir.

Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyetlerinin ifa edildiği tarihe kadar, tüm brüt gelirlerini Hazine Müsteşarlığınca belirlenen hesaba aktarır. Bu hasılatın protokolle tespit edilen oran esas alınarak belirlenen tutarı, hesabın bulunduğu banka tarafından Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarılır. Söz konusu oranı belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, iş bu madde kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülükler ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılır." kuralına yer verilmiş; aynı Kanun'a 6001 sayılı Kanunla eklenen geçici 7. maddede de, "Büyükşehir belediyelerinin bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla yapımı devam etmekte olan şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro projeleri, Bakanlıkça devralınabilir. Devir alım ve yapımı tamamlanmış olanlarının devir işlemleri, bu Kanunun 9 uncu maddesinin (a) bendinde belirtilen koşullar dikkate alınmak suretiyle ve (e) bendinde belirtilen hükümler çerçevesinde düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir." hükümleri yer almıştır.

Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerine istinaden hazırlanan ve 10/12/2010 tarihli, 27781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Karar"ın "Protokol düzenlenmesi başlıklı 4. maddesinde, devir alma işleminin belediyeler ile Bakanlık arasında düzenlenecek protokollerle gerçekleştirileceği kurala bağlanmış; "Mülkiyet devrine ilişkin hususlar" başlıklı 8. maddesinde, ''(1) Projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetin devri maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirilir. Devir işlemi Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak düzenlenecek protokol ile yapılır. (2) Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyetlerinin ifa edildiği tarihe kadar, tüm brüt gelirlerini Hazine Müsteşarlığınca belirlenen banka hesabına aktarır. Hazine Müsteşarlığı ve belediyelerle birlikte belirlenecek periyotlarda bu hasılatın % 15’i Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarılır. Kalan miktar devralan kuruluş hesaplarına intikal ettirilir. (3) Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, bu Karar kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülükler ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılır. Bu husus Bakanlık ile belediyeler arasında yapılan protokollerde de ayrıca belirtilir." düzenlemesi yer almış; "Devralma yetkisi verilen projeler" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait projelerden, "1) Ankara Metrosu 2. Aşama (M2): Kızılay-Çayyolu-2 İstasyonu arası metro hattı.

2.Ankara Metrosu 3. Aşama (M3): Batıkent-Sincan (OSB İstasyonu) arası metro hattı.

3.Ankara Metrosu 4. Aşama (M4): Tandoğan (TCDD Ankara Garı)-Keçiören (Gazino İstasyonu) arası metro hattı.

4.Ankara Metrosu 3. Aşama Elektro-Mekanik İşleri ile M2, M3, M4 arasının sinyalizasyon sistemlerinin yapılması ve M1 sisteminin yeni sisteme uyumunun sağlanması için gerekli revizyonların yapılması işi.", bu Karar kapsamında Bakanlıkça projeleri devralınacak belediyeler ve devralma yetkisi verilen projeler arasında sayılmıştır. Bu arada Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının kuruluş ve görevlerine ilişkin mevzuatta değişiklik olmuş; 3348 sayılı Kanun, 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmıştır. 01/11/2011 tarih ve 28102 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 15. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idarelerinin metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemi kurma taleplerini değerlendirmek ve uygun olanlarını Bakanlar Kurulunun iznine sunmak"; (f) bendinde, ''Bakanlar Kurulunca yapımının üstlenilmesine karar verilen metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve bunlarla ilgili tesislerin ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak plan, proje ve programlarını hazırlamak, hazırlatmak, incelemek, incelettirmek ve bunları yapmak veya yaptırmak.'', Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 2. fıkrasında, ''Birinci fıkranın (f) bendi kapsamındaki metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyetlerinin ifa edildiği tarihe kadar, devredilen projeden sağlanan tüm brüt gelirleri Hazine Müsteşarlığınca belirlenen hesaba aktarır. Bu hasılatın protokolle tespit edilen oran esas alınarak belirlenen tutarı, hesabın bulunduğu banka tarafından Hazine Müsteşarlığı hesaplarına aktarılır. Söz konusu oranı belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin %50’sinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, bu fıkra kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülükler ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılır.'' hükmü; "Devralınacak metro ve raylı sistemler" başlıklı geçici 5. maddesinde de, "(1) Büyükşehir belediyelerinin 13/7/2010 tarihi itibarıyla yapımı devam etmekte olan şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve metro projeleri, Bakanlıkça devralınabilir. (2) Bakanlar Kurulunca devralınabileceğine karar verilen her bir proje bakımından ayrı ayrı geçerli olmak üzere, yüklenicilerin belediyelerle akdedilmiş bulunan sözleşmeleri ile aynı şartlarda işi yürütmeye yazılı olarak muvafakat etmeleri kaydı ile Bakanlık; söz konusu projelerin mevcut sözleşmeleri ile devralınmasına da karar verebilir. (3) Devir alım ve yapımı tamamlanmış olanlarının devir işlemleri, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve ikinci fıkrasında belirtilen hükümler çerçevesinde düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. (4) Devir konusunda belediyelerle yapılacak protokoller ile belediyelerin yüklenicilerle yapmış bulundukları sözleşmelerin Bakanlıkça devralınması amacı ile Bakanlık ile yükleniciler arasında yapılacak sözleşmeler ve bu devirlerle ilgili yapılacak diğer işlemler damga vergisi ve harçlardan müstesnadır." kuralı yer almıştır.

