Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

-{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}-

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

{}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI:

DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkilinin bir zaman ortağı olduğu ... Ticaret Şirketi ile davalılardan ... A.Ş. ve müvekkilinin ve diğer şirket ortakları ve ilgilileri arasında hissedarlar ve satış sözleşmesi başlıklı belgenin imza altına alındığını, imza altına alınan belge ekinde hisse rehni sözleşmesinin de bulunduğunu, hisse rehni sözleşmesi mucibinde müvekkiline ait olması gereken %16 tutarındaki 320.000 adet hisse nin davalılardan ... A.Ş.' ye rehnedildiğini, hisselerin varlığının artık tartışılamayacağını, müvekkiline ait hisselerin ticaret sicilinde gözükmediğini, davalılarla yapılan görüşmeler neticesinde müvekkiline ait hisseleri müvekkiline vermeyi erteleyerek sonunda vermeyeceklerini beyan ettiklerinden bahisle müvekkiline ait ... A.Ş.' de tescili olması gerekirken diğer davalı ... A.Ş.' de bulunan ve müvekkiline verilmeyen %16 tutarındaki 320.000 adet hissenin ... A.Ş.' den davalının hisselerinin iptali ile müvekkili adına ... A.Ş.' nin ticaret sicilinde ortak olarak cebren tesciline, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

{}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVALILAR VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili ... A.Ş.' nin hakim hissedarının kooperatif olduğunu, 4046 sayılı yasa ile özelleşen şirkette devletin hisselerini de kooperatifin aldığını,

... A.Ş.' nin halen sermaye piyasası yasasına tabi bir şirket olduğunu, yapılan her işlemin SPK mevzuatına uygun olması gerektiğini, diğer müvekkili ... A.Ş.' nin de ...' in iştiraki olduğunu, davacı tarafın hissedarlar ve satış sözleşmesine dayalı olarak şirket hissesinin tescilini talep ettiğini, davaya konu sözleşmede belirtilen akitlere tarafların harfiyen uyması halinde ... A.Ş.' den hisse devir vaadinin yer aldığını, sözleşmede taraflar haricinde olan kişilere karşı arabuluculuk sürecinin başlatılmadığını, bu nedenle davanın 6325 sayılı yasa gereğince esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, davacının ibraz ettiği tam tarihi belli olmayan akit taraflarının birlikte dava açmaları gerekirken bu şartın sağlanmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmedeki akit tarafların müteselsil kefil durumunda olduklarını, dava konusu sözleşmenin 2013 yılına olduğunu, sözleşme tarihi ile bu dava tarihi arasında 5 yıl zaman geçtiğini, bu nedenle zamanaşımı savunması yaptıklarını, görülmekte olan davada çok taraf olduğunu, davacı tarafların edimlerini yerine getirmediğini, davaya esas olan sözleşmeden itibaren 11 yıl geçmiş olmasına rağmen davacıların edimlerini yerine getirmediğini, edimini yerine getirmeyen tarafın karşı taraftan talep hakkının olmadığını, davacı tarafın ya da akitteki diğer 3 gerçek kişi ve bir tüzel kişinin müvekkiline karşı çektiği herhangi bir ihtarın da bulunmadığını, imza atan şahısların halen şirket yöneticisi olmadıklarını, şirket kayıtlarından yapılan incelemeye göre imza tarihi itibari ile hukuk danışmanı olan avukatın sözleşmeye onay vermediğinin görüldüğünü, mevzuatımıza göre ticari işletmeyi devir alanın devir edenin tüm borçlarından sınırsız sorumlu olduğunu, böyle bir durumda iken iflas aşamasında olan ... A.Ş.' nin icrasız satışı için yoğun çaba sarf edildiğini, ticaret hukukunun ve ... uygulamalarına ters olarak yapılan akit sonrasında ... A.Ş.' nin banka borçlarının ödendiği ve ipotek ve hacizlerin fek edildiğini, daha sonraki aşamalarda davacı ve diğer akit taraflarının edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin askıda kaldığını, iflas etmek üzere olan şirketin kurtulması için müvekkilleri ile anlaşma yapılmış ise de anlaşma gereği pay devir ve diğer işlemlerinin yapılamadığını, davacının borcundan dolayı müvekkilinin mallarının haciz edildiği ve bu hususta istihkak davası açıldığının ve davanın müvekkili lehine bittiğinin yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığını, taraflar arasında yazılı bir metin olarak hisse devri sözleşmesinin olmadığını, anonim şirketlerde pay, şirket kuruluşunda esas sözleşmenin veya sermaye artırımında artırılan sermayenin ticaret siciline tescili ile doğacağını, olayda ... A.Ş.' ye hisselerin namaza yazılı olduğunu, nama yazılı hisselerin devralana teslim edilmeden ayrı bir temlikname ile devrinin mümkün olmadığını, anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devredilip devredilmeyeceği esas sözleşmeye göre olacağını, pay devrinin pay defterine işlenmesinin kurucu değil açıklayıcı bir husus olduğunu, davacının 11 yıldır hiç dava açmamasının manidar olduğunu, anonim şirketlerde hisse üzerine kurulacak rehin hakkı hak üzerinde kurulmuş bir rehin hakkı niteliğinde olduğu için geçerli olması için önce bir hissenin olması gerektiğini, hukuken rehin sözleşmesinin pay defterine işlenmesi gerektiğini, rehin sözleşmesine göre ... A.Ş. ve ... A.Ş.' nin alacaklarını rehinli hisseden alabileceklerini, ancak ortada bir hissenin olmadığını,