Anılan değişiklik sonrası, 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Karar'ın 8. maddesinde, önce 18/02/2015 tarihli ve 29271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/02/2015 tarihli ve 2015/7272 sayılı Kararla, ardından 10/07/2015 tarihli ve 29412 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/06/2015 tarihli ve 2015/7759 sayılı Kararla değişiklikler yapılmış ve madde aşağıdaki hali almıştır: "Madde 8- (1) Projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetin devri maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirilir. Devir işlemi Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak düzenlenecek protokol ile yapılır. (2) Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyet bedelinin ifa edildiği tarihe kadar, devredilen projeden sağlanan tüm brüt gelirlerini Hazine Müsteşarlığınca belirlenen banka hesabına aktarır. Hazine Müsteşarlığı ve belediyelerle birlikte belirlenecek periyotlarda bu hasılatın % 15’i Hazine Müsteşarlığının hesaplarına aktarılır. Kalan miktar devralan kuruluş hesaplarına intikal ettirilir. (3) Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde ve herhangi bir sebeple faaliyetlerinin sonlandırılması halinde, bu Karar kapsamında ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken tüm yükümlülükler ilgili belediye tarafından üstlenilmiş sayılır. Bu husus Bakanlık ile belediyeler arasında yapılan protokollerde de ayrıca belirtilir. (4) İkinci fıkrada bahsi geçen brüt gelirler, devredilen her bir metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemine ait istasyonlarda bulunan validatörlerce sayılan yolcu sayısından (ilgili mevzuatı uyarınca ücretsiz geçiş hakkı tanınanlar hariç) elde edilen gelirleri ve devredilen her bir metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemi kapsamında oluşacak reklam, ilan, ticari kiralam ve benzeri faaliyetleri yoluyla sağlanan diğer gelirler dahil tüm brüt gelirleri ifade eder. (5) Mülkiyet devri yapılmadan projenin işletmeye engel teşkil etmeyecek durumda devrinin yapılarak işletmeye alınması ve projeden gelir elde edilmeye başlanması durumunda bu maddenin ikinci fıkrasındaki hükümler geçerlidir." Bilahare, 18/01/2019 tarihli ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Kanunla 655 sayılı KHK'nın 15. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmiş ve anılan KHK'ya geçici 10. madde eklenmiştir. Değişiklikler sonrasında, 655 sayılı KHK'nın 15. maddesinin 2. fıkrası, "(2) Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. Ancak proje, projenin tümü tamamlanmadan önce işletmeye açılabilecek durumda ise düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabilir. Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder. Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediye, yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş ile birlikte müteselsilen sorumludur. Vadesinde kısmen veya tamamen ödenmeyen taksit tutarlarının tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte vade tarihinden itibaren yirmi beş iş günü içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu maddenin uygulamasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir." halini; 655 sayılı KHK'nın geçici 10. maddesi ise, “Bakiye tutarların tahsili

Geçici Madde 10- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilen 15 inci maddenin ikinci fıkrası, bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla hâlihazırda işletmesi devredilmiş olan projelerin bu maddenin yayımı tarihinden önce hesaplanan yönteme göre ödenmeyen bakiye tutarlarını da kapsar. Bu maddenin yayımı tarihinden önce bu projeler kapsamında kısmen veya tamamen ödenmeyen tutarlar bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 180 gün içinde Hazine ve Maliye Bakanlığının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasındaki ilgili hesabına defaten aktarılır.” şeklini almış ve söz konusu değişiklikler 18/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.

Anılan yasal değişikliklerin ardından, 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesiyle, 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Karar'ın 8. maddesi bütünüyle değiştirilerek aşağıdaki nihai halini almıştır: "Madde 8- (1) Projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetin devri maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirilir. Ancak proje, projenin tümü tamamlanmadan önce işletmeye açılabilecek durumda ise düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabilir. Devir işlemi düzenlenecek protokol ile gerçekleştirilir. (2) 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunun kesintileri düzenleyen 7. maddesine göre yürürlüğe konulan 15/3/2010 tarihli ve 2010/238 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında belinilen oranlara ilave olarak ve kesintisiz dönemler dâhil olmak üzere, devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder. (3) Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediye, yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu husus Bakanlık ile belediyeler arasında yapılan protokollerde de ayrıca belirtilir. (4) Vadesinde kısmen veya tamamen ödenmeyen taksit tutarlarının tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte vade tarihinden itibaren yirmi beş iş günü içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar için, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır."

Öte yandan; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü" başlıklı 485. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen teleferik, finiküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri ve bunlarla ilgili tesislerin ilgili kuruluşlarla işbirliği yaparak plan, proje ve programlarını hazırlamak, hazırlatmak, incelemek, incelettirmek ve bunları yapmak veya yaptırmak," Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Dava Konusu Kararın Yetki Yönünden İncelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesinin, dava tarihinde yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.

Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.

Yukarıda yer verilen 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7161 sayılı Kanunla değişik 15. maddesinde, Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) yapımının üstlenilmesine karar verilen metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan proje maliyet bedelinin, her ay ilgili (işleten) belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili hesabına aktarılması suretiyle ödeneceği ve anılan kuralın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanınca belirleneceği kurala bağlanmıştır. Bu nedenle bahse konu ulaşım sistemlerine ilişkin mülkiyetin ve işletmenin devrine ve merkezi yönetim bütçesinden karşılanan proje maliyet bedelinin geri ödenmesinde esas alınacak "belediyelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak payın" oranının tespitine ilişkin hususların dava konusu Cumhurbaşkanı kararıyla düzenlenmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan; dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 17/01/2019 tarih ve 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değiştirilen 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan “...Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresi de dahil olmak üzere 7161 sayılı Kanun'un bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, 22/12/2021 tarih ve 31697 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve E:2019/32, K:2021/54 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla; dava konusu kuralda, Cumhurbaşkanı’na verilen kesinti tutarının tespitine ilişkin yetkinin kullanılabilmesi için objektif bir ölçüt belirlenmediği gibi genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından ayrılacak paylar üzerinden hesaplanacak kesinti tutarının ne kadar olacağına ilişkin alt ve üst sınırların da öngörülmediği, kuralla Cumhurbaşkanı’na bırakılan belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından ayrılacak paylar üzerinden hesaplanacak kesinti tutarını belirleme yetkisinin genel çerçevesinin çizilmediği, kesinti tutarının ne kadar olacağına ilişkin temel esaslar ve ilkelerin belirlenmediği, buna göre belediyelerin, kendilerine verilmiş olan görevleri gerçekleştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları en önemli gelir kaynaklarından birisi olan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından ayrılacak paylar üzerinden hesaplanacak kesinti tutarının herhangi bir ölçüt ve sınır belirlemeksizin Cumhurbaşkanınca belirlenmesine imkân tanıyan kural, belirlilik ilkesi ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi ile yerel yönetimlerin özerkliği ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna varılarak kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 127. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Her ne kadar, dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 655 sayılı KHK'nın, 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değişik 15. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "…Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının..." ibaresi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de; söz konusu iptal kararı 22/12/2021 tarihli Resmi Gazete'de nüshasında yayımlanmış, ayrıca Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Anayasanın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinin 3. fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez." hükmü;

4.fıkrasında, "İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar." hükmü;

5.fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez." hükmü; son fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmü yer almaktadır.

Anayasa Mahkemesi, iptal kararının daha sonra yürürlüğe gireceğini öngörmek suretiyle kanun koyucunun bu süre içerisinde o alanı yeniden düzenlemesini, böyle bir düzenleme yapılmaması halinde de oluşmuş hukuksal durumun korunmasını ve devam etmesini amaçlamaktadır. Anayasa Mahkemesince, Anayasa'nın 153. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olması, 655 sayılı KHK'nın, 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değişik 15. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "…Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının..." ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere yasama organına bir yıl süre verilmesi amacını taşımakla birlikte, bir diğer amaç da, iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle idari istikrar ve kamu hizmetinin sürekliliği ilkeleri gözetilerek 7161 sayılı Kanun'un iptal edilen hükümlerinin 9 ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.

Buna göre, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı 22/12/2021 tarihinden 9 ay sonra (22/09/2022 tarihi itibarıyla) yürürlükten kalktığı açık olup; dava konusu Karar'ın yürürlüğe konulduğu 01/05/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesince verilmiş bir iptal kararının olmaması, başka bir anlatımla iptali istenilen Karar'ın yasal dayanığının bulunması karşısında, davaya konu düzenlemenin bu yönden de yetki unsuru itibarıyla hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dava Konusu Kararın 1. Maddesiyle değiştirilen 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Karar'ın 8. Maddesinin 1. Fıkrasına Yönelik İptal İsteminin İncelenmesi:

Dava konusu düzenlemede; projenin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlığın bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin devrinin maliyet bedeli üzerinden gerçekleştirileceği, ancak projenin tümünün tamamlanmadan önce işletmeye açılabilecek durumda olması halinde düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabileceği, devir işleminin ise düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirileceği düzenlenmiş olup anılan maddeye ilişkin davacı tarafından açıkça bir hukuka aykırılık iddiasında bulunulmadığı gibi, söz konusu kuralın dayanağı 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. maddesinin 2. fıkrasıyla benzer şekilde düzenlendiği, ayrıca ilk defa 2015/7759 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla getirilen işletme devri sisteminin merkezi yönetim bütçesi üzerindeki yükün mümkün olduğunca gecikmeye mahal verilmeksizin süratle hafifletilerek kamu kaynaklarının zorunlu diğer kamusal ihtiyaçlara yönlendirilmesini amaçladığı dolayısıyla üst hukuk normlarına ve kamu yararı amacına aykırı bir yönünün de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava Konusu Kararın 1. Maddesiyle değiştirilen 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Karar'ın 8. Maddesinin 2. Fıkrasına Yönelik İptal İsteminin İncelenmesi:

Dava konusu düzenlemede; Bakanlık tarafından devralınan projelerin tamamlanıp ilgili kuruluşa devrinin ardından devralan kuruluşun, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla ödeyeceği kurala bağlanmıştır.

Anılan kuralda, dava konusu Karar'ın dayanağı olan ve Karar'ın yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin, 17/01/2019 tarih ve 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değişik 2. fıkrası ile aynı hükümler tekrar edildikten sonra, dayanak Kanun'da Cumhurbaşkanına tanınan kesinti tutarını belirleme yetkisi kullanılmak suretiyle genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden belediyeye ayrılacak payın % 5'i, proje maliyet bedelinin aylık geri ödeme tutarı olarak tespit edilmiştir.

Dava konusu Karar öncesinde, "devredilen projeden sağlanan tüm brüt gelirlerin %15'inin Hazine Müsteşarlığının hesabına aktarılması" şeklinde belirlenen geri ödeme yönteminin, dava konusu Karar ile "ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesintinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılması" şeklinde değiştirilmesinin ise, yüksek maliyetli olması ve güçlü finansman gerektirmesi nedeniyle merkezi yönetim bütçesi tarafından üstlenilmesine karar verilen proje maliyet bedelinin, merkezi yönetim bütçesinde oluşturduğu yükün mümkün olduğunca gecikmeye mahal verilmeksizin süratle hafifletilmesi suretiyle kamu kaynaklarının zorunlu diğer kamusal ihtiyaçlara aktarılmasını amaçladığı, önceki yöntemle bu amacın gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığının süreç içinde ortaya çıkması nedeniyle oluşan düzenleme ihtiyacının giderilmesine yönelik bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle, dava konusu Karar'da dayanağı üst hukuk normlarına ve kamu yararı amacına aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan; dava konusu düzenlemenin dayanağı olan 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 17/01/2019 tarih ve 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değiştirilen 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen...” ibaresinin, 3. cümlesinde yer alan “...Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin ve 6. cümlesinin, ayrıca 68. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 10. maddenin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, 22/12/2021 tarih ve 31697 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve E:2019/32, K:2021/54 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla;