... A.Ş.' nin hissesine sahip olduğu ... A.Ş.' nin 26/04/2013 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ... A.Ş.' nin 3.200.000,00 TL olan sermayesinin 9.000.000,00 TL artırarak 12.200.000,00 TL ye çıkardığını, bu sermaye artırımına davacının katılmadığını, 04/02/2016 tarihli toplantı protokolü denen bir belgede ... A.Ş.' nin borçları tek tek belirtildiğini ve ödeme gününün 30/06/2016 tarihi olarak kararlaştırıldığını, ödemenin yapılmaması halinde rehinli hissenin irat kayıt edilmesinden bahsedildiğini, davacının bu belgeye göre dava açma hakkının olmadığını, davacının tüm belgelerdeki kabullere rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, davacı tarafın ve ortakların akdin edimlerine uymadığını, denkleştirici adalet ilkesi gereği sermaye artırım bedelinin rayiç değerini de davacının ödemesi gerektiğini, müvekkilinin bağımsız denetim şirketlerinden rapor almadan hiçbir gayrimenkul yada şirket alımı yapmadığından bahisle öncelikle usulü itirazları nazara alınarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İşbu dava; davalı ... A.Ş.' nin uhdesinde bulunan ve davacıya ait olduğu iddia edilen diğer davalı ... A.Ş.' deki hisselerin iptali ile davacıya ait olduğunun tespiti ve tesciline yönelik şirket hisselerinin tescili davasıdır.

Mahkememizce; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, dosya içerisindeki diğer dilekçe ve belgeler, hisse devir sözleşmesi örneği, hisse rehin sözleşmesi örneği, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Karaman . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya örneği, Karaman İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya örneği, Karaman Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma dosyası örneği, Karaman Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri, Karaman Tapu Müdürlüğünden gelen cevabi yazı ve ekleri ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. {}HUKUKİ DELİLLER{} 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun on yıllık zamanaşımı başlıklı 146. Maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünü amirdir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun beş yıllık zamanaşımı başlıklı 147. Maddesi; "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

1.Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.

2.Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.

3.Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.

4.Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.

5.Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.

6.Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar." hükmünü amirdir. {}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{}

Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı şirket aleyhine açılan bu davada davalı ... A.Ş.' nin iştiraki olduğu diğer davalı ... A.Ş.' deki bir kısım hisselerin davalı şirket adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili talep edilmiş olup, davalılar vekilince eldeki davada arabuluculuk dava şartının usulüne uygun yerine getirilmediğinden bahisle davanın dava şartı yokluğundan reddi talep edilmiş ise de; eldeki dava 6102 Sayılı TTK' na 7155 Sayılı Yasanın 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesinde sayılan zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olmadığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılar vekilince davacının dayandığı sözleşmede davacı yanında sözleşmenin başka tarafları da olduğu, bu nedenle müteselsil kefil olan akit taraflarının birlikte dava açmasının zorunlu olduğu ileri sürülerek aktif husumet itirazında bulunulmuş ise de; incelenen dosya kapsamı ve özellikle davacı tarafından davaya dayanak yapılan Hisse Rehin Sözleşmesinde sadece davacı ve davalı ...

Ticaret A.Ş.' nin yetkilisinin imzası bulunması nedeniyle davada dava şartı olan aktif dava ehliyeti eksikliğinin bulunmadığı kanaatine varılarak bu itirazın da reddine karar verilmiştir.

Davalılar vekilinin zamanaşımı definin incelenmesinde; davacı tarafça bu davada ..../06/2013 tarihli Hissedarlar Satış Sözleşmesi ile ..../06/2013 tarihli Hisse Rehin Sözleşmesine dayanılarak davalılardan ... Ticaret A.Ş. adına kayıtlı %16 tutarındaki 320.000 adet hissenin iptali ile, davalı ... Ticaret A.Ş. hisselerinin davacı adına tescili talep edilmiş ise de; davanın açılış tarihi itibariyle TBK 147/4 maddesinde düzenlenen ortaklık sözleşmelerine ilişkin 5 yıllık özel zamanaşımı süresinin ve TBK 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı sürelerinin dolmuş olduğu anlaşıldığından davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. -{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE.

2.Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.464,80 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 5.037,20 TL harcın Harçlar Kanunu 31. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine.

3.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri,

HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına.

4.Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.

5.Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına.

6.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktara göre takdir ve hesaplanmış olan 50.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine.

7.İşbu hükümden sonra gerekli olan yargılama giderlerinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davacının kendi üzerinde bırakılmasına.

8.HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024

Başkan Üye Üye Katip

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.