A- 67. Maddesinin 2. Fıkrasının 1. Cümlesinde Yer Alan İbare ile 6. Cümlesiyle Getirilen Düzenlemeler Yönünden: Kanun’da çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla, teknik ve idari ihtiyaçlar gözetilerek merkezî idare tarafından yapılacak teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemleri ile bu maddenin uygulamasına ilişkin diğer usul ve esasların belirlenmesi yetkisinin yürütme organına bırakılmasının, belirsizlik oluşturmadığı gibi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin ihlali anlamına da gelmediği, şehir içi raylı ulaşım sistemi ve benzeri projelerin gerçekleştirilmesi işinin Cumhurbaşkanı’nın kararı ile merkezî idare tarafından devralınmasına ve diğer usul ve esasların Cumhurbaşkanınca belirlenmesine ilişkin kuralların kamu yararı dışında özel çıkarlar gözetilerek veya belirli kişiler lehine düzenlendiği sonucuna ulaşılmasını gerektirecek bir yönünün bulunmadığı, öte yandan belediyenin gelirlerinin yalnızca merkezî idareden yapılan yardımlar olmayıp 5393 sayılı Kanun’un 59. maddesinde sayılan diğer gelir kalemlerinden de yararlanılmasının mümkün olduğu, buna rağmen şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metrolar ve bunlarla ilgili tesislerin yapımı, yüksek maliyetli ve güçlü bir finansman gerektiren projeler olduğundan bu projelerin finansmanının yukarıda sayılan gelirlerle karşılanamaması durumunda belediyenin bu projelerinin finansmanı amacıyla, yurt içi ve yurt dışı finansman kaynaklarından borçlanma yoluna gitmesinin de mümkün olduğu, zira 5393 sayılı Kanun’un 15. maddesinde borç almanın belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında sayıldığı, aynı Kanun’un 68. maddesinde; belediyenin görev ve hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak amacıyla borçlanma yapabileceğinin ve tahvil ihraç edebileceğinin, ayrıca İller Bankasından yatırım kredisi ve nakit kredi kullanarak finansman yaratabileceğinin belirtildiği, bu haliyle kurallarla, teknik ve idari ihtiyaçlar gözetilerek yapımı üstlenilecek olan teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin belirlenmesi ve maddenin uygulamasına ilişkin diğer usul ve esasların düzenlenmesi yetkisinin Cumhurbaşkanı’na bırakılmasında Anayasa’nın 127. maddesinde ifade edilen yerel yönetimlerin özerkliği ilkesine de aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle kuralların Anayasa’nın 2., 7. ve 127. maddelerine aykırı olmadığına;

B- 67. Maddesinin 2. Fıkrasının 3. Cümlesinde Yer Alan İbare Yönünden: Dava konusu kuralda, Cumhurbaşkanı’na verilen kesinti tutarını belirleme yetkisinin kullanılabilmesi için objektif bir ölçüt belirlenmediği gibi genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından ayrılacak paylar üzerinden hesaplanacak kesinti tutarının ne kadar olacağına ilişkin alt ve üst sınırların da öngörülmediği, kuralla Cumhurbaşkanı’na bırakılan belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından ayrılacak paylar üzerinden hesaplanacak kesinti tutarını belirleme yetkisinin genel çerçevesinin çizilmediği, kesinti tutarının ne kadar olacağına ilişkin temel esaslar ve ilkelerin belirlenmediği, buna göre belediyelerin, kendilerine verilmiş olan görevleri gerçekleştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları en önemli gelir kaynaklarından birisi olan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamından ayrılacak paylar üzerinden hesaplanacak kesinti tutarının herhangi bir ölçüt ve sınır belirlemeksizin Cumhurbaşkanınca tespit edilmesine imkân tanıyan kuralın, belirlilik ilkesi ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi ile yerel yönetimlerin özerkliği ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna varılarak kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 127. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline;

C- 68. Maddesiyle Eklenen Geçici 10. Maddenin 1. Cümlesi Yönünden: Maddenin 2. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan “…Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin Anayasa’ya uygunluk denetimi bölümünde belirtilen gerekçelerin bu kural yönünden de geçerli olduğu belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 127. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline;

D- 68. Maddesiyle Eklenen Geçici 10. Maddenin 2. Cümlesi Yönünden: dava konusu kuralın, işletmeye açılan metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerine ilişkin projeler kapsamında kısmen veya tamamen ödenmeyen tutarların ilgili belediye tarafından bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 180 gün içinde ödenmesini sağlamak suretiyle metro ve şehir içi raylı ulaşım sisteminin işletmesini devralan belediyelerin bu nedenle birikmiş borçlarının tasfiyesinin sağlanması amacıyla öngörülen geçici bir düzenleme olduğu, Bakanlıkça tamamlanan metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin proje maliyet bedeli, devir sırasında Bakanlık ile belediye arasında imzalanan protokol ile belirlendiği, ayrıca protokol ile belirlenen bu maliyet bedelinin metro ve şehir içi raylı ulaşım sisteminin işletmesini devralan belediye tarafından merkezî idareye nasıl ödeneceği de Kanun’da belirlenmiş durumda olduğu, bu halde dava konusu kuralın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla metro ve şehir içi raylı ulaşım sisteminin işletmesini devralan belediyenin ödemesi gereken ancak ödenmeyen tutarın belediye tarafından bilinebilir durumda olduğu, ayrıca kuralın sadece metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin işletmesini devralan belediyeleri kapsadığı, sınırlı bir uygulama alanına sahip olduğu, yine kural kapsamında talep edilen tutarın, belediyelerin 5779 sayılı Kanun uyarınca genel bütçe vergi gelirleri tahsilâtı toplamı üzerinden ayrılacak paylar ve diğer gelirleri karşısında oransal olarak cüz’i bir miktara tekabül ettiği ve kuralda öngörülen 180 günlük sürenin belediyeyi mali bakımdan zor durumda bırakacak bir ödeme süresi olmadığı belirtilerek, kuralın kamu yararının sağlanması amacına yönelik olduğu, adalet ve hakkaniyete, dolayısıyla da hukuk devleti ilkesine aykırı bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle kuralın Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olmadığına karar verilmiştir.

Söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının incelenmesinden; merkezî idare tarafından üstlenilerek yapılacak metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin devredilmesine ve uygulamaya ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmesinde Anayasa'ya aykırılık bulunmadığı gibi, merkezî yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelinin, belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan ödenmesinde de Anayasaya, hukuka ve kamu yararı amacına aykırılık bulunmadığı; bununla birlikte, kesinti tutarının ne kadar olacağına ilişkin objektif bir ölçütün ya da alt ve üst sınırların öngörülmemesinin belirlilik ilkesi ve yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi ile yerel yönetimlerin özerkliği ilkesiyle bağdaşmadığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, proje maliyet bedelinin, belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesinti yapılmak suretiyle ödeneceğini kurala bağlayan dava konusu düzenlemenin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. maddesinde verilen yetki kapsamında bulunmasının yanı sıra, düzenlemeyle belirlenen kesinti oranının da, dayanağı olan Kanun Hükmünde Kararname hükmünde belirtilmemekle birlikte, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde gözetilen ilkelere uygun bir şekilde; daha açık bir ifadeyle, proje maliyet bedelinin merkezi yönetim bütçesi üzerinde bırakılmayarak eski hesaplama yöntemine göre daha süratli ve tahsilatı daha kolay bir şekilde Hazineye iadesinin temin edilerek merkezi yönetim bütçesi üzerindeki yükün gecikmeye mahal verilmeksizin hafifletilmesi ve kamu kaynağının diğer alanlardaki zorunlu ihtiyaçlara yönlendirilmesi yolundaki kamu yararı çerçevesinde, yerel yönetimlerin görevlerini yerine getirmelerine engel olmayacak düzeyde, ayrıca hesaplanabilir ve öngörülebilir net bir rakam belirtilmek suretiyle tespit edildiği, dolayısıyla, düzenlemenin hukuki belirlilik ilkesi ve yerel yönetimlerin özerkliği ilkesine aykırı bir yönü bulunmadığı gibi kamu yararı ve hizmet gereklerine de uygun olduğu anlaşılmaktadır.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin anılan kararının ardından, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrası, 06/05/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişikliklerle, "Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylarının azami %5’i oranında Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder." halini almış olup; sonuç itibarıyla, dava konusu düzenlemenin üst hukuk normu niteliğinde bulunan 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının karar tarihindeki güncel haliyle de uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca davacı tarafından proje maliyet bedeline ilişkin alacağın istenebilir hale gelmesi için başlangıçta mülkiyet devri şartı getirilmişken, dava konusu Karar ile işletme devrinin yeterli şart olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; geri ödeme tarihinin başlangıcına işletme devrinin esas alınmasına ilişkin düzenlemenin ilk olarak 15/06/2015 tarihli, 2015/7759 sayılı Bakanlar Kurulu kararı değişikliği ile getirildiği, ayrıca anılan düzenlemenin amacının yukarıda aktarıldığı üzere, merkezi yönetim bütçesi üzerindeki yükün ivedilikle hafifletilerek kamu kaynaklarının zorunlu diğer kamusal ihtiyaçlara yönlendirilmesi olduğu, bu çerçevede davalı idarenin, davacının 2014 yılından bu yana ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğine yönelik savunma dilekçesindeki iddiaları dikkate alındığında; proje maliyetinin bir an önce karşılanmasını teminen getirilen söz konusu düzenlemede kamu yararına aykırı bir yön de bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Dava Konusu Kararın 1. Maddesiyle değiştirilen 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Karar'ın 8. Maddesinin 3. Fıkrasına Yönelik İptal İsteminin İncelenmesi:

Dava konusu düzenlemede; devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediyenin yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, bu hususun Bakanlık ile belediyeler arasında yapılan protokollerde de ayrıca belirtileceği düzenlenmiştir.

Davacı tarafından, 2010/1115 sayılı Kararın konuya ilişkin önceki düzenlemelerinde ilgili belediyenin ancak devralan belediye şirketinin faaliyetlerinin sonlandırılması halinde ikinci derecede sorumlu olacağı düzenlenmiş iken, dava konusu düzenleme ile belediye ve belediye iktisadi teşebbüsünün müteselsilen sorumluluğunun öngörülmesinin belediyelerinin ilgili raylı sistemleri devralan EGO'nun borcundan sorumlu tutulamayacağına yönelik yargı kararlarını etkisizleştiren ve özel hukuk sözleşmelerinin tarafını değiştiren nitelikte olduğu, bu haliyle düzenlemenin hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülmüştür.

Bununla birlikte, söz konusu kuralın dayanağı 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. maddesinin 2. fıkrasıyla benzer şekilde düzenlendiği, kanun hükmünün kamu alacağının tahsil olanağını güçlendirerek alacağı güvence altına almayı amaçladığı ve kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği yürürlüğe girdiği 18/01/2019 tarihinden itibaren doğacak borçlar yönünden ilgili belediyelerin müteselsil sorumluluğuna başvurulabileceği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına, kamu yararı amacına ve hizmet gereklerine aykırı bir yönün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava Konusu Kararın 1. Maddesiyle değiştirilen 25/10/2010 tarih ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki Karar'ın 8. Maddesinin 4. Fıkrasına Yönelik İptal İsteminin İncelenmesi:

Dava konusu düzenlemede; vadesinde kısmen veya tamamen ödenmeyen taksit tutarlarının tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte vade tarihinden itibaren yirmi beş işgünü içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar için, 2117/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış olup, söz konusu kuralın dayanağı 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. maddesinin 2. fıkrasıyla benzer şekilde düzenlendiği, ayrıca kamu alacağının tahsilinin kolaylaştırılması ve güvence altına alınması amacını taşıdığı, dolayısıyla üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava Konusu Kararın 2., 3. ve 4. Maddelerine Yönelik İptal İsteminin İncelenmesi:

Dava konusu 2. maddeyle, 2010/1115 sayılı Karar'ın 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, Ek 1. maddesinin 1. fıkrasında, 2. fıkrasında ve 11. maddesinde yer alan "Bakanlar Kurulu" ibareleri "Cumhurbaşkanlığı" şeklinde değiştirilmiş;

3.maddeyle, bu Kararın yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği;

4.maddeyle, Karar hükümlerinin uygulanmasının Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirileceği öngörülmüş olup, bu kurallar yönünden davacının açıkça bir hukuka aykırılık iddiası olmadığı gibi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine ve dayanağı mevzuatta bu kapsamda gerçekleştirilen değişikliklere uyum amacıyla getirilen düzenlemelerde ilgili mevzuata aykırılık da bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/05/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)- KARŞI OY :

Dava; 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ile 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7161 sayılı Kanunun 67. ve 68. maddelerinin iptali için itirazı yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

Anayasa Mahkemesi'nin 22/12/2021 tarih ve 31697 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve E:2019/32, K:2021/54 sayılı kararında, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değiştirilen 2. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının” ibaresi ile 7161 sayılı Kanun'un 68. maddesiyle 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 10. maddenin 1. cümlesinin iptaline karar verilmiştir.

Bu durumda; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda yer alan ve dayanağını, Anayasa Mahkemesi'nin 22/12/2021 tarih ve 31697 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve E:2019/32, K:2021/54 sayılı kararıyla iptal edilen ibare ve cümleden alan düzenlemelerin, hukuki dayanaktan yoksun bulunmaları nedeniyle hukuka aykırı oldukları açıktır.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının 06/05/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle bu fıkranın 3. cümlesinde yer alan “paylardan” ibaresi “paylarının” şeklinde değiştirilmiş, “Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının” ibaresi ise “azami %5’i oranında Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının” şeklinde; Geçici 10.maddenin ise, 26/05/2022 tarih ve 7407 sayılı Kanun'un 20. Maddesi uyarınca, "18/1/2019 tarihinden önce işletilmesi devredilmiş olan projelerin ödenmeyen bakiye tutarları 15 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamındaki usul ve esaslara göre tahsil edilir. Bu maddenin yayımı tarihinden önce bu projeler kapsamında kısmen veya tamamen ödenmeyen tutarlar bu maddenin yayımı tarihinden itibaren 180 gün içinde Hazine ve Maliye Bakanlığının Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasındaki ilgili hesabına defaten aktarılır." şeklinde yeniden düzenlenmiş ise de, idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının tespitinin, işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre yapılması gerektiği, bu kapsamda, düzenleyici işlemin dayanağı olan kanun hükmünde kararnamenin iptal edilmiş olması nedeniyle düzenlemenin de hukuka aykırı olduğu, dayanak mevzuata uygun olarak yeniden bir düzenleme yapılmasının olanaklı olduğu sonucuna varılmaktadır.

Öte yandan; 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrası, 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 67. maddesiyle değiştirilmiş ve Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri, mülkiyet devrine kadar işletmenin devri yoluyla projenin hizmete açılması, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelinin ödenmesi, belediyelerin müteselsil sorumluluğu ve vadesinde ödenmeyen taksit tutarlarına ilişkin olarak uygulanacak kanun hükümlerine ilişkin kurallara yer verilmiş, maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Cumhurbaşkanınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesi gereğince yürürlüğe konulan ve 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın 1. maddesiyle, 25/10/2010 tarihli ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararın 8. maddesi değiştirilmiş ve geneli itibarıyla 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 7161 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle değiştirilen 2. fıkrasında yer alan hükümlere yer verilmiş, ancak daha önce protokole bağlanan projelere ilişkin uygulamanın ne şekilde olacağına ilişkin bir geçiş hükmüne yer verilmemiştir.

Kazanılmış haklara dokunmamak, üst hukuk normlarına uygun olmak ve kamu yararı amacı gütmek kaydıyla, düzenleyici işlemlerde değişiklik yapmak idarenin takdir yetkisi içinde olmakla birlikte, düzenleyici işlemlerde yapılan değişikliklerde kazanılmış hakların korunması için geçiş hükümleriyle hakkaniyete uygun istisnalar getirilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü tarafından davacıya gönderilen E…. sayılı yazıda, 01/05/2019 tarihinden sonra tahsilat işleminin davacı Belediyenin genel bütçe vergi gelir tahsilatı üzerinden alacağı paylardan kesinti yapılmak suretiyle gerçekleştirileceği belirtilmek suretiyle, 01/05/2019 tarihinden itibaren elde edilecek metro proje gelirlerinden tahsilat işlemlerinin dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen yöntem esas alınarak yapılacağının bildirildiği görülmektedir.

Bu durumda; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda, kararın yayımından önce protokole bağlanan ve devir işlemleri yapılan projelerin istisna kapsamında tutulmadığı anlaşılmakta olup, bu durumdaki projelere yönelik kazanılmış hakların korunmasına ilişkin bir geçiş hükmüne yer verilmemiş olması nedeniyle eksik düzenleme bulunduğu ve bu nedenle de dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın hukuka aykırı olduğu açıktır. Bu nedenlerle; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın, hem dayanağı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi hem de yukarıda belirtilen gerekçelerle iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesi gereğince yürürlüğe konulan ve 01/05/2019 tarih ve 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın 1. maddesiyle, 25/10/2010 tarihli ve 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararın 8. maddesi değiştirilmiş ve geneli itibarıyla 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 7161 sayılı Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin, 17/01/2019 tarih ve 7161 sayılı Kanunu 7161 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yapılan değişikliklerin yargı kararlarını etkisizleştiren, özel hukuk alanındaki kazanılmış hakları ortadan kaldıran, özel hukuk sözleşmesinin tarafını değiştiren nitelikte olduğu, değişiklikler ile belediyeye yüklenen yükümlülüklere ilişkin ödeme talepleri içeren Hazine ve Maliye Bakanlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü işlemlerine karşı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … Hakem sayılı dosyası nezdinde menfi tespit davası açıldığı, maddi hukuka ilişkin kanun değişikliklerinin yürürlüğe girmelerinden sonra ortaya çıkan hukuki olgu ve ilişkilere uygulanabileceği, böylece kişilerin işlem tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükümleri çerçevesinde ulaşmayı düşündükleri hedefler konusunda belirsizlik yaratılmasının önüne geçildiği, kanunların geçmişe yürütülmesinin kazanılmış haklara müdahale ve hukuki güvenliğin zedelenmesi sonuçlarını doğuracağı, protokollerin tarafı olan EGO Genel Müdürlüğünün halen özel hukuk hükümlerine göre faaliyetini sürdürdüğü için, önceki düzenlemelerde ikinci derecede sorumlu kabul edilen belediyenin sorumluluğuna gidilmesinin kazanılmış hakkın ortadan kaldırılması anlamına geleceği, başlangıçta sorumluluğun ön koşulu olarak kabul edilen mülkiyetin devri gerçekleştirilmeden geçici olarak işletmenin devredilmesinin yeterli kabul edilmesinin de kazanılmış hak ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, maliyet bedelinin ne olduğu konusunda belirsizlik olduğu, 7161 sayılı Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının değiştirildiği ve Kanunu 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 15. maddesinin değiştirilen (2) numaralı fıkrasının; 1. cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen...” ibaresinin, 3. cümlesinde yer alan “....Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin, 6. cümlesinin, Kanunu 3348 sayılı Kanuna 6001 sayılı Kanunu 7161 sayılı Kanun 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 15. maddesinin değiştirilen (2) numaralı fıkrasının; birinci cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen...” ibaresinin, üçüncü cümlesinde yer alan“....Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresinin, altıncı cümlesinin, Kanunu 3348 sayılı Kanunda gerekse de 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında; projenin Bakanlıkça yapımından sonra mülkiyet devrinin maliyet bedeli üzerinden protokolle gerçekleştirileceğinin ve devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde, belediyenin ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri üstlenmiş sayılması için ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartının kabul edildiği, Bakanlar Kurulu kararına istinaden 17/12/2010 tarih ve 3581 sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararı ile karar kapsamındaki projelerin Bakanlığa devri ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda 4325 sayılı Kanun uyarınca bağımsız özel hukuk tüzel kişisi olan EGO Genel Müdürlüğü'ne yetki verildiği, akabinde 25/04/2011 tarihinde, Bakanlık ile EGO Genel Müdürlüğü arasında projelerin devrine ilişkin dört adet protokol imzalandığı, protokollerde devir bedeline ilişkin hüküm bulunmadığı, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de de belediyelerin sorumluluğunun maliyet bedeli üzerinden mülkiyet devri ve ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartlarına bağlandığı, bu aşamada; yapımı gerçekleşen M2 ve M3 metro hattı projelerinin işletme devri işlemlerine geçildiği, 13/03/2014 ve 14/02/2014 tarihli işletme devir tutanaklarına istinaden Belediye Encümeninin aynı tarihli kararları ile işletmelerin 12/02/2014 tarihinden geçerli olmak üzere ... A.Ş.'ye devrine karar verildiği ve EGO ile ... arasında işletme devir tutanağı düzenlendiği, 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında 18/02/2015 ve 10/07/2015 tarihlerinde yapılan değişiklikler sonrasında Hazine Müsteşarlığınca brüt gelirlerin belirtilen banka hesaplarına yatırılmasının istenilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Hakem sayılı dosyasında açılan dava neticesinde belediye ile idare arasında bir protokol düzenlenmediği, ilk Bakanlar Kurulu kararı gereğince sorumluluğun EGO Genel Müdürlüğüne ait olduğu, Bakanlar Kurulu'nun hükümet tasarrufuyla özel hukuk alanına müdahale edemeyeceği, daha fazla ödeme yükümlülüğü getiremeyeceği, belediyenin sonraki Bakanlar Kurulu kararı ile sorumluluk altına sokulamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile belediyenin borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu karara rağmen alacağın tahsili için icra takibi başlatılması üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Hakem sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile Belediyenin borçlu olmadığına ve davalının 900.000,00 TL kötüniyet tazminatı ödemesine karar verildiği, belediyenin sorumlu tutulamayacağına ilişkin yargı kararları sonrasında, 7161 sayılı Kanunu 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 15 inci maddesinin ikinci fıkrası "...(2) Cumhurbaşkanınca yapımının üstlenilmesine karar verilen teleferik, füniküler, monoray, metro ve şehir içi raylı ulaşım sistemlerinin Bakanlıkça yapımının tamamlanmasından sonra, Bakanlık bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşları dışında bir kuruluşa mülkiyetinin maliyet bedeli üzerinden devri düzenlenecek protokoller ile gerçekleştirilir. Ancak proje, projenin tümü tamamlanmadan önce işletmeye açılabilecek durumda ise düzenlenecek protokoller ile mülkiyet devrine kadar işletmenin devri ile hizmete açılabilir. Devralan kuruluş, merkezi yönetim bütçesinden karşılanan ve/veya karşılanacak olan toplam proje maliyet bedelini, mülkiyet ve/veya işletme devir tarihinden itibaren bu bedelin ifa tarihine kadar her ay ilgili belediyenin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilgili hesaba aktarılmasıyla öder. Devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermaye payına sahip olduğu şirket olması halinde ilgili belediye, yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan kuruluş ile birlikte müteselsilen sorumludur. Vadesinde kısmen veya tamamen ödenmeyen taksit tutarlarının tahakkuk eden gecikme zammıyla birlikte vade tarihinden itibaren yirmi beş iş günü içerisinde ödenmemesi halinde bu tutarlar için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu maddenin uygulamasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir.” şeklinde değiştirilmiş, aynı Kanunu 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının 3. cümlesinde yer alan “...Cumhurbaşkanınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan kesinti tutarının...” ibaresi de dahil olmak üzere 7161 sayılı Kanunu 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu 7407 sayılı Kanun 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 31697 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/07/2021 tarih ve E:2019/32, K:2021/54 sayılı kararında, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 7161 sayılı Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrasının 06/05/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye "Bakiye Tutarların Tahsili" başlıklı geçici 10. maddenin eklendiği, 7161 sayılı Kanunla getirilen hükümleri takiben dava konusu 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayımlandığı ve 2010/1115 sayılı kararın 8. maddesinin değiştirildiği, bu değişiklikle belediye için müteselsil sorumluluk getirildiği, sorumluluk için işletmenin devrinin yeterli görüldüğü, brüt gelirden yapılacak ödeme yöntemi yerine ilgili belediyenin genel bütçe gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylardan %5 oranında kesinti yapılması yönteminin benimsendiği, 7161 sayılı Kanunu 1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında yer verildiği, gerek 3348 sayılı Kanunda gerekse de 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında; projenin Bakanlıkça yapımından sonra mülkiyet devrinin maliyet bedeli üzerinden protokolle gerçekleştirileceğinin ve devralan kuruluşun belediye bağlı idaresi, belediye bağlı idaresinin ve/veya belediyenin sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip olduğu şirket olması halinde, belediyenin ilgili kuruluş tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri üstlenmiş sayılması için ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartının öngörüldüğü, Bakanlar Kurulu kararına istinaden ... tarih ve ... sayılı Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararı ile karar kapsamındaki projelerin Bakanlığa devri ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda 4325 sayılı Kanun uyarınca bağımsız özel hukuk tüzel kişisi olan EGO Genel Müdürlüğü'ne yetki verildiği, akabinde 25/04/2011 tarihinde, Bakanlık ile EGO Genel Müdürlüğü arasında projelerin devrine ilişkin dört adet protokol imzalandığı, protokollerde devir bedeline ilişkin hüküm bulunmadığı, 01/11/2011 tarih ve 28102 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Altyapı Genel Müdürlüğü'ne bir takım görevlerin verildiği ve devre ilişkin hükümler konulduğu, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de de belediyelerin sorumluluğunun maliyet bedeli üzerinden mülkiyet devri ve ilgili kuruluşun faaliyetlerinin sonlandırılması şartlarına bağlandığı, bu aşamada; yapımı gerçekleşen M2 ve M3 metro hattı projelerinin işletme devri işlemlerine geçildiği, 13/03/2014 ve 14/02/2014 tarihli işletme devir tutanaklarına istinaden Belediye Encümeninin aynı tarihli kararları ile işletmelerin 12/02/2014 tarihinden geçerli olmak üzere ... A.Ş.'ye devrine karar verildiği ve EGO ile ... arasında işletme devir tutanağı düzenlendiği, 2010/1115 sayılı Bakanlar Kurulu kararında 18/02/2015 ve 10/07/2015 tarihlerinde yapılan değişikliklerle devralan kuruluşun devir alma şartlarının ağırlaştırıldığı, bu değişiklikler sonrasında Hazine Müsteşarlığınca brüt gelirlerin belirtilen banka hesaplarına yatırılmasının istenilmesi üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … Hakem sayılı dosyasında açılan dava neticesinde belediye ile idare arasında bir protokol düzenlenmediği, ilk Bakanlar Kurulu kararı gereğince sorumluluğun EGO Genel Müdürlüğüne ait olduğu, Bakanlar Kurulu'nun hükümet tasarrufuyla özel hukuk alanına müdahale edemeyeceği, daha fazla ödeme yükümlülüğü getiremeyeceği, belediyenin sonraki Bakanlar Kurulu kararı ile sorumluluk altına sokulamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile belediyenin borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu karara rağmen alacağın tahsili için icra takibi başlatılması üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … Hakem sayılı dosyasında açılan davanın kabulü ile Belediyenin borçlu olmadığına ve davalının 900.000,00 TL kötüniyet tazminatı ödemesine karar verildiği, belediyenin sorumlu tutulamayacağına ilişkin yargı kararları sonrasında, 7161 sayılı Kanunu 6001 sayılı Kanunla eklenen geçici 7. maddede de, "Büyükşehir belediyelerinin bu Kanunu 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanunu 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar"ın iptali ve 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 17/01/2019 tarih ve 7161 sayılı Kanunu 30761 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın iptali ile 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7161 sayılı Kanunu 655 sayılı KHK'nın, 7161 sayılı Kanunu 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrası, 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 30761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 30/04/2019 tarih ve 1014 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe konulan "Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar"ın iptali ile dayanağı olan, 18/01/2019 tarih ve 30659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7161 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 6216 sayılı Kanun 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 15. maddesinin 2. fıkrası, 06/05/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunu K3348 md.68 K5393 md.59 K1115 md.1 K3348 md.38 K5779 md.2 K655 md.8 K1115 md.4 K30659 md.68 K1115 md.67 K1115 md.15 K655 md.10 K7161 md.127 K30659 md.67 K30659 md.15 K7161 md.68 K31697 md.67 K31697 md.15 K27781 md.4 K1115 md.8 K655 md.68 K6183 md.15 K1115 md.2 K7161 md.67 K7407 md.20 K30761 md.68 K6216 md.66 K30761 md.1 K1014 md.68 K655 md.15 K5779 md.7 K6001 md.7 K655 md.67 K7407 md.19 K3348 md.9 K3348 md.44 K5393 md.15 K7161 md.8 K29412 md.1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.